Yazar: cemalumit

Hikaye… Anlatı – Faiz Cebiroğlu

Yazılarımda sürekli narrativ, anlatı, yaşam hikayelerinden söz ediyorum. Bu konu üzerinde duruyorum. Okulda öğrencilere yaşam hikayelerinin anlam ve önemini vurguluyorum. Önemlidir; hayatımızın canlı sürecini tasvir eden; dünümüzü bugüne, bugünümüzü yarına bağlayacak olan böylesi sözlü / yazılı tasvirsel anlatımlar önemlidir. Bu, yaşam sürecimizin kimliğidir. İnsanların sürüleştiği bir dünyada yaşıyoruz. Böylesi bir dönemde yaşam tarihimize sahip çıkmak

okumak için tıklayınız

Ölüler Genç Kalır – Anna Seghers

Ölüler Genç Kalır, 1949 yılında Demokratik Alman Cumhuriyeti’nde yayınlandı. Ve yayınlanışından başlayarak her iki Alman Cumhuriyeti’nde de hem bir sanat yapıtı, hem bir ders kitabı olarak kabul gördü. Ölüler Genç Kalır, Almanya’nın 1918-1945 yılları arasında yaşadığı süreç ve değişimi anlatır. Sınıflar, katmanlar ve onların politik inanç ve davranışları romanın örgüsü içinde belirir. Okur, Almanya’daki sınıfları,

okumak için tıklayınız

Bir Yıldızdı Taşıdığım ? Lubomir Levçev

Lubomir Levçev, çağdaş Bulgar şiirinin günümüzde en tanınmış, en çok çevrilmiş ve yayınlanmış temsilcisi. Onun şiiri, çağdaş yaşamın günlük yansımaları üstüne kuruludur. Ama bu yansımalar, en sıradan ayrıntıları olduğu kadar, en köklü sorunları, en büyük davaları da içermektedir. Öyle ki, bu şiirin geçmişten günümüze, en özgül koşullardan en kapsamlı atılımlara uzanan bağlantıları, çağdaş yaşamın ve

okumak için tıklayınız

Küçümseme – Alberto Moravia

İtalyan edebiyatının temel taşlarından Alberto Moravia’nın bu etkileyici romanı, 1963’te Jean-Luc Godard tarafından filme alındı, başrollerde Brigitte Bardot ve Michel Piccoli oynuyordu. Küçümseme, orta sınıf kentsoylu yaşam tarzı, evlilik, sadakat gibi konuların eleştirildiği, 60’lı yılların Avrupa’sında yükselen ve alçalan değerlerin ustaca irdelendiği, bunların insan ruhu ve tutkuları üzerindeki etkilerinin ortaya konulduğu küçük bir başyapıt. 2007’de

okumak için tıklayınız

Yansımaların Ağırlığı – Nejdet Evren

Kendini insanların tümüne karşı sorumlu olarak duyumsayan sanatçı, sanatını icra ederken, muhataplarınca görülen/duyumsanan/izlenen kişi midir gerçekten? Onun iç dünyasındaki yansımaların ağırlığı ne kadar anlaşılabilir? ?Derken her şey biter Ben ve 2500 kişiden arta kalan yine yalnızca benim Yalnızlığımdır? ? Oysa ben o insanların hiç biriyle bir kafede oturup tanışamadım? dizeleriyle bir yandan ?Yalnızlık Kederi? notlarını

okumak için tıklayınız

Shakespeare Olmak – Stephen Greenblatt

Shakespeare Olmak adlı yapıt, Shakespeare uzmanı Harvard?lı profesör Stephen Greenblatt?in kaleminden, ünlü oyun yazarının yaşamının gizli kalmış yönlerini gözler önüne seriyor. Shakespeare Olmak bugüne dek yayınlanmış en kapsamlı Shakespeare biyografisi olmakla kalmıyor, ?Will?in hayatına dair pek çok ayrıntıyı da ilk kez gün ışığına çıkarıyor. Shakespeare?in oyunlarını elbette seyrettiniz, tiyatroda, sinemada, defalarca. Shakespeare hakkında çok şey

okumak için tıklayınız

Gece Uçuşu – Antoine de Saint – Exupéry

Okurlarımızın, daha çok Küçük Prens adlı kitabıyla yakından tanıdığı Antoine de Saint- Exupéry çağımızın en büyük yazarlarından biri; ama yaşamı edebiyatın dışına taşan ve serüvenle yetinmeyen bir eylem adamı. Yazar, 1931 yılı Femina Ödülünü alan ve 1939 yılında sinemaya uyarlanan Gece Uçuşu’nda, sivil havacılığın kuruluş dönemi serüvenlerinden birini anlatır. “İnsan, sevgisini nasıl gizli tutarsa, yiğitliğini

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud’un Misyonu (Kişiliği ve Etkisi Üstüne Bir Çözümleme) – Erich Fromm

Erich Fromm, bu kısa ama etkili metninde hem Sigmund Freud’un kişiliğini hem de kurucusu olduğu psikanaliz akımını eleştirel bir süzgeçten geçiriyor. Kişiliğini çözümlerken, onu kendi silahıyla vuruyor: Freud’u çarpıcı bir psikanalitik değerlendirmeye tabi tutuyor. Psikanaliz akımının düşünsel uğraklarını ele alırken ise başlangıçta radikal görüşlerle beslenen bir “düşünce hareketi”nin nasıl tutucu bir anlayışa saplanıp kaldığını gözler

okumak için tıklayınız

Bütün Öyküler / Bütün Romanlar ? Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Aleksandr Puşkin (1799-1837); Topu topu 38 yıl süren ömrü komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin, şiiri kadar roman ve öyküleriyle de (Gogol’la birlikte) 19. yüzyılın öncü Rus klasikleri arasına girmeye hak kazanmıştı. Nitekim, elinizdeki kitapta Yüzbaşı’nın Kızı’ndan Byelkin Öyküleri ve Erzurum Yolculuğu’na bu önemli anlatıcının tüm öykü ve romanları zamandizinsel sıralamayla birarada okura

okumak için tıklayınız

Osmanlı – Türk Romanında Kürt İmgesi – Müslüm Yücel

Daha önce yayınlanmış Edebiyatta Ölüm ve İntihar, Kürtlerde Ölüm ve İntihar, Berdel ve Türk Sinemasında Kürtler gibi kitaplarıyla bilinen Müslüm Yücel, bu hacimli kitabında devasa bir kazı çalışmasına imza atıyor, Kürt imgesinin Osmanlı-Türk romanlarına nasıl yansıdığı konusuyla ilgili olarak kapsamlı bir okumaya girişiyor. Yücel’in 1000’li yılların başlarına uzanan yolculuğu, Doğu edebiyatında Kürtlerden ilk defa bahseden

okumak için tıklayınız

Literatür Bir Dildir – Faiz Cebiroğlu

Literatür, bir dildir. Literatür, yaşamın deneyi ve iletişimidir. Edebi yazılar, kitaplar, dünyaya açılan bir kapı oluyor. Her kitabı elimize alıp açtığımızda, dünyaya bir kapı açılıyor; belki tanıdık olaylara, belki de bilinmeyen ya da yeni gelişmelerle dolu bir dünyaya girmiş oluyoruz. Litaratür, bir buluşmadır; zamanla, başka kültürlerle, değişik yaşam tutkularıyla ve renkli renkli isanlarla dolu olan

okumak için tıklayınız

Takvim Zamanın Efendisi midir? Jacqueline de Bourgoing

Jacqueline De Bourgoing’ın “Takvim Zamanın Efendisi midir?” kitabı ilk çağlardan günümüze insanların takvim ve saat aracılığı ile zamanı kavrama ve yönetme çabalarını anlatıyor. Roma?dan günümüze dek takvimlerin geçirdiği değişimleri gözler önüne seren kitap, tarihlerin bilimsel ve teknik tarihinin izini sürüyor. Ancak bunu yaparken siyasete ve özel takvimlere de sık sık değiniyor. İnsanların zamanı parçalara ayırma

okumak için tıklayınız

Dünya’da ve Türkiye’de 2010 Yılının Edebiyat Haberleri

2010 yılını geride bırakırken Dünya?da ve Türkiye?de edebiyat dünyasında yaşanan gelişmeleri kronolojik olarak derleyerek siz okurlarımıza sunuyoruz. Not: Edebiyat dünyasında eksik bıraktığımız gelişmeleri ise bize gönderebilirsiniz. OCAK – Amerikalı tarihçi, oyun yazarı ve öğretim üyesi Howard Zinn, 28 Ocak ?ta 87 yaşında yaşamını yitirdi. – Amerikan edebiyatının klasiklerinden “Çavdar Tarlasındaki Çocuklar”ın yazarı J.D. Salinger yaşamını

okumak için tıklayınız

Yazı Yazma Sanatı – Faiz Cebiroğlu

Arapça?dan Türkçe’ye geçen ?edebiyat? sözcüğüne, Latince?de ?litteratura? deniyor. Türkçe?de de kullanılan ve benim de kullandığım literatür kelimesi, ?yazı yazma? anlamını ifade eder. Bu kelimeye denk düşen Türkçe sözcüğü, ?yazın? ?yazın sanatı?dır. Bu anlamda edebiyat, yazın, başlı başına bir sanat oluyor. Yazı yazma sanatı oluyor. Literatür veya yazı yazma sanatı, kendi içinde birçok türlere ayrılmaktadır. Bazılarını

okumak için tıklayınız

Postmodernist Kültür Üzerine Bir İnceleme – Serkan Fırtına

Steven Connor?ın postmodernist kültür ?Çağdaş Olanın Kuramlarına Bir Giriş? adlı çalışmasının giriş bölümünde, Post sözcüğünün kavramsal kullanımına değinir. Kitabı yazmasının nedenini, postmodernizm biçimlerini ortaya çıkarıp betimleyerek, bu alandaki kafa karışıklığınının giderilmesine yardımcı olmayı hedeflediğini söyleyerek açıklar. ?Kesim I Bağlam? başlığı altında öncelikle Postmodernizm ve Akademi arasındaki ilişkiyi açımlamaya koyulur. Postmodernizm 1950 ve 60 larda kullanılmasına

okumak için tıklayınız

Görünmez Bir Nisan Ayının Günlüğü ? Odisseus Elitis

Görünmez Bir Nisan Ayının Günlüğü adlı şiir kitabı, Yunanistan’ın büyük ozanlarından biri Elitis’in yüzyılımızın şiir anlayışını zorlayan ve aşan bir yapıt. Eski, alışılagelmiş, kulağa hoş gelen kolay akıcığın ve giderek basmakalıp şiirin yerine, Elitis dize düzenini, dilbilgisini ve düzünü yeni bir yaklaşımla ele almış, şiirselliği imgede, günlük olaylarda, usun çırpınmasında ve gerçeküstü labirentlerinde. sunmuştur. Bir

okumak için tıklayınız

Fahri Petek, Nâzım Hikmet?i Anlatıyor – M. Şehmus Güzel

24 Aralık 2010?da, Temmuz 1949?dan beri yaşadığı Paris?te 88 yaşının bilgeliği içinde aramızdan ayrılan Fahri Petek?i anmak umuduyla onunla Nâzım Hikmet üzerine yaptığım bir söyleşiyi aktarmak istiyorum : M. Şehmus Güzel : Nâzım Hikmet?i Mayıs 1958?de Paris?e ilk gelişinde gördünüz mü ? Fahri Petek : Nâzım?ı çok severim. Biliyorsun iki yılımızı harcadık serbest bırakılması için.

okumak için tıklayınız

Madan Sarup?un Post Yapısalcılık Ve Postmodernizm Adlı Yapıtının İncelenmesi – Serkan Fırtına

20. Yüzyıldan başlayarak, post-yapısalcılık ve postmodernizm kavramları, felsefeden, sanata ve daha bir çok disiplinde tartışılan bir kavram haline gelmiştir. 1960??lı yıllardan günümüze değin yapılan bu çalışmaların düşünsel dünyaya yoğun katkıları olmuştur. Modernizmin sorgulanmasını sağlayarak, postmodern durumun göstergeleri, bireyin bilinçaltı, kapitalizmin değişen biçimleri, tüketim toplumu, çokkültürlülük vb üzerine geniş kapsamlı düşünceler ortaya çıkmıştır. Ancak bu kavramlar

okumak için tıklayınız

Frida ? Hayden Herrera

“Frida, (…) radikal sanatın, romantik politikanın, tuhaf aşkların ve fiziksel acının, insanın aklına ‘Neden bunları daha önce anlatan olmadı?’ sorusunu getiren büyüleyici öyküsüdür.” R.Z. Sheppard, Time “Hayden Herrera’nın hem doğrudan öyküsel bir biyografi, hem de Kahlo’nun çalışmalarının eleştirel açıklaması olan bu kitabı, son derece kapsamlı bir belgeleme ve kolay anlaşılan, cömert, yapmacıksız bir eser örneğidir.

okumak için tıklayınız