Yazar: cemalumit

Cizre-Bohtan Beyi Bedirhan: Sürgün Yılları – Ahmet Kardam

“Kürd bölgelerindeki özerk yapıyı bozup dağıtmak, bölgeyi tamamen merkeze bağlamak, Osmanlı Yönetimi’nin çok önemli bir çabası olmuştur. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın merkezi devlet bilinci bu konuda çok belirleyicidir. 19. Yüzyılın ilk yarısında ve ortalarında Osmanlı’nın beka sorunu, merkezi devlet anlayışının yaşama geçmesini gerekli kılmaktadır. Kürd bölgelerindeki özerk, otonom yapının korunmasını ve güçlendirilmesini amaçlayan her düşünceyi

okumak için tıklayınız

Elif Şahin Hamidi

Yazarın Yazıları Elif Şahin Hamidi 1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi bölümünden ve 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları

okumak için tıklayınız

Bir Eflatun Ölüm (Behçet Aysan Kitabı ) – Eren Aysan

“Babam ülkesini temsil eden bir yazardı, şairdi. Kısacık yaşamına sayısız ödül sığdırmıştı. Aynı zamanda doktordu, nöro-psikiyatrdı. Hani bugün ülkemizde mumla aranan aydınlardandı. Zaten onu diri diri ateşe verenler yazdığı bir dizeyi okumuş olsalar, değil onu ateşe vermek, boynuna sarılırlardı. Yıllar boyunca mezarına çiçek bırakırken, usulca ağlarken öğrettiği sağduyuyu yitirmemeye özen gösterdim. Ama zaman zaman gerçek

okumak için tıklayınız

Modern Dünyada Gündelik Hayat – Henri Lefebvre

Henri Lefebvre, Modern Dünyada Gündelik Hayat’ı, 1968 tarihli, düşünürün 1946’da yazdığı Gündelik Hayatın Eleştirisi’nin devamı ve 1970 tarihli Kentsel Devrim kitabının ön çalışmaları niteliğindedir. Henri Lefebvre, günlük hayatı tüm çelişkilerin, ‘belirlenmiş yaşam ile yaratıcı yaşam arasındaki çatışmanın, yabancılaşmanın ve çatışmanın alanı’ olarak görür. Ona göre gündelik hayatın tarihi en azından üç kısımdır: Üslûplar; üslûpların sonu ve kültürün

okumak için tıklayınız

Yitik Adanın Öyküsü – Jose Saramago

İber Yarımadası anlaşılmaz bir şekilde anakaradan ayrılmıştır. Dünyanın her yerindeki gazeteler Yarımada’nın o tarihi fotoğrafını kocaman manşetlerle yayınlarken birbirinden ilginç rastlantılarla bir araya gelen beş kişinin her biri de bu kopuşun kendi davranışlarının sonucu olduğunu düşünmektedir. İki atla bir köpeği de yanlarına alarak koyuldukları serüvende, bir karaağaç dalı ile toprağa şekiller çizen Joana Carda, yerin

okumak için tıklayınız

Kavgalarla Sözlenen Sevda – Adnan Yücel

Adnan Yücel’in 1970’li yılların sonlarında başladığı yazma serüveni, diğer dergi ve gazetelerde çıkan ürünleri dışında somut olarak ilk şiir kitabının yayınlanmasıyla başlar (1979). Yücel’in şiiri özellikle “80 öncesinde gelişen sınıf hareketinden bağımsız düşünülemez. Zaten ilk şiir kitabı bu dönemi yansıtan bir isimle yayınlanır: Kavgalara Sözlenen Sevda ‘Kavgalara Sözlenen Sevda’da şair, içinde yaşadığı toplumsal çalkantının kendinde

okumak için tıklayınız

Korkularını bilmeyen adamı cesur saymam, cesareti de beş para etmez, ‘Korkudan korkmak’, Aziz Nesin

“Korku, en beşeri duygudur. Benim iktidarlara başkaldırışımı görenlerden kimi beni korkusuz insan sandılar. Oysa ben korkarım. Ne var ki, bende, başkalarına yararlı olacaksa, doğru bildiğimi, inandığımı söylemek, açıklamak duygusu, korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir. Korkarım, yine söylerim. Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar yada bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.

okumak için tıklayınız

Kürtlere kolhozları nasıl anlatırız? – Özkan Öztaş

SSCB?de ?Kürtlere Kolhozları Nasıl Anlatırız?? sorusuyla yola çıkan Ermenistan Komünist Partisi?nin Kürt Birimleri işe Kürtçe eğitim kitaplarıyla başlamışlar. Zaman zaman konu ile ilgili Kürtçe kitapçık veya broşürler çıkarılırken, kimi zaman da Kürtlerin kanaat önderleri bu konuda aracı olmuşlar. Tıpkı Nazım Hikmet?in toprak mülkiyetinin paylaşımı konusunda Bulgaristan?da yaşayan Türklerle temas kurması gibi, Kürt yazar Ereb Şemo

okumak için tıklayınız

Öfkeliyem – M. Şehmus Güzel

Üzgünem. Öfkeliyem. Stephane Hessel genç yaşında aramızdan ayrılmıştır ve bizi yetim bırakmıştır. Canım sıkkındır. Biliyorum « Genç olur mu be adam 95?inde » diyebilirsiniz, ben de itiraz edemem, ama inanın bana adam harbiden çok gençti. Gönlü gençti. Gülüşü gençti, « Nerede olursan ol, ne yaparsan yap tebessümünü eksik etme » derdi. Duruşu genç ve kibardı.

okumak için tıklayınız

Muhbir Kişilik Üzerine – Zafer Köse

İspiyonculukla itham edilmek, yeni okula başlayan çocukların sıkça yaşadıkları bir sorun. Derdi çoktur böyle bir küçük insanın. Evin güvenli havasının dışına çıkıp sosyal ortamda yaşamaya başlamak kolay değildir. Güvende olma duygusunu korumak için, kaybetmekte olduğu korumacı bağların yenilerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu gereksinim, Erich Fromm?un ayrıntılarıyla anlattığı gibi, ?özgürlük korkusu?na neden olur. Kişide bir otoriteye bağlanmak,

okumak için tıklayınız

Frankfurt Okulu’nda Aydınlanmanın Diyalektiği – Mert Sarı

20. yüzyılın ilk yansında Almanya’nın Frankfurt kentinde, özerk bir kurum olan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bünyesinde gelişen eleştirel sosyal felsefe üzerinde temelleri atılan Frankfurt Okulu düşünü, 20. yüzyılın ve günümüzün temel düşünce akımlarından biridir. Modernitenin olumsuzlanmasından doğan postmodern düşüncenin pek çok temsilcisi, kendisini Frankfurt okulu eleştirisinin sürdürücüsü saymaktadır. Örneğin Michel Foucault, Jacques Derrida gibi adlar, sık

okumak için tıklayınız

Önce afişe sonra reklama çıkmak! – Ali Şimşek

Başta afiş olmak üzere grafik üretimler, neredeyse 1968 gençlik hareketinin alametifarikasıydı.?Kaldırımların altındaki kumsal? veya?küçük güzeldir? ya da ?asla çalışma!? gibi 68 sloganları kültür endüstrisi tarumar etsede afişleriyle hatırlanıyor hala. Başta afişler olmak üzere grafik unsurlar bir politik hareketin görsel belleğini oluşturur. Sadece onlar değil, broşürler, pankartlar, çıkartmalar, flamalar ve de sloganlar… Türkiye sol-sosyalist hareketin özellikle

okumak için tıklayınız

Yetmiş yıldır eskimeyen – A. Ömer Türkeş

Bu ay yayımlanan bir kitap zamanın nasıl da hızlı aktığını hatırlattı bana. Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sından söz ediyorum. Okuduğum en güzel ve en hüzünlü aşk hikayesinden… Kürk Mantolu Madonna’ya aşk hikayesi demek, günümüzün “sabun köpüğü” çok satanlarını çağrıştırmasın. Derinlikli bir romandır Sabahattin Ali’ninkisi. Buna rağmen; II.Dünya Savaşı gibi edebiyatımızda boş bırakılmış bir dönemi, savaşın

okumak için tıklayınız

Suriye Denklemi – Mustafa Kemal Erdemol

Mustafa K. Erdemol?un, bizzat yerinde, Suriye?de, savaşın içinde edindiği deneyimlerinden, güçlü bir teorik donanım, ama daha da önemlisi, sağlam bir ?etik? duruştan kaynaklanan çözümlemelerinin berrak bir bakış açısıyla sunulduğu bu çalışma ?Suriye olayının? tüm yerel, bölgesel, hatta yükselen güçlerle egemen güçler arasındaki dengeler ve rekabet alanı bağlamında küresel boyutlarıyla özlü bir biçimde ve dinamik bir

okumak için tıklayınız

Bir Kalbin Ölümü – Mürebbiye – Stefan Zweig

?Ah, para, o uğursuz para, karımla kızımın ahlâkını bozdu. Onları bana düşman eden paradır. Deli olduğum için paranın üstüne çılgınlar gibi atılan da ben oldum. Ama eninde sonunda kendimi daha fakir, onları da daha kötü bir duruma düşürmekten başka bir şey yapmadım. Elli yıl, saçmalıklarla dolu elli yıl kendimi yordum, yitirdim, kendime bir gün için

okumak için tıklayınız

Dil, anadili ve ikidillik üzerine (2) – Faiz Cebiroğlu

Bir önceki yazımda, Türkiye’nin bir diller mozaiği olduğunu yazmış; çok dillik, bir zenginlik olduğunu belirtmiştim. Ama ne yazık ki, Türkiye’de, bu anlam ve önem, pekiyi kavranılmamış; “anadilde eğitim hakkı”, tabiri caizse, herkese “nasip” olmamıştır. Yasak/yasaklar sürüyor. Yıllardır sürdürülen, ?resmi ideoloji – resmi dil? gibi, nihilist (inkârcı) ve asimilasyoncu mantık, hâlâ devam ediyor.

okumak için tıklayınız

Cahit Külebi’nin bir bebeğe seslenen şiirinde yer alan ‘öp biraz!’ dizesi sansürlendi

Milli Eğitim Bakanlı tarafından hazırlanan edebiyat kitabında Cahit Külebi?nin ?Benim doğduğum köylerde / kuzey rüzgârları eserdi / ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır / öp biraz!” dizeleri silinerek, yerine (?) üç nokta konuldu. Milli Eğitim Bakanlı tarafından lise 9?uncu sınıflarda okutulan Türk Edebiyatı kitabında Cahit Külebi?nin en fazla bilinen şiirlerinden

okumak için tıklayınız

Satranç Ustası – Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Uzun Öyküler) – Stefan Zweig

Stefan Zweig?ın trajik intiharından sonra yayınlanan Satranç Ustası, yazarın en son ve en parlak yapıtlarından biri… Tahsin Yücel?in çevirisiyle sunduğumuz bu uzun öykü, bir yolcu gemisinde tesadüfen yaşanan müthiş bir rekabeti hikâye ediyor. Tahtanın bir tarafında, dünya satranç şampiyonu; karşısında ise, Naziler tarafından kapatıldığı hücresinde ekmeklerden yaptığı taşlarla ?kendine karşı? oynayarak maharetini geliştirmiş bir adam

okumak için tıklayınız

Emin Öztürk : Tarihe Tanik, Elma, Portakal, Nar – M. Şehmus Güzel

1972?de 17 yaşındaydı ve Kızıldere « katliamını » kınamak için Ordu Lisesi?nde arkadaşlarıyla iki gün dersleri boykot ettiklerinde kimse belki farketmedi bile. Basın-yayın kurumlarının haberi olmadı belki. Evet belki. Ama bugün artık biliniyor. Madem ki bunu bana bizzat ressamın kendisi anlattı. Emin Öztürk Paris?te kadim dostumuz Faruk Tepe?nin yönetimindeki Galerie d?Art Perles Rouge?daki sergisinin 15

okumak için tıklayınız