Yazar: cemalumit

Alman İdeolojisi – Friedrich Engels, Karl Marx

“Alman İdeolojisi”, Marx ve Engels’in kendi görüş açılarıyla “Alman felsefesinin ideolojik bütün tarzları” arasındaki uzlaşmaz farklılığı göstermek üzere, birlikte giriştikleri zorlu bir çalışmanın sonucu olarak doğmuştur. Marksizmin kuruluşunun ilk yapıtaşları bu çalışma sırasında temele konmuş; materyalist tarih teorisinin ilk ve en geniş açıklaması da burada gerçekleştirilmiştir. 1844 ve 1845 yıllarında Marx’ın ve Engels’in ayrı ayrı

okumak için tıklayınız

Virüs Gezegeni (Yaşam ve Ölüm Veren Ezeli Yoldaşlar) – Carl Zimmer

En derin mağaralardan okyanusların dibindeki müthiş sıcaklardaki volkan ağızlarına kadar Dünya’nın istisnasız her yerinde bulunan Virüsler milyarlarca insanın hayatını etkileyerek, insan sağlığına zarar vermektedirler. Aynı zamanda, geçtiğimiz yüzyılın önemli biyolojik gelişmelerinde de başrol oynamışlardır. Bunlardan Smallpox virüsü (çiçek), şimdi dünya üzerinden kökten yok edilmiş olmasına rağmen, bir zamanlar insanlığın bir numaralı düşmanıydı. HIV gibi yeni

okumak için tıklayınız

Kendini Gerçekleştirebilme Kılavuzu – Serkan Engin

İnsan, elbette çağının ve içine doğduğu toplumun ürünüdür, ama aynı insan, birey olarak toplumsal realiteye kendi çapı oranında etki eden, bu realitenin dönüşümünde payı olan bir toplumsal parametredir. İçine doğduğunuz ailenin, şehrin, ülkenin sosyo-kültürel yapısı, ekonomik koşulları ve ilişkileri, din-gelenek bağlamındaki kalıplaşmış davranış modelleri, çağın ve ülkenin politik dinamikleri, siz daha gözünüzü açar açmaz sizi

okumak için tıklayınız

Geçmişin Üzerinden Atlayamayız… – Doğuş Sarpkaya

Son dönemde, yakın tarihe odaklanan yerli ve yabancı romanların sayısında ciddi bir artış söz konusu. Özellikle çeviri romanları düşündüğümüzde akla ilk gelen kitaplar, Javier Marias?ın Yarınki Yüzün, Pascal Mercier?in Lizbon?a Gece Treni, Javier Cercas?ın Salamina Askerleri, Alberto Manguel?in Bütün İnsanlar Yalancıdır, Juan Gabriel Vasquez?in Düşen Şeylerin Gürültüsü. Pascal Mercier?in romanını bir kenara koyarsak, bu kısa

okumak için tıklayınız

Zahit Atam

Yazarın Yazıları YILMAZ GÜNEY: sahip çıkamadığımız büyük miras Sürü 2 / Bir YILMAZ GÜNEY filmini seyretmek ne demektir? – Zahit Atam (2.Bölüm) YILMAZ GÜNEY ‘in Sürü filmi nedir ? Neyi anlatır ? – Zahit Atam (1.Bölüm) Yeni Sinema niçin yeraltı edebiyatıdır’ Zahit Atam’a Yapılan Linç Kampanyasına Yanıt: Sol Liberaller Nasıl ?Düşünce Suçlusu? Yaratır Zahit Atam’a

okumak için tıklayınız

Rastlantı ve Zorunluluk / Modern Biyolojinin Doğa Felsefesi – Jacques Monod

1965 yılında Nobel Tıp ödülünü kazanan Monod hiç kuşkusuz çağının ilerisinde bir yazar. Keskin bilim adamı zekâsıyla, sadece kendi alanı olan biyoloji üzerine değil, felsefe ve toplum bilimleri alanında da yıllar sonra doğrulanacak öngörülerde bulunur kitabında. Monod’ya göre, Homo Sapiens?in ortaya çıkışından bile geriye giderek, insanlığın çocukluk yıllarına uzanan animist görüşler, modern insanın ruhunda halen

okumak için tıklayınız

Bin Tanık – Erbil Tuşalp

Bin Tanık, Yazılama Yayınevi’nin kısa bir süre önce yeniden yayımladığı Bin İnsan gibi, 12 Eylül karanlığının ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöktüğü dönemde kaleme alınan, bu karanlığın içinden çıkan bir yapıt. Bin Tanık’ta, o dönemde yaşanan hak ve hukuk ihlallerinin değişik örneklerini, bunların nasıl sistematik hale geldiğini yeniden anımsama fırsatı bulmak mümkün. İşkence başta olmak

okumak için tıklayınız

Yıldızın Parladığı Tarihsel Anlar (14 Tarihsel Minyatür) – Stefan Zweig

“Hiçbir sanatçı günlük yaşantısının yirmi dört saati boyunca yaratıcı değildir; en önemli ve kalıcı olan başarılarını, ona ilham gelen ender anlara borçludur. Gelmiş geçmiş tüm zamanların en büyük yazarı ve anlatıcısı olarak hayranlık duyduğumuz tarih de, her zaman yaratıcı olmamıştır. … Bir deha ancak milyonlarca insan arasından ortaya çıkar, gerçek bir tarihsel anın, yıldızın parladığı

okumak için tıklayınız

Biz Böyle Delikanlılar Değildik! (Tefrika Romanlar Cilt: 1 – 1947-1951) – Kemal Tahir

Edebiyatımızın güçlü ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir’in 1947-51 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde tefrika edilen romanları ilk defa bu kitapta toplandı. Oğuz Atay’ın deyimiyle: “Bütün sanatlar gibi roman sanatı da bir gelenek üzerine kurulur. Bu gelenek yalnız roman geleneği değildir; toplumun kültür geleneğini yaratan bütün davranışların tarihidir. Sanıyorum Kemal Tahir Türk tarihine eğilirken, zengin

okumak için tıklayınız

Kasparov’la Satranç Öğreniyorum – Garry Kasparov

Satrancı, dünyanın bir numarası ve satranç tarihinin en önemli kişisi Garry Kasparov’dan öğrenin. Tüm taşları keşfedin: şah, vezir, kale, at, fil ve piyon. Taşların nasıl hareket ettiğini görün, satranç ordusundaki taşların değerlerini anlayın. Rakibinize nasıl saldıracağınızı, kendinizi nasıl koruyacağınızı, nasıl taş alacağınızı, rok gibi özel hamleleri nasıl yapacağınızı, kendi hamlelerinizi nasıl kaydedeceğinizi ve en önemlisi

okumak için tıklayınız

Sahaf Mendel – Bir Kadının Yirmi Dört Saati – Stefan Zweig

Savaşların tarumar ettiği Avrupa’dan kaçarak ölüme sığınan Stefan Zweig, “Kitaplar, insanları ölümden sonra da birleştiren ve bizi, unutmaya, hayatın bu en büyük düşmanına karşı koruyan biricik araçtır”, diye yazmış. Bu kitapta onun iki başyapıtını bir arada bulacaksınız: “Sahaf Mendel” ve “Bir Kadının Yirmi Dört Saati”. Tüm hazinesi kitap sevgisi ve bilgisinden ibaret, eski sahaf neslinin

okumak için tıklayınız

Denizatı Vadisi’ne dair – Murathan Muradoğlu

?Düzen insanlara özgü birşey değildir. Mikro dünyalar dışında kusursuz geometrik şekiller yoktur. Simetri de yoktur?? Denizatı Vadisi.. Selim Erdoğan 2012 yılında yaşayan insanlar olarak aslında yaşadığımız zamanın da bir bilimkurgu olduğunu biliyoruz. On yıl öncesine gidip bütün bu gelişmeler yazılmış olsaydı sanırım hepimiz şu an bile bunları nefesimizi tutarak okurduk. Herhangi geçmiş bir yüzyılın, hatta

okumak için tıklayınız

Ulysses: Dünyanın Romanı – Meltem Gürle

Jacques Derrida, Ulysses?i değerlendirirken, Joyce?un romanının Batı düşüncesinin gelip dayandığı sınıra işaret ettiğini söyler. Derrida?ya göre, felsefede Hegel?in Fenomenoloji?si ne ise, edebiyatta da Ulysses odur: Yani insan deneyiminin tümünü tek bir solukta ifade etmeye yönelik ?devasa bir teşebbüs?tür. Bana kalırsa Derrida bunu söylerken, Ulysses?in saygıdeğer bir çabanın ürünü olduğuna işaret etmekle beraber, bu romanda delice

okumak için tıklayınız

Çağdaş Öykücülük ve Peter Nadas – Onur Koçyiğit

Ölümle Baş Başa, Peter Nadas?ın dilimize çevrilen ilk kitabı, başka bir deyişle yeni bir yazar daha kazandık. 1942, Budapeşte doğumlu olan Peter Nadas, Çağdaş Macar edebiyatının son dönemde öne çıkan isimlerinden birisi. Bir süre gazetecilik de yapan yazar, Philip Roth, Elfriede Jelinek, Harold Pinter gibi önemli yazarlara da verilen Franz Kafka Edebiyat Ödülü?nü 2003 yılında

okumak için tıklayınız

Yakan Sır – Alacakaranlık Öyküsü – Stefan Zweig

“Yakan Sır” ve Alacakaranlık Öyküsü”, dünya edebiyatında yetkin örneklerine az rastlanan, büyükler için yazılmış çocuk ve ergen psikolojisi öyküleri. Stefan Zweig, özgün yazarlık içgörüsü ve Freud ile kurduğu dostluk sayesinde bu zor işin üstünden başarıyla gelerek bizi yetişme çağındakilerin gizemli dünyalarına götürüyor. Yetişkinlerin arasına karışmak ve sırlarını öğrenmek için can atan bu kırılgan çocukların serüvenlerini

okumak için tıklayınız

İlkel Topluluklarda Suç ve Ceza – Turgay Gülpınar

Siyasal tahakkümün görünürlüğe kavuştuğu alanlardan biri olarak yargılama sürecinin ve ceza pratikleri uygulamasının izlenmesi, modern devletin kurucu niteliklerini gözler önüne sermektedir. Suç ve cezanın kavranışı üzerinden ilkel (devletsiz) toplumun değerlendirilmesinde ise farklı bir araştırma sürecinin kat edilmesi zorunlu görünmektedir. Siyasal birliğin kurgulanışında birbirinden tamamen farklı iki temelden hareket eden ilkel ve uygar toplumlar arasında suçun

okumak için tıklayınız

Karakoldan Sokağa: Polisin Eline Düşünce Sıfır Tolerans – Deniz Özçetin

?Suç-önleme mekanizması ilk kez mi ters gitti? Masum bir adam haksız yere mi suçlandı? Belki başka masumlar da vardı, ha?? Azınlık Raporu, Philip K. Dick Geçtiğimiz on yıl Türkiye?de, deyim yerindeyse bir ?zaptiye? dönemi oldu. Önce 2004?te kabul edilen yeni Türk Ceza Kanunu, ardından 3 yıl sonra 2007?de yürürlüğe giren Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu?nda

okumak için tıklayınız

Karışık Duygular – Stefan Zweig

Karışık Duygular, kalp ile zihin arasındaki ezelî çatışmanın yol açtığı kısa fakat karmaşık bir labirent. Stefan Zweig, dünyanın siyah ve beyazlardan oluşmadığını, o parlak biçemiyle bir kez daha hatırlatıyor okurlarına. Başında kavak yelleri esen ve aslında akademik ortama pek de fazla ilgi duymayan genç bir üniversite öğrencisi ile entelektüel açıdan yaratıcı olduğu günleri geride bırakmış

okumak için tıklayınız

Eleştirel Teori Habermas ve Frankfurt Okulu – Raymond Geuss

Yirminci yüzyılın en önemli düşünce geleneklerinden biri olan Frankfurt Okulu, eleştirel teoriyi radikal anlamda yeni bir bilgi biçimi olarak sunmuş ve bu bilginin bizleri gerçek veya doğru çıkarlarımız konusunda aydınlatacağını ve çoğu zaman farkında olmadığımız baskı biçimlerinden, zorlamalardan kurtaracağını savunmuştur. Faşizmin en güçlü olduğu dönemde bir direniş söylemi olarak geliştirilmiş olan eleştirel teori, totaliterlikle birlikte

okumak için tıklayınız

Dava: Bir Hukuk Oyunu mu Bir Güç Darbesi mi? – Özkan Ağtaş

Dava biçimi ve mahkeme düzeninin kendine has bir gizemi vardır. Dikkatlice hesaplanıp sıradüzenine sokulmuş mekânsal düzenlenişiyle, onun içerisine dağıtılmış soğuk yüzlü hukuk figürleriyle ve aşırı şekilde ritüelleştirilmiş boğucu usûlleriyle, yasanın temsil edildiği teatral bir sahneyi andırır. Üstelik bu, hakikat üzerindeki benzersiz hak iddiasıyla kendini diğerlerinden mutlak bir şekilde ayırmayı başaran, nevi şahsına münhasır bir sahnenin

okumak için tıklayınız