Yazar: cemalumit
Deliliğin Tarihi – Michel Foucault
Michel Foucault, Deliliğin Tarihi?nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ?dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı?da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında ?deli?nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel
okumak için tıklayınızBeowulf – Seamus Heaney
İngiliz edebiyatı tarihinin en eski metinlerinden Beowulf tahminen sekizinci ve onuncu yüzyıllar arasında bir zaman diliminde Britanya’da kaleme alınmıştır, oysa konusu ve olayların geçtiği yerler, beşinci yüzyıla kadar Ada’yı istila eden Kuzeyli pagan kavimlerin beraberlerinde getirdikleri destanlardan olduğuna işaret eder. Prens Beowulf’un önce Danları, sonra kendi kavmi olan Gotları doğaüstü varlıklardan kurtarmak için girdiği mücadeleleri
okumak için tıklayınızBir Acıya Kiracı – Metin Altıok “Kıyamet çoktan koptu, haberiniz yok! Siz hala güneşin, her sabah doğuşuna güvenin.”
‘Bir acıya kiracı’ydı Metin Altıok… Pir Sultan Abdal Kültür Şenliği için gittiği Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 günü Sivas katliamından ağır yaralı olarak kurtuldu ama 9 Temmuz’da hayatını kaybetti. Geride sevgi dolu yüreğinden, üreten beyninden mısralar bırakarak… ‘Kendime sürgün / Bir garip kişiyim’ diyor ve bir şair sezgisiyle, şu mısraları yazıyordu:‘Tekinsizim size göre / İbret için
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (5) – Mehmet Ercan
ÇINAR AŞK VE FİDAN yüzyılları kollarında belemiş, bir çınar dedi ki bir fidana; ?sevdalıyım fidan sana. dilerim hor görmezsin, inanıyorsan aşkın kutsallığına.? fidan çınara dedi ki;
okumak için tıklayınızSevgi Soysal’ın 12 Mart 1971 darbesinin zulüm günlerini anlattığı röportajın videosu
Yazar Sevgi Soysal, 12 Mart darbesi sırasında Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu?nda kaldı. Ve Alman Devlet Televizyonu’na yıllar önce verdiği röportajda, 12 Mart 1971 askeri darbe günlerini anlattı. İşte röportajın videosu:
okumak için tıklayınızKürk Mantolu’yu neden çok sevdik? Sevengül Sönmez
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali?nin yetmiş yıl önce yayımlanan bu romanı, ne oldu da çok satanlar listesinin üst sıralarından düşmüyor? Keşke Sabahattin Ali de görebilseydi. Kitap okurlarının, edebiyatseverlerin ve elbette tüm yayıncıların şaşkınlıkla izledikleri bir çok satan karşısındayız: Kürk Mantolu Madonna. Sabahattin Ali?nin yetmiş yıl önce yayımlanan bu romanı, ne oldu da çok satanlar listesinin
okumak için tıklayınızSınıf, Kültür ve Bilinç (Türkiye’de İşçi Sınıfı Kültürü, Sınıf Bilinci ve Gündelik Hayat) – Mustafa Kemal Coşkun
Sınıf çalışmaları alanında, sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye’de, bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap, toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser. Gerek akademik, gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiye’de bir
okumak için tıklayınızM. Şehmus Güzel’in “Duhok Konuşuyor” isimli kitabı yayınlandı
Değerli dostum Eşber Yağmurdereli yönetimindeki Kibele Yayınları?nın birkaç gün önce okuyuculara sunduğu Duhok Konuşuyor isimli kitabımın yayınlandığını duyurmak için kitaptan « Duhok Konferansı : Sonuç » başlıklı tadımlık bir parçayı buraya aynen almak istiyorum : DUHOK KONFERANSI Duhok?ta düzenlenen ?Kürdoloji 2. Uluslararası Konferansı?, 3 Mayıs 2011 sabahı yapılan son oturumla bitti. Duhok Üniversitesi Rektör Yardımcısı
okumak için tıklayınızŞiddeti kutsamayan polisiye – Deniz Antepoğlu
Karin Slaughter?ı diğer çok satan, popüler yazarlardan ayırmak gereken bir nokta var. Yazar tüm kötü olayları anlatırken insan olduğunuzu unutturmuyor. Şiddeti destekleyici, sadece bundan keyif alıcı bir şekilde romanını işlemiyor. Ünlü polisiye yazarı Karin Slaughter?ın yeni romanı ?Paramparça? Kırmızı Kedi Yayınları?ndan çıktı. Kitabın olay örgüsü bir cinayet ve peşi sıra gelişen bir kaçırma olayı etrafında
okumak için tıklayınızNâzım yazmış bu çizgi filmleri! – Levent Cantek
İki DVD ekli kitapta, senaryosunu Nâzım Hikmet?in yazdığı, 1959 ve 1962 yıllarında hazırlanan Sevdalı Bulut ve Hanene Huzur Dolsun adlı çizgi filmler ve filmlerin hazırlanış süreci aktarılıyor. Nâzım Hikmet?in çok yönlü bir sanatçı olduğunu hepimiz kabul etmekle birlikte, yazıp çizdiklerini iyi kötü bilen herkes teslim edecektir ki şairliği kıyas götürmeyecek ölçüde başkadır. Diğer edebi türlerde
okumak için tıklayınızDi Folklora Kurdi de Serdestiyeke Jinan – Rohat Alakom
Kitêba Rohat Alakom “Di Folklora Kurdî de Serdestiyeke Jinan” din av weşanên Avesta de derket. Ev lêkolîn, tenê li ser beşeke folklora kurdî hatiye pêkanîn. Xebateke sînorkirî ye, tenê di nav folklora kurdî de cîhê jinan û motîvên ser tema jinan pêşkêş dike. Vê lêkolînê hemû nimûneyên folklora kurdî, ji xwe re nekiriye materyal, nedaye
okumak için tıklayınızNartlar / Çerkez Halk Destanları – Özdemir Özbay
“Nart Destanları Kuzey Kafkasya’nın otokton halkı olan Çerkez boylarının binlerce yıldan bu yana ürettikleri ulusal destanlar bütününün adıdır.” Ulusların sinesinde, benliğinde derin izler bırakan doğal afetler, savaşlar, işgaller halkın dilinde uzun yıllar söylene söylene günümüze dek ulaşırken bir yandan da destan kalıbı ve biçimi içerisinde şekillenirler. Kırgızların Manas, Finlilerin Kalevala, İran’ın Şehname; Oğuz Kağan, Ergenekon,
okumak için tıklayınızKorku Edebiyatı
Tufan?dan Bu Yana Korku Edebiyatı – Fatma Cihan Akkartal Korku edebiyatı üzerine bir dosya hazırlarken karşılaşılabilecek en büyük çıkmaz bu geniş alanı mümkün olan her cephesinden ele alma arzusuna karşı koymanın zorluğunda yatıyor. Mecramız Roman Kahramanları Dergisi, o zaman korkunun kahramanlarına bakacağız; ama kimdir korkunun kahramanları? Kurbanlar mı, canavarlar mı? Neil Carrol Korkunun Felsefesi?nde kurgudaki
okumak için tıklayınızSöz Dağının Ardındakiler – Erinç Büyükaşık
Söz üzerine düşünmelerin, değinmelerin ve anlatılanların kitabı… “Bir kitabın oluşma, ortaya çıkma süreci hele de ilk kitap olması söz konusuysa kuşkusuz sancılı bir serüveni de beraberinde getiriyor. Hele ki, “Söz” üzerine düşünmelerin, değinmelerin ve anlatıların toplamından oluşan bir kitabı hangi niyetle kaleme aldığını bilmek, baştan başa bir “yazmak” sorumluluğuyla başlıyor. Bu kitap, birçok sorunun yanıtını
okumak için tıklayınızMine Söğüt İle Cinsiyetçilik ve İktidar Üzerine – Melis Yalçın
KENDİNİ MAĞDUR HİSSETMEK TEHLİKELİ Bir iktidara başkaldırmak için önce ona öfkelenmek gerekir. Yazdıklarımla ?kabullenme?yi önermiyorum; aksine yüzleşmenin üzerine giderek bir öfke, bir itiraz yaratmayı hayal ediyorum. Çoğumuz 2003 yılında, Yapı Kredi Yayınları?ndan çıkan ilk kitabı ?Beş Sevim Apartmanı ? Rüya Tabirli Cinperi Yalanları? sayesinde tanıdık onu. Sıradan insanların sıradan hikâyelerini büyülü bir masal gibi anlatışına
okumak için tıklayınızMetin Kaçan ile son söyleşi: “Argo Türkçenin yan dilidir benim için” – Söyleşen: Elif Şahin Hamidi
Metin Kaçan’ın oldukça büyük ilgi gören, çağdaş klasikler arasına dahil edilen, herhangi bir yazın kalıbına sığmayan kitabı “Ağır Roman” şimdilerde yine gündemde. Kaçan’ın 1990 yılında yayımlanan bu eseri hem sinemaya uyarlandı hem müzikali yapıldı.
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (4) ? Mehmet Ercan
MASAL DEĞİL bir tilki bir tavuğa dedi ki; ?tavuk kardeş , barışmak istiyorum seninle. gel kardeşlik sözleşmesi yapalım, senin için kazdığım deliğimde.?
okumak için tıklayınızBir Son Duygusu’na dair – Deniz Antepoğlu
2011 yılında Man Booker Ödülü?nü kazanmış Julian Barnes?in ?Bir son Duygusu? isimli romanı okuyucuyla buluştu. ?Metroland ?, ?Flaubert’in Papağanı?, ?Seni Sevmiyorum? adlı romanlarıyla dikkat çeken yazar, son romanıyla daha önce dört kez aday gösterildiği Man Booker Ödülü?nü kazandı. Roman, yaşlı bir adamın yaklaşık kırk yıl önce yaşadığı bazı olayları hatırlaması- en yakın arkadaşıyla arasında geçenler-
okumak için tıklayınızEleştiri Üzerine Bir Bakış (2) – Faiz Cebiroğlu
Eleştiri Üzerine Bir Bakış 1 adlı yazıyı okumak için tıklayınız Devam ediyorum. Eleştiri, ileri, daha ileriye gitmek için yapılan analiz ve yorumlamadır. Bu anlamda eleştiri, kırıcı ve bozucu değil, yapıcıdır. Yapıcı eleştiri, kırıcı ve bozucu eleştirinin tersidir. Yapıcı eleştiri, gelişime açık olan, gelişime ışık tutan bir yöntemdir. Zaten eleştirinin doğasında yapıcılık ve ileriye gitmek vardır.
okumak için tıklayınız