Kategori: Makaleler

Camus, Yabancı ve Cezayir Soykırımı

Kurbana değil saldırgana acımak, kurbandan taraf değil de saldırgandan taraf hissetmek, saldırganla özdeşleşmek mümkün olabilir mi? Düşününce tüylerimizi diken diken eden bu durumun ilk bakışta olamayacağını düşünürüz genellikle, ama eğer saldırganı mükemmelleştirilmiş insanî değerlerle donatıp kurbanı ve hayatını da bu donatının aksesuarı haline getirebilen ve tutarlı görünen bir felsefenin gücünü arkanıza alırsanız, insanların kurbanı ve

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın Tutanamayanlar romanına ilişkin yargı – Asım Bezirci, Refika Taner

“Toplumun kurumlarıyla kuralları karşısında uyumsuz kalan insanın dramını değişik işleyen eser, roman alanında adı duyul­mamış bir yazarın olgun düzeyini getirdi. Okunmasının güçlüğü­ne karşın, bıraktığı ilk etki ile özgün ve derin göründü; bir sürp­riz tadı taşıdı. Uyanık ve araştırıcı bir gözlemin toplum sorunları­nı eleştiren ve değerlendiren bakışı, usta bir anlatım yetisiyle bir­leştiği için ödülünü hak eder

okumak için tıklayınız

İskenderiye Kütüphanesi: “Bilim bizi tanrıların gazabından kurtarır”

Yüzlerce sene öncesine, girişinde “bilim bizi tanrıların gazabından kurtarır” yazan bir mekâna gidiyoruz. Kabaca bir yokluyoruz ortamı, kimi ararsak orada.. Öklid (Eukleídēs) bir köşede eseri “Elementler” üzerinde çalışıyor. Başımızı çeviriyoruz, diğer köşede Arşimet oturmuş kim bilir ne düşünüyor, neyi hesaplamaya uğraşıyor! Azıcık yürüyoruz içlere doğru. Sütunun oradan kafamızı uzatınca biraz ürküyoruz. Adamın teki bir kafatasını

okumak için tıklayınız

Thomas More dair – Karl Marx, Friedrich Engels

Thomas More Utopia’sında der ki: “Başka yerlerde pek uysal ve evcil olan ve pek az yiyen koyunlar, şimdi, görüyo­rum ki burada [İngiltere’de] öyle obur ve yabanıl olmuşlar ki insanları bile yiyip bitiriyor, kırları, köyleri, evleri silip sü­pürüyorlar.?”Utopia, transí, by Robinson, ed., Arber, Lond. 1869, p. 41. Karl Marx, Capital vol. I, Moscow, 1974, p. 673.

okumak için tıklayınız

Shakespeare dair – Karl Marx ve Friedrich Engels

SHAKESPEARE  BİR  İngiliz tragedyasının bir tekilliği (singularity) olan ve Fransız duygularına pek itici geldiği için Voltaire’in sarhoş bir yabanıl dediği Shakespeare,126 yüce ile aşağılığın, kor­kunç ile gülüncün, kahramanca ile parodinin kendine özgü karışımıdır. Ama Shakespeare bir kahramanlık dramasınm önsözünü (prologue) söyleme görevini hiçbir zaman soytarıya bırakmaz. Bu buluşun hakkı koalisyon bakanlığınmdır. Mylord Aberdeen, İngiliz soytarının

okumak için tıklayınız

Voltaire – Candide. Savaşa, rasyonelleşmiş askeri düşüncelere, engizisyon yargıçlarına, kendini bilgin sanan içi boş aydınlara yapılmış bir eleştiri

Oldukça karışık ve aktarılması güçtür “Candide”in konusu. Yine de özetlemeye çalışacağım bu hikaye biraz gülünç, hatta ucuz görünebilir ilk bakışta. Ancak “Candide”in metaforik bir roman olduğu ve Voltaire’in rasyonalist felsefesini edebi bir üründe canlandırdığı unutulmamalı. Öyle ki, bu akıl almaz serüven, aynı zamanda iyimser dünya görüşüne; “herşeyin olacağına varacağına” olan inanca bir eleştiridir. 18. yüzyılda,

okumak için tıklayınız

Turgenyev’in “Babalar ve Çocuklar”ı Üzerine – Ö. Aydın Süer

Turgenev, Babalar ve Çocuklar’ı 1860’da, Kırım Savaşı’nın serf Rusyası’nın güçsüzlüğünü ve geriliğini gösterdiği bir sırada yazmıştır. Bu savaşın yenilgi ile sonuçlanması, Rus toplumunda başlayan bölünmelerin de belirginleşmesine neden olmuştur. Bir yanda Çernışevskiy ve Dobrolübov’un önderliğini yaptığı, Rusya’nın kurulu düzende hiçbir ilerleme gösteremeyeceğini, köklü bir değişimin gerekliliğini savunan demokratlar, diğer yanda halktan kopuk, ayrıcalıklı yaşamlarını sürdüren,

okumak için tıklayınız

Rus Devrimi üzerine en iyi 10 kitap

Birçok tarihçiye göre, üzerinden geçen yüzyılın ardından tarih Rus Devrimi konusunda hükmünü vermiş durumda. Onlara göre Ekim 1917, tıpkı 1793’te Paris’te [idama götürülenlerin doldurulduğu, çn.] kağnılar veya 1. Charles’ın Westminster Sarayı’nın dışında halka açık infazı gibi, bir daha asla tekrarlanmayacak olaylar tarihine havale edilmişti. Tarih kendini tekrar etmez, bir komedi olarak bile. Ama yankıları kalır.

okumak için tıklayınız

“Garip” Önsözü – Orhan Veli Kanık

Garip akımı üç ozanın adına bağlanır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday. Üç arkadaş Varlık dergisinde ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır (1936), Bu yoldaki şiirlerini Garip adlı bir kitapta toplarlar (1941). Garipçiler adıyla anılmalarının nedeni de budur. Yeni akımı özellikle Nurullah Ataç destekler. Garip akımı birçok genç izleyici bulduğu

okumak için tıklayınız

Edison’dan pek elektrik alamadık, Elektriğin Tanrısı: Tesla

Soner Tuna’ nın kaleminden çıkan “Tesla Elektriğin Tanrısı” çizgi romanı, geleceğe ışık tutan Nikola Tesla’yı bir kez daha hatırlamamızı sağladı. Bilim ve Gelecek Yayınları’nı özellikle evrim konusunda var olan bilgi kirliliğini gidermeye yönelik yayınları ile tanıyoruz. Bilimin toplumla olan bağını, ilerlemenin amacının para kazanmak değil yaşanabilir bir dünya yaratma düşüncesi olduğunu bize hatırlatan önemli bir

okumak için tıklayınız

Nikolay Gavriloviç Çernişevski’nin Hayatı ve Felsefesi

19. yy. Rusyası’ndaki demokratik radikalizmin temel teorisyenlerinden biri, düşün ve sanat adamı. Hayatı ve Eserleri N.G. Çernişevski, 12 Temmuz 1828’de, Saratov’da bir Ortodoks rahibinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. O, ilk başta rahip olabilmek için teoloji eğitimi gördüyse de, daha sonra fikrini değiştirerek St. Petersburg Üniversitesi’nde tarih ve filoloji eğitimi almıştır. Üniversite eğitimi boyunca, Hegel ve

okumak için tıklayınız

Çernişevski’nin Bir Romanı, Ne Yapmalı? – Georgi Plehanov

Ne Yapmalı adlı romanın (1) bunca başarı ka­zanmasının sebebi nedir? Bunun sebebi, genel ola­rak, edebî eserlerin başarısını belirliyen sebebin ay­nıdır: Eserde, okur yazar halkın büyük çoğunluğu­nu yakından ilgilendiren sorunlara canlı karşılıklar verilmiş olması. Romanda ortaya konan düşünceler yeni değil, Çernişevski onları tümüyle Batı edebiyatından al­mış. Nitekim, kendisinden çok önce, Georges Sand sevişme özgürlüğü tezini, özellikle

okumak için tıklayınız

Turgenyev’in “Asya”sının İncelemesi Üzerine Görüşler – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Nikolay Gavriloviç Çernişevski’nin bu eseri, Ivan Sergeyeviç Turgenyev’in “Asya” adlı uzun öyküsünün üzerine Çernişevski’nin yazdığı bir makaledir. Turgenyev’in “Asya” adlı öyküsü, Sovremennik dergisinin 1858 tarihli 1. sayısında yer almış; Çernişevski bunun üzerine 1858-1859 yılları arasında Rusya’da yayınlanan “Ateney” isimli aylık modern tarih ve edebiyat dergisinin 18. sayısında bu öykü üzerine aşağıdaki makaleyi yayınlamıştır. Aynı makale

okumak için tıklayınız

Zararlı Erdem – N.G. Çernişevski

Gazetede Kovno erkeklerinin votka içmeyi bıraktıklarını okudum.* Bundan memnun oldum. Aynı haberi gazetelerden okuyan veya başkalarından duyan herkes; tüccarlar, esnaf ve zanaatkarlar, hatta Kovno erkeklerinin kendileri bile tek ses olup şunu söylediler: “İyi iyi, tanrı onların iyi düşüncelerini korusun.” Bu dosyayı yargılamanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Sizler ne düşünüyorsunuz? Şehrimizde devlet dairelerinin kapatılmasına yönelik bir dizi

okumak için tıklayınız

Bir Gönül Borcu İfadesi – Nikolay Çernişevski

(Nikolay Aleksandroviç Dobrolyubov devrimci bir gazeteci, eleştirmen ve şairdir. 1856’da Çernişevski ve o dönem Sovremennik (Çağdaş) dergisinin yayıncısı Nekrasov’la tanışmış, bu sayede dergide yazıları yayınlanmaya başlanmış, 1857’de de derginin kadrosuna eleştiri bölümünün başı olarak girmiştir. 4 sene bu dergide çalışmaya devam etmiş, birçok önemli edebi eleştiriye imza atmıştır. 1860 senesinde yakalandığı tüberküloz hastalığının tedavisi için

okumak için tıklayınız

Arthur Miller’in “Cadı Kazanı” adlı oyunu – Serkan Fırtına

Tiyatroya uzun yıllardır nitelikli eserler yayımlayarak hizmet veren Mitos Boyut yayınları, hem yeni eserler hem de tiyatronun klasikleşmiş yapıtlarını sunmaya aralıksız devam ediyor. Son olarak dram sanatının Amerikalı büyük ustası Arhur Miller’ın “Cadı Kazanı” adlı yapıtı, kitapçı raflarındaki yerini aldı. Sabahattin Eyüboğlu ve Vedat Günyol’un nitelikli ve unutulmaz çevirisi ile genç kuşaklarda bu ölümsüz eserle

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya: “Faşizm bir ideoloji değil bir kötülüktür”

Kan Thomas Mann’ın faşizm üstüne bir cümlesini anımsıyorum: “Faşizm bir ideoloji değil bir kötülüktür” diyordu. Sanırım, faşizm üstüne söylenmiş en anlamlı sözlerden biri budur. Nedir faşizm? Üstünde en çok birleşilen tanım şu: Proletarya devriminin ortaya çıktığı sıralarda beliren büyük sermaye diktatörlüğü. Şimdiye dek gelip geçmiş siyasal devinimler içinde fotoğrafı en çok çekilmiş olan bu olay

okumak için tıklayınız

Gereksiz İnsan Peçorin – Bir Karakter Analizi

Lermontov’un 1840 yılında yazmış olduğu Zamanımızın Bir Kahramanı, öykünün başkarakteriyle edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Peçorin, bu kitapta ilk defa detaylı olarak sosyal konum ve psikolojik olarak irdelenmiş karakterdir. Lermontov’un bu keşfi edebiyat dünyasında yepyeni kapılar açmış, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov bu kapıdan geçerek roman sanatını bambaşka boyutlara taşımışlardır. Peki, kimdir bu Peçorin, onu farklı

okumak için tıklayınız

Lermontov’un Gerçekçiliğe Katkısı: “Çağımızın Kahramanı” – Ö. Aydın Süer

Mihail Lermontov, 1814-1841 yılları arasında yaşamış, Rusya’da Dekabrist hareketin acımasızca bastırıldığı dönemi izleyen suskunluk ve baskı ortamında, Rus toplumunun çok değişik kesimlerini temsil eden kişilerin yaşam ve düşünce biçimlerini ortaya koymuş bir yazar ve şairdir. Doğa, aşk ve yalnızlık konularını içeren lirik şiirlerinin yanı sıra, toplumsal konulara değinen şiirleriyle de Puşkin?in bir izleyicisidir. Belinskiy için

okumak için tıklayınız

Behice Boran: Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’den alıştığımız ve beklediğimiz çeşitten bir eser değildir.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’den alıştığımız ve beklediğimiz çeşitten bir eser değildir. Roman ve hikayelerinde bize kasaba ve köylerimizi tanıtan, içimizdeki Şeytan da İstanbul’a geçmekle beraber yine onda da bize yerli bir mevzuu veren, sözde entelektüel grupların içyüzünü deşen, Kuyucaklı Yusuf’la dilimizin belki en güzel romanını veren muharrir, Kürk Mantolu Madonna’da sadece “bir aşk hikayesi”

okumak için tıklayınız