Kategori: Makaleler

Dünyada bir Palto hayaleti hala dolaşıyor – Ümit Yıldırım

Dostoyevski’nin Rus edebiyatının yazarları ve eserlerine dair “Hepimiz onun Palto’sundan çıktık” demesine yol açan, 1825 yılından 1855 yılına kadar Çarlık Rusyası’nda “Rusya’nın gelişmesini donduran Çar” olarak anılan I.Nikola ve Çarlık sözcüleri tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanmasına kadar giden, günümüzün yabancılaşmış sıradan insanına ışık tutan Gogol un Palto adlı uzun

okumak için tıklayınız

Türkiye Emek Tarihinin Bir İzdüşüm Alanı Olarak “Edebiyat” – Ahmet Makal

Giriş Bu çalışmamızda, Türkiye emek tarihi ile Türk edebiyatını irtibatlandırmaya çalışıyoruz. Emek tarihiyle edebiyat arasındaki bu ilişki iki farklı yönde kurulabilir: Edebiyattan emek tarihine doğru ya da emek tarihinden edebiyata doğru. Bu satırların yazarı açısından bakıldığında, esas olan emek tarihidir ve yaklaşımımız emek tarihinden edebiyata doğru bir bakıştır. Bu bağlamda, çalışmamızın bir edebiyat eleştirisi olma

okumak için tıklayınız

Abidin Dino?ya dairdir – M. Şehmus Güzel

Abidin Dino en tanınan ressamlarımızdan biridir. Sadece ressam da değildir, zamanı gelmiş gazetecilik yapmıştır. Gerekmiş öyküler, senaryolar, denemeler yazmıştır. Film yönetmiştir. Saati gelince de şiirler döktürmüştür. Döneminin, yirminci yüzyılın başından sonuna kadar giden zaman diliminin en ilginç, en önemli aydınlarından biridir. Hele Türkiye için. Bu nedenlerle olmalı hepimiz onu tanıdığımızı sanıyoruz, bu hem doğrudur hem

okumak için tıklayınız

Edebiyat antolojisi gibi bir mezarlık – Serkan Bilgi

Geçenlerde, Leylâ Erbil toprağa verildi. Zincirlikuyu Mezarlığı?nda. Orada hiç yalnız kalmayacaktır; birçok arkadaşı var çevresinde. Tomris Uyar, Ruhi Su, Rıfat Ilgaz, Asım Bezirci ve başka dostları? Leylâ Erbil?i bir kez daha saygıyla anıyor, şimdi sizi başka bir yazar mezarlığına davet etmek istiyorum. Kitaplıklarımızı andıran mezarlığa? Kuş yuvası anlamına gelen ?Aşiyan? semtindeki deniz manzaralı yazar müzesine.

okumak için tıklayınız

Gelecek için geçmiş nasıl yazılır? ? Ali Mert

Anılarını kaleme almak, o büyük deneyimi paylaşmak değil midir? Biricik olduğu için değil belki, tipik olana işaret edebildiği için… Kendini öne çıkarmak için değil elbette, ?anlatılan senin hikayendir?i göstermek, gençleri uyarmak, ortak aklımızın gelişimine katkıda bulunmak için… Ve ömür boyu süren bir inadın devrimci coşkusunu paylaşabilmek, yaşananların ?boşuna? olmadığını göstermek için… Öğrensinler diye… Öğrenelim diye…

okumak için tıklayınız

Bir ayrılık türküsü – Selma Sayar

?Ayrılık? Bu sözcük uğruna neler söylenmemiş, neler yazılmamış, neler yapılmamış, neler yaşanmamış ki! Çeşit, çeşit ayrılık vardır. Nazım ne diyor: ?Kimi insan otların, kimi insan balıkların çeşidini bilir, ben ayrılıkların?? Kaçamadığımız bu gerçeklik, yani ayrılık, ne yazık ki hep vardır insan yaşamında. Kimi zaman gönüllü ayrılıkların

okumak için tıklayınız

Metayı bilmeyen köye Hollywood girdiğinde… – Kaya Özkaracalar

Bilgisayar canlandırması karakterleri canlı oyuncularla bir arada perdeye getiren Hollywood yapımı ikinci uzun metraj Şirinler filmi ?Şirinler 2? (The Smurfs 2) ABD?yle eşzamanlı olarak ülkemizde de vizyona girdi. Şirinler?in son yıllardaki bu iki filmden de önce küresel düzeyde geniş kitleler nezdinde tanınması, 1980?lerde Amerikan televizyon çizgi filmleri üreticisi Hanna-Barbara Stüdyoları?nın yapımı olan

okumak için tıklayınız

Direnişi Fotoğraflardan Okumak – Zerrin Yılmaz

Bir fotoğraf; uzun bir yazıdan, bir filmden, saatlerce süren bir konuşmadan daha fazla şey anlatır bazen. Gerçek olanın kanıtıdır fotoğraf, bu yüzden de nesneldir. Bir yanıyla da ona bakan göz, onu algılayan zihin, onu hisseden kalbin biricikliği oranında öznel bir yanı da vardır. Türkiye?nin her bir meydanından yükselen fotoğraf kareleri görüyoruz bir süredir. Gezi Parkı?ndan

okumak için tıklayınız

Edebiyattan Televizyona – A. Ömer Türkeş

Televizyon kanallarının edebiyata el atıp bir zamanların klasiklerini ya da günümüzün çoksatarlarını TV dizisi haline getirmesi tartışmalara yol açıyor. Sevdikleri romanların TV dizilerinde kesilip biçilmesine, günümüze uyarlanıp deforme edilmesine karşı çıkanlar haksız olmasalar bile karşılaştığımız bu durum ne yeni ne de yalnızca bize özgü. Edebi metinlerle sinema/tiyatro/televizyon arasındaki ilişki çok eskilere uzanıyor. Sinema tarihine baktığımızda

okumak için tıklayınız

İlkler Daima Özeldir – Gülşah Elikbank

Bir roman düşünün ki 1897 yılında kaleme alınmış olsun ve halen ilk günkü heyecanıyla okuru sarsın sarmalasın. Üstelik bir de aynı isim ile sinemaya uyarlanan ilk yapım olsun. Tabii ki Bram Stoker?ın Dracula romanından söz ediyorum. Transilvanya?da yaşayan, ölümsüz vampir Kont Vlad Dracula? Yıllarca birçok farklı versiyonu çekilen Dracula, ilk olarak 1931?de Tod Browning tarafından

okumak için tıklayınız

Gerçekçilik ve Fantasma Arasında – Ebubekir Aykut

Game of Thrones (Taht Oyunları) dizi olarak yayınlanmaya başladığında fantastik eserleri sevenler tarafından ilgiyle karşılanmıştı. George R.R. Martin?in Buz ve Ateş?in Şarkısı adını verdiği yedi kitaplık fantastik romanı, dizi sayesinde geniş kitlelerce tanınır ve okunur hale geldi. Tabii kitap ve dizi hemen fantastik edebiyatın kurucu babası sayılan J. R. R. Tolkien?in Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi ve

okumak için tıklayınız

Yeşilçam’da Roman Uyarlamaları – Remzi Altunpolat

Sinemanın edebiyatla olan ilişkisi aslında sinemanın doğuş yıllarına kadar gidiyor. Bu anlamda edebiyat, sinema için mümbit bir kaynak. İlk edebiyat uyarlaması George Meliés?in Jule Verne?in aynı adlı romanından uyarladığı, ilk öykülü film-aynı zamanda ilk bilimkurgu filmi- sayılan Aya Yolculuk (1902). Türk sinemasının gelişim seyri de bundan farklı olmayacaktır. Türk sinemasına uyarlanan ilk edebiyat eseri; 1916?da

okumak için tıklayınız

Umudun Arkeolojisi: Din ve Maddecilik – Bora Erdağı

Bazı yazarların veya kitapların okunması için özel nedenler gerekir. Eğer bu özel nedenlerden yoksun sıradan bir okursak zaten okumamızın başarıya ulaşması, beklentilerimizin karşılanması mümkün değildir. Kısa sürede okumayı bırakıp sızlanmaya başlarız. Fakat kendi gündelik yaşam alanlarından hayata doğru ve hayattan kendi ilgi alanlarına doğru söz almak isteyen bir okursak, o zaman işler değişir. Yani sıradan

okumak için tıklayınız

?İnsanlık komedyası?nın göğe açılan kapısı – Burcu Bayer

“Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar.” Balzac?ın karakterleriyle dolu bir salon düşünün. Goriot Baba kızlarının saadeti için çırpınıyor, kızlarıysa hiç oralı değil, Madame Vauquer?nin pansiyonerleri bir masanın etrafında oturmuş sohbet ediyorlar, ötede Felix ile Henriette uzun bir sessizliği paylaşıyorlar, Eugenie Grandet taşra sıkıntısını

okumak için tıklayınız

Toplumsal Hareket Algımız ve Gezi Direnişi – Yavuz Yıldırım

Toplumsal hareketler, Türkiye?de çok fazla önemsenmeyen ve her zaman kurumsal muhalefetin arkasında kalmış bir alan. Partinin ya da sendikanın öncülüğünde yürütülecek muhalefetin daha etkili olacağına olan inanç ya da bunun tarihsel birikimi ile hareketler, sadece kurumsal olana destek vermekle yükümlü bir alt-alan olarak görüldü. Sadece toplumsal mücadele tarihimizde değil akademik çalışmalarda da bu alanı çok

okumak için tıklayınız

?Duhok Konuşuyor? ve Mehmet Şehmus Güzel – Ali Güzel

?Non Stop yazar? Mehmet Şehmus Güzel?in (Prof. Dr.) yeni kitabını okuyorum (Duhok Konuşuyor, Kibele Yayınları, Şubat 2013). Irak Kürdistan Bölgesi Duhok Üniversitesinde gerçekleştirilen ve çeşitli ülkelerden bilim insanı, yazar, şair, yayıncı, medya mensubunun katıldığı ?Kürdoloji 2. Uluslararası Konferansı? vesilesiyle 30.4.2011 günü Paris-Viyana-Erbil üzerinden Duhok?a gidişini, 4.5.2011 tarihinde dönüşünü ve oradaki günlerini anlatıyor. Ayrıca konferans konularını

okumak için tıklayınız

William Shakespeare ve Opera – Ayşe Sezerman

Opera bestecilerini en çok etkileyen yazar Shakespeare?den esinlenilerek iki yüz yetmişin üzerinde eser bestelenir. Shakespeare’in yazarlık hayatı ile modern operanın doğuşu, tarih açısından bir paralellik taşır. Modern operanın birlikte anıldığı Monteverdi?nin doğum yılı 1567, Shakespeare’inki ise 1564’tür. Shakespeare’in oyunlarından yola çıkarak bestelenen opera yapıtlarının en ünlüleri 19. yüzyılın sonlarına denk düşer; bundan önce Henry Purcell’ın

okumak için tıklayınız

AMED: Diyarbakır?ın İlk Kürtçe Ansiklopedisi – Müslüm Üzülmez

?Anadilim benim derim ve diğer diller ise giysilerimdir. İnsan ne zaman isterse kendi isteklerine göre giysilerini değiştirebilir ama derisini değiştiremez.? -Antti Jalava Diyarbakırlı olmam, dahası Diyarbakır?ın günümüzde yüklenmiş olduğu misyon nedeniyle Diyarbakır?da olan veya yapılan her güzel şey beni fazlasıyla duygulandırır ve sevindirir. Amed Tîgrîs ve Yıldız Çakar?ın birlikte hazırlamış

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’e Açık Mektup / ‘Gık’ – Musa Artar

Aziz Usta, Yeri geldikçe -ki sık sık geliyor- yaklaşık yirmi yıldır senin şu ünlü sözünü tartışıp duruyoruz: “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” İlk duyulduğunda, herkes dehşete kapılmıştı. Toplumun yüzde yüzü kendini yüzde 40’ın içinde görse bile bu ne cüretti? Olacak şey değildi? Haddin bildirilmeliydi? Mahkemelerle, tehditlerle, linç girişimleriyle seni hizaya getirmeye çalıştılar. Son olarak Sivas’ta yakarak

okumak için tıklayınız