Yazar: cemalumit

Victor Serge değirmene karşı

Victor Serge, İçerdekiler’de kendisini anlatıyor gibi görünse de asıl yaptığı hapishaneyi ve oradaki insanların başından geçenleri aktarmak. “Anarşizm Tarihi” diye sıkı bir külliyat hazırlansa (belki de vardır) Victor Serge, o kitabın önemli bir maddesi olurdu herhalde. Serge, gözü kapalı şekilde olayların içine dalan bir eylemci değildi; yazarlığının yanı sıra çevirmenliği, gazeteciliği ve şairliği de vardı.

okumak için tıklayınız

Umberto Eco’dan yeni roman

İtalyan yazar Umberto Eco’nun yeni kitabı “Numero Zero”nun konusu Mussolini, medya oyunu, aşk ve cinayet. Modern klasikler olarak kabul edilen Gülün Adı ve Foucault Sarkacı kitaplarının yazarı Umberto Eco’nun yeni romanı İtalya’da okurla buluştu. Roman, Mussolini ve metresinin 1945’te Como Gölü’nde vurulması ve 1992 yılında Milan’da yaşayan Colonna isimli yazarı anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Shakespeare’in tiyatrosu fakirliğe karşı

Shakespeare’in oyunlarını sahneleyen Globe Tiyatrosu, “sosyal etki bonoları” adı altında bir mikro finans programına katılan ilk kültür kurumu oldu. William Shakespeare’in oyunlarını sahneleyen Globe Tiyatrosu, İngiltere genelinde 30’dan fazla sahada kullanılan sosyal etki bonoları için bütçesinden 5 milyon poundluk kaynak ayırdı. Söz konusu mikro finans program evsizlerle işsizlerin sorunlarına çare aramanın yanı sıra koruyucu anneliğe

okumak için tıklayınız

Serkan Türk’ten Yeni Mevsim Öyküler – Ömer Turan

“Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim”, Serkan Türk’ün Dedalus etiketiyle raflarda yerini alan son öykü kitabının adı. Hız çağının birey üzerindeki etkileri göz önüne alındığında yalnızlaşma olgusunun öncü sarsıntılarıyla yüz yüze gelen insan, kendi içinden başlayarak sosyal yaşamın bütün alanlarına kadar uzanan bir yabancılaşmanın döngüsüne giriyor. Sistemin dayattığı değerler (ki değersizlikler demek daha doğru) ile bireyin

okumak için tıklayınız

Mahir Çayan’ın Hayatı ve Fikirleri / Bir Devrimcinin Portresi – Tarkan Tufan

Mahir Çayan’ın Hayatına İlgi Duyan Kişilerin Muhakkak Okuması Gereken Bir İnceleme. Mahir Çayan, Türkiye devrim tarihinin en radikal teorisyen ve eylemcilerinden birisidir. 1960’lı yıllarda, henüz üniversiteye yeni başladığı yıllarda atıldığı mücadelesi, 26 yaşındayken Tokat’a bağlı Kızıldere köyünde uğradığı jandarma baskınıyla sona ermiştir. Kısa süren hayatı, onun Türkiye tarihi içerisinde yadsınamaz bir yer edinmesine engel değildi;

okumak için tıklayınız

Ali Nesin: Matematik sınavlarını kaldırın, gençler enerji dolar

Matematik Köyü kurucusu Prof. Ali Nesin, hem çalışmalarını hem de eğitim sisteminin gidişatını anlattı. Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl kültür, eğitim ve sağlık alanında verdiği 100 bin dolarlık ödülün son sahibi Prof. Dr. Ali Nesin ve Matematik Köyü oldu. Nesin, 1995’ten itibaren öğrencilerini önce evinde, sonraları Nesin Vakfı’nda çalıştırmış. 2007’den beri ise “olaylar” Şirince yakınlarındaki

okumak için tıklayınız

Sakindi Oranın Şafakları – Boris Vasilyev

Sakindi Oranın Şafakları’nda, Çavuş Vaskov’un komutasında bir grup genç kadının, cephe hattında oldukça uzak bir demiryolu istasyonunda, sayıca kendilerinden üç kat büyük bir Nazi Birliğine karşı giriştikleri amansız mücadele anlatılmaktadır. Savaşın insan doğasına, özellikle de kadın doğasına ne kadar zıt olduğunu, fakat aynı zamanda da faşizm karşısında verilmesi gereken savaşta tereddüt edilemeyeceğini göstermesi romanın değerini

okumak için tıklayınız

Salim Turgut’un “Ömrüne Sığamayanlar” – Adil Okay

Yazar ve gazeteci Salim Turgut’un kuşağı, genel kabul gören ifadeyle “78 Kuşağı” uzun bir dönem kendi acılarını ti’ye aldı. Kendi acıları yerine başkalarının acısını yansıttılar mektuplarında ve/veya yazılarında. ‘Biz iyiyiz’ dediler hep. ’Biz iyiyiz’ dedik. Zindanda – hücrede de olsak, savaşın içinde her an bir uçak saldırısı ya da havan topuyla ölebileceğimizi de bilsek, dilsiz,

okumak için tıklayınız

H(iç) – Özcan Yolcu

Gün batımına karşı oturdu. Gözlerine çarpan günün son ışıkları onu rahatsız etmiyordu. Aslında uzunca bir zamandır hiçbir şey onu rahatsız etmiyordu. Mutlu da etmiyordu ayrıca. Dış dünyaya karşı bu hissizlik hali onu zihinsel olarak yaşamadan koparıyor kendi içerisinde yaşayan, varlığını zihninin içerisindeki düşüncelerde sürdüren bir kişi haline getiriyordu. Zihnindeki sesler kendi içindeki hiçliğin dışavurumuydu.

okumak için tıklayınız

Charles Bukowski pisi pisiciymiş

Alkol, kadınlar, fakirlik temalarını eserlerine konu edinmesiyle bilinen usta yazar Charles Bukowski’nin şimdiye kadar yayınlanmamış çalışmalarından oluşan yeni kitapları yayınlanacak. Bu gelişmenin sürpriz kısmıysa, kuşları çok sevdiği belirtilen yazarın kitap sayesinde tam bir kedisever olduğunun ortaya çıkması. Öyle ki, Bukowski’nin şu ana dek yayınlanmamış üç eserinin ekseninde kediler yer alıyor. Piyasaya ardı ardına çıkacak eserlerinden

okumak için tıklayınız

Sanço’nun Sabah Yürüyüşü – Haldun Taner (seslendiren: Rüştü Asyalı)

tiki tiki praf tiki tiki praf Bir uyuşuma varmanın tadını çıkara çıkara güneşli kaldırımda yürüyor, arada bir etrafa bakmıyordu. Mutluluğunun tam olması için bunu yabancı bakışlarda okuması gerekli idi. Yanlarından güle oynaya üç kız geçti. Onları kokularından tanıyordu. Devlet Konservatuvarının bale öğrencileri idiler. Hülya burs alıp Londra’ya gitmeden önce sık sık eve gelir, birlikte çalışırlardı.

okumak için tıklayınız

Yazar ve çizerler “Maden”de buluştu – Adil Okay

“Ömer Leventoğlu’nun editörlüğünü yaptığı bu kitapta yer alan ‘Maden’ temalı öyküler ve resimler yazarların – çizerlerin karanlık zamanları betimlemesidir…” Edebiyat her dönem toplumsal altüst oluşlarda tanıklık yaparak, tarihin ve kamunun vicdanı olmuştur. Edebiyatçılar, tabi ruhunu şeytana satmayan edebiyatçılar, resmi tarihin tahrif ettiği ya da yok saydığı hakikatleri kamuya -farklı biçemlerle, akımlarla- kimi zaman açık, kimi

okumak için tıklayınız

Çok kişilik aşk, iki kişilik mezar

Simone de Beauvoir, 20. yüzyılın en önemli filozoflarından ve oyun yazarlarından biri. Ona “modern kadın hareketinin annesi” de deniyor. Jean-Paul Sartre, ünlü Fransız yazar ve düşünür. Kimine göre “Ahlaksız”, kimine göre “Özgür” bir ilişkiydi onlarınki.

okumak için tıklayınız

Anton Çehov’a göre öğretmenler

“Öğretmen, bir sanatçı gibi, işine büyük bir tutkuyla âşık olmalıdır. Ve bizim öğretmenlerimiz, sürgüne gidercesine isteksiz, köylere gidip çocukları eğiten yarı eğitimli kişiler, acemi işçilerdir. Açlık içinde öğretmenlerimiz, yokluk içinde… Mağdur durumda… Canlılıklarını, verimliliklerini yitirme korkusu içinde yaşıyorlar. Oysa öğretmen, köyün en önde gelen kişisi olmak zorundadır. Köylülerin sorduğu bütün sorulara cevap verebilmek, kendisini saydırmak,

okumak için tıklayınız

Şükrü Erbaş’tan “Pervane”

İnsanların, “yoksunluk ihtiyaçları” adı altında toplayabileceğimiz psikolojik, güvenlik, sosyal ve itibar ihtiyaçları ile “büyüme ihtiyaçları” çerçevesinde görebileceğimiz bilişsel, estetik ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçları var. 1950’lerde Abraham Maslow’un ortaya attığı bu çerçeve, kuşkusuz kabul gördüğü kadar da tartışılıyor. Biz, bir başka açıdan… Şükrü Erbaş’ın yeni kitabı, Pervane üzerinden bakalım buna.

okumak için tıklayınız

Ermeni Soykırımı – Raymond Kevorkian

Raymond Kévorkian, yıllar süren araştırmalara dayanan büyük eseri Ermeni Soykırımı’nda bu konuda yapılmış en geniş kapsamlı incelemeyi sunuyor. Osmanlı Ermenilerinin yaşadığı bölgelere, sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarına dair ayrıntılı bir döküm ortaya koyan Kévorkian, farklı arşivlerdeki belgelerin ve yayımlanmış araştırmaların yanı sıra, çeşitli yazışma, hatırat, konsolosluk raporu, telgraf, gazete haberi ve tanıklığa dayanarak, tehcir güzergâhlarını,

okumak için tıklayınız

Ölüler adalet talep eder

Güneye inip popüler tatil bölgelerinin doğusuna doğru gittiğinizde Adana’ya, Çukorova’ya varıyorsunuz. Çukurova deyince aklımıza gelen ilk isim, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Yaşar Kemal. Onun Çukurova anlatımının tadı farklıydı. Yaşar Kemal’de olduğu gibi başkalarının da Çukurova’sı var. Daniel Arsand bunlardan biri. O da kendi geçmişinde kulağına çalınanlardan, araştırıp dinlediklerinden hareketle bakıyor bölgeye. Dolayısıyla anlatımlar ve gerçekler kesişiyor.

okumak için tıklayınız