Yazar: cemalumit

Paramaz, 20’ler, Ermeni Sosyalistler ve Soykırım

Kadir Akın “Ermeni Devrimci Paramaz” adlı kitabında Ermeni Soykırımı’nı hazırlayan tarihi koşulları, siyasi ortamı, o günlerden kalan anılar, belgeler, çalışmalar ile ve Paramaz ve arkadaşlarının ekseninde anlatmış. Paramaz son yazısına şu başlığı atmış: “Ermenilerin Talebi”. Hınçak gazetesinde 1914 yılının Mayıs ayında yayımlanmış yazı. Kadir Akın “Ermeni Devrimci Paramaz” kitabında aktarıyor bu bilgiyi. Paramaz yani Madteos

okumak için tıklayınız

Üç fidan için mücadele eden dünyaca ünlü sanatçılar

Denizlerin asılmasına az bir süre kalmıştır. İdamların engellenmesi için bir imza kampanyası düzenlenir. Kampanya seferberliğe dönüşür. O dönemin teknolojisi düşünüldüğünde kısa sürede 22 bin gibi çok fazla sayıda imza toplanır. İmza verenler arasında sokaktaki vatandaştan bürokratına, askerinden öğretmenine kadar birçok farklı meslek ve kültürden insan da vardır. Hatta hatta dünyaca ünlü sanataçılar da üç fidanın

okumak için tıklayınız

KÖPRÜ; Kuşak-ötesi / Barışa değin – Nejdet Evren

Hayat bir köprüdür; o köprüyü inşa eden kişi hayatını gerçekleştirmiş, kurmuş demektir. Başka bir dünyaya, paylaşımcı, eşit ve özgür bireylerin hep birlikte barış içinde kardeşçesine yaşadığı bir dünyaya dönüştürmek için toplumsal dokuyu Devrimci Gençlik Köprüsü’nü Zap Suyu’nun üstüne inşa etmektir hayat….

okumak için tıklayınız

Deniz Oldu – Zafer Köse

Darağacını gören bir pencerenin önünde oturup, aylardır görmediğiniz bir aile üyesine son bir mektup yazmak… Herhangi bir yatıştırıcı ilaç, doktor desteği veya dinsel bir yardım istemeden, son adımları atmak… Son nefesinize kadar sözünüzü söylemekten vazgeçmemek… Bunları yazmak, dilden dile anlatmak kolay olabilir, ama yaşamak… Bunları yaşamanın da aslında ne kadar kolay olduğunu okuyorsunuz, Darağacında Üç

okumak için tıklayınız

Antik Dönemde Felsefe ve Sanat – Didem Demiralp

Felsefe ve sanat… Gerçekliğe ulaşma çabasında kendi yolunu çizen iki bağımsız alan… Buluştukları ortak nokta ise insan… Onları, birbirinden ayrı düşünülmesi imkânsız iki unsur kılan… Antik Çağ’ın felsefesini ve sanatını da böylesi düşünsel bir bütünün parçaları olarak görmeyi zorunlu kılan…

okumak için tıklayınız

Popüler Kültür ve Tekrarlanan İmajlar – Burak Satar

“Çoban olmayacak ama tek bir sürü olacak! Herkes aynı şeyi arzulayacak, herkes eşit olacak; Başka türlü düşünen kendiliğinden tımarhaneye girecek En kurnazları ‘Eskiden herkes deliydi’ diyecekler ve göz kırpacaklar. Herkes akıllı olacak, herkes eskiden olup bitenleri bilecek; Herkesin sonsuz bir alaya alacağı bir sürü şey olacak. Yine kavga edilecek ama mide sancısından korkulduğu için hemen

okumak için tıklayınız

İlhan Berk’in 1986 tarihli BBC’deki söyleşisi

1986 yılında Londra’daki BBC stüdyolarına konuk olan Türkiye edebiyatının en önemli isimlerinden İlhan Berk’le yapılan söyleşi BBC Türkçe tarafından yeniden yayınlandı. Aralarında Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever, Ece Ayhan gibi önemli şairlerin de bulunduğu İkinci Yeni akımının üyelerinden olan, Behçet Necatigil’in deyimiyle “şiirimizin uç beyi” İlhan Berk‘in 1986 yılında gerçekleştirdiği bir söyleşi BBC Türkçe

okumak için tıklayınız

Bertrand Russell’ın bundan 1000 yıl sonra yaşayan insanlara mesajı

20. yüzyılın önemli isimlerinden ünlü İngiliz filozof ve toplumsal eleştirmen Bertrand Russell‘ın 1959 yılında katıldığı Face-to-Face (Yüz Yüze) adlı bir BBC programında kapanış sorusu olarak kendisine şöyle bir soru yöneltiliyor: “Bundan 1000 yıl sonrasında yaşayan nesillere yaşadığınız hayat ve bundan çıkardığınız dersler hakkında ne söylerdiniz?” Aynı zamanda bir mantıkçı ve matematikçi de olan filozofun cevabı

okumak için tıklayınız

Ahmed Arif – Cemal Süreya

«Bir şair: Ahmed Arif Toplar dağların rüzgârlarını Dağıtır çocuklara erken» «Hasretinden Prangalar Eskittim» kitabıyla Ahmed Arif’in şiiri de gün ışığına çıktı. Böylece Ahmed Arif’in Türk şiirinde zaten öteden beri sağlamış bulunduğu yer, okurun gözünde de matematik bir kesinlik kazandı. Sanırım, bu yer, bundan sonra en az tartışılır yerlerden biri olarak kalacaktır. Şu yaşadığımız günler sarsıntılı,

okumak için tıklayınız

Golyan Devrimi’ni Okumanın Sırası – Sadık Güvenç

Tahsin Yücel’in Can Yayınları’ndan 2008’de çıkan öykü kitabı Golyan Devrimi, on dört öyküden oluşuyor. Öykülerde ele alınan kişiler ve olaylar birbiriyle bağlantılı olduğundan aynı zamanda bir roman gibi de okunuyor. Yer Hayristan’dır. Sakın bizim ülkemiz anlaşılmasın. Bu Hayristan dünyanın herhangi bir yerindeki ülkedir. Politikacılarına bakarak da yazarın ülkemiz politikacılarını eleştirdiği sanılmasın. Yok öyle bir şey.

okumak için tıklayınız

Müslümanlık ve Nurculuk – Turan Dursun

Müslümanlık ve Nurculuk adlı kitabın ilk basımı, 1971 yılında Ankara’da yapılmış. Özelliği, öteki kitaplarından farklı olarak, Turan Dursun’un ‘Müslümanlığı’ döneminde yazılmış olması. Turan Dursun, bu kitabında, Nurculuk Tarikatının kurucusu ‘Bediüzzaman Said-i Nursi’nin Risale-i Nur’larını, Kur’an’daki ayetlerle karşılaştırıyor, onun Kur’an’a zıt düşen taraflarını ortaya koyuyor.

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış romanı bulundu

Orhan Kemal’in daha önce yayımlanmamış bir romanı keşfedildi. sanatındibi.com’un haberine göre, Kenarın Dilberi adlı roman, mayıs ayında Everest etiketiyle raflarda olacak. Yazarın yeni keşfedilen kitabı Kenarın Dilberi, Kötü Yol’a yeni bir final ve yorum getiriyor.

okumak için tıklayınız

Kahire’de Kayıp – Parker Bilal

Yedi yıl önce Sudan’daki İslamcı darbeden kaçıp Kahire’ye yerleşen eski polis memuru Makana’ya, Mısır’ın en önemli simalarından güçlü ve zengin Saad Hanefi, iş teklif eder: Makana’dan, aniden sırra kadem basan Adil Romario’yu bulmasını ister. Geçmişin kâbuslarından kurtulamayan, Nil’deki derme çatma bir teknede yaşayan eski polis memuru bu cömert teklifi ister istemez kabul edecektir.

okumak için tıklayınız

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi Kalusd Sürmenyan

Türkiye’de cumhuriyet kuşağının ardından doğup büyüyenler, Ermeni soykırımının varlığından büyük oranda habersiz yetiştiler. Bu konu, sanattan siyasete, müfredattan hatıratlara, toplumun bütün hücrelerinden adeta silinmiş, büyük bir sessizlik örtüsüyle kaplanmıştı. Kemal Tahir romanlarındaki birkaç paragraf bu gizi kaldırmaya yetmediği gibi, Charles Aznavour’a duyulan yakınlık da bir türlü sarih cümlelerle anlatılamıyordu.

okumak için tıklayınız

Utanç ve Onur 1915 – 2015 / Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılı

Ermeni Soykırımı gerçeği, yüz yıl sonra, sorumluların çaresiz siyasal ve ideolojik saldırılarla bir kez daha kapatmak istedikleri yalan mahzenini parçalayarak hayatımızdaki yerini alıyor. Bu kitap, Ermeni halkının maruz bırakıldığı kapsamlı ve çok boyutlu yok etme politikasının asla başaramadığı bir sonucu sergilemek istiyor.

okumak için tıklayınız

“Soykırım” kelimesini bulan kişi Rafael Lemkin, “Ben bu kavramı Ermenilere yapılanlardan dolayı buldum”

Prof. Taner Akçam: 1915’te Ermeni ayaklanmaları olduğu iddiası yalan Ermeni katliamının üzerinden bir yüzyıl geçti. 24 Nisan yaklaşırken tartışmayı başlatan Papa Francis’in katliamı “genel olarak geçen yüzyılın ilk soykırımı olarak kabul edilen” ifadesi oldu. Papa Francis’in sözlerine Vatikan’dan “Alıntı bağlamında kullandı” düzeltmesi geldi ancak bu açıklama Francis’in bazı Türkiyeli siyasetçilerin hedefi haline gelmesine engel olmadı.

okumak için tıklayınız

Federico Garcia Lorca’nın ölüm sebebi aydınlandı

İspanyol oyun yazarı ve şair Lorca’nın ölüm sebebi aydınlandı.Ölümü aydınlatan rapor, Lorca’nın ‘Franko’nun askerleri tarafından kurşuna dizildiğini ortaya koyuyor. Ünlü İspanyol Oyun yazarı ve şair Federico Garcia Lorca’nın 1936 yılında 38 yaşındayken İspanya İç Savaşı’nda tutuklanıp öldürülmesiyle ilgili yeni belgeler ortaya çıktı. Belgeler Lorca’nın yaşadığı Granada’daki askeri yetkililerin emirleriyle öldürüldüğünü ortaya koyuyor. İspanya İç Savaşı’nın

okumak için tıklayınız

Mozart’ın İtalya seyahati ve Akademi’ler III

Wolfgang Amadeus Mozart’ın (1756-1791) henüz 14 yaşındayken, babası ünlü keman pedagogu, besteci ve konzertmeister (başkemancı), Leopold Mozart ile İtalya’ya yaptığı seyahat sırasında(12 Aralık 1769- 28 Mart 1771), müzik kültürünü destekleyen ve geliştiren, kilise ve konservatuvar dışında, çok önemli farklı kurumlar da vardır. Bunlar, kilise ve konservatuvarlar dışında, aristokrasi’nin müziğin gelişimine katkıda bulundukları “Akademi”lerdir.

okumak için tıklayınız