Gereksiz İnsan Peçorin – Bir Karakter Analizi

zamanımızın bir kahramanıLermontov’un 1840 yılında yazmış olduğu Zamanımızın Bir Kahramanı, öykünün başkarakteriyle edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Peçorin, bu kitapta ilk defa detaylı olarak sosyal konum ve psikolojik olarak irdelenmiş karakterdir. Lermontov’un bu keşfi edebiyat dünyasında yepyeni kapılar açmış, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov bu kapıdan geçerek roman sanatını bambaşka boyutlara taşımışlardır. Peki, kimdir bu Peçorin, onu farklı kılan nedir? Byronic karakter olarak da isimlendirilen ama gerçekte gereksiz insan (superfluous man) olarak sınıflandırılan Peçorin, ait olduğu sınıfın tüm özelliklerini taşır;

Virginia Woolf: Yeryüzünün pisliğine, bozulmuşluğuna karşı çıkmalıyız

dalgalar“Yeryüzünün pisliğine, bozulmuşluğuna karşı çıkmalıyız; dönen, girdaplar oluşturan, kusulmuş, ezen kalabalığına.”
Virginia Woolf, 1931’de yayımladığı Dalgalar adlı yapıtında dış dünyayı yok eder. Üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. “Bir olay örgüsüne uyarak değil, bir ritme uyarak” yazılan kitap, “şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girsin ki” diyen Woolf tarafından iki yıl içinde üç kez yazılır ve dalgaların sesine uydurularak, şiir gibi yüksek sesle okunarak düzeltilir.. Gerçekçi roman geleneğinden tam bir kopuşu temsil eden Dalgalar, bilinç akışı tekniğiyle yazılan romanların en önemlilerinden biridir.*

Ve Çelik Böyle Sertleşti – Nikolay Ostrovski. “İnancın, sonsuz bir enerjinin ve inadın romanı”

Ve Çelik Böyle SertleştiNikolay Ostrovski, Çelik Böyle Sertleşti adlı ünlü romanını, 1904-1936 yılları arasında yaşadığı kısa, ama olağanüstü güzel, kahramanlara yaraşır hayatıyla yazdı. Büyük ölçüde otobiyografik olan eserin temel karakteri, Pavel Korçagin tipinin güçlü, canlı ve çekici oluşunun sırrı, gerçek hayattan alınmasından ileri gelir. Nikolay Ostrovski daha yirmi yaşındayken içsavaş cephelerinde aldığı ağır yaraların etkisiyle kötürüm ve kör olmuş, bu durumdayken, gençliği, sevgi ve mücadeleyi, Komünist Gençlik Birliği üyesi yoldaşlarını ve silah arkadaşlarını anlattığı romanı Çelik Böyle Sertleşti’yi yazmıştı.

Boğulmamak İçin – George Orwell “İnsanların tepkisizliğine dikkat çeken, savaş karşıtı bir roman”

Boğulmamak İçin - George Orwell“Başınızın üstünde cam çatılar, hepsi aynı müziği çalan radyolar, yeşil yok, her yer beton kaplı; kısır meyve ağaçlarının altında otlanan yapma tosbağalar.”

Kabaca, kırk beş yaşında şişko bir sigortacı olan George Bowling’in yaşadığı hayata yabancılaşması sonucu çareyi (biraz da gerçeküstü bir durumla) büyüdüğü yer olan Aşağı Binfield adlı kasabaya gidişinde bulmasını konu alan kitap, alt metinde bireyin yabancılaşma durumunu kentleşme üzerinden sermaye problemi ile açıklıyor ve Bowling, “huzuru” kasabada arıyor. Bunu yaparken, iyi bir savaş karşıtlığı da yürütüyor Orwell: II. Dünya Savaşı’nın arifesinde, I. Dünya Savaşı’nı deneyimlemiş olan kahramanımız üzerinden, insanların tepkisizliğine dikkat çekiyor.

Tespih Ağacının Gölgesinde – Harper Lee ‘İyiye doğru bir değişim için ne yapılması gerekiyor’

Tespih Ağacının Gölgesinde - Harper Lee“Bu ülkede beni korkutan tek şey şu: Devlet birgün öyle bir canavarlaşacak ki, en küçük bireyler ayaklar altında ezilecek ve artık yaşamanın hiçbir değeri kalmayacak.” Jack, Tesbih Ağacının Gölgesinde

‘Tespih Ağacının Gölgesinde’, bundan elli beş yıl önce yayımlanan “Bülbülü Öldürmek”in devamı olma özelliğini; önyargılar, haksızlıklar, çatışmalar ve sınıf algısı gibi kavramlar üzerinde, okuru tekrar düşünmeye çağırmasında buluyor. Ancak bakışlar, ilk romandan yirmi yıl ötesine gidiyor ve küçük kız Scout, bir genç kadın olarak tekrar sahne alıyor.

Bülbülü Öldürmek – Harper Lee “kötücüllüğe yenik düşmemek için her daim mücadele etmek”

Bülbülü Öldürmek - Harper Lee Adil olmak bu kadar zor mu?
Harper Lee’nin ‘Bülbülü Öldürmek’i, kötücüllüğe yenik düşmemek için her daim mücadele etmek gerektiğini vurguluyor. Robert Mulligan filmiyse bu romanın ruhunu kusursuzca görselleştiriyor
Harper Lee… Yazdığı tek romanla 20. yüzyıl edebiyatının önemli kalemlerinden birine dönüşmüş bir isim. 1960’ta yayımlanan ve kısa zamanda “çok satanlar” arasına giren “Bülbülü Öldürmek”le insanoğlunun “iyicil” doğasını su yüzüne çıkaran bir metne imzasını koyan Lee’yi yalnızca bu eseriyle tanımıyoruz tabii ki.