Çocuk Odaklı Habercilik – Derleyen: Sevda Alankuş

Dünya nüfusunun üçte ikisinden fazlasını oluşturdukları halde, medyanın kapsadığı konuların yüzde beşinden azı çocuklarla ilgili. Medya çocukları haber konusu yaptığında ise, bu “çocuk fuhuşu, organ kaçaklığı, yakınlar tarafından cinsel taciz, babanın ya da öğretmenlerin cinsel tacizi” gibi konularda oluyor. Türkiye’deki durum da bundan farklı değil. O halde yaygın medyanın çocuklar söz konusu olduğunda yaptığı iki

okumak için tıklayınız

Karpuz Kabuğu Denize Düşünce – Seçil Büker

Karpuz kabuğundan gemiler yapmak kimin aklına gelir? Arzu, bir “delilik” olarak tezahür ederse yönetmen karpuz kabuklarından filmler çeker. Sinema bir cennet midir gerçekten? Salvatore 1988’de sinemanın yeni bir cennet olduğunu söylemişti (Nuovo Cinema Paradiso, Giuseppe Tornatore). Çocuk Salvatore öylesine mutluydu ki, onu cennette kollayan, koruyan bir “baba”sı (Alfredo) vardı ve üstelik bu makinist “baba” kesmek

okumak için tıklayınız

Abidin Dino: Şair ve Yazar – M. Şehmus Güzel

Abidin Dino?yu çok eskilerinden beri tanıyan Pertev Naili Boratav, arkadaşını şöyle tanımlıyor : « Abidin Dino hem ressam, hem yazardı. Şiirleri vardır ve çok güzeldir. » Boratav’a hak vermemek elde değil. İşte Abidin’in Sinan kitabından bir alıntı. (1) Kimden mi : Şeyh Bedreddin’den. Ama bunu ya Abidin yazmışsa? « İznik Gölü’nde akşam oldu. Dağbaşlarının kalın

okumak için tıklayınız

Ekmeğimi Kazanırken – Maksim Gorki

Maksim Gorki’nin Ekmeğimi Kazanırken (1916) romanı özyaşam üçlemesinin ikincisidir. Diğerleri ise; Çocukluğum (1913) ve Benim Üniversitelerim (1923) romanlarıdır. Bir yandan büyük bir edebiyatçının kişisel gelişimine ışık tutan bu roman öte yandan, devrim öncesi Rusya’nın içinde bulunduğu koşulları anlatıyor. Maksim Gorki’nin ilk gençliğinde çalıştığı işleri, bu iş kollarının toplumsal yaşam ve çalışan üzerindeki etkileriyle harmanlayor. Çarlık

okumak için tıklayınız

Michelangelo – Bir Dahinin Yaşamöyküsü, Bruno Nardini

Bruno Nardini’nin, pek çok dile çevrilen “Michelangelo: Bir Dâhinin Yaşamöyküsü” adlı eseri sanat duyarlığı ile kılı kırk yaran araştırmacılığının başarılı bir bileşimi. Ressam, heykeltıraş, mimar ve şair Michelangelo, Avrupa sanatını yönlendiren bu dâhi sanatçı, Rönesans İtalya?sında nasıl bir ortama doğmuş, nasıl bir kültür ikliminde yetişmişti? Döneminin eğilimi uyarınca birkaç sanat dalında birden ürün vermesine, en

okumak için tıklayınız

Edebiyatçılar Üzerine – Elias Canetti

“Yazar kendi çağına tutkundur; onun malı ve kölesidir, onun en değersiz uşağıdır. Bir zincirle sıkıca ve kopmamacasına ona bağlanmış, ona en yakından hükümlüdür. Bağımlılığı öylesine büyük olmalıdır ki başka hiçbir yere kök salmamalıdır. Hatta biraz gülünç gelmese şöyle derdim: O, çağının köpeğidir. Çağının zeminlerinde koşar, orada burada durur.” (s.9) ( * ) Yazar, çağının köpeğidir

okumak için tıklayınız

Şişkolar ve Sıskalar – André Maurois

( * ) “André Maurois, çocuk edebiyatında kült olan bu kitabıyla savaşın gülünçlüğüne dikkat çekiyor. Kitabın sonunda savaşla bir şey elde edemeyen iki halk, barışı sağlayarak bir arada yaşamayı öğreniyor. Yazarın dikkat çektiği bir diğer konu da kendimizden farklı olana göstermemiz gereken hoşgörü. Maurois, “Şişkolarla Sıskalar”ı (Patapoufs et Filifers) aslında birçok gönderme barındırıyor içinde. Yazarın yarattığı

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatının Öğrettiği – Ataol Behramoğlu

Ataol Behramoğlu’nun Rus edebiyatı konulu yazıları “Rus Edebiyatının Öğrettiği? adlı bir kitapta bir araya getirildi. 2008 yılında çıkan kitapta Behramoğlu’nun 1975’lerden başlayarak yazdığı, Rus edebiyat tarihi, Rusçadan ve Rusçaya çevirilerle ilgili yazılar, çeşitli söyleşiler yer alıyor. Ataol Behramoğlu’nun değişik zamanlardaki yazılarını bir araya getiren ‘Rus Edebiyatının Öğrettiği’, Rus edebiyatının değerli kaynaklarına eğilmesinin yanında, bu edebiyatın

okumak için tıklayınız

A’dan Z’ye Fotoğraf – Özer Kanburoğlu

( * ) Fotoğrafın ülkemizdeki en büyük eksikliği, bu alanda yeterli kitapların, albümlerin olmaması, yayınevlerinin bu kitaplara pek yüz vermemesiydi, bu çok da anlaşılır bir şey değildir. Son yıllarda bu konudaki sıkıntı aşılmaya başlandı. Fotoğraf makinesinin kısa tarihi, hızlı gelişimi gerçekten baş döndürücüdür. 1839’daki ilk fotoğraf makinesinin kullanımından bugüne kadar geçen süreçte, hareketli görüntü günlük

okumak için tıklayınız

Kumların Kadını – Kobe Abe “Yalnızlık hayal peşinde koşup da doyurulmamış susuzluktur”

1962’de yayımlanan Kumların Kadını (suna na onna) Kobe Abe’ye Japonya’nın en saygın ödüllerinden Yomiuru Ödülü’nü, romandan aynı adla yönetmen Hiroshi Teshigahara tarafından sinemaya uyarlanan film de 1964’de Cannes’da Film Festivali Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. 1993’te ölen yazarın baş yapıtlarından biri olan Kumların Kadını, Japonya’da yayımlanışından kırk altı sene sonra dilimize çevrilerek büyük bir eksikliği tamamlamış

okumak için tıklayınız

İnsan ve Kent – Henri Laborit

Canlı varlığı, o arada insanı kavrayıp anlatmaya büyük katkılarda bulunmuş bir biliminsanı olan Henri Laborit, İnsan ve Kent (I’homme et la ville) adlı kitabında, canlının bedenindeki hücre örgütlenmesinin tıpkısının yaşadığı ortamda, ya da özel adıyla ‘kentte’ de belli yasalara ayak uydurduğunu, uydurması gerektiğini bulguluyor. İnsan ve Kent, bu konuyu en ince ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor.

okumak için tıklayınız

Tiyatro Teorileri – Yunanlılardan Bugüne Tarihsel ve Eleştirel Bir İnceleme, Marvin Carlson

Tiyatro Teorileri, bütünüyle tiyatronun teorik boyutuna odaklanması ve alanındaki en kapsamlı eser olmasıyla sanatçılar, eleştirmenler, öğrenciler ve öğretmenler için önemli bir başvuru kaynağı. New York Şehir Üniversitesi profesörlerinden Marvin Carlson, kitabında Batı?daki tiyatro teorisine ilişkin yirmi beş yüzyıllık bir birikimi aktarıyor. Antik Yunan, Roma, Rönesans ve Modernizm gibi temel başlıkların yanı sıra, İbni Rüşt?ün Aristoteles

okumak için tıklayınız

İkiz – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Büyük Rus romancı Dostoyevski’den tam anlamıyla “çılgınca” bir öykü. Yazıldığı günlerde Petersburg aydınları arasında büyük ilgi toplayan, ama tamamlanıp yayımlantıktan sonra başta Belinski olmak üzere pek çok kişi tarafından yerden yere vurulan bir “sara nöbeti” İkiz, Gençlik yıllarında büyük Rus yazar Gogol’den fazlasıyla etkinlenmiş olan Dostoyevski’nin ilk eserlerinden biri. “Bir Petersburg Poemi” alt başlığını taşıyan

okumak için tıklayınız

Kar Oranı ve Sermayenin Uluslararası Diyalektiği – İbrahim Okçuoğlu

İbrahim Okçuoğlu, “Kar Oranı ve Sermayenin Uluslararası Diyalektiği” adlı kitabında ‘bütünleşmiş dünya ekonomisini’ kavramını irdeliyor. Marksist-Leninist politik ekonomi de bütünleşmiş dünya ekonomisi kavramı kullanılır. Marksistler bütünleşmiş dünya ekonomisinden, eşitsiz gelişme yasası, sürekli değişken olan güçler dengesi temelinde yükselen bir dünya ekonomisini anlarlar. Bu nedenle emperyalistler arası çelişkileri talileştiren ve Kautsky’nin ultra-emperyalizm’nden başka bir anlam taşımayan

okumak için tıklayınız

Âkile Hanım Sokağı ? Halide Edib Adıvar

Halide Edib Adıvar’ın, yaşadığı çağın gerçekçi bir portresi olarak ele alacağımız romanı; 1958 yılında yayımladığı Âkile Hanım Sokağı, 1950?lerin İstanbul yaşamının canlı, eğlenceli bir panoramasını çiziyor. ( * ) ?Yeni orta sınıflar? olarak adlandırılan bir kavramsallaştırma var, yakın dönem analizi olarak geliştirilmiş, zihin açıcı tespitler içeriyor. Hınzırlıkla ?eski orta sınıflar? nasıldı diye sormuştum ilk duyduğumda.

okumak için tıklayınız

Vesayetten Siyasete Türkiye’de Sendikacılık (1946-1967) – Aziz Çelik

Emek Tarihi yazını, erken cumhuriyet dönemine yönelik çalışmalar istisna tutulursa, genellikle 1960 sonrasından başlatılır. 27 Mayıs öncesindeki emek tarihi ekseriyetle birkaç satırla geçiştirilerek önemsizleştirilir. Her şey, 61? Anayasasının teminatıyla gelişmiş gibi gösterilir. Bütünüyle yanlış bir yorum değildir ama biliyoruz ki, her dönem bir sonraki dönemi belirleyen gelişmelere yataklık eder. Aziz Çelik, bu önemsenmeyen devreyi kapsamlı

okumak için tıklayınız

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1 / Ahmet Mithat’tan Ahmet Hamdi Tanpınar’a – Berna Moran

Doğu-Batı sorunsalı çerçevesinde, tarihî gelişimi içinde Türk romanının incelenmesi. Sekiz romancı, Ahmet Mithat, Recaizade Ekrem, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Peyami Safa ve Ahmet Hamdi Tanpınar ele alınıyor. Bir yazın incelemesinden bütün beklentilerini Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış’ta buldum. (Aziz Nesin, Milliyet Sanat Dergisi, 15 Şubat 1984) Berna

okumak için tıklayınız

3 Maymun Film Çözümlemesi

Üç aylık Akıl Defteri dergisi ile Bağlam Yayınları Zahit Atam?ın koordinatörlüğünde, aylık Film Çözümlemelerine başlıyor. Filmler ve sanatçılar temel olarak Psikanalitik ve Sosyolojik yaklaşımlarla ele alınacak. Özel olarak Yeni Türkiye Sinemasının örneklerini kendilerine konu seçmenin yanı sıra, her bir filmin çözümlenmesine filmin yaratım süreçlerinde yer almış sanatçılar da katılacaktır. Etkinlikler Avrupa Pasajının ikinci katındaki Aynalı

okumak için tıklayınız

Gülibik ‘e Dair – Ezgi Tanrıkulu

Hayatı boyunca hiç oyuncağı olmamış bir çocuğun öyküsüdür Gülibik. Çetin Öner?in o sizi sarıp sarmalayıveren, sevecen dilinden, bir çocuğun yoksulluğunu ve bu yoksulluk içinde Ali?nin, Gülibik adını verdiği horozuyla kurduğu dünyayı okuruz. Hayatımızın ta içindendir Gülibik, gür sesiyle hep gözardı edilen yığınların yoksulluğunu , bir çocuğun hayatı üzerinden o kadar güzel anlatır ki, ne zaman

okumak için tıklayınız