Yazar: cemalumit

Albert Camus: Özgürlüğün peşinde koşan bir entelektüel

?Peşimden gelmeyiniz, size önderlik edemeyebilirim. Önümden yürümeyiniz, sizi takip edemeyebilirim. Yanımda yürüyün yalnızca ve arkadaşım olun.? Kuzey Afrika kıyılarının doğusuna (Mağrip) ilk yerleşenler Berberilerdi. Halen de Cezayir halkının yüzde yirmisini Berberiler oluşturmaktadır. Bölge önceleri Kartaca, Roma ve Bizans etkisi altında kaldıktan sonra

okumak için tıklayınız

Eylemsel Yetke 2 ? Faiz Cebiroğlu

?Pedagoji Yazıları?ma, klasik anlamda, makale denir mi? Benim yaptığım, pratiğin de verdiği motovisyon ile ezilenlerin pedagojisi yolunda, ?makale? değil, makale sıkmaktır. Bu anlamda, ben ?makale? yazmadım. Makale sıktım, diyebilirim.? Pedagojik Yazılar (2), bir önceki kitabımın, (Pedagoji yazıları (1) in devamı niteliğindedir. Birbirine bağlı olan bu yazıları, başlıklar altında, kısa ve öz bir şekilde okura sunuyorum.

okumak için tıklayınız

Charles Bukowski tembelliği anlatıyor…

Önemlidir. Tembellik etmeyi bilmek lazım. İşin özü tempodur. Yaptığından tamamen uzaklaşıp doğru zamanda mola almazsan her şeyi kaybedersin. İster aktör ol, ister ev kadını, fark etmez? Doruk noktalarının arasında hiçbir şey yapmadığın boşluklar olmalı. Yatağa uzanıp tavanı seyret. Bu çok,

okumak için tıklayınız

Irvin D. Yalom: Psikoterapi bilimini edebiyatın diliyle anlatan bir filozof

?Pek yakında, belki yalnızca kırk yıl içinde, beni şahsen tanıyan en son kişi de bir daha uyanmayacağı o gizemli yolculuğa çıkacak. İşte o zaman ben gerçekten ölmüş olacağım ? yani hiçbir canlının hafızasında yaşamadığımda. Her zaman çok yaşlı birinin bir ya da daha çok insanı tanıyan en son kişi olduğunu düşünmüşümdür. O kişi öldüğünde, onunla

okumak için tıklayınız

Orhan Veli 100 yaşında! – Öznur Özkaya

?Ne atom bombası / Ne Londra konferansı / Bir elinde cımbız / Bir elinde ayna / Umurunda mı dünya?? dizeleriyle düzeni, halkın açmazlarını yerdiğimizde, ?alnımdaki bıçak yarası, senin yüzünden? diyerek isyanımızı zaaflarımızla harmanladığımızda, ?Hürriyet?e Doğru? koşarken ?İstanbul?u Dinliyorum? şiiriyle gözlerimizi yumup ?Sere Serpe? uzanan birini düşlediğimizde aklımıza düşen şair, kendi savaşının devrimcisi, ?şiirin zincirkıranı?, ezber

okumak için tıklayınız

Gençler I. Dünya Savaşı?nı Tartışıyor: Farklı Ülkelerin Ders Kitaplarında Cihan Harbi

Liseliler İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya, Almanya, Türkiye, ABD, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, Hollanda, Belçika’nın ders kitaplarındaki Cihan Harbi bölümlerini tartıştılar. Birinci Dünya Savaşı?nın 100. yılı dolayısıyla Tarih Vakfı ve Orient-Institut İstanbul?un düzenlediği ?Osmanlı Cephesinde Yeni Bir Şey Var: Cihan Harbi?ne Yeniden Bakmak (1914-1918)? başlıklı uluslararası konferansın son gününde ?Gençler I. Dünya Savaşı?nı Tartışıyor: Farklı Ülkelerin Ders

okumak için tıklayınız

Gargantua – François Rabelais

Rönesans’ın başlangıcını müjdeleyen yazarlardan biri olan François Rabelais, baba-oğul iki dev olan Gargantua ve Pantragruel’in maceralarını anlattığı beş ciltlik eseriyle Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Gargantua, bu külliyatın en bilindik eseridir. Obur dev Gargantua’nın hayatını doğumundan başlayarak anlatan bu roman, realizmi fanteziyle, Rönesans bilgeliğini müstehcen esprilerle buluşturuyor ve okurların dünyaya farklı bir açıdan bakmalarını

okumak için tıklayınız

Yeni Savaşlar – Herfried Münkler

Neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir kavram olan savaş, günümüzde bilindik anlamlarından iyice sıyrılmaya başlamış durumda artık. Savaşların gerçek tekelleri olan devletlerin yerine giderek devlet-benzeri aktörlerin, hatta kısmen özel aktörlerin “yerel savaş lordlarından gerilla gruplarına, dünya çapında faaliyet gösteren paralı askerlik şirketlerinden uluslararası terör ağlarına kadar” geçmesiyle, bir ekonomik faaliyet alanı haline de gelen savaşların

okumak için tıklayınız

Kuşatılan Şehirler / Yeni Askeri Kentçilik – Stephen Graham

Kentsel mekanlar üzerinde, politik şiddet biçimlerini açığa çıkaran güçlü bir çalışma. Şehirler, giderek kentleşen dünyamızın yeni savaş alanları artık. Kuşatılan Şehirler, güneyin gecekondu bölgelerinden zengin kuzeyin şehirlerine kadar politik şiddetin dünyanın hızla genişleyen metropol alanlarının mekân, altyapı ve imgeleri üzerinden yayılışının izlerini sürüyor. Stephen Graham, yaptığı özgün araştırmanın zenginliğiyle Batılı askeriye ve güvenlik güçlerinin, bütün

okumak için tıklayınız

Charlie Chaplin sinemadır – Mesut Kara

Batı cephesinde değişen bir şey yok. Sinema dendiğinde akla gelen ilk isim olan Charlie Chaplin?le ilgili akla ziyan (aslında bildik) başlıklarla haberler yapıldı. Farklı başlıkları olsa da tek kaynaktan üretilip çoğaltılan ve ?tümünde aynen? yayınlanan haber, ?Charlie Chaplin ile ilgili yazılan bir biyografi şok etkisi yarattı. İddiaya göre

okumak için tıklayınız

Adalet Ağaoğlu’ndan ‘yetmez ama evet’ itirafı: ‘Son enayiliğimdi’

12 Eylül referandumunda “evet” oyu verdiği için büyük bir pişmanlık yaşadığını söyleyen yazar Adalet Ağaoğlu, “çaresizlikten patlayacak hale geldiği” için kitap yazmaya karar verdiğini söyledi. Yazar Adalet Ağaoğlu, 12 Eylül referandumunda AKP’yi desteklediğini ve “evet” oyunu kullandığı için pişmanlık yaşadığını belirterek, “12 Eylül referandumunda ne kadar umutlandık. Oradaki umut kırıklığı beni çok etkiledi. Bu benim

okumak için tıklayınız

Fayton adlı öykü – Nikolay Vasilyeviç Gogol

“1835’te yazılmış olan Fayton’un ana düşüncesi yaşamın içinden alınmıştır. Gogol’un Viergorski adlı, dalgınlığıyla ünlü bir tanıdığı varmış. Bir gün Petersburg’daki bütün diplomatları şölene çağırmış, ama o gün şöleni unutarak kulübe yemeğe gitmiş; geç vakit evine döndüğünde şöleni anımsamış. Ertesi gün özür dilemek için bir gün önce resmi üniformalarıyla evine gelmiş olan yüksek konumdaki konuklarını birer

okumak için tıklayınız

Metin Altıok ile Söyleşi – Enver Ercan

Enver Ercan’ın Kasım-Aralık 1990 tarihinde Sombahar Dergisi’nde yayınlanan Metin Altıok ile yapılan röportajını sunuyoruz. Metin Altıok, yeniden Ankaralı. Bingöl ve Karaman’da geçen 12 yılın ardından, eşi Nebahat Hanım’la Ankara’ya dönüp yerleşmişler.. Şu anda felsefe öğretmenliğinden emekli ve zamanının çoğunu şiire ayırıyor. Evlerine konuk olduğımda ona sormayı düşündüğüm soruları not etmiştim ama, içeriye adımımı atar atmaz

okumak için tıklayınız

Bir Günlük Düş ve Gerçek – Samed Behrengi

Bir Günlük Düş ve Gerçek’in başında, bu öyküyü yazma amacının çocukların sorunlarına dikkat çekmek olduğunu belirten Behrengi, babası iş bulamadığı için onunla birlikte Tahran’a gitmek zorunda kalan yoksul bir çocuğun yirmi dört saatini anlatır. Bir Günlük Düş ve Gerçek toplumsal eşitsizliğin çocukları nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, dünyanın bütün çocuklarının sahip olduğu tek ortak şeyin

okumak için tıklayınız

Kelimelerle anlatılamayacak bir hikâye

Shaun Tan?dan karakalem çizimlerden oluşan bir göç hikâyesi. Uzun, sözsüz bir şiir. Tüm benzerleri gibi hüznü, yenilgiyi, şaşkınlığı ve küçük de olsa umudu barındırıyor. Karakalem bir tablo bu. Kahverengi-gri kentin bitişik nizam apartmanlarla dolu, iç daraltıcı bir bölümü görünüyor. Kuşbakışı görüyoruz dar sokakları. Bacalar kırık dişler gibi uzanıyor kahverengi göğe.

okumak için tıklayınız

Aşk Mektupları – Albert Einstein, Mileva Maric

Bildiğimiz Einstein, hayatının son yirmi yılını Princeton’da, hiçbir zaman tamamlanamayacak olan birleşik alan teorisi üzerine çalışarak ve dünyanın ne yazık ki ihtiyaç duyduğu akılcılığın korunması için bir dizi cesur çabayı destekleyerek geçiren saygın bir kişiliktir. Bu mektuplarda bulacağınız Einstein ise üzerinde yüzyılımızın fiziğinin inşa edildiği kavramsal ve kuramsal yapının büyük bir kısmını 1905 ile 1925

okumak için tıklayınız

Bankalar Korkuyor, Hazine 3. Köprü İçin İmza Atmıyor

Diyelim ki uluslararası bir bankada yöneticisiniz. Türkiye?de yapılacak çok büyük, etki alanı çok geniş bir altyapı projesi için şirketler kapınızı çaldı, kredi istiyorlar. İncelediniz ve bir baktınız ki o proje bittiğinde dünyanın en güzel kentinde: – 345 hektar meşe ormanı – 284 hektar kozalaklı/iğne yapraklı orman bölgesi – 112.5 hektarlık da akasya ıhlamur, söğüt içeren

okumak için tıklayınız

Sanal dünya sokağı dolduruyor

Bundan birkaç yıl önce, Arap ayaklanmaları tam gaz sürerken, Hillary Clinton?un danışmanı Alec Ross, interneti ?21. yüzyılın Che Guevera?sı? olarak nitelendirmişti. Ross?a göre Facebook ve Twitter benzeri medyalar, diktatörlüklerin neredeyse sonu anlamına geliyordu. Ross bu fikrinde yalnız değildi. Tunus ve Mısır?da diktatörlerin devrilmesi, bir Facebook ya da Twitter devrimleri çılgınlığına çoktan yol açmıştı. Dolayısıyla bu

okumak için tıklayınız

Birlikte Yaşamayı Öğrenmek (Politik Dostluk ve Eğitimi) – Ayşegül Komşuoğlu

Tarihten günümüze devletler -ve politik felsefe- daima bir ideal yurttaş tasavvuru peşinde koşmuştur. İster geleneksel olsun isterse modern, tüm iktidarlar makbul nesiller yetiştirme iddia ve projeleriyle geleceğin müstakbel yurttaşlarını kurgulamışlardır. Özellikle modern devletin doğuşuyla bu ideal yurttaş, yasalardan çok eğitimin eseri olarak düşünülmüştür. Eğitimi bir araç olarak gören toplumsal mühendislik projeleri sadece otoriter ve totaliter

okumak için tıklayınız

Galata Bankerleri – Haydar Kazgan

19. yüzyıla gelirken ve 19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı topraklarında bankaların, özellikle Merkez Bankası’nın yokluğu “finans” kesiminde gelişmemişliğin etkilerini şiddetle hissettiriyordu. Nitekim Tanzimat ile başlayan çağdaşlaşma sürecinde yapılan ilk işlerden biri Merkez Bankası’nı ve onu izleyerek de ticaret bankaları ile borsayı, İngiliz ve Fransız sermayesi eliyle Osmanlı topraklarına taşımak olmuştu. Osmanlı’nın çağdaşlaşma hareketinde finansın rolünü

okumak için tıklayınız