Kategori: Makaleler

Kuraklık ve Yakın Gelecekte Yaşayacağımız Zorluklar – Prof. Dr. İbrahim Ortaş

Yanlış yolda ilerliyorsan hızının hiçbir önemi yoktur. Ghandi Türkiye bugüne kadar hiç karşılaşmadığımız şekilde kurak bir dönem geçirmektedir. Yağışın beklenen normal seyrinde ilerlememesi sonucu son baharda ekilen buğday tohumları ya çimlenmedi, yâda çimlenenlerde toprak neminin yetersiz olması nedeniyle kurudu. Ocak ayının ortası halen Konya ovası, Güneydoğuda geniş miktarda çimlenmemiş buğday ekli alanların olması, var olanlarında

okumak için tıklayınız

Hegel’in Türkiye’deki serüveni – Yücel Kayıran

Hegel?le ilgili temel klasik metinler, bu kitapla bir araya toplanmış oluyor. Ama burada asıl önemli olan, bu metinlerin Türkçeye çevrilmesi değil, bu çeviri metinler bağlamında, Hegel?in, Türkiye?deki felsefe kamuoyunda gündeme geliyor oluşudur. ?Ben Georg Wilhelm Hegel, 27 Ağustos 1770?te Stuttgart?ta doğdum. Anne ve babam, Georg Ludwig Hegel, gelir bağlama sevkıyat dairesi muşaviri ve Christine Louise,

okumak için tıklayınız

Türkiye?de Bir İlk : Uluslararası Arapça Lehçeler Sempozyumunun Ardından? – Müslüm Kabadayı

Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından, Avrupa?nın önde gelen üniversitelerinden Heidelberg (Almanya) ve Bergen (Norveç) üniversitelerinin işbirliği ile 17-19 Mayıs 2013 tarihleri arasında ?1. Uluslararası Türkiye?de Konuşulan Arapça Lehçeler ve Sözlü Edebiyatları Sempozyumu? düzenlendi. Mardin Artuklu?nun ev sahipliği yaptığı sempozyuma yurtiçinden ve Almanya, Avustralya, Avusturya, Estonya, Filistin, Gürcistan, Irak, İsveç, İsrail, Hollanda, Lübnan, Mısır, Norveç, Polonya, Romanya

okumak için tıklayınız

Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri: Masal mı Kara Mizah mı? – Zerrin Yılmaz

Masalların, inatçı çocukları, tatlı rüyalarına uğurlamaktan fazla bir şey olduğunu Alice ile yeniden tanışınca anladım. Aynı zamanda, nihayetinde bir yetişkin yaratıcılığı ürünü olan masal kitaplarının alt metinlerine dikkat edilmesi gerektiğini de. Yıllar sonra beni yeniden Alice?in Harikalar Diyarıyla tanıştıran, Kıymet Erzincan Kına?nın çevirisiyle İthaki Yayınlarından çıkan ?Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri? kitapları oldu. Hafızamda

okumak için tıklayınız

Canetti?nin hayvanları – Ömer Erdem

Bir yazarın hayvanlarına da bakarım ben. Hayvandan geçmek, hayvandan yazmak, hayvandan süzülmek diye bir şey var sonuçta. Bir yandan hayvandan çıka çıka insana varmak, bir yandan da insandan döne döne hayvana çıkmak var. Hayvansız kalmışsa bir şair, bir öykücü, bir romancı bir tiyatro yazarı sadece soyutlama kuraklığına sıkışmaz, yaratıcılığının imkânlarını da yitirir gözümde. Nerdeyse hayvanların

okumak için tıklayınız

Roberto Bolaño’dan “Tılsım” – Ali Bulunmaz

Tuvalette on üç gün Meksika’nın tarihi, sömürgeleştirildiği günden bu yana hep kanla yazıldı: Savaşlar, cinayetler, hesaplaşmalar, iktidar mücadeleleri ve katliamlar sürekli ülkenin gündeminde kaldı. Avrupa’da 1968 hareketiyle yerinden kalkan gençliğin rüzgârı Meksika’ya ulaştığında öğrenciler de boş durmadı ve hep bir ağızdan protestolara, hak arayışlarına girişti. Ufak tefek eylemlerin doruk noktası ise Universidad Nacional Autónoma de

okumak için tıklayınız

Belleğini Yitiren Tilki Aramızda – Nuray Gönülşen

Bir çift göz; parlak mı parlak ışıltılı mı ışıltılı gülen gözlerle doğrudan size bakıyor. Belli anlatacak bir hikâyesi var, öylece sokulmuş yanı başınıza. Bir tilki bu. Akıllı ve güzel bir tilki. Uzun uzun bakıyor size ve başlıyor gözleriyle konuşmaya. Ve siz dalıp gidiyorsunuz onun gözlerinde yanıp sönen bir çift yaşam ateşine?

okumak için tıklayınız

Dram ve acıların başlangıç noktası – Ümit Kurt

24 Nisan 1915, Ermeni aydınlarının İstanbul?da başlayan ölümcül yolculuklarının Çankırı, Ayaş ve Ankara hattında izlerini süren; resmi belgelerden ve anılardan yararlanarak yazılmış bir çalışma. Soykırım ve etnik temizlik gibi devasa kitlesel katliamlarda gözlemlenen ortak örüntülerden biri söz konusu sistemli ve organize imha eylemlerine maruz kalan toplulukların aydınlarının tasfiyesi ve imhasıdır. Bu, toplumların direncini ve mücadele

okumak için tıklayınız

Çocukların sırları ve kuş yağmuru – Gönül Kıvılcım

Balonculuğun raconunu bilen Kadri babası işsiz kalınca doğru Tahtakale?nin yolunu tutuyor. Oradan balon alıyor, gaz alıyor, eve geliyor, balonları bir güzel şişiriyor, satmaya çıkıyor. İstanbul?da suriçinde ve dışında hayatları roman gibi çocuklar yaşar, adam söğüşleyen, tuzak kurup kuş avlayan, yurtlardan kaçmış, bazıları kara kuru, ?yüz hatları derinlemiş ve keskin?, gün doğmadan uyanan çocuklar. Hayatın raconunu

okumak için tıklayınız

‘Beni öp sonra doğur beni’ dizesinin ardındaki hayat: Cemal Süreya

Türk şiirinin en önde gelen şairlerinden Cemal Süreya’nın bugün ölümünün 24’üncü yılı. Cemal Süreya şairin hayatının da şiire dahil olduğunu yazmıştı. Feyza Perinçek ve Nursel Duruel’in ortaklaşa kaleme aldıkları Cemal Süreya biyografisi bu saptamadan yola çıkıyor. İşte trajediyi şiiriyle gölgeleyen şair Cemal Süreya’nın bilinmeyen hayatı.

okumak için tıklayınız

Bir serüvendir büyümek – Elif Kutlu

Tagore, içinde yaşadığı toplumun inandığı Hinduizme, kast sistemine ve sistemin içinde bulunduğu emperyalizme karşıdır. Brahma inancına mensup olduğu için de birçok saldırıya maruz kalır. O ilk nefesi almaya başladığı anda bir yolculuğa çıkar insan. Bu yolculuğun bir rutine bağlayıp fasit bir döngü içinde sona ulaşması da, bir serüvene dönüşmesi de yolculuğu gerçekleştirene bağlıdır. Ona sunulanlara

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’den ?Çocuklar İnsandır? – Eray Ak

?Çocuklar İnsandır? Yaşar Kemal’im 1975’te, Cumhuriyet gazetesinde Ara Güler’in fotoğrafları ve Turhan Selçuk’un çizimleriyle yayımladığı bir röportaj dizisi. Daha önce 1978’te ?Allahın Askerleri? adıyla okuyucu karşısına çıkan bu röportajlar, şimdi ?Çocuklar İnsandır? adıyla tekrar okuyucu karşısında. Memleketimden ‘çocuk’ manzaraları Yaşar Kemal edebiyat dünyasına adımını hikâyeyle attı. Cumhuriyet gazetesinde on gün süreyle tefrika edilen ?Bebek? adlı

okumak için tıklayınız

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı kitabına dair – Serkan Fırtına

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı çalışması, ana hatlarıyla, Dilbilim, Budunbilim, Göstergebilim konularını inceleme altına alır. Yücel giriş bölümünde, sanat ve düşün alanının doğasına ve tartışma alanlarına değinerek, farklı disiplinlerin de benzer tanımlanma ve değerlendirilme sorunları yaşadığını söyler. Yapılan tartışmaların yapısalcılığın ana ilkelerinden çok, bu bilim ile organik ilişkisi olan araştırma dallarının, göstergebilim, dilbilim, budunbilim alanlarında yoğunlaşmasına

okumak için tıklayınız

Kaybedenlerin şairi Kavafis – Ahmet Ümit

Bir söz ustasıdır Kavafis. Oysa şiirlerini okuyanlar, ?ne kadar da yalın yazıyor? diyebilir. Hatta, ?bunlar da şiir mi? diyenler bile olmuş. Ama onlar edebiyatın dik uçurumlarında kaybolurken Kavafis?in dizeleri bizi hâlâ etkiliyor. Günümüzde şairler haklı olarak, artık okunmadıklarından yakınırken,

okumak için tıklayınız

?Çocuklar insandır? – Sennur Sezer

Yaşar Kemal dünyada eşine az rastlanan destan yaratıcı yazarlardandır. Yaşananların nabız sesleri duyulur yazdıklarında. Bu yüzden yalnız öykülerini, romanlarını değil röportajlarını da hayatın baş döndürücü temposuyla okursunuz. Yaşar Kemal?in çiçekleri, kuşları ve çocuklarla ihtiyarları bütün varlıklardan; bu seçkin varlıklar için yazdıkları da bütün öteki yazdıklarından daha önemlidir. Çünkü o çocuk damarını köreltmemiş ender insanlardandır.

okumak için tıklayınız

Alman ruhu… – A.Ömer Türkeş

Thomas Mann, Almanya?yı savaşa sürükleyen felsefi, psikolojik ve ideolojik ortamı, halkın kaygı ve umutlarını, savaşın Alman toplumunun akıl ve ruh dünyasıyla bağını tartışmak için aynı Faust mitini kullanıyor. Sembolik ve ironik epik romanlarıyla sanatçı ve aydınlar üzerinden burjuva toplumuna, özellikle de Alman ruhuna çözümlemeler ve eleştiriler getiren Thomas Mann, Türkçeye ilk kez çevrilen Doktor Faustust?ta

okumak için tıklayınız

Pera ve Agatha’nın Ortak Sırrı – Elif Şahin Hamidi

Pera Palas, açılışının yapıldığı 1895 yılından bu yana; devlet adamından casusa, oyuncudan dansçıya, yönetmenden besteciye birçok tarihi şahsiyeti ağırladı, tarihin yazılışına şahit oldu. Pera’nın ağırladığı önemli konuklardan biri de cinayet romanlarının kraliçesi Agatha Christie idi. İngiliz yazar, Pera Palas’ın 411 numaralı odasında konaklamış ve hayatının karanlık bir dönemini aydınlatacak olan sırrı burada bırakıp gitmişti?

okumak için tıklayınız

Zıtlıklar üzerine eğlenceli bir senfoni! – Gökçen Düzkaya

Gündüz geceye, gece gündüze kavuşur. Kuşlar, ağaçlarına, kurbağalar nehirlerine, darlar genişlere, genişler darlara? Her şey bir kitapla başladı, bir gölge oyunuyla sona erdi. Yok yok öyle demek doğru olmaz. Daha öncesi ve daha sonrası yok mu bu işin? Başlangıçlar ve sonların da nedenleri ve sonuçları yok mu? Elbette var! Mesela bizim Şibanların ve Latanların içlerini

okumak için tıklayınız