Kategori: Stefan Zweig

Sahaf Mendel – Bir Kadının Yirmi Dört Saati – Stefan Zweig

Savaşların tarumar ettiği Avrupa’dan kaçarak ölüme sığınan Stefan Zweig, “Kitaplar, insanları ölümden sonra da birleştiren ve bizi, unutmaya, hayatın bu en büyük düşmanına karşı koruyan biricik araçtır”, diye yazmış. Bu kitapta onun iki başyapıtını bir arada bulacaksınız: “Sahaf Mendel” ve “Bir Kadının Yirmi Dört Saati”. Tüm hazinesi kitap sevgisi ve bilgisinden ibaret, eski sahaf neslinin

okumak için tıklayınız

Yakan Sır – Alacakaranlık Öyküsü – Stefan Zweig

“Yakan Sır” ve Alacakaranlık Öyküsü”, dünya edebiyatında yetkin örneklerine az rastlanan, büyükler için yazılmış çocuk ve ergen psikolojisi öyküleri. Stefan Zweig, özgün yazarlık içgörüsü ve Freud ile kurduğu dostluk sayesinde bu zor işin üstünden başarıyla gelerek bizi yetişme çağındakilerin gizemli dünyalarına götürüyor. Yetişkinlerin arasına karışmak ve sırlarını öğrenmek için can atan bu kırılgan çocukların serüvenlerini

okumak için tıklayınız

Karışık Duygular – Stefan Zweig

Karışık Duygular, kalp ile zihin arasındaki ezelî çatışmanın yol açtığı kısa fakat karmaşık bir labirent. Stefan Zweig, dünyanın siyah ve beyazlardan oluşmadığını, o parlak biçemiyle bir kez daha hatırlatıyor okurlarına. Başında kavak yelleri esen ve aslında akademik ortama pek de fazla ilgi duymayan genç bir üniversite öğrencisi ile entelektüel açıdan yaratıcı olduğu günleri geride bırakmış

okumak için tıklayınız

Amok – Usta İşi – Stefan Zweig

Kendi halinde yaşayan bir köy doktorunun hayatı, yüzünü tülle gizleyen esrarengiz bir kadının yasadışı kürtaj için kapısını çalmasıyla çığırından çıkar. Kadın evine girdikten bir saat sonra, doktor geçmişini bir kenara fırlatarak boşluğa atılmış; sonunda her şeyini yitireceği o çılgın koşuya başlamıştır, tıpkı bir amok gibi… Amok, Malezya yerlilerinde görülen bir delilik hali… Buna yakalananlar, ileriye

okumak için tıklayınız

Bir Kalbin Ölümü – Mürebbiye – Stefan Zweig

?Ah, para, o uğursuz para, karımla kızımın ahlâkını bozdu. Onları bana düşman eden paradır. Deli olduğum için paranın üstüne çılgınlar gibi atılan da ben oldum. Ama eninde sonunda kendimi daha fakir, onları da daha kötü bir duruma düşürmekten başka bir şey yapmadım. Elli yıl, saçmalıklarla dolu elli yıl kendimi yordum, yitirdim, kendime bir gün için

okumak için tıklayınız

Satranç Ustası – Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Uzun Öyküler) – Stefan Zweig

Stefan Zweig?ın trajik intiharından sonra yayınlanan Satranç Ustası, yazarın en son ve en parlak yapıtlarından biri… Tahsin Yücel?in çevirisiyle sunduğumuz bu uzun öykü, bir yolcu gemisinde tesadüfen yaşanan müthiş bir rekabeti hikâye ediyor. Tahtanın bir tarafında, dünya satranç şampiyonu; karşısında ise, Naziler tarafından kapatıldığı hücresinde ekmeklerden yaptığı taşlarla ?kendine karşı? oynayarak maharetini geliştirmiş bir adam

okumak için tıklayınız

Merhamet – Stefan Zweig

Katıldığı neşeli bir davette ilk kez gördüğü güzel Edith?i dansa kaldırmak isteyen genç teğmen Hofmiller, kızın narin bedeninin hıçkırıklarla sarsıldığını görünce donup kalır. Edith ve ailesi ile ilgili, o davetteki hemen herkesin bildiği ama toy teğmenin bilmediği bazı sırlar vardır. Stefan Zweig?ın sürgün yıllarında kaleme aldığı son birkaç yapıtından biri olan Merhamet, yanlışlıkla başlayıp pişmanlıkla

okumak için tıklayınız

Korku (Uzun Öykü) – Stefan Zweig

Mesleğinde başarılı bir avukatla sekiz yıldır süren mutlu bir evlilik, konforlu bir hayat, sağlıklı çocuklar ve genç bir sevgili… Bir gönül macerasından sonra maruz kaldığı şantaj yüzünden hayatı tuzla buz olan Irene’nin o çok güvenli burjuva dünyası, bir daha eski haline kavuşabilecek midir? Korku, ünlü İtalyan yönetmen Rossellini’ye de esin kaynağı olmuş, Ingrid Bergman’ın başrolünde

okumak için tıklayınız

Stefan Zweig’in Son Günleri – Laurent Seksik

Stefan Zweig, ta Brezilya’ya gitse de, geride bıraktığı, yıkılmakta olan bir dünyayı içinde taşıyordu. Bazen aralık kalan pencereden esen ılık rüzgâra kapılıp geçip giden yılları unuttuğu oluyordu. Utanç duygusunun bir huzur hissiyle aynı anda benliğini kapladığı zamanlar, bir umut ışığı olarak Lotte’ye bakıyordu. Buralara aşinaydı sanki… İnsana yaşadıklarını unutturacak bir yer. Ama bir gazete haberi

okumak için tıklayınız

İnsani Yüceliklerin Yalnızlıktan Üşüyen Dev Çınarı: Hümanist Erasmus – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın birbirinden değerli yapıtları arasında Rotterdam?lı Erasmus?un Zaferi ve Trajedisi’ni okuyorum. İnsanlığı incelemenin en uygun yolu, insanı incelemektir? diyen Pope?un dediği gibi Stefan Zweig da biyografilerini yazdığı kişilerin yaşamlarındaki iniş ve çıkışları, yaşamlarını adadıkları ilkeleri irdelemiştir. Kişilerinin çıplak gerçeğine; dostunun, babasının, annesinin günlüğünü okuduğunu hissedecek değin yakın kılmıştır okuyucuyu. Erasmus da Zweig?ın bana kazandırdığı

okumak için tıklayınız

Düşüncelerini eyleme geçirenin hayata kattığı anlamlı farktır: Michel Sieur Montaigne – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın dilimize çevrilmiş tüm eserlerini okumaya özen gösteriyorum. İnsana verdiği üstün değer beni içten içe kuşatıyor. Günümüz edebiyatında insanın unutulduğunu düşünüyorum. Okuduğum eserlerin birçoğunda insanın derin açmazlarını, anlam arayışlarını, ekmek kavgalarını, ikili ilişkilerin gelgitlerini tüm çıplaklığıyla hissedemiyorum içimde. Kendi açmazlarımı bana acımasızca anımsatan, güçlü sarsıntıları içimde hissettiren ve bu güce karşı koyabilme irademi sınayan

okumak için tıklayınız

Montaigne – Stefan Zweig

Stefan Zweig, Nazi Almanyası’nda kitaplarının yakılmasının ardından, hümanist düşünür Erasmus’la başladığı içsel yolculuğuna yine bir hümanistle, Montaigne’le noktayı koyar. Montaigne, yazarın 1942’de hayatına son vermeyi seçmesiyle yarım kalan son eserlerinden biridir. Avrupa’yı Avrupa yapan filozof ve yazarları konu alan biyografiler üzerinden kendini anlama ve anlatma yolculuğunun Zweig için son uğrağıdır Montaigne.

okumak için tıklayınız

İnsanlığın Kütüphanesinde Hayatı Eser Olan Arthur Rimbaud – Bedriye Korkankorkmaz

Henry Miller?in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan kitabını ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi eserinde yer alan ?Arthur Rimbaud? denemesini okudum. Yazına ve insanlığın kütüphanesine birbirinden değerli eserler bırakan bu iki sanat dehası, Arthur Rimbaud?nun kişiliği ile yaşam algılayışını ifade ediş biçimlerini karşılaştırma ve üzerinde düşünce üretme olanağını verdi bana. Benim için her iki esere de

okumak için tıklayınız

“Savaş İnsanlığa Yakışmıyor” – Berivan Kaya

Clarissa, Stefan Zweig’in son romanı. Onu tamamlayamadan 1942 yılında hayatını sonlandırır Zweig. Kitap seksenli yılların başında yayıncısı tarafından tamamlanarak yayınlanır. Ülkemizde ise Gülperi Sert-Serpil Yalçın çevirisiyle 2010 yılında Can yayınları tarafından yayınlandı. Romanın sonlarına doğru dildeki farklılaşma, hikâyedeki hızlı geçişler, kurgunun sönümlenmesi yayıncının bu olumsuz müdahalesini açığa vurmakta ve anlatıyı zayıflatmaktadır. Fakat romanın geneline sızan

okumak için tıklayınız

Joseph Fouche / Bir Politikacının Portresi – Stefan Zweig

“Fouché, aklını ve iradesini kontrol edebilen, Makyavelist, gözükara, her türlü etik ilkeden yoksun, değişen ideolojilere aynı hızla uyum gösteren, iktidar zevkini maskeleyebilen bir politikacı tipidir. Zweig, Fouché’nin şahsında sadece bir politikacıyı değil, çıkar ve amaçlarını her şeyin üstünde tutan, bu uğurda önündeki her şeyi ve herkesi ezip geçen, kendini, sadece kendini düşünen insanı anlatmaktadır aslında.”

okumak için tıklayınız

Charles Dickens: Sıkıntılı Günlerden Yansıyan Yaşam – Emine Gürbüz

?Giyotinin açlığını durdurmak mümkün değildi. Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik veya Ölüm: Bu dördünün içinde ölüm, en bilindik olanı ve en kolay elde edilebileniydi.? (1) Dünya edebiyatının önemli romancılarından Charles Dickens 17 Şubat 1812?de Portmouth?ta doğdu. Babası memurdur. Memurluk dönemin koşulları düşünüldüğünde pek de iyi bir meslek değildir, öyle olsa bile çok fazla borçları vardı, bu nedenle

okumak için tıklayınız

Stefan Zweig ‘in Clarissa Romanına Dair – Ceylan Koryürek

Hitler insanları ölüme susatan cinayetle beslenen bir şeytandı. İnsanlar çaresizlik, korku ve dehşet içinde ölüm istediler. Bir yatakta henüz sıcaklığı yitmemiş iki beden kadının eli adamın göğsünde. Yaşamlarına kendi istekleriyle son verseler de, aralarındaki sevgi ortak yazgıları, ikisi de aynı düşte huzuru bulmak istemişler. Yatakta yatan eserleriyle ölümsüz Stefan Zweig ve karısı Charlotte Altmann. Masanın

okumak için tıklayınız

Macellan – Hikmet Temel Akarsu

Stefan Zweig tarafından kaleme alınan, ?Dünyanın çevresini dolaşan ilk insan: Macellan? adlı kitap sadece insanlığın yaşadığı en büyük serüvenlerden birini bir film gibi gözlerimizin önüne sermekle kalmıyor aynı zamanda ?biyografi? türünün yetkin bir örneğiyle bizi karşı karşıya getiriyor. Macellan okuyanlarda büyük duygular, yüksek idealler, coşku, heyecan ve erdem duygularını harekete geçiren son derecede nitelikli edebi

okumak için tıklayınız

Kitapçı Mendel – Stefan Zweig

Kitapçı Mendel adlı bu kitapta Stefan Zweig’ın öykülerinden bir seçki sunuluyor. Yazdığı öykülerin en çarpıcı örneklerinin yer aldığı kitapta, özellikle ?Kitapçı Mendel? ve ?Geçmişe Yolculuk? uzun öyküleri ile, Zweig, okurun ruhunu derinden etkiliyor. Zweig bu öykülerinde; savaşın ve zorbalığın en acı izlerinin yaşandığı 20. yüzyılda birçok ülkede yaşanan değişik hayatlara yüzünü çeviriyor. İnsan ruhunun bilinmez

okumak için tıklayınız