Yazar: cemalumit

Avcı Gracchus adlı öykü – Franz Kafka

İki oğlan çocuğu rıhtım duvarının üstüne oturmuş zar atıyorlardı. Adamın biri, bir heykelin basamakları üstünde, kılıç sallayan kahramanın gölgesinde gazete okuyordu. Kızın biri çeşme başında bakracına su dolduruyordu. Bir meyve satıcısı malının yanı başına uzanmış gölü seyrediyordu. Bir meyhanenin iç tarafında iki adamın şarap içtiği, açık kapı ve pencere deliklerinden bakınca görülüyordu. Meyhaneci ön tarafta

okumak için tıklayınız

Köylü Genç Bayan adlı öykü – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in 1830 yılının ürünü olan “Köylü genç bayan” adlı öykü, yalın bir üslupla yazılmış, gerçekçi, özlü sanat ürünlerinden biridir. Bu öyküde Puşkin, halk insanlarını büyük bir yalınlık, gerçekçilik ve ustalıkla çizmiştir. “Köylü genç bayan”da hizmetçi kızlar, uşaklar, sevecen bir alaycılık ve duyguyla çizilerek, gerçekçi Rus yazınına örnek oluşturmuşlar; Dostoyevski, Nekrasov, Tolstoy, Çehov vb.

okumak için tıklayınız

Başkasının Karısı adlı öykü – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

“Başkasının Karısı”, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin ‘Kıskançlık’ üzerine kurduğu ve onun, ruhsal çözemlenin ustası olduğunu kanıtlayan uzun öykülerinden biridir. “Başkasının Karısı” öyküsünde İvan Andreyeviç ismindeki kıskanç kocanın, karısını takip etmesi sırasında yaşadığı ilginç ve ilginç olduğu kadar da komik olan olaylar anlatılıyor… Tabii, İvan Andreyeviç oluyor her zaman komik duruma düşen ve karısını asla ama asla

okumak için tıklayınız

Çapo’nun Öyküleri (2) Eşeğin Namusu – Mehmet Ercan

Eğer köylük yerde yaşıyorsanız, mutlaka kapınızda beslediğiniz bir kaç tane hayvanınız vardır. Koyun-unuz yoksa, ineğiniz, ineğiniz yoksa, keçiniz vardır, keçiniz de yoksa, en azında bir kaç tane tavuğunuz, mut-laka bulunur. Benim hiç hayvanım yok diyenin bile, kapısında havlayan bir köpeği ya da çayırlarda zırlayan bir eşeği vardır. Bu biraz da köyün doğal yaşamından kaynaklandığı için

okumak için tıklayınız

Şiirle Yaşamak – Müslüm Kabadayı

Adnan Yücel, yıllar önce ?Şairler beyinlerinden ölür,? demişti. Bu eşitlik ve özgürlük için kalemiyle de mücadele eden Yücel, kaderini kendi eliyle çizmişçesine beyin kanserinden aramızdan Temmuz 2002?de ayrılmıştı. Şimdi aynı kaderi şair bir öğrencimin paylaşmış olmasının acısını duyuyorum. Henüz en verimli çağında, 38 yaşında kaybettiğimiz Antakyalı şair Özcan Özgün?ü sevgiyle anıyorum. Ailesine ve dostlarına sabırlar

okumak için tıklayınız

Baba Konuşabilir miyim? – Yani Vlastos

Çengelköylü hemşerimiz Yani Vlastos, Atinada Türkçe kaleme aldığı bu anı-romanında artık var olmayan bir kenti, anıların, suretlerin, kayıpların ve her daim umudun İstanbulunu anlatıyor. Bu şehrin insanları, aileleri, yangınları, serserilikleri, aşkları, inadı, tebessümleri, azınlığa düşen yürekleri, sarhoşlukları, şenliği ve sesizlikleri, Vlastosun ailevi ve kişisel tarihinin sürükleyiciliği içinde yerlerini alıyor.

okumak için tıklayınız

Son Şeyler Ülkesinde – Paul Auster

Paul Auster’in yarattığı Son şeyler Ülkesi, geniş yığınların evsiz barksız yaşadıkları, hırsızlığın suç sayılmayacak kadar yaygınlaştığı, kendi canına kıymak ya da başkalarınca öldürülmek yoluyla ölümün tek kurtuluş yolu durumuna geldiği bir kent. Anna Blume, bu adsız kente ağabeyini aramak için gelmiştir. O da birçokları gibi hayatta kalabilmek için çöpleri karıştırarak eskiden kalma nesneler aramaya başlar,

okumak için tıklayınız

Çûka Keko Peko / Pepûk – Paşa Amedî

Yazar Paşa Amedî?nin İlk Kürtçe Masal kitabı ?Çûka Keko Peko/Pepûk? Nûbihar Yayınları?ndan çıktı. Paşa Amedî?nın çalışması halk masallarından oluşuyor. 11 masalın bulunduğu kitapta, Paşa Amedî?nin kendi köyüne gidip bizzat köy sakinlerinden dinleyerek yazdığı masaların ilk bölümü yer alıyor. Yazar Paşa Amedî, kitabı ile ilgili yaptığı açıklamada şunları ifade etti:  “Kendi köyüme gidip araştırma yaptım, masalları

okumak için tıklayınız

İlk Kürtçe roman: Bolşevik Bir Kürt’ün Hikâyesi – Özkan Öztaş

SSCB, Kürt tarihinin en çok ürün verdiği bir döneme ev sahipliği yaptı. Yapılan Kürdoloji çalışmaları, konferanslar, kültür-sanat üretiminin mihenk taşları Reel Sosyalizmin desteğiyle Kürt halkına sunuldu. Sovyetlerin, özellikle de Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı Ermenistan Sovyet’inin bünyesinde yapılan çalışmalarda Kürtler aktif görev aldılar. İşte bu kişilerden biri Ereb Şemo, çalışmalarından biri de ilk Kürtçe roman olan “Şıvané

okumak için tıklayınız

Küçük Asya Rumları (19. Yüzyılda İnanç, Cemaat ve Etnisite) – Gerasimos Augustinos

“Geçen iki yüzyılın çok büyük kısmında ulusu temsilen devletin ortaya çıkışı, doğal ve kaçınılmaz bir süreç gibi algılanmıştır. Bundan dolayı, insanlık tarihi bu çerçevede şekillendirilmeye başlanmıştır. Elinizde tutuğunuz kitap, ulusal söylemle yazılan tarih anlayışının kültürel yaptırımları ve varsayımlarının ötesine gitmeyi amaçlayan bir çabanın ürünüdür. Diğer bir deyimle, ulusal tarih anlayışının dayandığı teleolojik gelişme modelini tamamen

okumak için tıklayınız

Ömür Boyu Mücadele – Zafer Köse

Jack London, 1876 yılında dünyaya geldi ve 40 yıl yaşadı. Bazı kaynaklardakiler birbiriyle çelişse de onunla ilgili birçok bilgi var. Yaşarken hakkında çok söz edilmiş, hâlâ da üzerinde durulan bir yazar. Hayatı serüven doluydu. Gemilerde işçilik, altın arayıcılığı, boksörlük, elektrik teknisyenliği, maden işçiliği, gazetecilik, istiridye korsanlığı gibi birçok alanda çalıştı. Günde 12 saat, hatta bazen

okumak için tıklayınız

İnsan Yılmaz Güney ikinci basımı çıktı

Yazarlarımızdan M. Şehmus Güzel?in İnsan Yılmaz Güney isimli çalışması Kaynak Yayınları?nın « İz Bırakanlar » dizisinin dördüncü kitabı olarak okuyucuya sunuldu. İlk basımı Kaynak yayınları tarafından 1994?te yapılmış olan eserin yeni basımı değişik bir kapakla ve ikinci basım için özel bir sunuyla dikkat çekiyor. Birinci basımı uzun zamandır tükenmiş olan yapıtı arayanlara ve henüz okumamış

okumak için tıklayınız

Neoliberalizmin Türkiye Seyir Defteri – Tevfik Çavdar

Neoliberalizmin Türkiye Seyir Defteri, Tevfik Çavdar?ın son kitabıdır. Ölümünden önce kaleme aldığı bu kitap, geçmiş elli yılın dünyası ve Türkiyesi üzerinde Tevfik Çavdar?ın düşünce, gözlem ve değerlendirmelerini içeriyor. Çavdar, Vietnam Savaşı dönemindeki dünyayı hatırlatarak başladığı bu yapıtında, Türkiye tarihinin önemli dönemeçlerini sırasıyla gözden geçiriyor. 12 Mart dönemini, 1970?li yılları, 12 Eylül Darbesi?ni ve onu izleyen

okumak için tıklayınız

Sinema ve 12 Eylül – Mesut Kara

“Artizler Kahvesi” ve Yeşilçam’ın unutulmayan isimlerini anlattığı kitaplarıyla bilinen sinema araştırmacısı Mesut Kara’nın bu kitabı, 12 Eylül 1980 darbesinden önceki ve sonraki dönemleri de içine alarak, hem politik sinemanın ülkemizdeki seyrini ele almakta, hem de Türk sinemasının 12 Eylül’e dokunmaktan nasıl kasten uzak durduğunu ortaya koymaktadır…

okumak için tıklayınız

Türkiye İşçi Romanları: Bir Derleme ve Değerlendirme – Diyar Saraçoğlu

Türkiye işçi romanları diye bir başlık atmak, bir yandan tarihsel bir koridordan geçip öte yandan tarihsellik içerisinde işçi sınıfını (ve çalışma gereği işçi romanlarının) değişimini incelemeyi gerektiriyor. Bu nedenle böyle bir çalışmaya başlarken ?işçi romanları? çerçevesi çizmek, zorunlu olmasının yanı sıra zor bir görev olarak da karşımıza çıkıyor. İşçi romanları için, işçilerin çalışma ve yaşam

okumak için tıklayınız

Marksizm ve Ekolojik Siyaset (Kızıl ve Yeşil bir Ekonomi Politiğe Doğru) – Paul Burkett

Çevre felaketlerinin ve ekonomik krizlerin kuşattığı bir dünyada, ekolojik düşüncenin tüm ekolleri arasında üretken bir görüş alışverişi sağlamanın önemi açıktır. Bu kitap ekolojistler için iktisada giriş, iktisatçılar için de ekolojiye genel bir bakış sağlayarak işte böylesi bir ihtiyaca yanıt vermektedir. Ekolojik İktisat’ın yöntemi ve kullandığı kavramlar ile çok disiplinlilik, metodolojik çoğulculuk ve tarihsel açıklık konularındaki

okumak için tıklayınız

Freud?la hayali bir söyleşi – Ceren Şekerciler

?Freud, var olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalacaktık.? Hayali Söyleşiler, ilginç bir düşünceden yola çıkarak hazırlanmış. Yaşadıkları döneme olduğu kadar, günümüze de damgasını vurmuş, ancak bugün aramızda olmayan kişilerle şimdi bir araya gelsek, onlarla sohbet etmek nasıl olurdu fikrinden yola çıkan seri, en çok da tarihe mal olmuş bu kişileri tanıtmayı amaçlıyor. Serideki söyleşiler tamamen

okumak için tıklayınız

Lastik Pabuçlar – Mihail Zoşçenko

Marangozluktan kundura tamirciliğine, telefon memurluğundan dedektifliğe, oyunculuktan kâtipliğe, binbir çeşit uğraşla uğraştığından, hayatı çok iyi tanıyan bir insan olan Mihail Mihailoviç Zoşçenko, mizah öyküleriyle XX.yüzyıl Sovyet-Rus edebiyatının önde gelen temsilcilerinden biri olarak dünya edebiyatında ölümsüz bir yer edinmiştir.  Mihail Zoşçenko, ülkesinde olduğu kadar, dünyada da çok sevilmiş bir yazar olarak Rusya’nın Aziz Nesin’i diyebilirsiniz. O,

okumak için tıklayınız

İktidar Mahkumları – Arkadi Ştrugatski, Boris Ştrugatski

1959 yılında bilimkurgu ürünleri vermeye başlayan Strugatski kardeşler, bu yapıtlarında da Uzayda Piknik’teki çizgiyi izleyerek insanlığın en temel sorunlarına yöneliyorlar. “Şimdi anladın mı, Mac?” dedi. “Bir-iki, ve her şey biter diye düşündün. Strannik! Öldür! Yaratıcıları as, korkakları ve faşistleri yeraltı yönetici kadrosundan uzaklaştır ve devinim böylece sona ersin. Her şey bu kadar basit değil.” “Hayır,

okumak için tıklayınız

Evrim Serüveni (Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri) – Sedat Ölçer

Sedat Ölçer kitabının ilk kısmında evrim kuramının doğuşuna tanıklık ettikten sonra günümüze dönüp şu soruların izini takip ediyor: Bugünkü biyoloji biliminde evrimin yeri nedir? Evrim olgusunu gerçeklikle bağı olmayan bir varsayım olmaktan çıkararak güçlü bir bilimsel kuram haline sokan gözlemler ve unsurlar nelerdir? Evrimleşme hangi mekanizmalara dayanır? Yeni bir tür tam olarak nasıl ortaya çıkar?

okumak için tıklayınız