Federico Garcia Lorca ‘nın Şiirlerinden Örnekler

1936 – 1939 tarihlerinde yaşanan İspanya İç Savaşı’nda Franko faşizmi tarafından henüz otuz sekiz yaşındayken kurşuna dizilerek katledilen Federico Garcia Lorca ‘nın şiirlerinden örnekler sunuyoruz. UYKUDA GEZEN AŞK MACERASI Yeşil, isterim seni yeşil ne kadar. Yeşil rüzgâr. Yeşil dallar. Uzaktaki denizin üstünde vapur ve dağın üstünde at. Belinin çevresinde gölgeyle o balkonun üstünde görür rüya.

okumak için tıklayınız

Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor – Erdem Sönmez

Marshall Berman, modernitenin tarihçesini yazdığı ‘Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor / Modernite Deneyimi’ (All That is Solid Melts Into Air/The Experience of Modernity) adlı çalışmasında, modern olma halini şöyle tanımlar: Modern olmak, kişisel ve toplumsal yaşamı bir girdap deneyimi gibi yaşamak; insanın kendisini ve dünyasını sürekli bir çözülüş, yenilenme, sıkıntı, kaygı, belirsizlik ve çelişki içinde

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet ‘in ‘Bugün Pazar’ Şiirinin Öyküsü

Nâzım Hikmet’in şiirleri daha yazılmaktayken, son biçimlerini almadan cezaevi duvarlarından dışarı sızardı. Kendi de gerçi bir iki kişiye gönderirdi ‘ karısı Piraye’ye, çok güvendiği bir avukat arkadaşına ‘ ama şiirler son biçimini alınca… Oysa dostları, meraklılar, şiire düşkün cezaevi görevlileri, bitmiş bitmemiş, ellerine ne geçse kopya ederlerdi. Sonra da o şiirler kopya edile edile elden

okumak için tıklayınız

Ana – Maksim Gorki. Bir başkaldırı ve umut romanı.

Maksim Gorki’nin Sovyet devrimi öncesi yazdığı Ana romanı, İlk basımı 1906 yılında ABD’de kaleme alınmış, aynı yıl New York’ta yayımlanmıştır. Bütün dünyada büyük yankı uyandıran roman, iki yıl gibi kısa bir süre içerisinde pek çok dile, hatta bu arada Türkçeye çevrilmiş, Tanin gazetesinde 1908-1909 yıllarında tefrika edilmiştir. Gorki romanında Rus köylülerinin ve işçilerinin ağır yaşam

okumak için tıklayınız

Neyi bildirir sayılar – Nazım Hikmet

NEYİ BİLDİRİR SAYILAR sayılar bebelerin kundakları sayılar tabutları şehirlerin öldürülmüş öldürülebilecek olan sayılar yaklaşan bir şeyleri bildirir sayılar bildirir uzaklaşan bir şeyleri nedir yaklaşan bize bizden uzaklaşan nedir dünya savaşı: I dünya savaşı: II 14’ten 18’e 39’dan 45’e 10 yıl 54 milyon ölü 49 milyon sakat ölülerle sakatların memleketi 103 milyon nüfuslu bir memleket ve

okumak için tıklayınız

Tutunamayanlar’ın Yazarı Oğuz Atay’ın Bilinmeyen 11 Özelliği

Hepimizin kütüphanesinde en az bir kitabı bulunan Oğuz Atay, günümüzün en sevilen yazarlarından. Hem güldüren hem de ağlatan, hüznün içindeki mizahı bize gösteren yazar hakkında onlarca kitap yazıldı. Onlarcası da yazılacak… İşte hakkında her gün yeni bir şey öğrenilen Oğuz Atay’ın hakkında bilinmeyenler: 1. Babası 11 sene CHP’den milletvekilliği yaptı. Babası Cemil Atay 11 yıl

okumak için tıklayınız

“Oidipus kompleksi”nin kaynak kitabı: Kral Oidipus – Sophokles

Yunanlı trajedi şairi Sophokles (MÖ. 496- MÖ.406), Antik Yunan’ın Eshilos ve Evripides ile beraber 3 büyük trajedya yazarlarından biridir. Suda’ya göre 123 oyun yazmıştır; ve Dionisos Festivali isimli drama yarışmasında da en fazla ödül alan (24 tane) yazardır. Tragedyayı daha da geliştirmiştir. Sophokles’in eserlerinde insanlar alınyazılarına boyun eğmezler, sürekli mücadele ederler. Onun eserlerinde seyirci baştan

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet – Bir Cezaevinde Tecritteki Adamın Mektupları (seslendiren: Mümtaz Sevinç)

BİR CEZAEVİNDE, TECRİTTEKİ ADAMIN MEKTUPLARI 1 Senin adını kol saatımın kayışına tırnağımla kazıdım. Malum ya, bulunduğum yerde ne sapı sedefli bir çakı var, (bizlere âlâtı-katıa verilmez), ne de başı bulutlarda bir çınar. Belki avluda bir ağaç bulunur ama gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak… Burası benden başka kaç insanın evidir? Bilmiyorum. Ben bir başıma onlardan

okumak için tıklayınız

Georgy Lukacs’a Karşı – Bertolt Brecht

I Georgy Lukács’ın bazı denemelerinin, içerdikleri bunca değerli malzemeye rağmen neden tam anlamıyla doyurucu olmadıkları sık sık kafamı kurcalamıştır. Kendisine temel aldığı ilke çok sağlam da olsa, Lukács’ın gerçekliğe uzak düştüğünü sezmemek elde değil. Burjuva romanının, burjuvazi henüz ilerici bir sınıfken eriştiği yüksek düzeyden düşüş sürecini araştırır Lukács. Burjuva romanının klasik modellerini örnek aldıkları ve

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: Dostlarım, kardeşlerim, canlarım; kaldırın başlarınızı yukarı

ÖĞÜTLER Dostlarım, kardeşlerim, canlarım Kaldırın başlarınızı Suçlular gibi yüzümüz yerde Özümüz darda durup dururuz Kaldırın başlarınızı yukarı Bize göz verildi, gözleyin diye Dil verildi, söyleyin diye Kulak verildi, dinleyin diye El, gövdede kaşınan yeri bilir Dert bizde, derman ellerimizdedir Ararsan bulursun Verirsen, alırsın İnanmazsan, gelir görürsün. Ruhi Su

okumak için tıklayınız

Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı – Erdem Sönmez

Erdem Sönmez’in Annales Okulu’nun Türk tarihyazımı üzerindeki etkisini ele alan bu incelemesi, Türkiye’nin düşünce tarihine dönük derin bir merak ve ilginin ürünü. Sönmez, Fuad Köprülü, Ömer Lütfü Barkan, Mustafa Akdağ ve Halil İnalcık gibi Osmanlı tarihçiliğinin kurucu isimlerinin çalışmalarında, Annales Okulu’nun etkisinin izlerini sürüyor. Osmanlı tarihçiliğindeki paradigmatik değişimin kaynaklarına inmeyi amaçlayan bu çalışma, toplumsal ve

okumak için tıklayınız

“İhtiyarın vücudu hangi yana devrileceğini bilmediğinden ayakta durur”

Yaşlılığın mucizesi, ’83 1/4 Yaşındaki H. Groen’in Gizli Güncesi’ ve Wilhelm Schmid Onu her gece aynı pozisyonda, hep aynı koltukta karşısındaki dünyanın kaotik uğultusunu yansıtan mavi ışıklı kutuya dalgın bakarken görüyorum. Onları ayırabilecek hiçbir kuvvet yokmuş gibi birbirlerinin gölgesinde sessizce oturuyorlar. Mavi sabahlığı, ensesine gevşekçe tutuşturdu beyaz topuzu, hayat belirtisi göstermekten ürken ifadesiz yüzü, sınırlı

okumak için tıklayınız

Sosyal Darvwinizm’in faşizmle buluştuğu kavşak

Korona virüsü, Pankapitalist sistemin uygulayıcısı güçlü ülkelerin siyaset kadrosunun aymazlığını, akıl ve insaniyet dışı anlayışlarını açıkça ortaya koydu. Özellikle İngiltere Başbakanı Johnson ve ABD Başkanı Trump her ne kadar sonradan politikalarını gözden geçirdilerse de de baştaki söylemleriyle Sosyal Darwinizm’i çağrıştırdılar. Sosyal Darwinizm teorisi Thomas Robert Malthus’un “Nüfus Üstüne Bir Deneme” isimli çalışması ve Herbert Spencer’ın

okumak için tıklayınız

İnsanın Soru Sormasının Gerekçesi, Mazereti ve Sınırı Nedir? Eflâtun

Atinalı Sokrat (İÖ 469–399) uzlaşmaz karşıtlıklara meydan okumanın spekülatif filozoflar için yarattığı ikilemle başa çıkmanın yolunu ararken, Küçük Asya kıyılarından Sicilya’ya kadar Grekçe konuşan dünyaya yayılmış olan felsefi hareketlilik, Atina’da yoğunlaşarak, önderlerinden biri olan Perikles’in ifadesiyle “Hellas okulu” haline gelir. Atinalı bir taş ustasının oğlu olan Sokrat’ın Atina’nın felaketiyle sonuçlanan Sparta Savaşı’nda -temayüz etmese bile-

okumak için tıklayınız

Bir Zamanlar Anadolu’da – Nuri Bilge Ceylan filmini izle “Bir ülkenin otopsisi ve öldürülmeden diri diri gömülmesinin filmi”

BBC Culture tarafından yapılan oylama ile 36 farklı ülkeden toplamda 177 film eleştirmen “21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi”ni oylamayla belirledi. Listenin 54. sırasında ise Bir Zamanlar Anadolu’da yerini aldı! “Bir Zamanlar Anadolu’da dramatik yapısıyla bana bir yandan Dostoyevski’yi, diğer yandan Çehov’u, hatta Gogol’u çağrıştırdı. Lirik yapısıyla da Tarkovski’yi, Zvyagintsev’i… Ama üzerinde biraz daha düşününce

okumak için tıklayınız

Bir korku metaforu olarak ev!

Hali, vakti, durumu ve uygunluğu olanların evlerine tıkıldığı ve belli ki bir süre daha bu halin devam edeceği zamanlardan geçiyoruz. COVİD 19 salgını, başladığı yerde Çin’de gerilemeye devam etse de belli ki Türkiye dâhil olmak üzere özellikle Avrupa ve ABD’de bir süre daha can almaya, günlük hayatı felç etmeye devam edecek. Becerebilenlerin kendilerini eve kapattıkları

okumak için tıklayınız

“Penceredeyiz sarmaş dolaş, kendimizi seyrediyoruz sokaktan”

Sokağa çıkma yasağının ilk günleriydi. Gece çöktü. İnsanlar dairelerinden balkona çıktılar. Cesaretlerini nağme olarak bestelemiş olanlar, siluetlerini ışıklı balkonlara sürüyerek yalnız veya çiftler halinde şarkılar söylemeye başladılar. Bir ülkenin krizde birleştiğini anlatan görüntüleri gördüğümde, Paul Celan’ın bir şiirinden bir dize düştü aklıma: “Penceredeyiz sarmaş dolaş, kendimizi seyrediyoruz sokaktan: Vakit erişti, herkesler bilsin bunu! Artık çiçek

okumak için tıklayınız

Vedat Türkali: Bu gün karanlıkta apansız / Bir çığlık yükseldi memleketten

950’DEN NOTLAR Yüce dağ başları dumanlı dumanlı Irmaklar yorgun ağır İnsanlar yapayalnız Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut Irgatın akşamlara kadar düşündüğü nedir Yabancı bandıralar bayraklar emirler Ne maviliklerde ferahlık ne toprakta güven yurda ölüm tüccarları kurulmuş Bu vatan bu millet bu bayrak Satılmaz diyenden hesap sorulmuş Yollar fabrikalar tarlalar Bir hançer altında amansız Dağ taş

okumak için tıklayınız

Ama özveri isteniyor önce, Çünkü et pahalılandı gene, Gelmiyor o gelecek – Bertolt Brecht

SİYAH PABUÇLAR Dullar ve yetimler sırada, Vadedildi onlara da, Güzel bir gelecek. Ama özveri isteniyor önce, Çünkü et pahalılandı gene, Gelmiyor o gelecek. Bir işçi evinin mutfağı. Anne patates soymakta. On üç yaşındaki kızı okul ödevini yapıyor. KIZ: İki Fenik verecek misin, anne? ANNE: Hitler Gençliği için mi? KIZ: Evet. ANNE: Para kalmadı ki. KIZ: Ama

okumak için tıklayınız

Hayat Yazısı / Jorge Semprun, Gerard de Cortanze

Gerard de Cortanze’nin Jorge Semprun’nun hayatını anlattığı biyografik kitabında, bizi Semprun’un yaşamında bir tür yazgıya dönüşecek siyasal serüveniyle edebi yolculuğunun izlerini taşıyan yeni bir serüvene taşır. “Semprun, son derece kendine özgü bir yazar. Onun anıları hem anı, hem tanıklık, hem karşılaştırma, hem bir çağın irdelenmesi, hem de sürekli yazarın -ya da bir bireyin- kendisini hesaba

okumak için tıklayınız