Kategori: Eğitim

Kayıp Kuşağın Peşinde – Suriyeli Mülteci Çocuklar – Kemal Vural Tarlan

Her insan, “Doğal haklar” olarak adlandıran, insanların doğasında var olduğu düşünülen insan hareket veya inançlarına bağlı olmayan evrensel haklarla doğar ve bir birey olarak, topluma bazı temel haklarla girer ve hiç bir devlet bu hakları reddedemez. “Çocuk Hakları”, 18 yaş altındaki bireylerin haklarıdır. Çocukluk, insan yaşamında özel bir süreç olduğu için çocuklar ve gençler için

okumak için tıklayınız

Anla(şıl)masını sağlamak, aptallaş(tır)manın temelidir.

Açıklayanın Düzeni Joseph Jacotot’nun zihninde hemen bir şimşek çakıp her eğitim sisteminin gözü kapalı benimsediği şu apaçıklığa güçlü bir ışık tutar: açıklamaların zorunluluğu. Bu apaçıklıktan daha kesin ne olabilirdi ki? Kimse anlamadığı şeyi hakikaten bilemez. Eee, anlaması için de ona bir açıklamasının yapılmış olması, hocanın sözünün araya girip öğretilen madde’nin, yani konu’nun dilsizliğine son vermiş

okumak için tıklayınız

Yeteneksizler neden kendilerini yetenekli sanır?

Psikologlar insanların kendi yeteneklerini yargılama konusunda iyi olmadığını, en yeteneksiz insanların en kötü değerlendirmeleri yaptığını belirtiyor. Psikologlar kendi başarısızlıklarımızı sandığımızdan daha fazla görmezden geldiğimizi söylüyor. Yeteneksiz bazı insanların kendilerini överek bu kadar sinir bozucu görülmelerinin nedeni de budur belki.

okumak için tıklayınız

Anton Çehov’a göre öğretmenler

“Öğretmen, bir sanatçı gibi, işine büyük bir tutkuyla âşık olmalıdır. Ve bizim öğretmenlerimiz, sürgüne gidercesine isteksiz, köylere gidip çocukları eğiten yarı eğitimli kişiler, acemi işçilerdir. Açlık içinde öğretmenlerimiz, yokluk içinde… Mağdur durumda… Canlılıklarını, verimliliklerini yitirme korkusu içinde yaşıyorlar. Oysa öğretmen, köyün en önde gelen kişisi olmak zorundadır. Köylülerin sorduğu bütün sorulara cevap verebilmek, kendisini saydırmak,

okumak için tıklayınız

Albinizmli Bir Çocuk Yetiştirmek – Albinizm Derneği

Albinizm bir hastalık değildir. Albinizm bir genetik durum ve farklılıktır. Bu farklılık kendini, en açık şekliyle, göz, ten ve saçta pigment eksikliğiyle gösterir. Kaşları ve kirpikleri dahi beyaz olan insanların diğer insanlardan tek eksiği nesnelere rengini veren (pigment-renklendirici) moleküllere genetik olarak tamamen ya da kısmen sahip olmamalarıdır.

okumak için tıklayınız

Öğretmenlerin önyargıları, cinsiyet ayrımını derinleştiriyor

Bu bir gerçek: Kadınlar bilgisayar bilimleri, mühendislik ve matematik alanlarında oldukça az temsil ediliyor. Fakat kadınları diğer alanlara yönelten nedenler muğlak. Yüksek öğretim kurumları, dünyanın pek çok ülkesinde kapılarını kadın ve azınlıklar için eşitlikçi fırsatlara açmış durumda. Peki, ortadaki eşitsizliğin temel noktası, kız öğrencileri doğa bilimleri ve matematiğe yönlendirmede orta öğretimin cesaret kırıcı etkisi olabilir

okumak için tıklayınız

“Laik – Bilimsel Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykottayız!”

Haydi Veliler, Okuldan Kaçmaya! Okuyan, doğru kitapları okuyan, kitapları doğru okuyan çocuklar için… İnsanokur olarak, “Laik – Bilimsel Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykottayız!” çağrısını destekliyoruz. Dostlarımızı, büyüklerimizi, kardeşlerimizi, tüm duyarlı yurttaşları, 13 Şubat günkü boykota ve etkinliklere katılmaya çağırıyoruz.

okumak için tıklayınız

İbni Haldun’dan Bir Önsöz – Zafer Köse

İbni Haldun, Mukaddime adlı eserinde, insanın toplumsallık zorunluluğuna dikkat çeker. Yaşama gereçlerinin tek başına sağlanamayacağını anlatır. Üretim, üretime yetecek kişilerin bir araya gelmesiyle mümkün olur. Korunma da öyle, eğlenme, eğitim, güvence de. İnsanlar için normal olan, birbirlerinin payına göz dikerek değil, ortak hareket ederek yaşamalarıdır. Bu durumda, üretimin nedeni “pazarlamak” ve “kâr” olamaz.

okumak için tıklayınız

‘iPad küçük çocuklarda gelişimi engelleyebilir’

“Küçük yaşta bir çocuğu oyalamak için iPad kullanmak çocuğun davranışlarını kontrol yetisinin gelişmesini engelleyebilir.” Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi’den bir grup uzmanın yaptığı araştırma, ayrıca taşınır elektronik cihazların çok küçük yaştan itibaren yoğun şekilde kullanılmasının çocukların gelişimi ve davranışlarında tahminlerin çok ötesinde etkiler yapabileceğini söylüyor.

okumak için tıklayınız

Umut Işığı – Kristine Barnett

Çocuğunuzun gözlerinize bakması mucize olsaydı, ne yapardınız? Hiç konuşamayacağı söylenen oğlunuzun, sesini nasıl hayal ederdiniz? Her zaman size ihtiyacı olacağını düşündüğünüz bir çocuğu nasıl yetiştirirdiniz? Kristine Barnett bu sorulara kalem aldığı ‘’Umut Işığı’’ kitabıyla cevap veriyor. Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıkan, uzmanlar ve aileler tarafından ilgi gören bu kitapta otizmli bir çocuğun matematik dehalığına giden

okumak için tıklayınız

MEB’den “yeni değerler” eğitimi

Türkiye’deki tüm eğitim kurumlarındaki öğrencilere seminer şeklinde verilmesi planlanan değerler eğitimi için hazırlanan kitapçıkta belirlenen konular 9 başlıkta anlatıldı Kitapçıkta, ‘Çocuklarını dini ölçülere uygun şekilde evlendirmek anne babanın vazifesidir’, ‘Devletimizin bekası, kurulacak meşru aile yuvalarıyla mümkündür” gibi ifadelere yer verildi.

okumak için tıklayınız

Eğitim Neye Yarar? Fikret Başkaya

Her tarihsel dönemde ve her toplumda bir “eğitim sistemi” bulunur, söz konusu eğitim sistemi, geçerli egemenlik ilişkilerini, toplumsal hiyerarşiyi, toplumsal kutuplaşmayı, eşitsizlikleri yeniden üretip, devamlılığını sağlama işlevi görür. Eğitim, okul, eğitilmiş insan, uzman, uzmanlık, vb. mutlaka “olumlu bir şey” olarak sunulur ve ekseri öyle de sanılır. Oysa, herşeyde olduğu gibi, eğitimin de çelişik veçheleri olan

okumak için tıklayınız

Öğretmenliğin Dönüşümü (İdealist Öğretmenden Sınava Hazırlayıcı Teknisyene) Hazırlayan: Ahmet Yıldız

Ekonomik aklın her şeyi esir aldığı günümüz piyasa diktatörlüğü koşullarında, öğretmenlik mesleği de bu iklimden payını almıştır. Aslında yalnızca öğretmenliği değil, tüm eğitim sistemini dönüştüren mekanizma ekonomi merkezliliktir. Ekonomi merkezli yaklaşım eğitim alanında özellikle merkezi standart sınavlarla kendini göstermektedir. Bu anlamda merkezi standart sınavlar geç kapitalizmin pedagojik mantığı olarak görülebilir. Artık öğretmenden istenen, bu mantığa

okumak için tıklayınız

Arkadaşını söyle, üniversiteye girip giremeyeceğini söyleyeyim…

Akıllı bir takım arkadaşına sahip olmak, lise öğrencilerinin üniversiteye gitme şansını iki katına çıkarıyor. Yeni bir çalışma, ders dışındaki etkinliklere katılmanın büyük bir yarar sağlamadığını, girilen takım ya da kulübün içeriğinin ne olduğunun da fazla önemi olmadığını gösterdi. Ama başarılı öğrencilerin olduğu takımlara girenler daha başarılı oluyor. İyi notlara sahip üyeleri olan ders dışı kulüp

okumak için tıklayınız

Bir gün öncesinden sınav hazırlığı neden işe yaramaz?

Kendi beynimizi tanıdığımızı sanırız; ama iş hafızaya gelince araştırmalar tersini gösteriyor. Bulgular birçoğumuzun öğrendiğimiz şeyin hafızamızda yer etmesini engelleyen bir yöntem izlediğimizi gösteriyor. Neyse ki bu araştırma en iyi öğrenme şeklini de ortaya koyuyor. Hepimiz hayatta zor bir sınavla karşılaşmışızdır mutlaka. İster okulda sınav olsun, ister üniversite finali ya da işimizle ilgili bir test, hep

okumak için tıklayınız

Nazilerin korkunç eğitim sistemi / Nazi kitaplarında matematik soruları

Nazilerin iktidarı döneminde (1933-1945) Almanya’da ilk ve orta öğretim sistemi militarist temele dayanıyordu. Çocuklara okuma yazma öğrenmeye başladıkları yaştan itibaren dayatılan ders kitapları ürkütücüydü. Nazi kitaplarında matematik soruları “Akıl hastası bir insana bakmak günde 4 RM’a (Reich Mark) mal oluyor. 300 000 akıl hastası insan var. Bu insanlara bakmak toplam kaç RM’a mal oluyor? Bu

okumak için tıklayınız

Bilgisayarlar öğrenme biçimini değiştiriyor mu?

Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde. “Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.” Socrates

okumak için tıklayınız