Kategori: Biyografiler

Francis Bacon’un hayatı

“İnsanlığın özlediği cennet, geçmişte değil, gelecekte aranmalıdır.” Francis Bacon Francis Bacon, karlı bir kış günü arabasıyla giderken bir kulübenin önünde durarak sahibinden bir tavuk satın aldı. Hemen oracıkta kestirdi. Kendi eliyle tavuğun içini karla doldurdu. Soğuğun eti kokmadan ve bozulmadan koruyup koruyamayacağını öğrenmek istiyordu. Bu deney yaşamına mal oldu. Ansızın hastalanınca arkadaşı Lord Arundel’in evine

okumak için tıklayınız

“Gerçek insan ilişkileri yataydır, dikey değil; dayanışma vardır.” Eduardo Galeano

Meselesi unutmamak ve unutturmamak olan düşünür Eduardo Galeano, kanser tedavisi gördüğü hastanede, 74 yaşında yaşama veda etti. Verili tarihi olduğu gibi benimsemektense farklı kaynaklardan araştırıp bağlantılar kurarak pek çok zihne ilaç olmuştu. En önemli meselesi unutmamak ve unutturmamaktı Eduardo Galeano’nun. Verili tarihi olduğu gibi benimsemektense onu irdelemek, farklı kaynaklardan araştırıp bağlantılar kurmak… “Dünyanın ve çağın

okumak için tıklayınız

Joseph Heller ‘in günlük çalışma rutini

Heller, ‘Madde 22’yi (Catch-22 ) akşamları işten sonra Manhattan’daki dairesinde mutfak masasında otururken yazmış. “Romana sekiz yıl boyunca gecede iki-üç saat harcadım” diyen Heller, “Bir keresinde bıraktım ve karımla televizyon seyretmeye başladım. Televizyon beni tekrar ‘Madde 22’ye itti. Amerikalıların geceleri roman yazmadıklarında ne yaptıklarını hayalimde canlandıramazdım.” Heller, gündüzleri Time, Look ve en son McCall’s dergilerinin

okumak için tıklayınız

Tutunamayanlar’ın Yazarı Oğuz Atay’ın Bilinmeyen 11 Özelliği

Hepimizin kütüphanesinde en az bir kitabı bulunan Oğuz Atay, günümüzün en sevilen yazarlarından. Hem güldüren hem de ağlatan, hüznün içindeki mizahı bize gösteren yazar hakkında onlarca kitap yazıldı. Onlarcası da yazılacak… İşte hakkında her gün yeni bir şey öğrenilen Oğuz Atay’ın hakkında bilinmeyenler: 1. Babası 11 sene CHP’den milletvekilliği yaptı. Babası Cemil Atay 11 yıl

okumak için tıklayınız

Karl Jaspers: Bir Nevi Otoportre (1966) | Türkçe Altyazılı

Alman filozof Karl Japers, felsefe ve psikoloji bağlamında önemli eserler vererek özellikle varoluşçuluk akımı kapsamında kendisinden sonra gelen birçok düşünür ve yazarı etkilemiş bir isimdir. Hukuk eğitimi alarak akademik kariyerine başlayan Jaspers, daha sonra bu bölümü bırakıp tıp okumaya karar vermiş ve sonrasında da psikoloji alanında çalışmalarını yürütmüştür. İlerleyen yıllarda felsefe çalışmaları da yapmaya başlayan

okumak için tıklayınız

Kavalından Çıkan Sesle Bütünleşen Kavalcı: HAFIZ ZÜLFİ YOKUŞ – Müslüm Üzülmez

Kavalından Çıkan Sesle Bütünleşen Kavalcı: HAFIZ ZÜLFİ YOKUŞ(1) Çocukluğumda yazları damda yatardık. Geceleyin yataklarımıza uzandığımızda gökyüzünde yıldızları, Maden yolundan gelip geçen arabaların farlarından yayılan ışık demetlerini, istasyondan geçen tren ve katarların ışıklarını merakla izlerdik. Araba ve trenlerin seslerini duymazdık, sadece ışıklara bakıp çocukça düşler kurardık. Gençlik dönemimde ise bazen istasyona gittiğimde trenlerin geliş gidişleri; raylar,

okumak için tıklayınız

Aydınlanmacı Montesquieu ‘nun Hayatı

“Fransız Aydınlanması’nın önde gelen düşünürlerinden Montesquieu (Charles-Louis de Secondat, Baron de La Brède et de Montesquieu), Fransız siyasetine, Kilise’nin uygulamalarına, toplumsal koşullara ağır eleştiriler getirdi. “Yasaların Ruhu” eserinde kanunlar karşısında bütün insanların eşit olması gerektiğini savundu. Bir dilenci vaftiz etmişti onu. Yırtık pırtık giysileri lekeli, kim bilir kaç zamandır su götürmeyen saçları katılaşarak birbirine yapışmış,

okumak için tıklayınız

Nicolas Guillen ‘in Hayatı

Che Ernosta Guevara’nın, 1967 yılında Bolivya’da CIA tarafından öldürüldüğünde cebinde bulunan yeşil not defterine kendi el yazısıyla yazdığı şiirlerden oluşan antolojide bulunan şairlerden biri olan Kübalı şair Nicolas Guillen, Che’yi katleden Bolivyalı askerlere yazdığı şiir olan Soldatido Boliviano (Bolivyalı Küçük asker) şarkısı hala unutulmaz yerini koruyor. Bolivyalı Küçük Asker Bolivyalı küçük asker, Bolivyalı küçük asker,

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’nın Hayatı

Franz Kafka, 1883 yılında Prag’da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi’si annenin çocuğu olan Franz Kafka’nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka’nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli,

okumak için tıklayınız

Enver Gökçe’nin Yaşam Öyküsü, ‘Ha dedi kırdı zincirini (…) Demir bağrışa bağrışa / Zindan çağrışa çağrışa’

“1920 yılında doğmuşum. Ankara’ya gelişimiz çok soğuk, hemen hemen kışın yeni başladığı zamana rastlar. O zaman dokuz yaşındaydım. Yağmurlu bir günde köyden ayrıldık. Arapkir’e ordan da Hekimhan, Kangal yoluyla Sivas’a kadar kara yoluyla ve kış vaktinde yolculuğumuzu sürdürdük. Ulaşım yolları iyi değildi. Hatta o koşullarla zor ilerliyorduk. Ve hayvanlarla geliyorduk. Hanlarda yata yata. O zaman

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’in bilinmeyen soyadı öyküsü

Aziz Nesin’in bilinmeyen soyadı öyküsü “1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soy adları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, soyadı yağmasında da hep sona kaldım. Bana ortada

okumak için tıklayınız

Melih Cevdet Anday’ın Hayatı

İlk şiirini 1936 yılında yayınlayan Melih Cevdet Anday, Yeni Şiir?in Orhan Veli ve Oktay Rıfat’la birlikte üç öncüsünden biri olmuş, zamanla romantizmden uzaklaşarak, toplumsal gerçekçi bir şiir uygulamasına yöneltmiştir. Melih Cevdet Anday şair, romancı, denemeci, oyun yazarı ve gerçek bir düşünürdür. Çağdaşlık bilincine sahip bilimlerle, felefeyle ve diğer sanatlarla hep sıkı bir ilişki kurmuştur. Aday?ın

okumak için tıklayınız

Ses anıtı: Ruhi Su – Haydar Ergülen

“Asl’olan da sanmak değil, saymaktır.” Nazlı babaannem onu dinlerken bir akrabasını yıllar sonra bulmuş gibi yaşarırdı. Boşuna değildi yaşarması, akrabalık duygusu da kadim bir şeydir, kabileden, aşiretten başlarsınız, sonra dil olur, lehçe olur, sonunda da bir aksan olur ve oradan akraba olursunuz: “Keder Aksanı” diyelim ya da “Kahır lehçesi”. Bu da insanlar birbirlerini yitirdiklerinde birikmeye

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: Bir Komünist Ozan – Faiz Cebiroğlu

Ruhi Su’nun ölüm yıldönümü vesilesiyle herkes bir şeyler söylüyor; herkes bir şeyler yazıyor. Bazıları, Ruhi Su müziğini onun siyasi duruşundan, onun siyasi bakışından ayırarak, sözüm ona, “üzüntülerini(!) ifade etmektedirler. “Ne güzel türküler söylerdi!” diyerek, soyut ve anlamsız bir ?üzüntü? dile getiriliyor. Buna izin vermeyelim. Vermeyeceğiz. Zira Ruhi Su, yalnızca mükemmel bir ses ve derin müzik

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht’in sanat ve edebiyat anlayışı – Güney Dergisi

Brecht bizimdir! Brecht’in sanat ve edebiyata ilişkin görüşleri, çeşitli makalelerinin ve notlarının toplandığı “Edebiyat ve Sanat Yazıları”nda ve görüşlerini netleştirmenin de bir aracı olarak tuttuğu “Çalışma Günlükleri”nde yeralmaktadır. Özelde Çalışma Günlükleri Brecht’in farklı ilgi alanlarını, çok yönlülüğünü, yeni fikir ve önerilerinin hangi süreçlerden ve inatçı çalışmalardan geçerek olgunlaştığını göstermesi açısından önemlidir. Bu nedenle, Brecht’in sanat

okumak için tıklayınız

Bellek Tazeleme: 20 Eylül 1985 / Her ölüm gibi erken: Ruhi Su – Serdar Türkmen

Merak ediyorum, o pasaport duruyor mu? Hani Ruhi Su’ya ‘sakıncalı’ fişinden dolayı uzun süre verilmeyip iş işten geçtikten sonra verilen pasaport… Hani artık kullanılmasına gerek olmayan pasaport. Hani şu ‘bir defaya mahsus’ verilen… “O kullanılamayan pasaport özenilerek saklansın; çünkü bizden sonraki kuşaklar bugünü öğrenmek ve anlamak için o kullanılamayan pasaportu müzede görmelidirler” diye yazmış Aziz

okumak için tıklayınız

Ezgileri Susturulamayan Bir Yürek Ruhi Su – Tamer Uysal

“Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi” Çarpık düzen ve bununla birlikte halk kültürünün yozlaşmaya yüztuttuğu bir dönemde bütün zorlukları göze alarak geçmişin direncini taşıyan kültür mirasını sahiplenen ilk isimdir Ruhi Su. Halkıyla bütünleşmek, sanatçı yönüyle toplumsal sorunlara karşı bilinç uyandırmak

okumak için tıklayınız

Ruhi Su’nun 24 “bilinmeyen”i

1. 1912 yılında Van’da doğdu. Günü, ayı bilinmiyor. Annesi, babası bilinmiyor. Adı Mehmet’ti. Kimin koyduğu bilinmiyor. Soykırım yapanların ‘kılıç artığı’ dediği Ermeni çocuklardan biri olduğu söylenir. 4 yaşındayken Adana’da çocuksuz bir ailenin yanına verdiler. Kimin verdiği bilinmiyor. 2. 6 yaşındayken Fransızlar Adana’yı işgal edince Adanalıların ‘kaç-kaç yılları’ dedikleri dönem başladı. Evini, barkını bırakan Adanalılar Toros

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın sevdiği ve etkilendiği yazarlar

Pakize Kutlu, Oğuz Atay ile 30 Eylül 1972 tarihinde Yeni Ortam’da yayımlanan bir röportaj yapmıştır. Bu röportajda Pakize Kutlu’nun, “Yazarlarınızı açıklar mısınız?” sorusuna Oğuz Atay, sevdiği yazarları ve etkilendiği yazarları yanıtlıyor. Oğuz Atay’ın sevdiği ve etkilendiği yazarlar şöyle:  

okumak için tıklayınız