Dünyayı Deviren Kentler (Manchester, Paris, St. Petersburg, Selanik, Varna) – Mustafa Tabak

?Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?? Ne yalnızca çok gezen ne de yalnızca çok okuyan bilir. Bilmek için çok gezmenin yanında çok da okumak gerekir. Çünkü gezmek bir uygulamaysa okumak onun kuramıdır. Uygulama, deneme yanılmayla değil de önceki deneme yanılmaların, deneyimlerin sonucu olan kuramla gerçekleşirse daha başarılı olur. Örneğin, bir yeri gezmek sözkonusu olduğunda

okumak için tıklayınız

?Dünyaya kendi utancını gösteren kitaplar? – Güney Özkılınç

Son günlerde çeşitli gazetelerde, artan kitap yasaklamaları haberlerini okuyoruz. Haberler okunduğunda bunun merkezi hükümetten değil de yerel bazı yöneticilerin eksikliklerinden kaynaklandığını veya bu yasaklamaların istisna olduğunu düşünenler olduğunu da tahmin edebiliyoruz. Son birkaç yıl içinde basılmadan toplanan kitaplar, üstü örtülü baskılar sonucu işinden olan gazeteciler ve bu baskılara direnenlere verilen cezalar; had safhaya ulaştı.

okumak için tıklayınız

Yeni Gökler Bekler Seni – Baha Çıtakoğlu

?Yeni Gökler Bekler Seni? bir ilk kitap. Baha Çıtakoğlu?nun ilk kitabı damıtılmış şiirlerden oluşuyor. Yaşamdan şiir süzmek zaman alıyor. Uzun yıllar boyunca şiir yazmayı sürdüren Baha Çıtakoğlu şairlik yolunda yürümeye karar verse de kitabı yayımlansın diye acele etmedi. Şiirleri sanki zamanın içinde sınavdan geçti. Zamanın içinde birikti sözcükler. Baha Çıtakoğlu sözcükleri biriktirdikçe damla damla oluşturdu

okumak için tıklayınız

ABD, Ortadoğu, Türkiye – Haluk Gerger

Ortadoğu, neden son altmış yıldır ABD’nin saldırılarına hedef oluyor? Ortadoğu’da devlet sınırları neden cetvelle çizilmiş gibi düzgün? Bölge, neden kanlı savaşlarla, etnik çatışmalarla anılıyor? Haluk Gerger, bu sorulardan yola çıkarak, Osmanlı sonrasından günümüze modern Ortadoğu tarihinin çok boyutlu, bütüncül bir analizini sunuyor. Kitapta yüzyıllık tarih kesiti derinlikle inceleniyor, olgular bilimin, teorinin imbiğinden geçirilerek sonuçlar çıkarılıyor;

okumak için tıklayınız

Muzaffer İzgü ile kitabının yasaklanması ve son dönemde artan sansür girişimleri üzerine söyleşi

Ülke ve dünya edebiyatında yer etmiş kitapların, yüzyıllardır ülke topraklarında şiirleri okunan halk ozanlarının sansüre uğramasıyla gündemde bu ara AKP iktidarı. Son olarak Bursa?dan Muzaffer İzgü?nün ?Zıkkımın Kökü? isimli kitabının 7. Sınıf öğrencilerine yasaklanması haberi geldi. Yaşamında 80 yılı geride bırakan ülkenin en önemli gülmece yazarlarından İzgü?nün bugüne kadar yayımlanmış 150 kitabı bulunuyor ve bunların

okumak için tıklayınız

Ayşe Kaygusuz’un Öykülerinde Anlamsal Yapı – Mehmet Akif Tutumlu

Ayşe Kaygusuz’un öykülernideki anlatı mesafesine baktığımızda mimetik olmaktan çok diegetik bir yazı kipinin egemen olduğunu söylemek mümkün: Genelde anlatıcının öyküyü doğrudan anlattığı bir yazınsal dil. Olayın aktarımı ise genelde birinci planda olmakla birlikte, anlatıcının fikir dünyasını dolaylayıp betimleyen bir dramatik kurgu niteliğinde yazınsal söyleme eklemlenmekte. Ancak bu kısa bildiride amacım, Ayşe Kaygusuz’un öykü dilini inşa

okumak için tıklayınız

Eleştiri – Selma Sayar

Eleştiri zor iştir. İnsanlık günlük yaşantısında eleştirilmeye gelmezken, bunu sanatta, edebiyatta, sporda, bilimde yapmak daha da güç. Oysa eleştiri yerinde ve zamanında yapılırsa çok olumlu sonuçlar doğurabilir. Bu gün Türk ve dünya edebiyatını yönlendiren yapıtların kalitesinin artmasında eleştirinin payının büyük olduğunu düşünüyorum. Eleştiri genel tanımıyla herhangi bir konuda, dalda, alandaki nesne, olay, olgu ya da

okumak için tıklayınız

PEN Yönetim Kurulu, Fazıl Say?a destek olduğu için savcılığa ifade verdi.

PEN Yönetim Kurulu, Fazıl Say?a destek olduğu için savcılığa ifade verdi. 3 Haziran?da Fazıl Say?ın yargılandığı dava ile ilgili açıklama yapan PEN, 301. madde bağlamında savcılığa çağrıldı. Devletin manevi şahsiyetine hakaret ve adli yarıyı etkilemekle itham edilen PEN, dün savcılığa verdiği ifadede ?bir anayasal ve yasal hakkı olan eleştiri hakkının kullandıklarını? dile getirdi. PEN?i 288

okumak için tıklayınız

Sansür ve yasaklama John Steinbeck, Yunus Emre ile sınırlı değil. Daha neler neler…

İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü?nce John Steinbeck?in ?Fareler ve İnsanlar? adlı yapıtının bazı bölümlerinin ?çıkarılması? fikri, Milli Eğitim Bakanlığı?nda ?sansürcü zihniyet? meselesini gündeme getirdi. Bunun hemen öncesinde, Yunus Emre?nin bazı dizelerinin, alıntılanan şiirden çıkarıldığı haberi gündeme gelmişti. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, basına yansıyan demecinde, ?Yunus Emre?yi sansürlemek bizim haddimize mi?? diye belirterek,

okumak için tıklayınız

Murat Bardakçı Ve Necip Fazıl – Ferhat Zidani

Sosyal medyada bugünlerde Abdullatif Kılıç tarafından yayınlanan, Şair Necip Fazıl Kısakürek?in eski başbakanlardan Adnan Menderes ?e 10.000 lira karşılığında kalemini hizmetine sunacağını taahhüt ettiğine dair yazdığı iddia edilen bir mektup ortalığı ayağa kaldırmış durumda. Tartışmalar ideoloji ve özel hayatın gizliliği ekseninde gidip geliyor. Mektubu yalanlayanlar bir tarafta, doğrulayanlar öbür tarafta. Benim anlamadığım Murat Bardakçı hangi

okumak için tıklayınız

Yel ve Gül (Kendi Seçtiği Şiirler) – Metin Altıok

“Sizin şiirlerinizde sıcak yaz aylarında kavrulan tarlaların üstündeki hava titreşimlerine, açıkça görülür yalazlara benzer bir doğa yansıması var. Sonra inandırıcı. Bilgiç bir zekanın değil de yalın bir kalbin şiirleri bunlar. Çileli, çok duyarlıklı bir kalbin. Sağlam yapılarda bir “kişiliğin damgası”nı vuruyorsunuz yazdıklarınıza. Bu çok iyi. (Bir mektuptan.)” Behçet Necatigil “Şiirin yapısı düzgün ve işlek. Vurucu

okumak için tıklayınız

Seçme Dünya Masalları – Asya Masalları

İnsanların hayallerinin, arzularının, sevinçlerinin, öfkelerinin, sitemlerinin ve sevgilerinin hayal gücüyle harmanlandığı en güzel masalları getiriyoruz sizlere Masalların dünyasında bir halının üzerine binip gözünüzü açıp kapayıncaya kadar bir yıllık yol alabilir, bir melekle konuşan kahramana dönüşebilirsiniz. Yedi kat yerin altında karıncalar kralıyla buluşup, bir ejderhanın sırtında on iki kat gökyüzüne bir çırpıda yükselerek aslanlar kralıyla burun

okumak için tıklayınız

Ak Behice – İbrahim Kürşat

Düşlerin yarım kaldığını kimse iddia edemez, ama düşlerinin yarım kaldığı söylenenlerin hasretine de sevgisine de doyulmaz… Türkiye’nin, müzeye çevirilen Ulucanlar cezaevinin bir koğuşunda, koğuşun hemen girişindeki sol ranzanın ikinci katında, cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden, ilk kadın Sosyolog, üniversiteden kovulan ilk kadın öğretim üyesi, parti genel başkanlığı yapan ilk kadın, TBMM ve Avrupa Parlamentosundaki ilk Sosyalist Türk

okumak için tıklayınız

Sevgili Kişisel Gelişim Meraklısı Okur – Zafer Köse

Doğrusu, kişisel gelişim kitapları okumak, bence bir okur etkinliği olarak görülmemeli. Çünkü bu kitaplara ilgi duymanın nedeni, en kolay şekilde sonuç alma hevesi olsa gerek. Oysa okurluk, bir konuya yoğunlaşmakla, sorgulamakla, araştırmakla ilgili bir şey. Bir yolculuk gibi. Ulaştığın bilgileri inceleyerek, aralarında bağlantı kurarak ilerlersin. Kolay bir çözüm peşinde olduğundan değil, düşünüyor olmanın, anlıyor olmanın

okumak için tıklayınız

Ben Çıkana Kadar Büyüme e mi… (Görüş Günlerinde Büyüyen Çocuklar ) – Adil Okay

?Ben Çıkana Kadar Büyüme e mi?, diğer adıyla ?Görüş Günlerinde Büyüyen Çocuklar?, alanının tek kitabı olma iddiası taşıyor. Zira bu güne kadar insan hakları örgütlerinin raporlarında yer alan rakamların, bu kitapla canlanıp ete kemiğe bürünmesi söz konusu. Yazar Adil Okay, üç yıllık bir çalışma sonucu, Türkiye?nin tüm cezaevlerinden 100 kadar politik tutuklu ve hükümlüye ulaşmış,

okumak için tıklayınız

Metin Altıok’tan Zeynep’e Mektuplar – Metin Altıok

“Sevgili kızım, biriciğim;  Uzun bir süredir sana mektup yazamadım. Nedenleri vardı. Aramızdaki kopukluk duygusal değil, bir iletişim kopukluğuydu. Senin için canımı bile verebileceğimden kuşkun olmasın. Özlemin taş gibi göğsümde duruyor. Düşlerime giriyorsun. Sokakta bir kız çocuğunun ?baba? diye bağırması yüreğimi kanatıyor. Kaç zamandır bana baba demene hasretim. Bu yazı seninle birlikte geçirmeyi ne kadar isterdim

okumak için tıklayınız

2012?de Kirmanckî (Zazakî) yayınlar arttı

UNESCO?nun ?tehlike altındaki diller? listesinde yer alan Kürtçe?nin Kirmanckî (Zazakî) lehçesinde 2012 yılı boyunca Türkiye ve Bölge?de bir çok kitap basıldı. Amed?de yayın yapan Newepel gazetesindeki listeye göre, 2012 yılı boyunca 25 adet Kirmanckî kitap basıldı. Bunlardan ikisi yeniden basım olmakla birlikte diğerleri ilk baskılardı. Kitaplardan 16?sı Vate tarafından ya da bu grupta çalışma yürüten

okumak için tıklayınız

Ah Biz Ödlek Aydınlar – Aziz Nesin

Türkiye’nin toplumsal topografyasını vermeye çalışırken, bu işi kendi insanlarımla alay ederek, onları gülünçleştirerek, yererek yaptım elbet, çok da kızdım onlara. Ama bütün bunların hepsinden daha çok, hepsinden daha üstün bir duyguyla sevdim onları. Her ne yazdımsa, halkımı gerçekten, özden severek yazdım. “İnsanları sevmek” diye çok klişe bir söz var. Dış anlamıyla beğenmiyorum, doğru bulmuyorum bu

okumak için tıklayınız

Muzaffer İzgü?nün ?Zıkkımın Kökü? isimli kitabına yasaklama

Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, çocuk edebiyatının usta kalemi Muzaffer İzgü?nün ?Zıkkımın Kökü? isimli kitabının, ?ergenlik çağındaki öğrencilere uygun olmadığı? gerekçesiyle öğretmenler tarafından performans ödevi olarak verilmemesini istedi. Eğitim Sen, yasağa tepki gösterirken, kitabın yazarı Muzaffer İzgü, bugüne kadar 24 baskı yapan kitap hakkında ilk defa böyle bir karar verildiğine dikkat çekti. ?BAŞKA KİTAP OKUTUN?

okumak için tıklayınız

Uzaklaştıkça ? Nejdet Evren

?Suç ve Ceza? neredeyse insanlaşma tarihi ile yaşıt bir toplumsal olgudur; her çağda farklı içerik ve biçimlerde toplumlarla birlikte var olan ayrılmaz iki kavram; her ikisinin birden adaletin ölçüsü olması ise yüklenilen içeriklerinin toplumsal değer-yargıları ile ilişkilendiklerini gösterir. Kendi-kendine yapılan hesaplaşma/bir yönüyle kişisel vicdan ile toplumun/toplumların kendi iç hesaplaşmaları, kolektif düşüncenin irdelenmesi, sesli olarak dile

okumak için tıklayınız