Kategori: Zahit Atam
İktidar, Sinema, Sanatçı, Özgürlük ve Eleştiri – Zahit Atam
8. Eleştirmen hâkim midir? Tarih Değil Hatalar Tekerrür Ediyor. “Bize geçmişteki deneyimlerin ve tarihin öğrettiği tek şey, halkların ve hükümetlerin tarihten ders almadıkları ve ondan çıkarılması gereken derslere göre hareket etmedikleridir.” Hegel (akt ve çev: Mevlüt Asar) Bu en sık rollerin karıştırıldığı eleştirmenin işlevi ve görevi sorunlarından birisidir. Eleştirmenin kendini hâkim sanması aptallıktır, onun özenmesi
okumak için tıklayınızYılmaz Güney’in kızı Elif: Babam özsuyundan kopmuş ağaç gibiydi
Yılmaz Güney’in doğum günü olan 1 Nisan Çarşamba günü Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde ‘Türkiye Sinema Tarihi ve Yılmaz Güney’ başlıklı bir panel düzenlendi. Panelin katılımcıları arasında Zeki Demirkubuz, Agah Aydın ve Zafer Diper bulunuyordu. Sinemanın usta ismi Yılmaz Güney’in doğum günü vesilesiyle Türkiye’ye gelen kızı Elif Güney Pütün’le sohbet etme imkânımız oldu.
okumak için tıklayınızYılmaz Güney ve Cüneyt Arkın arasındaki fark: Halk Kimin Yanında? 30. Ölüm Yıldönümünde Yılmaz Güney?i anarken… – Zahit Atam
Yılmaz Güney 1974 yılında hapisten çıktığında ilk önce ailesini bir araya getirdi, Kıyıköy?e yerleştiler ve Arkadaş?ı çektiler, ama olup bitenler gösteriyordu ki Yılmaz Güney?in zihninde başka bir proje vardı, görüşmeleri konuşmaları araştırmaları Türkiye?yi sarsacak bir film hazırlığında olduğunu gösteriyordu. Güney?le görüşmek işi zorlaşmış, gelenler üstü aranarak ofisine girebiliyorlar, bir tedirginlik var herkesin üzerinde.
okumak için tıklayınızSürü 2 / Bir Yılmaz Güney filmini seyretmek ne demektir? – Zahit Atam (2.Bölüm)
Zahit Atam YILMAZ GÜNEY’in 30. Ölüm Yıldönümü için 20 gün sürecek bir yazı dizisi hazırladı. Sanatına ve mücadelesine saygıyla? Sürü – 2 Bir YILMAZ GÜNEY filmini seyretmek ne demektir? II. Sürü filminin senaryosunu okumak gerçekten büyük bir enerji ve sabır gerektiriyor. Çünkü Yılmaz Güney?in 1978 ve 1981 arasındaki üç senaryosunun özelliği çatışmanın ve çelişkinin dibine
okumak için tıklayınızYeni Sinema niçin yeraltı edebiyatıdır? Zahit Atam
Yeraltı edebiyatı olmanın da gereklilikleri, zorunlulukları var, başını kuma gömen yeraltı edebiyatı olmaz! -Dur gitme, sence nedir Yeni Sinemayı Yeraltı edebiyatı yapan, bu çok ilgimi çekti? Sokağın dilini kullanıyor, hatta dili argoya kaçıyor, ama dili ehlileştirilmiş. Sokağa dönüş var, gündelik hayat anlatılıyor, ama isyanın sesi görüntüden çıkarılmış.
okumak için tıklayınızBüyük senaristlere sinema dramaturjisi nasihatleri: malumunuz ödülün manevi değeri üzerine notlar, (dramatik çatışma: 4) – Zahit Atam
Yol filminde en kritik an nedir? Seyit Ali söyler zaten: ?benim aklım bana karşı.? Tepenin Ardı filminde adam o kavak fidanlarını parçalamasa, dedede bana bir şey olursa o kavaklar senin demese, dramatik çatışma eksik kalırdı, her birisi için benzeri şeyler söylenebilir, aynı adam gidip oğluna da ?çıkışınca?, ?sen kendine bak? yanıtını niye alıyor acaba? Cannes?da
okumak için tıklayınızLinç Kampanyasına Yanıt: Eylem Eyleyenle Anlam Bulur? (Ek:3) – Zahit Atam
LİNÇ KAMPANYASINA YANIT: DRAMATİK ÇATIŞMA OLMADAN OLUR MU? Yeryüzüne kötülüğü, hastalığı ve cinneti indiren ben Şeytan, bunu size öğretiyorum. Bu sahte kahramanların yüzlerinden maskeleri indirmek vazifesi bana düşüyor: Onların içyüzünü hepinizden iyi ben bilirim. (Tekrar cebinden topacını çıkardı. Bütün kuvvetiyle masanın üzerinde çevirmeye başladı. O dönerken gözleri bir deli neşesiyle parlıyordu.) Bak, bak! nasıl da
okumak için tıklayınızZahit Atam: Linç Kampanyasına Yanıt, İtirazın Diyalektiği (Ek: 2)
Senaryodan çatışmayı kovmak mümkün müdür? FAZİLET?e dair: (Eleştiri de tavırlar üzerine notlar) -Neden bahsedeyim? Önümde bir yığın dokunulmamış mevzu var. Hiçbirine yaklaşmaya cesaretim yok. Bir bakımdan didik didik olmuş, tutulur yeri kalmamış; bir bakımdan her biri Betul (erkekten uzak duran kadın- ZA) gibi bakir duruyor: İşte dil bahsi, tercüme bahsi, işte nesrimiz, şiirimiz, hikâyemiz, romanımız;
okumak için tıklayınızZahit Atam’a Linç Kampanyasına Yanıt (Ek: 1)
(Önceki yazıyı görmek için tıklayınız) SOL LİBERALLER NASIL ?DÜŞÜNCE SUÇLUSU? YARATIR? Senaryodan çatışmayı kovmak mümkün müdür? Ekler: Dramaturji dersleri (isteyen okusun, âlimlere duyurulur, halk dilinden anlatıyorum) Arthur Schopenhauer/ Okumaya ve Okumuşlara Dair adlı kitabından ?Ateşli hayal gücü öteden beri hep mektep kaçağıdır. Ah bu kadar çok okuyabilmek için ne kadar az düşünmek zorunda kalmış olmalılar!
okumak için tıklayınızZahit Atam’a Yapılan Linç Kampanyasına Yanıt: Sol Liberaller Nasıl “Düşünce Suçlusu” Yaratır
Ben ödüllerden önce facebook sayfasından, senaryoda dramatik çatışma yok yazdım, ödüller açıklanmadan önce, ama onlar hem en iyi senaryo ödülü aldılar hem de yanıt olarak, senaryoyu yazarken dramatik çatışma olmamasına özen gösterdik diye ödül konuşması yaptılar. Lütfen oturun Bresson’un Para filmini seyredin ve düşünün başlangıçta hiç hesap edilmeyen bazı şeylerin nasıl dönüştüğü üzerine tefekkür iyi
okumak için tıklayınızTürkiye?nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi’ne dair – Zahit Atam
Yıllarca Yılmaz Güney ve Türkiye Sineması üzerine tarihsel çalışmalar yaptım ve yayınladım. Yirmi yıllık sinema tarihçiliğinden sonra şimdi bir romanla karşınızdayım. Yılmaz Güney?in birinci tekil şahıs olarak bilinç akışı içinde ve büyük oranda zihnini anlatmaya çalıştım. Zamana karşı direnme çabaları, Türkiye?yi nasıl gördüğü, sinemamızı nasıl değerlendirdiği, siyasi iktidara karşı boyun eğmeyerek hayatı boyunca davasına sadık
okumak için tıklayınızTürkiye’nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (2. Kitap) – Zahit Atam
Yahu iş oyunda, iş senaryoda, iş karakterde, iş yarattığın durumda, bu tutturmuş hala büyük laf, laf salatası ile sanat olmuyor onun bile farkında değil, işte bizim sahnemiz işte bizim sinemamız, asıl hayıflanılacak olan da bu.” İhtiyar sen beni oyuncunun azizi yaptın farkında mısın? “Aziz olsan bile yarım azizsin Yılmaz! Benim derdim de bu, arkadaş.” Yahu
okumak için tıklayınızTürkiye’nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (3. Kitap) – Zahit Atam
Bir gün nereli olduğumu sordular. Babam Siverek’lidir dedim. Siverek adına şaşırdılar, hiç duymamışlar. “Nerededir bu Siverek?” dediler. Siverek Napoli’nin kazasıdır dedim. Düşündüler bir süre, birbirlerine bakındılar. Biz İtalya’yı çok iyi biliriz. Yanlışınız olmasın. Napoli’nin böyle bir kazası yoktur. Siverek İtalya’da olsa bileceklerdi. Siverek Urfa’nın bir kazasıydı. Urfa’da Türkiye’de bir şehirdi.
okumak için tıklayınızTürkiyenin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (1. Kitap) – Zahit Atam
Derler ki tek yumurta ikizlerinin bütün genleri aynıymış, yalnızca yüzü bedeni değil, ruhları da aynıymış, gerçeklik değişir de hisleri çok değişmezmiş, ama bir tek farkları varmış bunların: parmak izleri. Dünyaya gelen hiçbir insanın parmak izi aynı olmazmış, dil din ulus kültür uygarlık her şey aynı olsa ne yazar. İşte bu roman parmak iziyle imzalansın ve
okumak için tıklayınızZahit Atam
Yazarın Yazıları YILMAZ GÜNEY: sahip çıkamadığımız büyük miras Sürü 2 / Bir YILMAZ GÜNEY filmini seyretmek ne demektir? – Zahit Atam (2.Bölüm) YILMAZ GÜNEY ‘in Sürü filmi nedir ? Neyi anlatır ? – Zahit Atam (1.Bölüm) Yeni Sinema niçin yeraltı edebiyatıdır’ Zahit Atam’a Yapılan Linç Kampanyasına Yanıt: Sol Liberaller Nasıl ?Düşünce Suçlusu? Yaratır Zahit Atam’a
okumak için tıklayınız