Yazar: cemalumit

Bölünmüş Ülke’nin Ses ve Öfke’si – Nurçin İleri

Amerikalı yazar William Faulkner, roman ve öykülerinin gerçekleştiği bir ülke yaratır: Yoknopatawpha. Bölünmüş ülke anlamına gelen Yoknopatawpha iç savaşı anlatmak için kurgulanmış imgesel bir ülke değildir sadece, şiirsel bir haritasını da çizer Faulkner bu ülkenin. Temalar ve karakterler anlatıların sınırları arasında seyahat ederler. Ancak iç savaşın izlerinin ve kurgu bir ülkenin varlığı sizi yanıltmasın. Belli

okumak için tıklayınız

Merhamet – Stefan Zweig

Katıldığı neşeli bir davette ilk kez gördüğü güzel Edith?i dansa kaldırmak isteyen genç teğmen Hofmiller, kızın narin bedeninin hıçkırıklarla sarsıldığını görünce donup kalır. Edith ve ailesi ile ilgili, o davetteki hemen herkesin bildiği ama toy teğmenin bilmediği bazı sırlar vardır. Stefan Zweig?ın sürgün yıllarında kaleme aldığı son birkaç yapıtından biri olan Merhamet, yanlışlıkla başlayıp pişmanlıkla

okumak için tıklayınız

Gerçeklik Çölünden Cennetler Yaratmak: Hoffmann ve Hesse’den Masallar – Özge Yalta Yandaş

Gaston Bachelard, Düşlemenin Poetikası adlı kitabında, hayal gücünün, ?kendine yaraşan dünyayı keşfeden bir ruha tanıklık ettiğini? söyler (2012:18). Bachelard?ın bu tespiti, hem Ernst Theodor Amadeus Hoffmann, hem de Hermann Hesse?nin harikulâde masallarının esin şelâlesinin fenomenolojik coğrafyası hakkında bizlere önemli ipuçları sunar. Bachelard, bu coğrafyanın iklimine dair şunları ekler; ?Gerçek bir dünya karşısında insan?dünyanın olumsuzluğuna teslim

okumak için tıklayınız

Yerde Ağır Gökte Hafif – Zoran Drvenkar

Duyarlı ve mizahi diliyle herkesi etkileyen Zoran Drvenkar, Paula?nın hikâyesinde küçüklere olduğu kadar büyüklere de, olağanın sınırlarını zorlayan bir masal anlatıyor. Okuyucuyu şiirsel, büyülü bir dünyayla buluştururken; şişmanlık-zayıflık, özgürlük-bağlılık gibi zıtlıklar ve toplumun bunlara yüklediği anlamlar üzerine düşünmeye davet ediyor. Yenilikçi ve duygu dolu söylemiyle, hayatı bir çocuğun gözünden yansıtan kitap, her yaştan insanı bu

okumak için tıklayınız

Kapital?i okumak – Yücel Kayıran

Türkçede bir Kapital kitaplığından söz etmek artık mümkün. Bu kitapların hepsi, ?felsefi okuma?ya dayanmıyor; içlerinde ?politik? ve ?iktisadi? okuma örnekleri de var. İşte bu kitaplardan beşi… ?Kapital?i Okumak? ifadesi, artık sadece Louis Althusser?in Kapital?i Okumak kitabına işaret etmiyor, aynı zamanda, Kapital?in içeriğini ve yöntemini problem nesnesi edinen başka okuma pratiklerine de işaret eden

okumak için tıklayınız

“Edebiyat Mutluluktur” adlı kitaba ilişkin – Selma Sayar

Zülfü Livaneli, Vatan gazetesindeki köşesinde çok zevk aldığı, hayatını adadığı edebiyat konusunda görüşlerini paylaşmak ve özellikle ? yüreğini kanatlandıran sözlere sevdalanmış? yazar adaylarına faydalı olmak için ? Edebiyat Notları? yazmaya başlamıştı. Don Kişot?tan Karacaoğlan?a, Tolstoy?dan Yaşar Kemal?e Güneş Dil Teorisi?nden Nazım Hikmet?e kadar pek çok kişi ve konuya değinen bu yazılar kısa sürede büyük ilgi

okumak için tıklayınız

Dünyayı Değiştiren Düşünürler Cilt: 1 (Hint Veda’larından Giardino Bruno’ya) – Sadık Usta

Felsefe nedir? Felsefe ne zaman ortaya çıktı ve hangi tarihsel süreçlerin ürünü oldu? İdealizm mi yoksa materyalizm mi daha önce ortaya çıktı? Tarihten günümüze değişmeyen felsefi bir çizgi var mı? Felsefede eşitlik düşüncesinin kaynağı nedir ve ütopya ile ilişkisi nedir? Elinizdeki bu eser, hem dünyayı değiştiren düşünürlerin eserlerinden bir seçki sunuyor hem de yukarıdaki sorulara

okumak için tıklayınız

Korku (Uzun Öykü) – Stefan Zweig

Mesleğinde başarılı bir avukatla sekiz yıldır süren mutlu bir evlilik, konforlu bir hayat, sağlıklı çocuklar ve genç bir sevgili… Bir gönül macerasından sonra maruz kaldığı şantaj yüzünden hayatı tuzla buz olan Irene’nin o çok güvenli burjuva dünyası, bir daha eski haline kavuşabilecek midir? Korku, ünlü İtalyan yönetmen Rossellini’ye de esin kaynağı olmuş, Ingrid Bergman’ın başrolünde

okumak için tıklayınız

Yeni Yüzyılda Diyalektik – Bertell Ollman, Tony Smith

Bu seçki dünyanın önde gelen on altı diyalektik kuramcısını bir araya getiriyor. David Harvey, Fredric Jameson, Michael Löwy, Lucien Séve, Bill Livant, John Bellamy Foster… bu yazarlardan bazıları. Yazarların birçoğu, bilimsel indirgemecilikten sistem kuramına ve postmodernizme kadar uzanan karşıt metodolojik çerçeveler ile diyalektik yaklaşımları kıyaslıyor. Bazıları, Marx’ın ekonomi politik eleştirisinde diyalektik metodolojinin taşıdığı merkezi önemi

okumak için tıklayınız

Düşmanlık Onurunu Korumak – Zafer Köse

Düşmanı ne kadar alçaksa, kişi kendini o kadar yüce hissedebilir mi? Veya kendi değerinden bağımsız bir durum olarak görebilir mi insan, düşmanının niteliğini? ?Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim? anlayışının geçerliliğinden kimse şüphe etmiyor. Doğru bir söz elbette. Üzerinde pek durmaya gerek kalmadan, sadece, arkadaşlığın seçim ile oluştuğunu dikkate alarak da doğru kabul edilebilir.

okumak için tıklayınız

Dil, anadili ve iki dillik üzerine(*) – Faiz Cebiroğlu

Türkiye bir diller mozaiğidir. Resmi dil Türkçe dışında, Anadolu’da Kürtçe, Arapça, ve daha bir sürü dil konuşulmaktadır. Ama, tüm bu dil zenginliğine karşılık, Türkiye’de ne yazıkki ki, “dil”, “anadil”, “ikili dilli” veya “birden fazla dilli” olmanın önemi üzerine pek fazla durulmamış, bu alanda ciddi denecek pedagojik çalışmalar yapılmamıştır. Üzücüdür. Oysa bir ifade tarzı olan dilin,

okumak için tıklayınız

Post-Yapısalcılık Nedir? – Serkan Fırtına

Post-Yapısalcılık, Suaussure?ün temellerini attığı yapısalcı dilbilime bir karşı çıkış olarak kendini göstermiştir. Sarup Post-yapısalcılık ve Postmodernizm adlı yapıtında, Derrida, Foucoult, Lacan, daha yakın dönemde ise, Deleuze, Guattari, Lyotard ve son olarak Baudrillard?ın düşüncelerini inceleme altına alır. Bu sayılan isimlere ek olarak, üç Fransız feminist olan, Kristeva, Cixous ve Irigaray?ın düşünceleri post-yapısalcı açıdan incelenir.

okumak için tıklayınız

Kapital’i Sahnelemek – Fredric Jameson

Her kriz, küresel kapitalizmin yapısının, ona yön verdiğini iddia edenlerin de kavrayışlarını aştığını gösterirken, Marx?ın Kapital?ini yeniden gündeme getiriyor. Kendi çelişkilerini ve krizlerini, ancak bunları genişletme yoluyla ?aşan? bu karmaşık varlığı resmetmeye girişen Marx, eserini inşa ederken incelediği yapıya ayak uydurur: Sermayenin her öğesinin kendi içinde bir problem olarak ele alındığı, ortaya çıkartılan her karakteristik

okumak için tıklayınız

Vergilius’un Ölümü – Hermann Broch

20. yüzyılın en büyük yazarlarından Avusturyalı yazar-filozof Hermann Broch?un başyapıtı olan ve ?neredeyse çevrilemezliği? ile ünlenen Vergilius?un Ölümü Türkçede. Broch?un 1935 yılında yazmaya başladığı Vergilius?un Ölümü, batı edebiyatında ve roman düzleminde sanata yöneltilmiş en temel ve aynı zamanda en acımasız sorgulamalardan biridir. 1945 yılında yayınlanışından kısa bir süre sonra edebiyat dünyasında büyük bir ilgi uyandıran

okumak için tıklayınız

Şiirin Dili Anadil – Ataol Behramoğlu

‘Şiirin Dili Anadil’de, Ataol Behramoğlu’nun Türkiye ve dünya şiiri ve şairleri üstüne kaleme aldığı yazılar yer alıyor. Yunus, Kaygusuz Abdal, Namık Kemal ve Tevfik Fikret’ten günümüzün genç şairlerine kadar, yüzlerce yıllık Türkiye şiirinin birikimi bu kitapta okuyucuyu karşılıyor. Yine Dante ve Hugo’dan, Marti, Eluard, Ritsos ve Neruda’ya, dünya şiirinin önemli isimlerinden seslenen kitap, şiirin evrensel

okumak için tıklayınız

Bitmeyen Sınavlar Yaşanmayan Hayatlar (Eğitimde Paradigma Değişimi) – Derya Keskin

Derya Keskin tarafından kaleme alınan ve Dipnot tarafından yayımlananan kitapta, sınavların, toplumsal fayda yaratması beklenen eğitimi nasıl soluksuz bıraktığı inceleniyor. Özelleş(tir)me, bireyselleş(tir)me, metalaşma ve rekabet mekanizmaları üzerinden eğitimdeki paradigma değişikliğinin izi sürülüyor. Bu kitapta anlatılanlar bu ülkede yaşayan hemen herkesin hikayesidir. Okulda son zilin çalmasıyla birlikte çocukların evlerine koşturduğu, önlüklerini bile çıkarmadan sokaklara çıkıp oynadıkları

okumak için tıklayınız

Naziler İktidarı Nasıl Ele Geçirdi? – William Sheridan Allen

Tarihçi, W. Sheridan Allen’in bu çalışması, Nazi felaketinin gerçekleştiği bir çağda yaşamış, ama bu dehşetin şaşkınlığını üzerinden atamamış, “uygar” bir çağda böyle insanlıkdışı bir şeyin nasıl gerçekleşebildiğini anlayamamış olanlar için kıymetli bir çaba sergiliyor ve “akla hayale sığmaz” bir şeyi anlaşılır kılmaya çalışıyor. Nazizm gerçeğine küçük bir mercekten, “Northeim” isimli küçük ve sıradan bir Alman

okumak için tıklayınız

Faşist İdeolojinin Doğuşu – Zeev Sternhell, Maia Asheri, Mario Sznajder

İsrail?li bir tarihçi ve dünyanın önde gelen faşizm uzmanlarından biri olan Zeev Sternhell?in en önemli çalışmasıdır Faşist İdeolojinin Doğuşu. Sternhell bu kitapta faşist ideolojinin köklerini ve faşist hareketin gelişimini büyük bir titizlikle irdeliyor ve tam bir soyağacı çıkarıyor. Bunu yaparken, gerçek beşiği dediği Fransa’daki doğumundan, İtalya’da, 1914’ten itibaren milliyetçiler ve fütüristlerle birleşip çiçeklenişinin izinde, sırtını

okumak için tıklayınız

Şifrepunk (Özgürlük ve İnternetin Geleceği Üzerine Bir Tartışma) – Julian Assange

Unutmayın, devletler zorlayıcı şiddet gücünün durmaksızın nerede ve nasıl uygulanacağını tespit eden sistemlerdir. İnternetin platonik düzlemine maddi dünyadan ne miktarda zorlayıcı gücün sızacağı sorusunun yanıtı, şifre yazımda ve şifrepunkların ideallerinde gizli. Devletlerin gitgide internetle bütünleştiği, uygarlığın geleceğinin internetin geleceğine bağlı hale geldiği bir süreçte güç ilişkilerini yeniden tanımlamamız gerekiyor. Eğer bunu yapmazsak, evrensel bir nitelik

okumak için tıklayınız