Yazar: cemalumit

Verdiğim rahatsızlıktan dolayı bağışlayınız… – Eduardo Galeano

Uruguaylı ünlü yazar ve politik eylemci Eduardo Galeano bugün (13 Nisan 2015) 74 yaşında yaşamını yitirdi. Usta yazarın anısına 2009 yılında Türkçe’ye çevirdiğimiz “Verdiğim rahatsızlıktan dolayı bağışlayınız” başlıklı makalesini paylaşıyoruz: Verdiğim rahatsızlıktan dolayı bağışlayınız

okumak için tıklayınız

Binlerce Yılın Virüsü – Zafer Köse

Bundan tam yüz yıl önce ülkemizde “tehcir” adı verilen korkunç bir katliam yaşandı. 24 Nisan 1915’ten bu yana insanlık tarihinin yazdığı en büyük acılardan bir tarih ördü kendine bugün hâlâ burada yaşayan ve dünyanın dört bir yanına dağılmaya mecbur bırakılmış Ermeni halkı… Aras Yayıncılık’tan geçtiğimiz ay çıkan “Gülizar’ın Kara Düğünü” 1915 öncesi yaşanmış olsa da

okumak için tıklayınız

Albert Camus’un tiyatro oyunları

Atmosferini Bulmuş Bir Külliyat Bir yayınevinin tiyatro kitapları basması zor iş. Alanla özel bir ilişkiniz yoksa ya da siz özel bir okur değilseniz, kitapçıların tiyatro raflarının önünde pek vakit geçirmezsiniz. Oyun metinleri ve tiyatro üzerine kuram kitapları çoğunlukla alanın uzmanları ve tiyatro bölümü öğrencileri tarafından okunur. Dergi ya da gazetelerin “Bu Yaz Plajda Okuyacağınız On

okumak için tıklayınız

Bir Halkı Yoketmek – Onur Koçyiğit

Tehcir, katliam, zulüm, jenosit, sürgün, soykırım. Kavramlar üzerine tartışmalar uzun sürdü. Devletin halkına karşı sistematik bir yoketme politikasını, neredeyse bir “takvim” üzerinden uyguladığı o büyük barbarlığın üzerinden –en azından bu topraklarda– 100 yıl geçti. Ben bu yazıda soykırım sözcüğünü kullanacağım ama belirtmeliyim ki, yalnızca öznel olarak kavramın kullanılmasından yana tavır almıyor, Ermeni halkının yaşadığının, onlara

okumak için tıklayınız

Barbarlar Zamanı – Cem Uğur

İster inanın ister inanmayın, burada anlatılanların hepsi gerçektir. Hikâyelerde yer alan almayan bütün kişi, kurum, kuruluşlar, tarihler, toplumsal sistemler, ülkeler, hayvanlar, olaylar ve mekânlar daha da gerçektir. Hiçbirinde hayal ürününün kırıntısı dahi yoktur. Cem Uğur, faillerinin bile anlatmaktan çekindiği konuları ustalıkla eklemleyip bir resmî acılar geçidi izletiyor Barbarlar Zamanı’nda.

okumak için tıklayınız

Yanıbaşımızdaki Suriye – Sadık Güvenç

Sıhhıye’de, Kızılay’da kaldırım kıyılarında çocuklarıyla oturup dilenen gencecik Suriyelileri her gördüğümde bu savaşı çıkartan gözü dönmüş emperyalistlere lanetler okuyorum. Saçı başı perişan yedi sekiz yaşlarındaki kız çocukları, annelerinin kucağında hiçbir şeyden haberi olmayan soğuktan morarmış yüzleriyle gelip geçene gülümseyen bebeler… Bu nasıl bir insanlıktır ki insanı bu kadar perişan eder?

okumak için tıklayınız

Modern İnsanın Çıkmazı – Hüseyin Bul

Doğayla girdiğimiz savaşı kazanırsak kaybederiz. Modern insanın yalnızlığı sadece gün geçtikçe teknolojiye olan bağımlılığından dolayı insanı dışlamasıyla değil aynı zamanda doğaya karşı giriştiği amansız (ve belki biraz da amaçsız ) mücadele sonucu farkında olmadan yarattığı yalnızlığının da etkisi var. Bahsettiğimiz yalnızlık tabi ki tercihli yalnızlık değil, daha çok zorunlu yalnızlıktır.

okumak için tıklayınız

Marquez’in hayatı çizgi roman oldu

Gabriel Garcia Marquez’in hayatını konu alan çizgi roman ‘Gabo- Büyülü Bir Yaşamın Hatıraları’ Desen Yayınları etiketiyle yayımlandı. Büyülü gerçeklik akımının en önemli kalemlerinden Gabriel García Márquez’in insani ve edebi yönlerini bir çizgi roman olarak konu alan ‘Gabo – Büyülü Bir Yaşamın Hatıraları’ Desen Yayınları etiketiyle yayımlanıyor.

okumak için tıklayınız

Yazarın hakkı yok umutsuz olmaya

Edebiyat tarihimizde bir çağ kapanıyor. e-posta çıktığından beri yazarlar da mektup yazmaz oldu. Mektupsuz yazarlar yüzyıllarının başındayız. Aklımda, Rönesans’ta hümanizmanın yolunu açan Cicero’nun mektupları. Masamda, iki bin yıllık mektuplaşma devrinin kapanışının bir simgesi. Samuel Beckett’in üç ciltten oluşan mektupları.

okumak için tıklayınız

Kelebek etkisi

Haldun Taner’in Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu öyküsü, kelebek etkisini Türk edebiyatında en iyi anlatan eser. Senarist Haldun Taner’in habercisi. Bazı kitapların etkisi ömür boyu sürer. Tekrar tekrar okursunuz onları. Hayretiniz, sevginiz sürekli yenilenir. Her okuyuşta belki ilk buluşma anına, o buğulu ve güzel zamana dönersiniz. Zihnim zaman zaman Ayışında Çalışkur ile Şişhaneye Yağmur Yağıyordu’yu birbirine karıştırır,

okumak için tıklayınız

Gabriel García Márquez’in kaleminden “Kolombiya Turu”

Márquez, 1955’te Kolombiya Turu’nu baştan sona takip etmiş, sporcularla özel söyleşiler yapmıştı. Döneminin ünlü bisikletçilerinden Ramon Hayos ile karşılaşması da o yıl gerçekleşti. 2014’te yitirdiğimiz Gabriel García Márquez’in gazetecilik yıllarında üzerine kalem oynattığı alanlardan biri de spordu. Politikacılar ve denizciler gibi şans onu bisikletçilerin de karşısına oturtuyordu. 1955’te Kolombiya Turu’nu baştan sona takip etmiş, sporcularla

okumak için tıklayınız

Soma’da psikiyatri ilacı kullanan işçiler işe alınmıyor

“Ben çalışmıyorum. Diğer madenlere de başvurdum. Daha doğrusu madene de girmek istemiyorum da işte, ev kredi borcum olduğu, geride kalan günlerimi doldurmak için ben de bir şekilde çoluğuma çocuğuma bakabilmek için diğer madenlere başvuru yaptım. Bu kullandığımız ilaçlardan dolayı işe giremedik. Psikiyatriden aldığımız ilaçlar nedeniyle. İstenen evraklar arasında bir yıllık ilaç dökümü de var. Çoğu

okumak için tıklayınız

Dünya 30 yıldır A. Kadir’siz…

16 Temmuz 1917 doğumlu olan A. Kadir, 1 Mart 1985 yılında, altmış sekiz yaşında ölmüştü. “Bizim hiçbir hürriyetimiz yok,/ hiçbir hürriyetimiz,/ ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek./ Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,/ ben burda en büyük çileyi doldurayım,/ ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç./ Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,/

okumak için tıklayınız

İktidar, Sinema, Sanatçı, Özgürlük ve Eleştiri – Zahit Atam

8. Eleştirmen hâkim midir? Tarih Değil Hatalar Tekerrür Ediyor. “Bize geçmişteki deneyimlerin ve tarihin öğrettiği tek şey, halkların ve hükümetlerin tarihten ders almadıkları ve ondan çıkarılması gereken derslere göre hareket etmedikleridir.” Hegel (akt ve çev: Mevlüt Asar) Bu en sık rollerin karıştırıldığı eleştirmenin işlevi ve görevi sorunlarından birisidir. Eleştirmenin kendini hâkim sanması aptallıktır, onun özenmesi

okumak için tıklayınız

Bir Zamanlar Leonardo da Vinci – Janna Carioli

O da bir zamanlar çocuktu! 1464 yılında, Vinci adında küçük bir İtalyan kasabasında meraklı ve cesur bir çocuk yaşardı. Resim sanatından matematiğe, uçmaktan okyanusun derinliklerine dalmaya kadar her şeyi bilmek, anlamak isterdi. Bu küçük çocuk, yaptığı tuhaf deneyler ve ustaca hazırladığı şakalarla büyülü şehir Floransa’daki hayatının macerasına hazırlandığının o zamanlar farkında bile değildi.

okumak için tıklayınız

Düşleri Kırılan Bir Halkın Tarihi – Aysel Sağır

“Ermenilerin rolü hiçbir yerde Osmanlı İmparatorluğu’ndaki kadar önemli olmadı; Konstantinopolis sarayında yer aldılar. Mimarlar (‘Doğu’nun Mikelanjı’ Sinan), tabipler, müzisyenler, tercümanlar, ressamlar, terziler. Hampartursum Limonciyan’la, Osmanlı klasik müziğine uyarlanacak bir müzik nota sistemi yarattılar…”

okumak için tıklayınız

Paramaz ve Osmanlı-Ermeni Sosyalist Hareketi – Umut Bilmez

“Bizim için bir vatan yoktur. Biz sosyal demokratız. biz sadece Ermenilerin kurtuluşu için çalışmıyoruz, bütün insanlığın kurtuluşu için çalışıyoruz. bizim vatanımız bütün dünyadır. (…) Bu ülkenin refahı için yapmadığımız ne kaldı? Ermenilerin ve Türklerin kardeşliğini sağlamak için ne fedakârlıkları kabul ettik. Ne kadar enerji tükettik ve ne kadar çok kanımızı akıttık. Bu kadar acıya katlanmamızın

okumak için tıklayınız

Tarih ile Edebiyat Arasında Burjuva – Franco Moretti

Franco Moretti, edebiyat tarihi ve eleştirisi konusunda özgün örnekleri ve renkli dili nedeniyle istisnai bir figürdür. Burjuva’da da aynı şekilde özgün bir tartışmayı ortaya atar: Moretti için faydalı, verimlilik, konfor, ciddi, tesir, ağırbaşlı gibi sözcüklerin neler anlatmak üzere kullanıldığı ve bu kullanımların tarihsel dönüşümü çarpıcıdır. Romanın nasıl yazıldığı, metnin ne şekilde inşa edildiği, bu inşanın

okumak için tıklayınız