Kategori: Makaleler

Adaletin Pençesi: Hasan Sabbah – İnan Gündoğdu

Sabbah fedaisine sorar: “Gerçeğin sebebini öğrenmek ister misin?” – Öyle ise dinle. Bu senin son şansın. (“) Gençliğimde iki arkadaşım ile kutsal bir yemin ettim: Bunlardan birisi öldürdüğün vezir idi, öteki de şair Ömer Hayyam. Bu taht hırsızlarını alt etmeye yemin etmiştik. Planlarımızı gerçekleştirmek için, toplumun en üst seviyelerine ulaşmaya çalışacak ve bu çabalarımız sırasında

okumak için tıklayınız

Bedo’nun Mevzusu Derin – Ayşegül Tözeren

Ahmet Büke, açlık grevlerini, Kürt coğrafyasında toprağa gömülmüş kemiklerin ninesine seslenişini, ring aracında yanan mahkûmların hikâyelerini güçlü anlatımıyla öyküleştirebilmiş ve bu cesaretiyle Türkiye öyküsünde yeni bir sayfa açabilmiş bir yazar. Büke, ilk romanında yine zor olanı deniyor. Gençlik edebiyatı alanında değerlendirilebilecek olan ‘Mevzumuz Derin’le uzun anlatıya yöneliyor. ‘Mevzumuz Derin’in ana karakteri

okumak için tıklayınız

Ursula’dan Novesma Verba* – Başak Baysallı

Ursula K. Le Guin?in 1979?da kaleme aldığı Malafrena, Cemal Yardımcı tarafından Türkçeye ilk kez çevrilerek temmuz ayında Metis Yayınları tarafından yayımlandı. 1929?da Kaliforniya?da doğan Ursula K. Le Guin; Mülksüzler, Yerdeniz Büyücüsü, Antuan Mezarları, Tehanu ve Yerdeniz Öyküleri gibi eserlerinde yarı gerçekçi / yarı fantastik temaları işledi. Gerçeğin katılığını hayali dünyanın saydamlığında eriten yazar, toplumsal sorunları

okumak için tıklayınız

Minör Bir Direniş Destanı: Kızıl Darı Tarlaları – Görkem Dağdelen

Nobel ödülleri her yıl açıklandığında, edebiyatçılar ve edebiyat eleştirmenlerine ödülü alan yazar hakkında sorular yöneltilir. Yaptığım internet taramasında, 2012?deki ödül sonrası Türkiyeli edebiyatçıların yorumlarına fazla rastlayamadım. Bunun muhtemelen en önemli nedeni, 2012 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mo Yan`ın hiçbir kitabının (o an itibariyle) Türkçe`ye çevrilmemiş olmasıydı. Türkiye`de Uzak Doğu Asya edebiyatına ilginin (Afrika edebiyatı gibi)

okumak için tıklayınız

Yarasına Küsmüş İnsanların Öyküleri – Müslüm Üzülmez

?Gücünü iradesiz iradelere borçlu olanlar ve bu güce tapan gönüllü köleler benim gibileri sevemezler.? Erdinç Gültekin İnsanın ne zaman, nerede olacağı hiç belli olmuyor. Diyarbakır-Ergani?de annemin bahçesindeyim. Baharın yeşilliği her tarafı kaplamış, Mayıs ayının yüzü suyu hürmetine bahçede var olan bütün güzellikler çiçeklenmiş. Bahçe renklerin gökkuşağı sanki. Güneş ışıklarının bir oyunu değil de, renkler gerçeğin

okumak için tıklayınız

Hartal ( * ) / Top-yekün sessizlik! – Nejdet Evren

( * ) Mahatma Gandhi?nin ?hartal?, top-yekün sessizlik olarak pratikleştirdiği olgu ile ?sakın konuşma? (1) yüklenimi de benzer bir olgu olsa gerek. Bu ortak payda, her ikisinin de, şiddetin belki de hiç tanımlanmayan ve hep gözlerden uzak tutulan ?yoğunlaşmasına- gösterilen bir tepkinin sonucunda ortaya çıkmış olmalarıdır. İnsanların ?çoluk,çocuk,yaşlı,kadın,hasta demeden- ve yine insan görünümlü tanımlanamayanlarca kimyasal

okumak için tıklayınız

Faşizmi Analiz Etmek – Mutlu Arslan

?Faşizm? kavramı, ülkemizde son yıllarda en sık ve en yersiz biçimde kullanılan kavramlardan birisi haline geldi. Türkiye?nin en namlı sağcıları bile, politik muarızını suçlamak için kolaylıkla ?faşist? nitelemesine başvuruyor. 80?li yıllara kadar Türkiye?deki devlet analizlerinin ve devrimci stratejilerinin anahtar kavramlarından biri olan ?faşizm? kavramı, günümüzde pek çokları için alelade bir küfür haline dönüştü. Faşizm kavramının

okumak için tıklayınız

Faşizmin Dili – Sanem Yardımcı

Weimar Cumhuriyeti döneminde orta sınıf Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları Berlin?in Bayerischer Platz semtinde yürüyüş yaparsanız, gözünüze 15-20 metrede bir direklerin üzerine asılmış tabelalar çarpar. Bu tabelalarda Nasyonal Sosyalizm döneminde yürürlüğe giren, Yahudilerin yaşamlarını günbegün denetim altına alan yasal düzenlemeler, yürürlüğe girme tarihi ile birlikte yer alır. Bir adım atarsınız, tüm erkek Yahudilerin kendi isimlerine ek

okumak için tıklayınız

İstisnai Rejimler Üzerine – Ebubekir Aykut, Kansu Yıldırım

Türkiye toplumsal formasyonunda siyasal rejimin almakta olduğu biçim ve toplumun geçirdiği dönüşüm liberal ve sol cenahta tartışılmaya devam ediyor. Otoriterlik, diktatörlük, faşizm, totalitarizm, bonapartizm gibi belirli tarihsel deneyimlere referansla tanımlanan kavramlar üzerinden yürütülen tartışmalar AKP döneminin özgün olduğu konusunda hemfikir gibi gözüküyor. Başkanlık sistemi tartışmaları, kolluk kuvvetlerinin artan gücü ve topluma müdahale sıklığı, işçi sınıfı

okumak için tıklayınız

Diktatörlük Üzerine Birkaç Nokta – Dinçer Demirkent

Haziran günleri boyunca sokakları inleten sloganların en dikkat çekici olanlarından biri ?diktatör istifa? idi. Tunus?tan başlayıp Mısır?a uzanan ve mevcut rejimlerin birbiri ardı sıra yıkılmasıyla sonuçlanan isyan süreçlerinin de arkasında bu kavram yatıyordu. Avrupa?da ne Indigniados hareketi esnasında ne de Occupy eylemlerinde ön plana çıkmış olan bu kavramın coğrafyamızda itici bir söylem olarak öne çıkmasının

okumak için tıklayınız

Leylâ, Zalım Leylâ! – Sennur Sezer

Ne zaman mektuplardan söz edilse, bir koruluk hatırlıyorum. Ağaçların gölgesindeki banklardan birinde bir kadın oturuyor. Yanında bir tahta kutu, elinde bir mektup, dalıp gitmiş. Almanya?da sık görülen bir öykü. Savaştan dönmemiş bir nişanlı. Mektupların kutusu bombalanan evinden kurtarabildiği tek eşyasıymış. Mektuplar hep bir tanık olarak yaşarlar. Özellikle şairlerin mektupları onların şiirlerinin de şifre anahtarıdır.İki şairin,

okumak için tıklayınız

Özgürlüğün tarla / adalarında yüz uzun yıl… – M. Sadık Aslankara

İki hafta önce Gabriel García Márquez?den (1928) Yüzyıllık Yalnızlık (1967; Çev.: Seçkin Selvi, Can, elli birinci basım, 2013; Alıntılar için bak.: 1994), Mo Yan?dan (1955) Kızıl Darı Tarlaları (1984; Çev.: Erdem Kurtuldu, Can, 2013) adlı romanları üzerinde durmuştum. Bu kez Márquez?le Yan?ın romanlarını Yaşar Kemal?in (1923) ?Bir Ada Hikâyesi? başlıklı dörtlemesi ile ilişkilendirerek anlatım biçimleri

okumak için tıklayınız

Aşktan ve savaştan ibaret yaşamlar – Eray Ak

Yirminci yüzyıl savaşlarının en çarpıcı görüntülerini insanlığın belleğine kazıyan fotoğraflar için deklanşöre basan “Robert Capa”. Susana Fortes’in yeni yayımlanan romanı “Robert Capa’yı Beklerken”, dünya tarihi açısından da önem taşıyan fotoğrafçının yaşamından bir kesiti hikâyeleştiriyor. Ancak bu roman sadece Capa’nın ve savaşın romanı değil, en çok aşkın romanı. Capa?nın yoldaşı ve meslektaşı Gerda Taro ile yaşadığı

okumak için tıklayınız

Biraz da ?korku?dur Anadolu – Bedia Ceylan Güzelce

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal?in 1960?ların sonunda yazdığı ve şimdi yayımlamaya karar verdiği bir yapıt. Dönemin diline yaklaştırmasının yanında, büyük ustanın yazarlık serüveni içerisinde önemli bir yere sahip. Çukurova?da, Hüyükteki Nar Ağacı?nın yakınındaki Yeniköy?de toprağı çamurla sıvayan çocuk ellerimi hatırlıyorum. Hafta sonu gelip de tatil başladığında, kardeşlerim ve ben köy hayatına dahil olur, rugan

okumak için tıklayınız

Sınırsız Yalnızlık – Hüseyin Bul

Yazarın Odası kitabı çeşitli yazar ve şairlerle yapılmış röportajlardan oluşuyor. Orhan Pamuk?un da önsözünü yazdığı kitapta ortak fikir şu; iyi yazmak için disiplinle yazmak, çok yazmak, daima yazmak ve kesinlikle kafa ayıkken yazmak gerekiyor? Çay-kahve sigara da bu işin cilası. Truman Capote: Söyleşiyi Pati Hill 1957 yılında yazarın Brooklyn Heights?taki büyük sarı evinde Buldog cinsi

okumak için tıklayınız

Bir Mikro Siyasal Alan İncelemesi- ?Denizli’de Politik Haritalar ve Eğilimler*? – Mehmet Emin Kurnaz

Laodikya yayınevi tarafından geçtiğimiz ay basılan ?Denizli?de Politik Haritalar ve Eğilimler? başlıklı çalışmasına dair Güney Çeğin ile bir röportaj gerçekleştirdik. Halikarnas Kitapevi?nde bir araya geldiğimiz Güney Hoca, içilen çayların ve hoş sohbetin ardından bizlere, geçtiğimiz ay raflarda yerini alan çalışmasını anlattı. Siyasetin arka planını teşkil eden sosyolojik yapılara dair bir mikro alan çalışması olan bu

okumak için tıklayınız

Önemli sorunlarımızdan: kitap kapakları – Semih Gümüş

Bir kapak tasarımcınız yok, kapak için tasarımcıya ödeyecek paranız da yok ve kitap kapaklarını kendiniz yapıyorsunuz. Bu durumda yayıncı özel, kendine özgü, ayrıksı kapak tasarımları yapmaya, kapaklarına kuş kondurmaya çalışırsa sonuçlar tatsız olabilir. Kitap, önce yazılanın yayımlanmasını amaçlayan bir nesne. Bir taşıyıcı. Başlangıçta böyleydi. Sonra ürettiğimiz nesnenin bir biçimi, rengi, zaman içinde değişip güzelleşen hammaddesi,

okumak için tıklayınız

Okuma ediminin incelikli ölçütleri – Kaya Özsezgin

“Okuma Üzerine”, yaşamı boyunca farklı yörelerde yaşamayı seçmiş olan Marcel Proust’un birey ile kitap arasındaki ilişkiyi ve özgün psikolojik edim olarak okumayı irdelediği, bu edimin kaynaklarına yaptığı yolculuğu içeren bir anlatı. Büyük bir yazarın kitapla kurulan ilişki üstüne derin düşünme denemesi aynı zamanda. Okuma eylemi kuşkusuz her dilde alfabeyi çözmekle başlıyor ama ABC?nin aracılık ettiği

okumak için tıklayınız

Mucizevi Hayatlar üzerine – Günay Aslan

Sürgündeki yazın emekçilerimizden Mehmet Söğüt?ün ?Mucizevi Hayatlar? adını verdiği öykü kitabı, yakın zamanda Sınırsız Kitap Yayıncılık tarafından yayımlandı. Söğüt kitabında kendi ülkelerinden uzaklara (İsviçre) savrulmuş çeşitli uluslardan insanları anlatıyor. Mucizevi Hayatlar insan hikayelerinden oluşuyor. Kitapta böyle 24 öykü yer alıyor. Yazarımızın içten, yalın bir dille anlattığı insan hikayelerinin her birinden okur hayata ve insana dair

okumak için tıklayınız

Ölümcül Kıskançlığın Başyapıtı – Ercüment Cengiz

Büyük yazarlar, seçtikleri konularda insanlığın yüzyıllarca değişmeyecek sorunsallarına değinir. Tolstoy?un ele aldığı ise yenilerde tıbbi literatürde yerini alan ?ölümcül kıskançlık?. Gazetede ilanı görünce mutlulukla gülümsedim. İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri Serisi?nin, 200. baskısı, onlarca dev eser arasında Tolstoy?un Kreutzer Sonat adlı kitabına kısmet olmuştu. Gülümsedim, çünkü yirmili yaşlarımın başında tıp fakültesinin ilk

okumak için tıklayınız