Yazar: cemalumit

Satranç Üzerine – Zafer Köse

İnsan hiçbir şey düşünmeden, algılamadan, iletişim kurmadan yaşayabilir mi? Yapabilse, zihnini boşaltabilse bile, bunun süresi ne kadar olabilir? Vedat Türkali?nin ?Bir Gün Tek Başına? romanındaki bir kahraman, insan zihnini değirmen taşına benzetiyor. Hiç durmadan dönüp duran değirmen taşına. Araya öğütülecek bir malzeme atmazsanız, değirmen taşının kendini aşındıracağını söylüyor. ?Kafayı yemek? denen şeyi böyle tanımlıyor.

okumak için tıklayınız

Galileo’dan Önce (Ortaçağ Avrupa’sında Modern Bilimin Doğuşu) – John Freely

Modern bilim tarihi anlatıları genellikle Bilimsel Devrim’in ateşini yakan ve Isaac Newton’un dünyayı değiştiren keşiflerine zemin hazırlayan Galileo’nun Katolik Kilisesi’yle giriştiği kahramanca mücadeleyle başlar ve Galileo’dan önceki bilginlerden hemen hemen hiç söz edilmez. Aslında Rönesans’tan yüzyıllar önce çok sayıda bilgin Galileo, Newton, Kopernik ve diğerlerine atfedilen heyecan verici keşiflerin yolunu açmıştır. Fizikçi ve tarihçi John

okumak için tıklayınız

Bilişsel Kaptalizm, Eğitim ve Dijital Emek – Michael A. Peters, Ergin Bulut

Bilişsel kapitalizm tartışmaları her ne kadar yeni görünse de tarihsel kökenleri Deleuze ve Guattari’nin Kapitalizm ve Şizofreni, Foucault’un biyopolitika çalışmalarında ve başta Hardt ve Negri olmak üzere otonomist hareket içerisinde gözlemlenebilir. Günümüze yaklaşıldığında ise önce enformasyon toplumu, ardından Web 2.0 ve maddi olmayan emek tartışmaları ile birlikte bilişsel kapitalizm tartışmalara daha da somutlaşıp yaşamımıza girdi.

okumak için tıklayınız

Yalancının Ampulü – Ataol Behramoğlu

“Yalancılar, kendilerini olduğundan daha büyük, daha önemli göstermeye çalışan kişilerdir. Bunun için yüksekten atar; bakışlarıyla, seslerinin tonuyla, seçtikleri sözcüklerle, davranış biçimleriyle insanlar üzerinde egemenlik kurmaya çalışırlar.Sahteciliklerinin ölçüsüne göre, bunda başarılı da olurlar.Fakat yeri gelip de çıkarlarına öylesi uygun olduğunda, bu kez de tam tersine, kurdun kuzu postuna bürünmüşü oluverirler… Kendilerini acındırmak için seslerinin tonunu yumuşatır,

okumak için tıklayınız

Çocuklar için evrimin öyküsü

Kuraldışı Yayınları’nın yeni çocuk kitabı “Dünyadaki Yaşam: Evrimin Öyküsü” çocuklara yaşamın oluşumunu ve evrimi anlatıyor. Steve Jenkins’in yazdığı Esra Karaköse’nin çevirdiği, “Dünyadaki Yaşam: Evrimin Öyküsü” adlı kitap Kuraldışı Yayınları’ndan yeni çıktı. İçinden geçtiğimiz dönem düşünüldüğünde çocuklarımızı bilimsel düşüncenin kapılarını aralayacak böyle kitaplarla tanıştırmak çok önemli. Kitabın tanıtım bülteninden bir alıntı:

okumak için tıklayınız

Üç Novella – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Murat Belge’nin dizi yayın yönetmenliğinde, Ergin Altay çevirisi,Joseph Frank’in önsözü ve Andrew M. Drozd’un sonsözüyle.Yazar ve dönem kronolojisiyle. Kızını zengin ve yaşlı bir prensle evlendirmeye çalışan hesapçı bir annenin oynadığı oyunları konu alan Amcanın Rüyası’nda Dostoyevski’nin güçlü mizah anlayışına; yalnız bir adamın kilisede gördüğü genç kadına duyduğu takıntılı aşkın anlatıldığı Ev Sahibesi’nde, genç bir kadınla

okumak için tıklayınız

Can Baba?nın cezaevi günleri perdeye taşındı

Hamburg?daki Tiyatro Asmin, yeni oyunu ?Yücelerde bir Can-Haydırık, Huyduruk Haydar? isimli oyunda şair Can Yücel’in cezaevi yaşamını konu ediyor. Almanya’nın Hamburg kentindeki Tiyatro Asmin, 1999’da aramızdan ayrılan şair Can Yücel’in 1971 muhtırasının ardından girdiği cezaevi yaşamını yeni oyununda konu ediyor. Prömiyeri 7 Eylül günü saat 16.00’da, Mut Tiyatrosu’nda yapılacak oyunu Ferman Karayiğit yazıp yönetti. Can

okumak için tıklayınız

Kazancakis?ten bir tarih belgeseli: Kardeş Kavgası

Nikos Kazancakis, Zorba?sıyla biz okurların dünyasına girmiş, dünyada adını duyurmuştur. Hakkında hiçbir şey bilmeyen, daha önce duymayan biri için bile Zorba pek çok şey ifade eder. Hemen hemen her okurun okumadan bile hakkında az çok bir şeyler bildiği kitaplardandır Zorba. İlk olarak 1946?da yayımlanır. O zamandan bu zamana adını her geçen gün daha çok duyurmuş,

okumak için tıklayınız

Fareler ve İnsanlar: Arkadaşlık mı yoksa çıkar ilişkisi mi?

?En iyi planları farelerin ve insanların sıkça ters gider.? Robert Burns ? To a Mouse Nobel edebiyat ödüllü John Steinbeck?in Büyük Bunalım yıllarını anlattığı bir novella olan Fareler ve İnsanlar, 1937 yılında yayımlanır. Eserde, Amerika?nın yaşadığı sarsıntılar ve değişimler verilirken aynı zamanda insan ruhuna da bir ayna tutulduğundan bahsedilebilir. Bu yıllarda iki gezgin çiftlik işçisinin yaşadıklarını

okumak için tıklayınız

Nostaljik bir roman “Çaça” – Serkan Fırtına

?Birçok insan hayatım roman olur diye söylenir durur, ama tarihe roman olarak sadece bazı müstesna yaşamlar kalır? Toplum olarak nostaljiyi çok severiz. Bu durum aslında romantik bir istek olarak görülse de altın da farklı nedenlerin yattığı bir kavram. Eskiye özlem duyan, yeni olan içinde varoluşunu anlamlandıramayan insanoğlunun trajik bir sığınağıdır nostalji. Eski filmler, eski tiyatrolar,

okumak için tıklayınız

8 ayda 981 basın emekçisi işten çıkarıldı

Türkiye Gazeteciler Sendikası raporuna göre 2014 yılının Ocak-Ağustos dönemini kapsayan ilk sekiz ayında 981 basın emekçisi işten çıkartıldı. 56 basın emekçisi ise çeşitli nedenlerle işinden istifa etti. Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından hazırlanan rapora göre, 2014 yılının ilk yarısında 981 basın emekçisi işten çıkarılırken 56 basın emekçisi ise çeşitli nedenlerle işinden istifa etmeyi tercih etti.

okumak için tıklayınız

Cennetin zaptına çıkanların hikayesi

Babası bir maden işçisi olan ekonomi muhabiri Paul Mason?ın ?Çalışarak Yaşamak ya da Savaşarak Ölmek? adıyla yayınlanan kitabı, çözülüş sonrasında işçi sınıfının, iddia edildiği gibi yeni dünya düzenini içine sindirmediğini, aksine yarım kalan sözünü tamamlamak için dünyanın her tarafında mücadeleye devam ettiğini gösteriyor. Partice Lumumba, Belçikalı sömürgecilerin işbirlikçileri tarafından kurşuna dizilerek öldürüldüğünde, ardında, eşine yazılmış

okumak için tıklayınız

Hansel ve Gretel Masalı Bize Aslında Ne Anlatıyor?

Farklı versiyonlarına rastlanılsa da genel olarak Hansel ve Gretel masalını Grimm Kardeşler?in derlemelerinden öğreniyoruz. Ancak benzer özelliklere sahip bir anlatının onlardan da önce var olduğu bilinmekte. Böylece genel olarak bu masalın aslında Alman kökenli olduğu düşüncesine varılmakta. Peki Grimm Kardeşler?den yola çıkarsak bu masalın konusu, anlattığı ve de asıl önemlisi şeylerinin ardında yatırdığı ne? Türkçe

okumak için tıklayınız

Bu öyküler bir harika!

Melike Uzun, iyilik ve kötülük kavramlarının oluşturduğu sarmala bir durak koyuyor. Okunması, üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap ?Kürar?. Tek bir tema üzerinden birbirine bağlanan, birbirini tamamlayan bu öyküler gerçekten bir harika! ?İyilik? ve ?Kötülük? yolda el ele yürüyorlarmış, bir süre sonra karşılarına bir nehir çıkmış. Suyun akışına, berraklığına hayran kalıp yüzmeye karar vermişler. Giysilerini çıkartıp

okumak için tıklayınız

O dünya kurulacak

Neoliberalizmin mucizeleri olarak sunulan Tayland, G. Kore, Endonezya hayal kırıklıklarıyla çökerken, gezegenin hiçbir zaman sahip olamadığı küresel adalet de büsbütün ortadan kalkmaya başladı. Adına ne denirse densin, yeni sol ya da solu, sosyalizmi, demokrasiyi, antikapitalizmi çağrıştıran herhangi bir ad. Asıl olan niteliği. 1989?da başlayıp 1991?de tam çözülme ve dağılma sürecine giren sosyalizmin karşılıklarını bütün bütüne

okumak için tıklayınız

“Çöpte Dostoyevski Buldum”

Kendimi bildim bileli dünyayı kitapların kurtaracağına inanırım. Eğer dünyanın her yerinde tüm insanlar kadim birer kitap okuru olsalardı daha güzel bir dünyada yaşıyor olurduk diye düşünürüm. Ne kadar ütopik şeylere inanıyor olursak olalım, ne kadar ütopik düşlere sahip olursak olalım, hepsi insandan doğuyor. Dünyayı bu kadar korkunç yapabilmeyi de başaran insandan. Ama öyle de güzel

okumak için tıklayınız

Yeni dünya bu değil midir zaten?

Toplumsal şaklabanlığın bireysel hokkabazlıkla kucaklaşmasının romanı bir yandan Şimşekler. İnce bir roman Jean Echenoz imzalı Şimşekler. Hacim olarak inceliği bir yana üslubundan hikâyesine, kahramanının dünyasından alt göndermelerine kadar kılcal kılcal yayılıyor bu incelik. Her tür eleştiri ve yanılma ihtimalini de hesaba katarak ince ince düşünüyorsunuz, Türkçede böylesi romanlar daha çok yazılsa olmaz mı? Hatta, edebiyat

okumak için tıklayınız

Hakan Savaş’ın dikkat çeken çalışması: “Sinema ve Varoluşçuluk”

Hakan Savaş?ın ?Sinema ve Varoluşçuluk? başlıklı çalışması, okuyucuya bir yandan felsefe ve sinema arasındaki yakın ilişkiyi yakından görmesinin yolunu açarken felsefi eleştirinin sinemanın gelişimine sağladığı katkıyı gösteriyor. Kitabı, Haluk Erdem değerlendirdi… Felsefe ve sinema ilişkisine varoluşçuluk açısından bakış Sinema ve Varoluşçuluk başlıklı kitap üç bölümden oluşuyor: ?Eleştirinin Görevi ve Felsefi Eleştiri?, ?Varoluşçuluk ve Düşüncenin Dramı?

okumak için tıklayınız

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye?deki üniversitelerde evrensel ölçütlerde bilim üretilmediğini ve bunu kimsenin dert edinmediğini söyleyerek istifa etti.

İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, 9 Eylül?den itibaren akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi?nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı aldığını açıkladı. Naci Görür, olası İstanbul depremi ile ilgi Marmara Denizi’nde önemli çalışmalar yapıyordu. Cumhuriyet’in haberine göre, Türkiye?deki üniversitelerde evrensel ölçütlerde bilim üretilmediğini, araştırma yapılmadığını söyleyen Görür bunun sorumlusu olarak

okumak için tıklayınız

Burjuvazi Öldürür (Toplu Denemeler) – Paul Lafargue

Paul Lafargue, “sermaye dinini” ifşa ettiği yapıtı Tembellik Hakkı’ndan sonra, kadın sorunu, Marx ve Engels ile idealizm ve materyalizm karşıtlığı vb. hakkında yazdığı denemeleriyle okurlarının karşısına çıkıyor. Mizahın ustaca kullanıldığı bu denemeler, burjuvazinin meşruiyetini zekice sorgularken, kapitalist ideolojiye saldırısını bir an olsun bırakmıyor. Lafargue’ın bu denemelerinin, çağımızda yaşamaya devam ettiğimiz vahşi sömürünün, cinsiyet ayrımcılığının, dinci

okumak için tıklayınız