Kategori: Müslüm Kabadayı

Sanat Atardamarlarımızdan İbrahim Demirel – Müslüm Kabadayı

İnsanlar vardır, atom karıncadır; yılmadan ve kararlılıkla amaçları doğrultusunda ömürlerini adarlar. Bunlardan, amaçları bilim ve sanat yoluyla insanı yüceltmek, toplumları eşitlik-özgürlük deryasında yaşatmak ve geliştirmek olanları hep hayranlık ve saygıyla takip etmişimdir. Dolayısıyla onların oluşturduğu bilim ve sanat okyanusunda bir damla olmak, yaşam rehberim olmuştur.

okumak için tıklayınız

Hem zamanın tanığı hem de eylemcisi halk şairi: Ali Çuhadar – Müslüm Kabadayı

Halk şairleri, halk edebiyatımızın sözlü geleneğinde daha çok tarihe tanıklık ederler. Kendileri zamanın yaratıcı eylemcisi ve şiiriyle yönlendiricisi olanlar da vardır. Pir Sultan Abdal, Köroğlu ve Dadaloğlu bunlardan en çok bilinenleridir. Bilinmeyenler ise çoğunluktadır. İşte tarihe tanıklığı yanında zamanının yaratıcı eylemcilerinden olup geniş kitleler tarafından bilinmeyen halk şairlerinden biri de Ali Çuhadar’dır.

okumak için tıklayınız

“Çek!” – Müslüm Kabadayı

Pankartlar, flamalar, dövizler, kızıl bayraklar, bandolar, davul zurnalar eşliğinde kortejler alana ilerliyordu. Basın emekçileri, belgeselciler, fotoğraf sanatçıları oradan oraya koşturuyor, yürüyüşten genel ve yakın çekim yapıyorlardı. Sadece onlar mı? Fotoğraf makinesi, kamerası olmayanlar da cep telefonları ya da tabletlerine sarılıyorlardı; selfi çekenler de az değildi.

okumak için tıklayınız

Halk Çağı’nın Şairi Ali Yüce’nin 1. Ölüm Yıldönümü

HALK ÇAĞI’NIN ŞAİRİ ALİ YÜCE’NİN 1. ÖLÜM YILDÖNÜMÜ ANMA PROGRAMININ SUNUŞ METNİDİR. (29 Nisan 2016 Cuma günü Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Halk Çağı’nın Şairi Ali Yüce’yi Anma” etkinliğiyle ölümünün 1. Yıldönümünde Yayladağlı öğretmen-şair-yazar Ali Yüce anıldı. Müslüm Kabadayı’yla Özgül Kılıç’ın sunumunu yaptıkları anmaya, oğlu Prof.Dr. Galip Yüce, Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Yekta Güngör

okumak için tıklayınız

Halk Çağı’nın Şairi Ali Yüce’yi Anarken – Müslüm Kabadayı

Türkiye’de “Emek Edebiyatı” derken, Köy Enstitülü şair ve yazarların ortaya koydukları şiir, öykü, roman ve tiyatro yapıtları önemli yer tutar. Tanzimat Edebiyatından başlayarak günümüze kadar binlerce yapıt kaleme alınmıştır işçi ve emekçilerle ilgili. Sami Paşazade Sezai’nin Küçük Şeyler kitabında yer alan “Pandomima” öyküsünden Nabizade Nâzım’ın Karabibik romanına, Yaşar Nezihe’nin 1 Mayıs şiirinden Sabahattin Ali’nin Sırça

okumak için tıklayınız

Diken Kuşları – Müslüm Kabadayı

İlkokula gidiyordum. Havaların ısınmaya başladığı ilkbaharla birlikte hafta sonları oğlakları, kuzuları ve buzağıları otlatırdık dağlarda. Yaz tatiline girince de biçin için yaylanın yolunu tutardık. Siz deyin iki ay, ben diyeyim üç ay yaylada kalırdık. Büyükler, oraklarla ekinleri biçip atlara, eşeklere yük vurarak harmana taşımakla uğraşırken, bizler de hasadı toplanan tarlalarda hayvanları otlatırdık. Onların kuyularda sulanması

okumak için tıklayınız

Mehmet Aydın şiir ışıldağıyla yaşıyor – Müslüm Kabadayı

TOPLUMCU AYDINLANMAMIZIN ÇINARI MEHMET AYDIN ŞİİR IŞILDAĞIYLA YAŞIYOR!.. “Paylaştım ekmeğimi Eşle dostla güçsüz olanla Sevgim yüreğim büyüdü Öpüp bağrıma bastım kitabı Daracık ufuklu dünyam Boyuna ışıdı Şarkıya durdu çevrem” diyen MEHMET AYDIN Hocamız için “Selama durdu ÇEVREN” Müslüm Kabadayı

okumak için tıklayınız

Kitap, Kütüphane ve Hatay’da Kütüphane Kültürü – Müslüm Kabadayı

Kitap, hem yaşamın kaydedildiği bir araç hem de insan yaşamını değiştiren, geliştiren bir kaldıraçtır. Yaşamın kaydedilmesi kitaplardan önce de vardı, sözlü anlatım-resim-heykel-müzikle… “Değiştiren ve geliştiren kaldıraç” özelliği ise dikkatle üzerinde durulmayı hak ediyor.

okumak için tıklayınız

Sınananlar – Müslüm Kabadayı

Kilim desenli kırmızı şalı omuzlarında olan, saçına ak düşmüş kadın, gözlüklerinin üzerinden masadaki öğretmene baktı önce. Dudaklarını hafif büzüştürdükten sonra, sol bloktaki sırada oturan kadını göz ucuyla taradı. Suratı asılır gibi oldu ama bozuntuya vermeden önündeki soru kitapçığına gömüldü. Dudaklarını kıpır kıpır ettirerek soruları okumaya ve ağır, kendinden emin hareketle cevap kâğıdını işaretlemeye devam etti.

okumak için tıklayınız

Yaratıcılık ve Emeğe Saygı – Müslüm Kabadayı

Köy Enstitülerinden yetişen öğretmenlerin çoğunluğunun, edebiyat-sanat-bilim alanlarında kendilerini geliştirdikleri ve yapıtlarıyla kalıcı hale geldikleri biliniyor. Onlardan biri de Ali Kemal Gözükara olup ölümünün 10. yılında kendisine “saygı” etkinlikleri düzenlendi. Bu çerçevede 15 Kasım 2000’de kaleme aldığım aşağıdaki metni, bu değerli öğretmen ve yazarımızı saygıyla anarak okurla paylaşmak istiyorum

okumak için tıklayınız

Müslüm Kabadayı ile yapılan söyleşide öykü-coğrafya ilişkisi ele alındı

Yazar Müslüm Kabadayı’nın öyküleri çerçevesinde öykü-coğrafya ilişkisi ve yazarın toprak-suyla serüveni ele alındı. Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Emekli Öğretim Üyesi ve Yazar Kemal Ateş, şairler Ali Ozanemre, Arif Berberoğlu, Mete Alpsar, Mehmet Korkmaz, Ozan Uyumlu ile yazarlar Sadık Güvenç, Erdal Ateş ve Ayşe Kaygusuz yanında çok sayıda öykü okuru katıldı.

okumak için tıklayınız