Umut Yolu – Stephane Hessel, Edgar Morin

Stéphane Hessel 95 yaşında Fransız yazar, filozof ve diplomat. Türkiyede, yaklaşık 30 dile çevrilen, Fransada satışı 2 milyonu aşan Öfkelenin adlı kitabıyla tanınıyor. Edgar MORIN ise 91 yaşında Fransız yazar, filozof ve sosyolog. Her ikisi de DİRENİŞ savaşçısı olan yazarlar ülkerinde izlenen kör siyasetin bilincine vararak, insanları ölümcül miskinliklerinden uyandıracak olan, evrensel nitelikte bir uygarlık

okumak için tıklayınız

Çapo’nun Öyküleri: (1) Kavakların Gölgesi – Mehmet Ercan

Çapo?yla tarlalarımız yan yanaydı. Yıllardır bu konuda Çapo?yla aramızda hiçbir sorun yaşanmamıştı. Çapo?nun çok ters bir adam olduğunu söylemişlerse de, ben o güne kadar kendisinden hiçbir kötülük görmemiştim. Ta ki ben tarlamın etrafına kavak fidanları dikene kadar. Yıllardır kuru, düz, boş arazimize yaz geldiğinde, altında serinleyecek bir gölge bulamazdık. Ben de bunun için hem tarlamın

okumak için tıklayınız

Hatay Basın-Yayınından İzlenimler – Müslüm Kabadayı

Dergilerde yazmaya başlayalı 27, gazetelerde ise 24 yıl olmuş. Yaklaşık çeyrek yüzyıldır dergi ve gazetelerde araştırma-inceleme yazılarım, deneme ve makalelerim yayınlanıyor. İlkleri 1986?da Ankara?da yayınlanan ?Yaşamın Tüm Birimlerinde Yoğunluk Sanat Kitabı? ve 1988?de Samsun?da çıkan Kuzeysu dergilerinde olmak üzere şiir ve öykülerimin de okuyucuyla buluştuğu basın-yayın alanıyla içli dışlı sayılabilirim. O nedenle bu alanın toplumsal

okumak için tıklayınız

Kızılcık Ağacı (Kitaplar – İnsanlar – Oyunlar – Kentler) – Neşe Baştürk

Neşe Baştürk?ün yazıları okundukta şu görülür. Yazar Neşe Baştürk, ele aldığı konuyla arasına belli bir uzaklık koyar. Bunu önemsiyorum. Neden. Yazar, ele aldığı konuya belli bir uzaklıktan bakmazsa, o yazı nesnel olamaz. Burası önemli. Yazar, konuya belli bir uzaklıktan bakamazsa, yazı, neden nesnel olamıyor. Olamıyor, çünkü konuya duyguyla yaklaşıyor. Kızdığı kişinin ürününü yerden yere vuruyor.

okumak için tıklayınız

Çocukların Büyüdüğü Yıkılası Kapılar – Serdar Türkmen

Bilmiyorum ağızdan çıkan bir laf genele değmeden havada asılı kalabilir mi? Yani kapitalist devletin hayatlarından çaldığı yıllara bir de çocuklarının çalınan ‘çocukluğu’ eklenince, hele de bu bir kitaba konu edilmişse, o kitabın içindeki her söz genele gönderme yapar ve olsa olsa iki işe yarayabilir: Okuyan ya öfkeyle donanacaktır ya da “aman benim/yakınlarımın başına gelmesin” diyerek

okumak için tıklayınız

Bir Aşk Hikayesi – Selma Sayar

Ülkemizde Elveda Proletarya adlı kitabıyla tanınan Andre Gorz çılgınca aşık olduğu karısıyla birlikte hayata elveda dedi. Andre Gorz 84, 20 yıldan beri acımasızca ilerleyen bir hastalığın pençesinde olan Dorine 83 yaşındaydılar. Andre Gorz, eşinin hastalığı ortaya çıktıktan sonra, kurucuları arasında yer aldığı bir çok dernek ve dergi işini bırakarak Paris?e bir buçuk saat mesafede büyük

okumak için tıklayınız

Rica Değil Mücadele! – Zafer Köse

Ara sıra birileri ölüyor. Geçinmek için çalışırken ölüyorlar. Yani ?iş kazası? denen şeyler yaşanıyor. Birileri de sakat kalıyor. Daha fazla kişi ise, sadece yaralanmayla atlatıyor kazayı. İyileşip çalışmaya devam ediyorlar. Olur böyle şeyler! Normal… Öyle diyorlar. İş kazaları sonucu Türkiye?de her altı saatte bir işçinin ölmesi, her iki buçuk saatte bir de sakatlanma meydana gelmesi…

okumak için tıklayınız

Firdevsi’nin Şahname’sinde Kürtler / Kurd di Şahnameya Firdewsi de – Seccat Aydınlu

Fars edebiyatının en eşsiz şair ve düşünürlerinden biri olan Firdevsi’nin, Şahname adlı eserini yarattığı günden bugüne dünya destan literatürünün de en saygın köşesinde yer edinmiştir. Firdevsi’ye bu evrensel değeri kazandıran elbette ki Şehname’nin, özellikle Ortadoğu halklarının edebiyatı olmak üzere dünya edebiyatı üzerindeki çağını aşan bir etki alanına sahip olmasıdır. Firdevsi’nin Şehname yapıtıyla Ortadoğu’da yaşayan halkların

okumak için tıklayınız

Troilos ile Kressida – William Shakespeare

Yunanlılar ile Troyalılar arasındaki ünlü Troya Savaşı sırasında geçen Troilos ile Kressida, Shakespeare’in hem tragedya hem komedya öğeleri taşıyan, ancak hiçbir sınıflandırmaya girmeyen, sıra dışı, sahnelenmesi oldukça zor bir oyunudur. Büyük acılar, acımasızca alaylar, ahlaksızca davranışlar, grotesk biçimde iç içe geçmiş olduğundan, oyun, genellikle yanlış yorumlanan veya anlaşılamayan bir sahne eseri olarak bilinegelmiştir. Troya halkının

okumak için tıklayınız

Havlamayı Unutan Köpek – Mustafa Balel

Havlamayı Unutan Köpek adlı bu kitapta günümüz edebiyatının önde gelen öykü yazarı ve romancılarından Mustafa Balel’in çocuklar için yazdığı üç yeni öykü yer alıyor. Mustafa Balel, yazarlığının yanında öğretmen ve baba olmasıyla da çocukların dünyasıyla yakından ilgili. Kitaptaki öyküleri okuduğunuzda, anlattığı kahramanlara hiç de yabancı olmadığınızı göreceksiniz. Bu öyküler, ilginç gündelik olaylardan yola çıkarak

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Kara Kitabı

Kapitalist ekonomi ve politikanın yönetim mekanizmalarında bulunanların yanı sıra tekelci sermayenin denetimindeki yazılı, görsel ve işitsel medyanın köşe başını tutan aydın ve gazeteciler de, sosyalizmin yenilgisinden aldıkları güvenle, kapitalizmin olabilecek en müreffeh, en özgürlükçü toplum olduğunu bir şarkı nakaratı gibi tekrarlıyorlar. Yaşananları ve yaşanmakta olanları gözlerden saklamaya çalışırken, kapitalizmi yere göğe sığdıramıyorlar. Fransız yayınevi Le

okumak için tıklayınız

Barbarlıktan Uygarlığa / Politika ve Devrim – Okan Gökay Emgengil

Politika nedir? Politika, sömürenlerin süregelen egemenliğine destek veren ideolojiler bütünü müdür? Yoksa, Aristotelesin dediği gibi, politika, toplumun halka dair yaptığı tüm etkinlikler midir? Veya, İsmet İnönünün dediği gibi, politika ciddi bir iştir, çünkü devlet yönetme sanatıdır. O halde politikanın özü ve sözü doğru olmalıdır. Peki, Politikaya, çok şey söyleyip, hiçbir şey yapmama sanatıdır diyenler haklı

okumak için tıklayınız

Paralı Asker – Georges Perec

Perec’in 1957-1960 yılları arasında yazdığı ilk roman olan Paralı Asker yazarın ölümünden otuz yıl sonra bulunur. Farklılığı ve yenilikçiliğiyle öne çıkan Perec dünyasını işte bu roman başlatmıştır. Antonella de Messine’in 1475’te yaptığı Paralı Asker tablosunun sahtesini yapma işini üstlenen Gaspard Winckler’i heyecan ve gerilim dolu, hayat kadar gerçek, sanat kadar kurmaca bir serüven beklemektedir. Özgün

okumak için tıklayınız

Gök Yalnızlığı – Erinç Büyükaşık

Göz göre göre birbirlerini yitirmeyi onaylamışlardı. Belki tanımıyordu iki ten de birbirini, henüz keşfedilmemiş, sorgulanmamış ve yıpranmamış tin ve tenlerine dair ayrıntılardan korkmuştu adam. Ya sınandıkça, alışıldıkça bedenler bir et yığınının yavan halinden öte görünmezse gözüne. Sevmeyi bilmeyen insanlar arasında sokak sokak, cadde cadde coşkun hallerini yitirdiğini anladı. Onun düşlerine bulaşmasını, dokunmasını istemiş, ancak düşlerini

okumak için tıklayınız

Politik Tiyatro – Erwin Piscator

Erwin Piscator’un kitabı, politik tiyatro tarihinde 20. yüzyıla damgasını vuran iki büyük yönetmenden birisidir (diğeri Bertolt Brecht’tir). Piscator’un kendi hayatını, tiyatrodaki gelişimini, sergilediği oyunlarla politik tiyatronun temellerini ortaya koyuşunu ve Almanya’nın çalkantılı siyasal tarihi içinde, faşizme karşı mücadeleyle birlikte hangi engellerle karşılaşıp, onları nasıl aşmaya çalıştığını gösterir. Bu bakımdan “Politik Tiyatro”, tiyatro literatürünün büyük klasikleri

okumak için tıklayınız

Masal Masal Matitas (Yetişkinler İçin Masal Antolojisi) – Melek Özlem Sezer

“Masallar ve Toplumsal Cinsiyet”le, masalın ideolojik arka planını analiz eden ve çocukken aldığımız iletilerin yetişkin yaşamımızı nasıl etkilediğini inceleyen Melek Özlem Sezer, bilinçaltı oyunlarıyla yaşamımızı zorlaştıran masalları anlatmıştı. Şimdi de on iki yıllık bir çalışmanın ürünü olan “Masal Masal Matitas”la, hayatımızı zenginleştiren masalları paylaşıyor. Masalın yetişkin yaşamında da yalnızca kendi türüne özgü hazlarıyla, kurgu ve

okumak için tıklayınız

Kuzeyden Geldiler – Eşref Ayaz

“Kuzeyden Geldiler Türkiye okuyucusunu bugüne dek bilmediği bir coğrafyaya götürüyor. Türkiye ile Suriye arasında sınırın olmadığı bir sınıra. Osmanlı oralarda yok oluşunun acısını Kürtlerden, Araplardan, Süryanilerden çıkarıyor. Aşiretleri bölüyor, birbirine kırdırtıyor. Öldürüyor, öldürtüyor. Bir sınır boyu hep acılar yaşıyor tarihinde. Bugün de” Ömer Polat Eşref Ayaz, Mardin’in Savur ilçesinde doğdu. Anadili Kürtçe ve Arapçadır. Türkçeyi

okumak için tıklayınız

Zaman ve Uzam Kültürü (1880-1918) – Stephen Kern

Titanic neden hatırlanıyor? Bu büyük facia, tarihte benzeri yaşanmamış biçimde, üstelik eşzamanlı olarak tüm dünyada duyulmuştu. Telsizler, telgraf operatörleri, gazeteler an be an bu dramdan haberdar olabilmişlerdi. Gemiyi batarken izleyen yüzlerce kazazede tanıklıklarını anlatacak, Titanic?in hikâyesi yine eşzamanlı bir ivmeyle her yerde bilinir olacaktı. Buharlı gemiler ve enerji kullanımıyla yolculuk süreleri azalmıştı; bu faciayla birlikte

okumak için tıklayınız

Avrupa’da İslamcı Örgütler (Türkiye Kökenli) – Metin Gür

Yapıtı okuyunca göreceğiniz gibi uzunca çalışmanın ve yılların birikiminin bir ürünü. Konu din, hem de İslam dini olunca böyle bir alana boylu boyunca girebilmek, çok yönlü araştırma yapmak; farklı görüşlerin, uçların mekik dokuduğu bir sahada o kadar kolay değil. Deyim yerinde ise mayın döşenmiş arazide yürürken ne kadar yol alınırsa?Avrupa?da en az 50 yıllık bir

okumak için tıklayınız

Devrimci Kişilik Üzerine – Zafer Köse

?Reenkarnasyon Kulübü? romanının teması, devrimcilik. Önceki romanlarından ikisinin adı ?Devrimciler?, ve ?Karşıdevrimciler? olan Kaan Arslanoğlu?nun okurları için tanıdık bir konu. Daha ilk bakışta, Arslanoğlu?nun yazınsal açıdan tehlikeli bir işe kalkışmış olduğunu anlıyorsunuz. Sarsıcı, derinlikli, etkisi yıllarca sürecek bir kitap da olabilir elinizdeki, yazarın altından kalkamadığı, dolayısıyla sizin de tamamlayamayacağınız bir yük de olabilir. Faulkner, bir

okumak için tıklayınız