Kategori: Denemeler

Kirveme Mektuplar – Mıgırdiç Margosyan

Aras Yayıncılık, 2009 yılında kitapçı raflarındaki yerlerini alan Zurna, Kürdan ve Çengelliiğne’nin ardından 2006 yılında Lîs Yayıncılık tarafından ilk baskısı yapılan Mıgırdiç Margosyan’ın Evrensel gazetesindeki yazılarından yapılmış bir seçki olan Kirveme Mektuplar’ı okuyucuların dikkatine sunuyor. 2003’ten 2006’ya uzanan bir dönemde Türkiye ve dünyada yaşanan olayları kapsayan bu denemelerinde Margosyan, siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmelerin derinliklerinde

okumak için tıklayınız

Yoksulların Gücü – Jean Robert, Macit Rahnema

“Modern yoksulluk, modern ekonomik sistemin çelişkilerinin özetidir. Bu çelişkiler Janus’u, o iki yüzü olan Roma Tanrısını yaratır. Janus’un aydınlıkta kalan yüzü, sistemi önceden görülmemiş olan ve yalnızca Modern Çağ’ı niteleyen bir mal ve hizmet bolluğunun tartışmasız yaratıcısı olarak sunar. Karanlıkta kalan diğer yüzü, gitgide ağırlaşan ve “mal” ve “hizmet”lerin ölçüsüzce üretilmesine eşlik eden yoklukları ve

okumak için tıklayınız

Yeni Ortaçağın Saldırısı – Ataol Behramoğlu

Dünya tarihinde “karanlık” nitelemesi yalnızca ortaçağ için yapılır. Bilindiği gibi ortaçağ, aklın değil, dogmanın egemenliği demektir. Peki, bu çağla özdeşleşmiş olan “karanlık” nitelemesi yeniçağ ve yaşamakta olduğumuz dönemler için yapılabilir mi? Şiddetin, yok etmenin, kanın, gözyaşının, tarihte hiç olmadığı kadar görünür ve kanıksanır duruma gelişi… Yoksa 20. yüzyıl ve sonrasında yeni bir ortaçağ mı yaşanıyor?

okumak için tıklayınız

Denemeler – Francis Bacon

Francis Bacon (1561-1626), zenginlik ile yoksulluk, ün ile düşüş, tutarlılık ile tutarsızlık, akıl ile boş inanç arasında dalgalanan bir çağda yaşadı. Bacon’un yetenekleri, ilgilerindeki evrensellik, araştırıcılık çağının pek az kişisnde vardır. Geçmiş gelenekleri ve yöntemleri tanır, çoğunu benimser ama bununla kalmaz, o geleneklerle yöntemlerin hepsini umulmadık yeni gözlemlerle, kökten değişikliklerle aşmasını bilir. Bacon, “Denemeler”inde, değişik

okumak için tıklayınız

Kulak Misafiri / Elli Karakter – Elias Canetti

Kulakmisafiri’nin elli sabit fikirlinin hızlı kalem darbeleriyle çizilmiş portrelerinden oluştuğu söylenebilir. Canetti’nin bu yapıtı, yirmili yaşlarında yazmayı tasarladığı ve delileri anlatan roman dizisinin imbikten geçirilmiş kısacık bir özetini andırıyor. Körleşme’de sabit fikirlileri gözlemleme ve betimleme ustası olarak karşımıza çıkan Canetti, bu kez başka bir dünyada farklı ve de sabit fikirli insanların, kapsüller içinde yaşayan insanların

okumak için tıklayınız

Dengbejlerim – Mehmed Uzun

Mehmed Uzun, “Dengbejlerim” başlıklı uzun soluklu denemesinde, insanlığın en eski sözel yazın deneyimlerinden birini konu alıyor. Bu, Homeros’tan başlayıp günümüze uzanan ve canlı izleri hala yakalanabilen söylencelerden biridir. Burada anlatılan söylence aktarıcılarının söylencesidir bir yerde. Sözün ve dilin anlatımsız tadını yakalayacaksınız burada. Mehmed uzun, “önce söz ve kelam vardı” diyor… (Belge ve Gendaş yayınları tanıtım

okumak için tıklayınız

Biz Bu Dağın Çiçeğiydik… – Evrim Alataş

?Biz Bu Dağın Çiçeğiydik…?, bu yılın başlarında aramızdan ayrılan gazeteci-yazar Evrim Alataş?ın Birikim, Esmer, Amargi, Radikal İki, BirGün ve Taraf?ta yayımlanmış yazılarını bir araya getiriyor. İlk bölüm, Alataş?ın Kürtler, solcular, feministler üzerine kaleme aldığı yazılarından oluşuyor. İkinci bölümde, yazarın güncel konular üzerine kaleme aldığı yazılar; üçüncü bölümde ise çocukluğunun geçtiği köye dair tanıklıkları yer alıyor.

okumak için tıklayınız

Sivil Denemeler Kara ? Ece Ayhan

Sivil Denemeler Kara: Ece Ayhan, bu kez İkinci Yeni’den “Sıkı Şiir”e, Nilgün Marmara’dan Tezer Özlü’ye, Edip Cansever’den Cemal Süreya’ya, Sevim Burak’tan Turgut Uyar’a, Bohemlikten Marjinalliğe hem sivil hem kara… En Sıkı Şair: Cemalettin Süreyya Seber Evet Cemal Süreya gerçekten de en sıkı şairlerdendi. Sivil, cins, özgün vs. Nâzım Hikmet’le yan yana ve eşit düşünülürdü. (1984’te,

okumak için tıklayınız

Frankfurt Dersleri ? Ingeborg Bachmann

Dil nedir? Yeni bir yazın dili nasıl kurulur? Yazın ütopyası ne demektir? Ahlak nedir? Ahlak ile yazının bağıntıları nelerdir? Yazan ben kimdir? Tarih boyunca hangi değişimlere uğramıştır? Çağdaş yazında yazarın konumu nedir? Bakir beyaz sayfa neden gelecekte yazılacak olan metinleri de içerir? Çağdaş yazında isimler nasıl kullanılır? Neden isimler yokolma tehlikesiyle karşı karşıyadır? – Bu

okumak için tıklayınız

Yazılar (Masallar, Kehanetler, Nükteler ve Diğerleri ) – Leonardo Da Vinci

Leonardo da Vinci (1452-1519) Yazılar – Masallar, Kehanetler, Nükteler ve diğerleri, dünya tarihinin büyük dehalarından, çok yönlü Rönesans adamı Da Vinci’nin doğrudan bilimsel araştırmaları ya da görsel sanatlarla ilgili yazıları dışındaki bütün metinlerini bir araya getiriyor. İlk baskısı 1952’de yapılan Yazılar, Da Vinci’nin bizzat kaleme aldığı, yaklaşık yedi yüz sayfalık iki elyazması 1967 yılında Madrid

okumak için tıklayınız

Ay Hırsızı – Sunay Akın

“Ay Hırsızı kitabında Sunay Akın, insanoğlunun Ay’a gidişinden yola çıkıp gökyüzündeki mecaralarının izini sürerek konulardan konulara koşuyor. Kitabın arka kapağında belirtildiği gibi ‘Cervantes ve Mimar Sinan hangi caminin inşaatında bulunmuştu? Enver Paşa’nın uçağı kaç kez düştü?.. Piri Reis’in haritası Topkapı Sarayı’nda nasıl bulundu?.. İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçen Attila Hülagü’nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro

okumak için tıklayınız

Denemeler 1 – Fethi Naci

(*) İlkin ?ölçüt? kelimesinin romanın yanına nasıl da gelip kolaylıkla yerleştiğini, yadırganmadan yaygınlaşıp kabul gördüğünü söylemeliyim. Hikâyeden bahsederken, şiirden söz açarken rahatlıkla kullanamadığımız bu kelime roman söz konusu olunca birden işlekleşiveriyor. Sanırım bu biraz da ilk kez yerinde kullanılmasıyla da yakından ilgili. Zaman hükmünü bekleyişiyle çalıştırmış gibi o kelimenin ekseninde. İlk kez kullanan da Fethi

okumak için tıklayınız

Aynalar – Eduardo Galeano

Aynalar kitabında Galeano, olaylara alışıldık tarih kitaplarının, özellikle de resmi tarihin baktığından bambaşka gözlerle bakıyor ve gösteriyor. Asık suratlı, neredeyse insansız bir tarihi anlatan kitapların aksine, aşkın, yoksulluğun, kardeşliğin, eşitsizliğin olduğu, insanlı bir tarihi aydınlatıyor Galeano. Bu nedenle de bütün kitaplarının başköşesinde adalet ve vicdan oturuyor. Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz

okumak için tıklayınız

Günlerle Yolculuk 1 – 2 – Kemal Özer

“Bu kitap; 1999-2009 yıllarında yalnızca edebiyatla uğraşan bir insanın, en az 1999-1935 = 64 yaşına ulaşmış kıdemli bir şairin yaşadığı, düşünebileceği her konuda dertleşip duruyor okuyucuyla. Deneyimler aktarıyor. Edebiyatla ilgili pek çok izlenimi, birçok tasarıyı, olurdüşler olmazdüşleri (ne iyi) didikleyerek kapsıyor. “Genel günlük” değil… Tam bir belli alan günlüğü: “Edebiyatçı günlüğü”. Edebiyatçı günlükleri içinde ise

okumak için tıklayınız

Editörün Bir Feylesof Adayı Olarak Portresi… ya da Dolaylı Hayvan – Hikmet Temel Akarsu

Vasıflı, beklenmedik, şaşırtıcı; şaşırtıcı olduğu kadar da doyurucu bir deneme kitabından söz açmak dileğindeyim: Dolaylı Hayvan. Boğaziçi Üniversitesi Yayınları?ndan çıkan Dolaylı Hayvan?ın yazarı kültür piyasasını yakından takip edenler için yabancı bir isim değil: Ergun Kocabıyık. Bu ismi yine de çıkaramayanlar varsa bir parça anımsatalım. Ergun Kocabıyık, Annemarie Schimmel?e ait ünlü İslamın Mistik Boyutları (Mystical Dimensions

okumak için tıklayınız

Kaptan Müsait Yerde “Büyük Şehrin Minibüs / Otobüs Alemi” – Talip Kurşun

İmkansıza Yolculuk Denemesi “Küçük bir köyde yahut tatil beldesinde uzunca süre vakit geçirdikten sonra büyük şehre döndüğümüzde, bu eziyeti bütün bir yıl nasıl çekiyorum diye sorarız. Zira eve varmak üzere minibüse binmişizdir! Nasıl sıcak, samimi günlerdi, tanıdık tanımadık demez oturur konuşurduk, çabucak kaynaşırdık, orası küçük yerlerden biriydi ama şimdi telaşın, koşturmacanın, herkesin kendi dünyasına gömüldüğü

okumak için tıklayınız

Kazib Sanatçıya “Güzelleme”… – Hikmet Temel Akarsu

Post-modern çağ sanatının ayırıcı özelliği, yapıtı metalaştırması, asli mükellefiyetlerinden soyundurması, bir endüstri nesnesi haline dönüştürmesi ve pazarda, en alelade mamülden farksız bir anlayışla sürüme sunmasıydı. Kültürdeki endüstrileşmenin kaçınılmaz sonucu olan ve insanlığın düşünce tarihinde bir nevi fetret devri olarak anılacak bu dönem, doğası gereği imaj, imge, reklam, kandırma, aldatmacaya dayalı bir sanatsal ağ kurdu. Bu

okumak için tıklayınız

Görenlerin Yararına Körler Hakkında Mektup – Denis Diderot

Bir kör bir gün gözaltına alınır. Zaptiye amirine ?Bana ne yapacaksınız?? diye sorar. Zaptiye ?Seni zindana attıracağız? diye yanıt verir. Kör hiç korkmaz ve filozofça bir yanıt verir: ?Bayım, ben zaten yirmi beş yıldır orada yaşıyorum.? Diderot Aydınlanma Çağı?nın yılmaz savunucularından Denis Diderot ‘un 1749 yılında yazdığı, ‘Görenlerin Yararına Körler Hakkında Mektup’ (Lettre sur les

okumak için tıklayınız

Ustadır Arı – Yaşar Kemal

?Boğazı zilli kurt, boğazındaki zil yüzünden hiçbir canlıya yaklaşamaz. Boğazında zil, bozkırlar boyunca, dağlar boyunca koşar durur ve bir gün açlıktan ölür. Bu insan aklına gelen işkencelerin, zulümlerin en korkunçlarından biridir. ? Yaşar Kemal Ustadır Arı, Yaşar Kemal?in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce

okumak için tıklayınız

Yeni Bir Sayfa – İtalo Calvino “En kesin sözler ettiğimde bile, sonuçta geride belli bir içsel kekemeliğin kaldığını duyumsarım”

Yeni Bir Sayfa adlı kitap, Italo Calvino’nun dergilerde ve gazetelerde 1955-1978 yılları arasında yayımlanan yazılarını bir araya getiriyor. Calvino’nun arzusu doğrultusunda, yazarın entelektüel biyografisini ortaya koymak üzere hazırlanan bu seçkide edebiyat ve toplum üzerine eleştirel değerlendirmeler, yazar profilleri ve yazı, üslup, dil ve yazı tekniklerine ilişkin metinler yer alıyor. “Deneme yazılarımla her zaman çelişkili ilişkilerim

okumak için tıklayınız