Yazar: cemalumit

Prof. McNamara: Sorun politik ayrımcılık

Kültür Bakanlığı?nın ?Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi? yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. Prof. Dr. Kevin McNamara, İleri Haber’in soruşturma dosyasına verdiği yanıtta ?Sanata devlet desteği olmalı ama sorun başvuran insanların politik görüşlerinden dolayı destek alamamasıdır? dedi. Prof. Dr. Kevin McNamara (Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi / Houston-Clear Lake Üniversitesi) Edebiyat profesörü Kevin McNamara, İleri Haber’in ?Edebiyat’a devlet teşviği? dosyasına

okumak için tıklayınız

Fuat Sevimay: Desteklenen kalem, hırsızlığı yazamaz!

Kültür Bakanlığı?nın ?Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi? yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. Öykücü Fuat Sevimay, İleri Haber’in soruşturma dosyasına verdiği yanıtta ?Desteklenen bir kalem, hırsızlığı, emek sömürüsünü, ölümleri yazabilir mi?? diye sordu. Öykücü Fuat Sevimay, İleri Haber’in ?Edebiyat’a devlet teşviği? dosyasına verdiği yanıtta; ?Desteklenen bir kalem, hırsızlığı, emek sömürüsünü, ölümleri yazabilir mi? Yoksa aman bulaşmayayım, deyip, lalelerden, sümbülden,

okumak için tıklayınız

Mustafa Köz: Özgürlükçü yazarlar bu oyuna gelmemeli

Kültür Bakanlığı?nın ?Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi? yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Şair Mustafa Köz, İleri Haber’in soruşturma dosyasına verdiği yanıtta ?Devlet, para vererek yazarın sadece özgürlüğünü, özgünlüğünü değil, ruhunu da almak istiyor? dedi. ?Devlet, para vererek yazarın sadece özgürlüğünü, özgünlüğünü değil, ruhunu da almak istiyor. Edebiyatın kamusal alan olduğunu biliyor ve bu alanın

okumak için tıklayınız

Cihan Demirci: ‘Bu iktidarın desteği edebiyatçı için utanç vericidir’

Cihan Demirci, Kültür Bakanlığı’nın yönetmeliği hakkında, ?Bu tür yazarların sayısının çığ gibi arttığı, gerçek edebiyatçının neredeyse yayınevi bulamaz hale geldiği bir ülkede bu teşvik oyunu da bence aynı kapıya çıkıyor. O kapı, ipleri sizin elinizde olan, bağımlı ve güdümlü yazar yaratma kapısıdır? yorumunu yaptı. Demirci’nin verdiği yanıtlar şöyle:

okumak için tıklayınız

Çağrı merkezi çalışanlarını anlatan kitap: “İnatçı Köstebek”

Gamze Yücesan-Özdemir, ?İnatçı Köstebek?te Türkiye?de hem metropol, hem de taşradaki çağrı merkezlerinde yürütülen saha araştırmasına dayanarak bu merkezlerde çalışan ve ?beyaz yakalı? olarak tanımlanan gençlik kesiminin sınıfsal konumunu, emek sürecine bakışını ve direniş konularını ele alıyor. Kitabı, Atilla Özsever değerlendirdi… ‘İtaatkâr robotlar’ Kitapta, kapitalizmin gelişim sürecinde sembol haline gelmiş dokuma tezgahları, otomobil fabrikalarına benzer biçimde

okumak için tıklayınız

Ugresiç?in vurguladığı gibi, kitapların üretilmesi edebiyatın da çoğaldığı anlamına gelmez ki?

Lafını esirgemeyen ve yer yer alaycı bir dili var Dubravka Ugresiç?in. Bunu ister cesaretine, isterse politik bağlamda tam Avrupalılaşmamış zihni işleyişine bağlayalım, sonuçta, işlek ve etkili bir üslubu var. Batılı yazın ve yayın dünyasının ruhunu kavramakta gecikmemiş. Yer yer geçmişe, Sovyet dönemine göz kırpmaktan, gönül düşürmekten de geri durmuyor. En azından bu kadarına bir insan

okumak için tıklayınız

Kışkırtıcı bir tarih

Yahudi ulusunun tarihi zorunlu göçün, yersizyurtsuzluğun, bunun yanında paranın ve zekânın tarihidir. ?Yahudiler, Dünya ve Para? ile ?Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı? bu tarihi daha iyi anlamamızı sağlıyor. Slovoj ?i?ek, ?Anti-Semitizmin Paradoksları? başlıklı makalesinde, Yahudi ulus-devletinin kurulmasıyla birlikte yeni bir Yahudi figürünün ortaya çıktığını, İsrail devletiyle özdeşleştirilmeye direnen, İsrail devletinin esas yuvası olduğunu kabul etmeyi reddeden, kendini

okumak için tıklayınız

Karabiberin adı ticaretin tadı

Ufak şeyler, günlük yaşamın görünüşte önemsiz ayrıntıları da dünya düzeninde sarsıntılar yaratabilir. Küreselleşmenin kökeni doğrudan baharat ticaretine dayandırılabilir pekâlâ. Karabiber, tarçın ve karanfil olmasa ne farkederdi hayatımızda? Ben vatandaş olarak soframda kokulu başka tatlandırıcılar kullanırdım; kırmızı biber, kekik, reyhan, nane. Belki arada bir ıtır yaprağı. Ama bunların hiçbiri kahvaltıdaki yumurtama, sütlacıma ya da ıhlamuruma gerekli

okumak için tıklayınız

Cazdaki Doğaçlama: Julio Cortázar

?Mademki ?ne zaman?? sorusunun yanıtı ?şimdi? başlayalım.? İlk kez tanışacağın yazarın dünyasına girmenin yolu, kendi dünyanı da yeniden düzenlemekten ve yeni alanlar yaratmaktan geçiyor kuşkusuz. Mutlaka bir okuma köşesi belirlendiğinde; nesneler ve onların yerleri, sessizlik ve istenilen sesler de bu usûlde değişiyor. Her şey bütünlük oluşturduğunda okumanın ve derinleşmenin hazzına ulaşıyor insan.

okumak için tıklayınız

Jale Parla Eleştirisinde ‘Yazar Bunalımı’ ve Kimlik – Yasemin Yılmaz

“Direnişin başkalaşım yoluyla gerçekleştirildiği bir distopya coğrafyasında iktidarı çileden çıkarmanın en iyi yolu tam da budur.” Jale Parla’nın yazarın başkalaşım sürecini ve sancılarını incelediği Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım kitabının dördüncü bölümü bu cümleyle biter. Hasan Ali Toptaş’ın Bin Hüzünlü Haz romanının incelendiği bölümde 1990 sonrası edebiyatta yazma eyleminin başlı başına bir başkalaşım olduğu, kalıcılık

okumak için tıklayınız

Yapıtın Anahtarını Sunan Eleştirmen: Nurdan Gürbilek – Sibel Doğan

Nurdan Gürbilek, ?Her yazar etkilendiği yapıta kendi kapısından girer,? der. Bazıları da o kapının anahtarını sunar okura, Gürbilek gibi. Edebiyatımızda eleştiri denince aklımıza gelen ilk isimlerden biri olsa da yazılarını denemeye daha yakın bulanlar da var. Nurdan Gürbilek, incelemelerinde egemen edebiyat anlayışına göre doğru ve yanlışları sıralamak yerine bilindik düşünme biçimlerini değiştirip yeni biçimler deniyor.

okumak için tıklayınız

İkinci Yeni İçin Bahisleri Hatırlatmak – Nilüfer Altunkaya

Mehmet H. Doğan, İkinci Yeni Şiir adlı kitabında İkinci Yeni?nin başlangıcını şöyle anlatır: ?1950?lerin başlarında, birkaç şairin (Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever, İlhan Berk, Ece Ayhan) birbirinden habersiz, bildirisiz, İstanbul ve Ankara?daki birkaç dergide (Yenilik, Yeditepe, Pazar Postası) yayımladıkları şiirlerle başlamış olan bu hareket, adından da anlaşılacağı gibi birinci yeni sayılan Garip?in sonunda şiiri

okumak için tıklayınız

?Yarım Kalan? Eleştiri – Ayşegül Tözeren

Türkiye edebiyatında eleştiriye emek veren yazarların içinde eleştirinin durumunu meseleleştiren eleştirmenlerin sayısı çok değildir. Edebiyat eleştirisini, eleştirisinin nesnesi haline getiren bir yazar vardır ki? Eleştiriye Beş Kala isimli eserde ?yarım kalan? eleştirisine ilişkin metinler derlenmiştir. 1978 yılında katledilen Bedrettin Cömert? Cömert?in eleştiri yazılarında bazen polemik yan ağır basar, bu durumun kendisi de farkındadır ve şöyle

okumak için tıklayınız

“Her taşın altından bir kişilik çıkar.” Kadir Özer’le Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

İnsanoğlu hayatı boyunca farklı dönemlerde farklı sorunlarla, çeşitli yaşam sıkıntılarıyla boğuşup durur. Kimileyin panik atakla baş etmeye çalışır, kimileyin kedi, köpek ya da daha başka canlılarla ilgili fobisinin üstesinden gelmek için didinir. Ve kimileyin de depresyona yenik düşer. Kısacık yaşamına türlü türlü mutsuzluk tabloları yerleştirir. Peki tüm bu varoluşsal sancıların ortak paydası ne olabilir? 30

okumak için tıklayınız

O Gülü Kalbimize Gömdük – Hasan Turhan

?Anneme de ki, ben doğduğumda sevindi. Ben öldüğümde de eminim ki çok üzülecek ama sonumun ne olacağı belli değil, kendini her türlü sona hazırlasın.? Maraş’ta işkencede öldürülen devrimci öğretmen Ali Ekber Yürek’in annesine iletilmesini istediği sözlerdi bunlar. Kim bilir belki de sonunu öngörmüştü. Ama bütün bunlar dünyayı daha yaşanılabilir bir yer yapmak içindi. Ne de

okumak için tıklayınız

Edebiyata “örtülü ödenek” mi?

AKP?nin Kültür ve Turizm Bakanlığı, 40 edebiyatçıya 463 bin TL teşvik verecek haberi ortalığı kasıp kavuruyor son günlerde. Edebiyat dünyasından da gelen bir dizi tepkiler söz konusu. Yine edebiyat dünyasındaki figürlerin ?teşvik? üzerine yorumları birbirinden farklı olmakla beraber şaşırtıcı da? Basından izlenebildiği kadarıyla konu üzerinden görüşlerine başvurulan edebiyatçıların yanıtları birbiriyle çelişiyor izlenimini edinmek mümkün. ?Edebiyat

okumak için tıklayınız

Sürü 2 / Bir Yılmaz Güney filmini seyretmek ne demektir? – Zahit Atam (2.Bölüm)

Zahit Atam YILMAZ GÜNEY’in 30. Ölüm Yıldönümü için 20 gün sürecek bir yazı dizisi hazırladı. Sanatına ve mücadelesine saygıyla? Sürü – 2 Bir YILMAZ GÜNEY filmini seyretmek ne demektir? II. Sürü filminin senaryosunu okumak gerçekten büyük bir enerji ve sabır gerektiriyor. Çünkü Yılmaz Güney?in 1978 ve 1981 arasındaki üç senaryosunun özelliği çatışmanın ve çelişkinin dibine

okumak için tıklayınız

Limon Yağmuru tutulması

?Sonra, ben o limon ağacına çıktım. Komşu çocukları, minik kanatlarıyla doluştular dallarına. Ağacı tutup sarstığımda bir limon yağmuru yağdı. (…) Her şeye rağmen yağdı. (?)? Öyküleriyle de öyle sarsıyor sonra limon yağmuru başlıyor. Tutuluyoruz. Genç yazar Emrah Öztürk?ün, ilk kitabı ?Limon Yağmuru? tutulur mu tutulmaz mı bilinmez ama biz o yağmura tutulduk. Lefkoşa doğumlu yazar,

okumak için tıklayınız

Evrime Diyalektik Bakış: Kesintili Denge Teorisi – Okan Yolcu

Charles Darwin 1859 yılında ?Türlerin Kökeni? adlı muhteşem yapıtını bilim dünyasına sunduğunda büyük bir yankı yarattı. O zamana kadar canlı türlerinin mistik bir güç tarafından ayrı ayrı yaratıldığı düşüncesi hakimken idealist-metafizik algı temellerinden sarsılmış oldu. Evrim teorisine göre canlılar milyonlarca yıl içerisinde ortak ata-atalardan yavaş yavaş değişimin sonucunda türemişlerdir. Bilim dünyasında genel olarak kabul gören

okumak için tıklayınız