Einstein’ın Düşleri: İki zamanın karşılaştığı yer, umutsuzluk… İki zamanın ayrıldığı yer, hoşnutluk…

24 Nisan 1905 Bu dünyada iki zaman var. Biri mekanik zaman, diğeri bedenin zamanı… Birincisi bir sağa, bir sola, bir sağa, bir sola sallanan kocaman bir demir sarkaç kadar katı ve metalik. İkincisiyse körfezde balık misali kıvrılıp bükülüyor. İlki aman vermez, boyun eğmez ve mukadder. İkincisiyse kararlarını ilerledikçe alıyor. Pek çok kişi mekanik zamanın var

okumak için tıklayınız

Tülay German – Burçak Tarlası (sesli dinle) “bedbaht kadının adaletsizlikler karşısındaki isyanı”

2 – 3 Eylül 1964 yılında Yugoslavya’da düzenlenen “10. Balkan Melodileri Festivali”ne, Balkan ülkeleriyle birlikte Türkiye de katılır. Tülay German, Erol Büyükburç ve Tanju Okan ülkemizi temsil ederler. Bu yarışma Türkiye müzik tarihi için çok önemlidir, zira ilk kez anonim bir halk türküsü, batı enstrümanları ile çalınmıştır. Tülay German’ın seslendirdiği Burçak Tarlası şarkısı yarışmadaki başarısından

okumak için tıklayınız

Modern Şövalye-Girişimcinin Günahı ya da Modern İnsanın Köleliği Üzerine – Özgür Atlas

Ne Düşündüğünü Biliyorum / Bölüm 1: Hayatta Kalana Bağlılık Bu bölümde mezarlıkları neden ziyaret etmelisiniz ? sorusuna cevap arayacağız. Reklamlarda, yeni sosyal medyada her yerde karşımıza dikilen güç sende, içindeki devi uyandır, hayatı yeniden keşfedin, secret, iyi hisset, işten ve yaşamdan zevk almanın 101 yolu, alışkanlıklarını yeniden yarat, içindeki çocuğu anla, on adımda on iki

okumak için tıklayınız

En Güvenilir Bilgisayar Tamircisi Hangisi?

En Güvenilir Bilgisayar Tamircisi Hangisi? Bilgisayarlarımız zaman zaman bozulabilir. Bu durumda bilgisayarlarımızı güvenilir bir bilgisayar tamircisine tamir ettirmeliyiz. Bilgisayarlarımız gündelik hayatta oldukça önemli bir konuma sahip durumda. Bunun en büyük sebebi artık insanların uzaktan çalışmaya başlamasıdır. Fakat bunun dışında bilgisayarlarımızın önemli ve gerekli olduğu birçok alan bulunmaktadır. Bunlar eğitim ve sağlık diyerek devam edilebilir. İşte

okumak için tıklayınız

Maksim Gorki: “Elektrik teknisyenlerimiz yaşam için, şimşek ve gök gürültüsünün eski hükümdarı Jupiter’den daha faydalı ve daha güçlüdürler.”

Aşk, Ölüm… Bana mektup gönderen bazı okuyucular aşk ve ölüm teması üstünde felsefe yapıyorlar. Bunları en çok şaşırtan şey “her canlı varlığın yolu üstünde karşılaştığı” ölümdür. Aklı başında yirmiye yakın insan tamdım ki, ölüm üstüne derin düşüncelere dalmanın kendilerini daha da zeki hale getirdiği düşüncesindeydiler. Bu insanlar bende de türlü türlü düşünceler uyandırdılar; ama, açıkça

okumak için tıklayınız

Montaigne: “Kusur korkusuyla suç işliyoruz”

KENDİMİZİ TANIMAK Plinius’un dediği gibi, herkes kendisi için bir derstir elverir ki insan kendini yakından görmesini bilsin. Benim yaptığım, bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil kendime ders veriyorum. Ama bunları başkalarına da anlatmakla kötü bir iş yapmıyorum: Bana yararı olan bu işin belki başkasına da yararı olabilir. Zaten benim bir şeye dokunduğum yok. Yalnız

okumak için tıklayınız

Çağdaş edebiyatın, bilinen ilk bilimkurgu yazarı; Samsatlı Lukianos

Samsatlı Lukianos (Lucianus of Samosata) bilinen ilk bilim-kurgu yazarıdır. Gerçekçi ve sivri dilli yapısı ile tanınırdı. Retorikçi, hicivci, filozof ve ilk bilim-kurgu yazarı olan Lukianos, avukatlık ve sofistlik gibi farklı işlerle de uğraşmıştır. “Gerçek Bir Hikaye (The True History)” isimli eserinde Ay’a yolculuktan ve gezegenler arası savaştan bahsetmektedir. Komagene Krallığının içinde bulunan Samosata’da milattan sonra

okumak için tıklayınız

Sessizliğin Arka Bahçesi – Bedriye Korkankorkmaz

Yaşamak Çocuğum, Eski Eser Karanfiller, Paslı Deniz, Bütün Yüzler Çiçek Açar adlı kitaplarıyla tanınan şair Bedriye Korkankorkmaz yeni bir şiir kitabıyla okuyucularının karşısına çıkıyor. Şair Bedriye Korkankorkmaz’ın Sessizliğin Arka Bahçesi adını verdiği kitap, insanı ve insanlığı odak noktası alan şiirlerden oluşuyor. Lirik bir şiir dilini benimseyen Bedriye Korkankorkmaz şiire ilk başladığı günden bugüne kadar azimle

okumak için tıklayınız

İlkin Söz vardı, der Kitap. Bunu Platon duysa, söz mü, hangi söz, diye sorar.

MYTHOS VE MYTHOLOGIA İlkin Söz vardı, der Kitap. Bunu Platon duysa, söz mü, hangi söz, diye sorar. Çünkü eski Yunan dilinde söz kavramını vermek için bir değil, üç sözcük vardır: Biri “mythos”, öbürü “epos”, üçüncüsü “logos”. Mythos söylenen veya duyulan sözdür, masal, öykü, efsane anlamına gelir. Ama mythos’a pek güven olmaz, çünkü insanlar gördüklerini, duyduklarını

okumak için tıklayınız

Hoşgörü yanlış anlaşılmıştır ve horgörü her zaman en aşırı biçimlerde var olmuştur. – Cemal Süreya

Horgörü Hoşgörü Sanatçı tarihsel işlevini üstlenirken dogmatizmden uzak kalacaktır elbet. Ama onun seçeneği olarak birtakım kimselerce ileri sürülen hoşgörü kavramının yanlış anlaşılması daha da sakıncalıdır. Hoşgörü diyoruz, nedir hoşgörü? Anlayışlı davranmak mı? Özürlü bulmak mı? Bağışlamak mı? Katlanmak mı? İşi çekimserliğe vurmak mı? Hiçbiri değil. Daha doğrusu bunların hiçbiri olmamalı. Hoşgörüyü bir “özgürlük araştırması”, bilinçli

okumak için tıklayınız

Brecht’te Göç, Sürgün ve Mültecilik – Meriç Gök

Hep yanlış buldum bize verdikleri adı: Göçmen,  Göç eden demektir bu, oysa biz Göç etmedik, kendi isteğimizle Seçerek başka bir ülkeyi, gelmedik Bir ülkeye, sürekli kalmak için belki de orada Ama kaçtık, yurdundan sürülenleriz biz, kovulanlarız Bir yuva değil, bir sürgün yeri olur ancak Kabul edildiğimiz ülke bize Brecht, ilk bölümünü okuduğunuz “Göçmenlerin Adlandırılması Üzerine”

okumak için tıklayınız

28/29 Ocak Karadeniz Katliamı / “15’ler” Aslında Kaç Kişiydi ve Kimlerdi? – Ahmet Kardam

Her yılın ocak ayı sonunda komünistler, sosyalistler, demokratlar, ilerici insanlar Ocak 1921’in 28’ini 29’una bağlayan gece Trabzon’a getirilip Sürmene açıklarında Karadeniz’in sularına gömülen Türkiye Komünist Partisi’nin başkanı Mustafa Suphi’yi ve beraberindeki yoldaşlarını çeşitli biçimlerde anarlar. Bu yılın 28/29 Ocak’ı, kuruluş aşamasındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ilk “faili belli” katliamının 101. yıldönümü oluyor. Nâzım Hikmet bu toplu

okumak için tıklayınız

İçe Dönük Sezgisel Tip ve Nostradamus

Jung’a göre bu tip, tarifi en zor olan psikolojik tiptir. “Bu tipler gizemli, hayalci ve kâhin olmalarının yanında sanatsal ve tuhaf kişiler olarak da tanımlanmışlardır.” (Jung, 2019, s. 418) Eğer sanatçı olurlarsa tuhaf ve anlaşılması güç eserler ortaya koyan biri, olmazlarsa hata yapmış büyük bir adam veyahut bir bilge olarak görülebilirler. Dünyayı algılama şekilleri fanteziktir,

okumak için tıklayınız

Ekonometri Nedir?

Ekonometri Nedir? Ekonometri, ekonomik verilerin, matematik, istatistik ve bilgi teknolojileri kullanarak, bu veriler arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalıdır.  Daha açık olmak gerekirse, “sonucu uygun metotlarla ilişkilendirilmiş, teori ve gözlemin eşzamanlı gelişimi ile mevcut ekonomik olgunun nicel çözümlemesidir.” Bir teori ele almak ve onu ölçmek EKONOMİSTLER, sürekli tekrar eden ilişkileri açıklamak için ekonomik modeller geliştirir. Modelleri, bir veya daha fazla ekonomik değişkeni

okumak için tıklayınız

Dışa Dönük Duyumsal Tip ve Niccolò Machiavelli

Jung, bu tipi tarif ederken, hiçbir insan tipi gerçeklikte Dışa Dönük Duyumsal Tip’inin dengi olamaz ifadesini kullanmıştır (Jung, 2019). Bu ifadede de açık şekilde görüleceği gibi bu tipler için nesnel olgulara karşı olan duyular inanılmaz gelişkindir. Onlar için tecrübeler ve bu tecrübelerin sağlayacağı faydalar önemlidir. Fayda sağlamayan bilgi veya herhangi şey zaman kaybıdır. Görünenin ardında

okumak için tıklayınız

İçe Dönük Duyumsal Tip ve John Berger

Bu bireyler, nesneden çok nesne ile ilgili algılamalara odaklanan, görünenden çok görünenin ardındaki anlama önem veren tiplerdir. Yerel değil, küresel kişilerdir. Yetiştikleri toplumun kültürlerinin, geleneklerinin, göreneklerinin, ön yargılarının ve yüklediği diğer tüm kalıplardan sıyrılmışlardır. Jung, Duyumsal tip ile ilgili şu cümleyi kuruyor: “Örneğin çok sayıda ressam aynı manzaranın resmini yaptığında her biri onu aslına sadık

okumak için tıklayınız

Dışa Dönük Duygusal (Hisseden) Tip ve Salvador Dali

Jung’un tecrübelerine göre en bariz duygusal (hisseden) tipler genellikle kadınlardan çıkar. Jung, dışa dönük olanların örneklerine de ezici çoğunlukla kadınlarda tespit ettiğini belirtmiştir (Jung, 2019). Bu tip bireyler, ömürleri boyunca hislerini pusula olarak kullanırlar. İçe Dönük Duygusal Tiplerden farklılıklarına bakıldığında ise duygularını coşkulu yaşamaları, insanlarla paylaşma eğilimleri, yalnızlıktan ve depresiflikten hoşlanmamaları şeklinde sıralama yapılabilir. Bunun

okumak için tıklayınız

İçe Dönük Duygusal (Hisseden) Tip ve Franz Kafka

Franz Kafka, 1924 yılının Haziran ayında, 40 gibi genç bir yaşta akciğer kanseri sebebiyle ölürken, bugün Dünya üzerindeki popülaritesini hayal bile edememişti. Hatta öyle ki yaşamı boyunca bir eserini bile basılmaya layık görmemiştir. Kafka, ölmeden kısa süre önce en yakın arkadaşı Max Brood’a tüm eserlerini yakmasını vasiyet etse de o bunu yapmayıp Dünya edebiyatına Kafka’yı

okumak için tıklayınız

Dışa Dönük Düşünen Tip ve Charles Darwin

Charles Darwin, 1835 yılında Galapagos takımadalarına ayak bastığında 26 yaşındaydı. Adaya geldiğinde onu müthiş çeşitli ve bol miktarda, diğer bölgelerde bulunmayan bitki ve hayvan türleri karşılamıştı. Böylece bu adalarda, küçük bir alanda bulunan değişik habitatları inceleyebilmiş, adaların farklı kesimlerinden farklı örnekler toplamıştır. Tüm bu örnekleri inceleyerek buradaki türlerin, diğer bölgelerdekilerden farklılaşan özelliklerini tespit etmiş ve

okumak için tıklayınız

İçe Dönük Düşünen Tip ve Albert Einstein

Newton’un ortaya koyduğu fizik ve mekanik kurallar, 17.yy’ın sonlarından 20.yy’ın başlarına kadar test edildiği her sınavdan başarıyla geçmiştir. Hala da dünya üzerinde yapılan pek çok çalışmanın temelinde, Newton’un fiziği yatmaktadır. Ancak Einsten’ın ortaya attığı Özel ve Genel Görelilik kuramları Newton’un yanıldığını, onun Klasik Fizik de denilen öğretilerinin ışık hızına yaklaşıldığında veya uzay-zaman denkleminde çalışmadığını ortaya

okumak için tıklayınız