Tanrı Kent – Jale Sancak “Adımlarım iyice ağırlaştı, hatırlamaktan nasıl yoruldum bilsen”

Bir Şehre Sığmış Bir Ülkenin Hikâyeleri: Tanrı Kent Jale Sancak ile kendi deyişiyle İstanbul’un “tam da bu gününü, bu günün insan hâllerini, yaşam koşullarını ve atmosferini edebiyatla” anlattığı kitabı Tanrı Kent üzerine konuştuk. Jale Sancak’ın Tanrı Kent’i tek bir şehre sığan tüm ülkenin hikâyesi olarak yeniden bizlerle beraber. Geçtiğimiz ay İthaki Yayınları’ndan çıkan Tanrı Kent ile adımlıyoruz İstanbul’un neredeyse tüm

okumak için tıklayınız

Uyanan Güzel – Jale Sancak “yırtıcı metallerle kuşatılmış gri bir şehir”

Jale Sancak’tan ‘Uyanan Güzel’  Jale Sancak “Uyanan Güzel”de, okura yabancı gelmeyecek, yırtıcı metallerle kuşatılmış gri bir şehir yaratıp içinde hapsolmuş kahramanı Vahide’nin orta yaşlarından sonra kendini adım adım keşfini ve bir uyanışı anlatıyor. Sancak ile ‘farkına varışlar üzerine kurulan’ romanını konuştuk. – Şiirle başlayan yazın serüveniniz boyunca pek farklı alanda esere imza atsanız da yirmi

okumak için tıklayınız

Ece Temelkuran: “Benim anayurdum dilim” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

Ece Temelkuran’ın iyilik güzellik çabası her şeye rağmen devam ediyor; şu çivisi çıkmış dünyaya rağmen… Çünkü insan milyonlarca yıldan bu yana böyle yapmış: iki bin yıl önce bir tabağa, bir sürahiye şahane bir çiçek işlemiş, bir kadın  dokuduğu kilime biraz daha güzellik katmak için bir motif daha eklemiş. Her şeye rağmen azimle dönmeye devam eden

okumak için tıklayınız

Edip Cansever’in Ahmet Hamdi Tanpınar ile tanışması

Edip Cansever’in çocukluk yıllarının geçtiği Saraçhanebaşı’nda, Nigar hanım adında ve evinde birçok kedi besleyen bir komşuları vardır. Nigar hanım eşi ve iki erkek kardeşiyle yaşar. Kardeşlerden biri sonradan Cansever’in Kumkapı Ortaokulu’nda velisi olan Kenan Tanpınar, öteki de Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. Küçük Edip’in unutamadığı bir şey komşu evin odalarından birinin kitaplarla dolu olmasıdır. Cansever’in Ahmet Hamdi’yle tanışıklığı bu komşuluktandır. Tanpınar 194o’lı

okumak için tıklayınız

Anton Çehov: “Hayat amma da değişiyor, insan ne kadar da aldanıyor.”

Döneminin aynası olabilen bir yazarın dünyasına baktığımızda, insanın ruhunun derinliklerini dile getirdiği öyküleriyle etkileyici bir anlatı dünyası kurmuş olduğunu gözleriz. Çehov gerçekliği diyebileceğimiz ‘kara-acı’/ ‘ironik söylem’ özelliklerini anlatısına sindirmesiyle bir çığır açtığını söylemeliyiz. Yaşanan ânla yiten zamanın aralığındaki insanın gerçekliğini anlatmada, yaşadığı dönemin tanıklığında durağan gibi görünen hayatların ardındaki toplumsal sanrıyı o incelikli ironisiyle sergiler.

okumak için tıklayınız

Sevinç – Anton Pavloviç Çehov

Saat, gecenin ikisiydi. Saçı başı karmakarışık, heyecanlı Mitya Kuldarov, anne babasının evine adeta uçarak girdi ve hızla bütün odaları dolaştı. Anne babası yatmışlardı. Kız kardeşi, yatağının içinde uzanmış, bir romanın son sayfasını okuyordu. Liseli erkek kardeşleri de uykudaydılar. “Nereden böyle?” diye sordular annesiyle babası. “Neyin var senin?” “Ah, hiç sormayın! Hiç beklemiyordum bunu! Hayır, asla

okumak için tıklayınız

Alan Turing’in felsefeye etkileri

Turing’in matematik, bilim ve felsefe alanındaki katkılarını iki ayrı bölümde ele almak gerekir. Bunların ilki, alttan alta “nesnel zekânın” ya da “insan zekâsının” doğası, potansiyeli, yapabilecekleri, sınırları, dinamiği vb. gibi hep aynı temel konulara angaje olmakla birlikte, onun yüzeyde sunmuş olduğu spesifik “bilimsel” çalışmalarını (sinir ağları, insan zekâsı ve morfogenesis) içermekte ve bunların yine spesifik

okumak için tıklayınız

J. J. Rousseau ve Toplum Sözleşmesi: ‘İnsan uygarlıkla yitirdiğini nasıl yeniden kazanabilir?’

Kuramsal çerçevede yazılmış olan bu yapıt uygulanamaz öngörülerle örülmüş olmakla birlikte kısa zamanda bütün dünyanın ilgisini çekti, bir süre sonra ilerlemecilerin inanç kitabı durumuna geldi. Öte yandan insan ve yurttaş haklarını öne çıkarmakla çok önemli bir işlevi yüklenirken demokrasiye uzak duruşuyla ve getirdiği “genel istem” kavrayışıyla bir yandan Fransız Devrimi’nin düşünsel temelini oluştururken bir yandan

okumak için tıklayınız

Platon’un bilgelik ahlakı

Platon Dion’a yazdığı bir mektubunda şöyle der: “Bence bugünün tüm devletleri istisnasız kötü yönetiliyor. Siyasal ve bireysel adaletin tüm biçimlerini felsefeyle belirlemek gerekir.” Platon’a göre filozofların kral ya da kralların filozof olduğu gün dünyada adalet geçerli olmaya başlayacaktır. “Filozoflar başa geçmezse ya da baştakiler felsefe yapmazsa insanlığın acıları sona ermeyecektir” PLATON’UN ÜLKÜCÜ DÜNYASI Platon felsefe

okumak için tıklayınız

Sanat Dağının Rüzgarı: Tuncel Kurtiz

Tiyatro ve sinemada tam bir karakter oyuncusu olarak belleklerimize kazınan Tuncel Kurtiz’in bakışıyla sesinin bu denli uyumlu olması, onun adının geçtiği her oyunu, filmi ve diziyi izlemeye yönlendirmiştir beni. Bu bakımdan, benim için Anthony Quinn’le benzer etkiye sahiptir. Hangi rolde olurlarsa olsunlar, oyunculukları için o filmi izlemişimdir. Tuncel Kurtiz’le Anthony Quinn’in başka ortak özellikleri var

okumak için tıklayınız

Kadın Mücadelesi Üzerine Yazılmış Altı Kitap – Elif Şahin Hamidi

Bu korkunç salgının, kadın haklarına, kadınların dişini tırnağına takarak elde ettiği kazanımlara zarar vermemesini umarak, bu mücadelenin detaylarına erişebilmemizi mümkün kılan birkaç kitaba yakından bakmaya davet ediyorum herkesi.  Kadınlar, ölmek istemiyor. Evlatlarının boy attığını görmek, onların acılarına, sevinçlerine, umutlarına ortak olmak istiyor. Diktiği ağacı her gün sulamak, göğe uzanan, tomurcuklanan, çiçeğe duran dallarına tutunmak, huzurlu

okumak için tıklayınız

Anaksimandros devrimi

Miletli Anaksimandros’un düşüncelerinin, bilim anlayışının ve kozmolojide yol açtığı büyük kavramsal değişimin etkileri günümüzde de sürmektedir. Carlo Rovelli irrasyonalizm ve dini düşüncenin yeniden yükselişe geçtiği günümüzde, rasyonalitenin antik kökenlerini neden önemsememiz gerektiğini açıklıyor. Felsefeye giriş kitapları tarihteki ilk filozoflar olarak Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes’ten söz ederler. Ardından bu filozofların, şeylerin özünü ya da ilkesini aradıkları

okumak için tıklayınız

Rus Çariçe II. Katerina ile Fransız aydınlanmacılarının flörtü

Aydınlanma felsefesinin Rusya’ya girip yayılmasının yolunu açan Çariçe II. Katerina, ünlü Fransız aydınlanma düşünürlerini Rusya’ya davet etmiş ve onlarla yakın ilişki kurmuştur. Çoğu tarihçi, Aydınlanma düşüncesinin Rusya’ya girişinin II. Katerina döneminde (1762-1796) gerçekleştiğini belirtir. Aydınlanma felsefesinin Rusya’ya girip yayılmasının yolunu açan Çariçe II. Katerina, ünlü Fransız aydınlanma düşünürlerini Rusya’ya davet etmiş ve onlarla yakın ilişki

okumak için tıklayınız

Kelimeler aldatabilir, ama ses tonumuz asla!

Çift terapileri sırasında kaydedilen konuşmaların, ses tonlarını esas alan çözümlemeleri ilişkilerin gelişme gösterip göstermeyeceğine yönelik öngörülerde bulunuyor. Çiftlerin terapi esnasında kullandıkları ses tonunun çözümlemesi bir bilgisayar algoritmasının ilişkilerin gelişme gösterip göstermeyeceğine yönelik tahminde bulunmasına olanak verdi. Aslında bu algoritma, evliliklerinde ciddi sorunlar yaşayan çiftlerin evliliğe dair başarılarını saptamada, ilişki uzmanlarının terapi sırasında getirdikleri tanımlamadan daha

okumak için tıklayınız

Küfreden insanlar daha dürüst oluyor!

Küfür etmek, uzun süredir öfke ve kabalıkla ilişkilendirilir, ancak bu durum daha olumlu bir anlama sahip de olabilir. Psikologlar, sıklıkla “lanet okuyan” insanların daha dürüst oldukları sonucuna ulaştı. Hollanda, İngiltere, ABD ve Hong Konglu bir araştırmacılar ekibinin “Sosyal Psikolojik ve Kişilik Bilimi” (Social Psychological and Personality Science) dergisinde yer alan araştırmasında, küfür kullanan kişilerin yalan

okumak için tıklayınız

Korktuğumuz şeyler başkalarının mitleri mi kendi hakikatlerimiz mi?

Rus fizyolog Ivan Pavlov’un klasik koşullanma deneyini duymuşsunuzdur: Et görünce salya salgılayan köpeklere eşzamanlı olarak zil sesi öğretilerek zil-et bağlantısı aşılanır; sonunda köpeklerin eti görmeseler de zil sesine salyayla tepki vermeleri sağlanır. İşin teorikçesi, önceden aralarında bağlantı bulunmayan uyaranla tepki arasında bağ kurulmuş ve bunun refleks olarak yerleşmesi sağlanmıştır. Pavlov, insanların özellikle korkuyu öğrenme sürecine

okumak için tıklayınız

Bukalemun – Anton Pavloviç Çehov

Pazar meydanından, sırtında yeni paltosu, elinde küçük bohçası ile polis müfettişi Oçumelov[5] geçiyor. Haczedilmiş bektaşi üzümü ile tepeleme dolu bir kalbur taşıyan zabıta memuru da peşinden gidiyor. Ortalık sessiz… Meydanda in cin top oynuyor… Dükkân ve meyhanelerin aralık kapıları, aç ağızlar gibi yılgın bakıyorlar dünyaya; dilenciler bile gezinmiyor çevrelerinde. “Isırırsın ha, lanet şey?” diyen bir

okumak için tıklayınız

Bir Blackwood Makalesi Nasıl Yazılır? Edgar Allan Poe

“Peygamber aşkına -incir!” –Türk seyyar satıcının bağırışı. Sanırım herkes ismimi duymuştur. Adım Senyora Psyche Zenobia. Bunun doğru olduğunu biliyorum. Bana sadece düşmanlarım Suky Snobbs der. Bana Suky’nin saygın Yunancada “ruh” (ben buyum işte, tepeden tırnağa ruhum), bazen de “kelebek” anlamına gelen, ki kelebek derken gök mavisi Arap harmaniyeli, yeşil agraffas süslemeli ve portakal rengi yedi

okumak için tıklayınız

Çarşıya İnemem – Sait Faik Abasıyanık “Aylardan beri elime kalem almadım”

Sanki yazı yazmaya yeniden başlıyorum. Aylardan beri elime kalem almadım. Alsaydın sanki bir şey mi yumurtlayacaktın? Sanmam. İyi oldu! Doğrusu buna ben de memnunum. Ama bu akşam neden beni her şey oturup bir şeyler karalamaya zorluyor? Hani biraz daha dişimi sıksam, yalan da söyleyebileceğim. Beni, bilmediğim bir şey zorladı diyeceğim. Değil. Hep böyle olur. Bir

okumak için tıklayınız

Modernite / Akıl Çağı ve Düşler – Nejdet Evren

Uygarlaşmayı yalnızca teknolojideki ilerlemeler olarak ele almamak gerekir. Teknoloji ile uygarlaşma paralel devinmiş olsaydı gün itibariye teknolojide yakalanan ilerlemeye koşut olarak tüm toplumların kültürel-ekonomik-politik, insanca yaşaması için gereksindiği şeylere eşit bir şekilde herkesin ulaşabiliyor olması gerekirdi; ne ki, hiç de öyle olmadığı gün gibi açık. Yazılı tarih öncesinin devasa birikimi yazılı tarih ile adeta bir

okumak için tıklayınız