Kategori: Öykü Kitapları

Bay Keuner’in Öyküleri – Bertolt Brecht

Bertolt Brecht, ”Bay Keuner’in Öyüküleri”ni (”Geshichten vom Herrn Keuner”), ilk kez 1930 yılında, Berlin’de yayımlanlanmaya başladı ve bu yayın, yaşamı boyunca sürdü. Daha sonra bu öyküler, Brecht’in eserlerinin toplu basımlarında, düzyazılara ayrılan bölümlerde sürekli olarak yer aldı. ”Me-ti” gibi, bu öyküler de, gerçekte Brecht’in kendi dünya görüşünü, yaşamın türlü yansımalarına yedirerek dile getirdiği bir araç

okumak için tıklayınız

Otuzuncu Yaş (Bütün Öyküler) – Ingeborg Bachmann

Ingeborg Bachmann ‘ın gençlik döneminden olgunluk çağına dek tüm öykülerini bir araya toplayan Otuzuncu Yaş / Bütün Öyküler, yazarın “eski” ve “yeni” okurları için olmazsa olmaz bir kitap. “Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz” savıyla dilin sınırlarını zorlayan bir yazarın gözünden dünyaya bakmak için iyi bir fırsat. Otuzuncu Yaş adlı öykü kitabında yer

okumak için tıklayınız

Büyüyen Eller / Bütün Yapıtları ? Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Müzesi Arşivi’ndeki müsvedde ve taslaklardan oluşan Büyüyen Eller’de yer alan “Sebzeci Cebrail”, [Kozalaklı Köyü] ve [Kılıbık] okurlarıyla ilk kez buluşuyor. Büyüyen Eller, Sait Faik’in sanıldığının aksine titiz sayılabilecek bir dikkatle yazdığını, yazdıklarını okuyup değiştirdiğini, düzelttiğini, yazdıklarının bazılarından vazgeçtiğini ve yazdığı her şeyi yayımlandığını göstermesi bakımından farklı bir önem taşımaktadır. “Çok hasta olduğum zaman,

okumak için tıklayınız

Olimpos Öyküleri – Hazırlayan: Kadir Aydemir

Kadir Aydemir?in yayına hazırladığı, 32 yazarlı ?Olimpos Öyküleri? kitabı, Yitik Ülke Yayınları’ndan çıktı. Tanrıların dağı Olimpos ve Olimpos Köyü… ?Nereye?? sorusunun en güzel yanıtı… İstanbul?dan ya da Ankara?dan, İzmir?den ya da başka bir şehirden ?kaçmanın? en güzel alternatifi… Bungalovları, ağaç evleri, buz gibi suyu, Likyalı kalıntıları ve anıt mezarlarıyla ?Olympos?… yani Olimpos… Sırt çantasına çadırını

okumak için tıklayınız

Komşular – Tahsin Yücel

‘Tahsin Yücel’in Komşular adlı bir hikayesi var. 16 sayfalık hikayeyi okurken, yılların alışkanlığıyla, sevdiğim, ilginç bulduğum, usta işi cümlelerin altını çiziyordum. Hikayeyi bitirip baştan sona yeniden bir gözden geçirince şaşırıverdim: 16 sayfanın bütün satırlarının altını çizmişim. Tahsin Yücel, güzel şiirlerin değiştirilemez, sözcüğü yerinden oynatılamaz biçimlerine benzer bir biçim yaratmış.’ Tahsin Yücel’i, öyküleri, romanları, denemeleri, inceleme

okumak için tıklayınız

Seçme Sapan Şeyler – Ferhan Şensoy

Öyküyle deneme arasında gidip gelen geziperver yazılar bunlar. Ya da öykü türünde açık denizler özleyen, birbirlerinden çok bağımsız metinler ve fakat bütünde buluşuyorlar; insanı çerçeveleyen eşya, nebatat, hayvanlar kendi gözlerinden değerlendiriyorlar bildiğimiz, kendini çok cinfikir sanan salak insanoğlunu. Seçme Sapan Dünyalar – Meltem Kerrar 1968?de yazmış ?Dalgındır Hüsam Kusura Kalmayın? öyküsünü Ferhan Şensoy. Yeni Ufuklar?da

okumak için tıklayınız

Bir Yılbaşı Öyküsü – Charles Dickens

Ebenezer cimri, huysuz ve bencil bir adamdı. Kimseyle arkadaşlık etmez, eğlencelere katılmaz, işinden başka bir şey düşünmezdi. Çok parası olduğu halde, kimseye yardım etmezdi. Dünya üzerinde, iyi kalpli yeğeninden başka seveni yoktu ama Ebenezer bunu da dert etmezdi. Hiç kimseye ihtiyacı olmadığını düşünürdü. Ancak Noel öncesi kapısını çalan bir ziyaretçi her şeyi değiştirdi. Aslında ziyaretçi

okumak için tıklayınız

“Katil Orospular”a Dair – Ceylan Koryürek

Azrailin namlusundan çıktımı kurşun, ölüm karşısında sıfır yerine geçen hayat, işte denkleşti her şey. Roberto Bolano?ya ölü bir ozan yazara verilen ödülle alkışlarla dünya kendini ?susukunluğa adayan? ölüme karşı. ?Katil orospular? kitabın ismi beni dehşete düşürdü, ilerleyen sayfalarda ismin hayatın acımasızlığıyla özdeşleştiğini gördüm, sanki insanlar buharlaşıyor gölgeleri kalıyor, gölgeleri onların katili oluyordu. Robeto Bolano Şili?li

okumak için tıklayınız

Kadın Öykülerinde Avrupa – Hazırlayan: Gültekin Emre

Kadın öykücüler rotalarını bu kez Avrupa?ya çevirdi. Başka coğrafyaların ışıkları öykülerine yansıyor. Trenler, uçaklar yolculuklar; kaçak işçilik, tedirginlik, göç, aşk, belirsizlik? Kadınların kaleminden bu kez başka bir ülkede, başka bir dilde ?öteki? olmanın halleri dökülüyor? ?Kadın Öykülerinde?? dizisinin beşinci kitabı olan Kadın Öykülerinde Avrupa?da bir araya gelen yirmi dört kadın yazarımız öyküleri aracılığıyla, Avrupa?ya yolu

okumak için tıklayınız

Mitolojik ve fantastik öğelerle bezenen öykülere farklı bir örnek: “sur ve gölge” – Müslüm Kabadayı

Okumalarımızda önceliklerimizin belirlenmesinde, bazen bir tartışma konusu, bazen de dostlarımızın ?ayıktırmaları? etkili olmaktadır. Daha önce hiçbir yapıtını okumadığım Mehmet Zaman Saçlıoğlu?nun ?Sur ve Gölge? öykü kitabını bir gecede okumama vesile olan da bir internet günlüğünde okuduğum yazıydı. O yazıda, söz konusu kitapta yer alan sonuncu öykü ?Yüzün Tamamlayıcısı?ndan söz edilmekte ve özellikle mekan olarak Antakya?yla

okumak için tıklayınız

Bilinmeyen Adanın Öyküsü – José Saramago

Yola çıkmayı hayal etmek bile, bir hedefi gözetmek, bir amaca ulaşmak, bir kavuşmayı özlemek kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir……….. Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür. ?(?) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu

okumak için tıklayınız

Sokak – Cevdet Kudret

( * ) Cevdet Kudret?in dergilerde kalan öykülerini topladığı Sokak ilk basım tarihinden otuz altı yıl sonra yeniden yayınlandı. İlk basımın arka kapağında Cevdet Kudret, öykülerin yurtdışında çeşitli öykü antolojilerine seçilmiş olmasının, onları bir kitapta toplamak konusunda kendisini yüreklendirdiğini söyledikten sonra okuyuculara şöyle seslenmiş: ?…Oldu olacak, bari şunları bir araya toplayım dedim. İyi mi ettim,

okumak için tıklayınız

Şuurun Meşru Mahsulü Atalet, Yani Gönüllü Avareliktir? – Canan Koçak

Sizi güldürmek istediğini sanmayın. Bunda da öncekiler gibi yanılabilirsiniz. Sandığınız kadar neşeli biri olamaz o, olsa olsa sinir bozucu bir geveze. Belki hasta, belki kötü, belki sadece suratsızdır kim bilir? Kendi deyimi ile kötü biri bile olmayı becerememiş, herhangi biri olamamıştır. Zekidir zeki olmasına fakat, zaten bir baltaya sap olamamasının da sebebi bu değil midir?

okumak için tıklayınız

Çamaşırcının Kızı / Küçücük – Orhan Kemal

Yoksulluğu ve yoksunluğu en iyi anlatan yazarlarımızdan biri olan Orhan Kemal, Çamaşırcının Kızı’nda yer alan öykülerinde, yaşadıkları kıstırılmışlık ve imkânsızlığa karşın, gerçeğin acımasız soğuğundan, tükenmeyen hayalleriyle umutlarını diri tutma uğraşı vererek korunmaya çalışan insanların içinden sesleniyor. Önümüze serilen panorama, bir kez daha, ne denli büyük bir yazarla karşı karşıya olduğumuzun önemli bir kanıtı… Öykülerin her

okumak için tıklayınız

Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları – Nikolay Vasilyeviç Gogol

Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852), Klasik Rus Edebiyatı?nın Puşkin?le birlikte en önemli iki kurucusundan biri olan Gogol, 1831 ? 1832 yıllarında yazdığı Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol?un bir anda parlamasına yol açar. 

okumak için tıklayınız

Mario ve Sihirbaz – Thomas Mann

20. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Thomas Mann ‘ın (1875-1955), yoz bir ilüzyonistin kişiliğinde Alman faşizmini anlatan ‘Mario ve Sihirbaz’ adlı öyküsünün yanı sıra ‘Küçük Friedemann’, ‘Tobias Mindernickel’, ‘Gardırop’, ‘Gömütlük Yolu’, ‘Harika Çocuk’ ve ‘Tren Kazası’ adlı öykülerini Kâmuran Şipal’in Türkçesiyle sunuyoruz. “Durum neşeli özelliğini yitirip insana güven verici olmaktan çıktı mı,

okumak için tıklayınız

Yedi Yoksul Gezgin – Charles Dickens

Charles Dickens, yoksul halkın sorunlarını anlatan sayısız roman ve kısalı uzunlu pek çok öykü kaleme aldı. “Yedi Yoksul Gezgin” de bu öykülerden biri. Bu öykü, Dickens’ın temel sorunu olan yoksulluğu son derece çarpıcı bir biçimde anlatıyor. Öyküde Hıristiyan değerleri, katı İngiliz milliyetçiliği sertçe eleştiriliyor ve hayır kurumlarında bile aşağılanan yoksulların gerçek değerleri arayışları gözler önüne

okumak için tıklayınız

Kurnaz Tilki – Johann Wolfgang von Goethe

Kurnaz Tikli, büyük Alman ozanı Goethe’nin bundan iki yüzyıl önce yazdığı bir kitap. 1783 yılında kaleme aldığı ?Kurnaz Tilki? isimli manzum öyküde; tecrübelerinden yaralanan Goethe, dönemin yönetiminde gördüğü kimi olayları ve durumları hayvanların dünyasında yaşanıyormuşçasına bir masal havası içinde anlatıyor. Bu kitapta Ormanlar Kralı Aslan ve çevresindekilerle, halktan biri olan kurnaz Tilki’nin çatışmaları, sürtüşmeleri ilginç

okumak için tıklayınız

Keder Perileri – Remziye Arslan

(*) On iki tane öykü. Göç öyküleri. Öykülerde kimler yok ki? Gözleri altı aydır kapanmayan, göç ettiği topraklarda ölmeyi bekleyen İhtiyar Sisê. Hatıra defterini bize sunan genç kızlığa adımı yeni atan Berivan. İstanbul’a yeni gelen Bingöllü bir adamın saçlarının içine girip O’nun midye satma hayallerine şahit olan bir poyraz. Yüzü değiştirilen, eski yüzü ile yeni

okumak için tıklayınız

Mustafa B. Yalçiner’den Mor Sümbüller – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Mustafa B. Yalçıner?in Akdeniz?in güneşinde ve ayında, Toroslar?ın poyrazında, içeride ve dışarıda damıttığı öykülerinin toplamından oluşan ve okuyucusuna yeni yıl hediyesi gibi sunduğu Sümbül Gölü?nü heyecanla, gülerek, tedirgin olarak, sevinerek, hüzünlenerek okudum. Kitap elime ulaştığında trenle yola çıkmam ve yol için de iyi bir yol arkadaşı lazımdı. İşte yol arkadaşım diyerek kitabı çantama attım ve

okumak için tıklayınız