Muzun kirli hikâyesi

“Haklıydınız. Ne olursa olsun, bir veri ancak başka bir veriyle bağlantılıysa önem kazanır. Bağıntı, görüngüyü değiştirir. Dünyadaki her görünüşün, her sesin, yazılan ya da söylenen her sözün, görünürdeki anlamından öte, bize bir Giz’den söz ettiğini düşünmeye götürür insanı bu. Kural basittir: kuşkulanmak, durmadan kuşkulanmak. Bir ‘Giriş Yasaktır’ levhasının ardındaki anlamı bile okuyabilir insan.” Foucalt Sarkacı

okumak için tıklayınız

Mimarın Soluğu – İhsan Bilgin

İsviçreli mimar Peter Zumthor, 1990’larla birlikte gelen enformasyon ve iletişim yönelimli ikinci postmodern dalgaya en keskin direnci gösteren kültür muhaliflerinin başında geliyor. Yazılı ve sözlü siyasi bir karşı koyuş değil bu; yaptığı işle, söz ve imge dolaşımı üzerine kurulu bu dünyanın umurunda bile olmadığını bir kez daha dışavurmuş oluyor. Üstelik de her seferinde başka bir

okumak için tıklayınız

Çanlar Kimin İçin Çalıyor – Ernest Hemingway (sesli inceleme)

İspanya İç Savaşı; dağlarda verilen özgürlük mücadelesi; sadakat ve cesaret, aşk ve yenilgi ve bir idealin trajik ölümü. Dönemin birçok sanatçısı gibi İspanya İç Savaşı’na da katılan Hemingway, bu savaşı anlatan güçlü romanı Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u 1940’ta yayımladı. Çok geçmeden sinemaya da uyarlanan roman, iç savaşa sürüklenen bir ülkenin, özgürlükleri için canlarını ortaya koyan

okumak için tıklayınız

Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (sesli inceleme)

Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.

okumak için tıklayınız

Din, Günah, Edebiyat – Zafer Köse

Dinselliği ve günahkarlığı yükselten, aynı koşullardır. Onlar birbirinin karşıtı değil, aynı maddi koşulların sonucudurlar. Ya birlikte çoğalırlar ya da birlikte azalırlar. İngiltere’de Victoria Dönemi’nde (1837-1901) dinsellik, sapıklık, hırsızlık hızla yükselmişti. Ticaret, sanayi ve çok bozuk bir dağılımla zenginlik de aynı şekilde yükselmişti. Oscar Wilde’ın ünlü yapıtı Lord Arthur Savile’in Suçu’nu okurken, dönemin atmosferi somut biçimde algılanıyor.

okumak için tıklayınız

Virgüle Övgü – Elif Şahin Hamidi

“Noktalama işaretlerinden yoksun bir metin yazabilir misin?” diye sordum kendime. Belki sadece nokta kullanarak ya da sadece ünlem işaretiyle. Yahut da sadece ağır başlı bir virgülle, uzunca bir metinin sonunu getirebilir miyim, diye düşündüm. Bu yazıyı noktalama işaretlerinden kendimi sakınarak yazmaya giriştim ilk etapta. Elbette biliyordum böyle bir metinde bunu deneyimlemenin sonuç vermeyeceğini. Zira bunun

okumak için tıklayınız

Ortak Belleğimizdir Dostlar – Yusuf Şaylan

ORTAK BELLEĞİMİZDİR DOSTLAR(*) “ Benim memleketimde bugün Kırk elli bin liradır Resmin metre karesi Ve dillere destandır canım Turan Erol beyazıyla Bodrum’un mavisi Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi” (**)

okumak için tıklayınız

En Karanlık Işık: Knut Hamsun

Norveç ve dünya edebiyatının en büyük yazarlarından, 1920 Nobel ödülü sahibi Knut Hamsun, ikinci dünya savaşı yıllarında, henüz ülkesi işgal edilmeden evvel Nazi taraftarlığı ve propagandası yapıp ülkesinin işgaline zemin hazırlamaya çalışır. Ve sonunda Norveç işgal edilir. Acı dolu günler yaşanır. Savaş bitip işgal sona erdiğinde son derece kırgındır Norveçliler en büyük yazarlarına. Devlet tarafından

okumak için tıklayınız

Negatif Diyalektik – Theodor W. Adorno

Yirminci yüzyıl felsefesinin zirve kitaplarından Negatif Diyalektik, kaleme alınışının 50. yıldönümünde Şeyda Öztürk’ün müthiş emek ürünü çevirisiyle nihayet Türkçede. Adorno kitabın amacını şöyle ifade ediyor: “‘Negatif Diyalektik’ tabiri, geleneği ihlal eder. Diyalektik, daha Platon’da bile, bir düşünme aracı olan olumsuzlama aracılığıyla olumlu bir şey üretme amacı taşırdı; sonraları bu olumluluk ‘olumsuzlamanın olumsuzlanması’ tanımında kısa ve

okumak için tıklayınız

Çizgiyi Aşmak – D. H. Lawrence

“Dışarıdaki her şey gerçekdışıydı, bir gösteri gibi, küçük bir delikten izlenen bir gösteri… Sadece kendisi uymuyordu buraya. Omuzlarını ağrıyormuş gibi geriye iterek hırçın hırçın iç geçirdi. Kolları bir tahriş hissiyle sızlıyor, kafasından adeta bir tıslama geliyordu. Uzun bir müddet sadece kendini dizginlemeye çalışarak, dişleri sıkılı, oturdu… Onu memnun edebilecek ya da zihnini rahatlatacak hiçbir şey

okumak için tıklayınız

Ufuk Açıcı Bir Sinema Kitabı: The Godfather Mitosu – Ceyhun Korkmaz

The Godfather Mitosu Hakkında Birkaç Söz Sinemayı sevmek için birçok neden var, hepiniz az çok bilirsiniz. Kimi bir filmi kült haline getirerek onu belirli zamanlarda yeniden izler, kimisi de bir yönetmenin bütün filmlerini aralıklarla bir daha izler. İlki Rüzgâr Gibi Geçti, Oz Büyücüsü, Şahane Hayat, Ucuz Roman ve bu yazının da konusu olan Baba gibi

okumak için tıklayınız

Krizalitler – John Wyndham “Bağnazlığı ustalıkla işleyen bir eser”

John Wyndham’ın “Krizalitler” romanı, bugünün pek çok distopyasının önüne geçmeyi başaran, hoşgörüsüzlüğü ve bağnazlığı ustalıkla işleyen bir eser. Bilimkurgunun altın çağından kült bir eser! “Bu, kimse için güzel ve rahat bir dünya değil, özellikle de farklı olanlar için.”

okumak için tıklayınız

Tersine Dünya – Rudolf Arnheim

“Bütün katli­amlardan ve yıkımlardan deliliğin, aptallığın, bencilliğin, kibrin ve dar kafalılığın, yani insan ruhunun zavallı bir karikatürünün sorumlu olduğunu kendime itiraf etmek zorunda kaldım… Nitekim yüzyıllardır Cervantes’in, Swift’in, Voltaire’in yazılarında yankı­lanan ve yakın zamanda Kafka’da korku dolu bir soru halin­de körelip kalan kahkahalar gözyaşları kadar acıdır… Bu yüzden, tekinsiz ve kötücül bir biçimde bizimkine benzeyen

okumak için tıklayınız

Madame Bovary – Gustave Flaubert (sesli inceleme)

19.yüzyıl romanının en başarılı örneklerinden birisidir “Madam Bovary”. Hem ele aldığı konu, hem de Flaubert’in üslubudur metni çarpıcı kılan. Anlatılan, Emma Bovary’nin trajik hayat hikayesi ve karşılıksız aşkları gibi görünmekle birlikte, Flaubert Emma’nın şahsında, 19.yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını, toplumsal değer yargıları ve ahlak ölçülerinin iki yüzlülüğünü ele alır. Gustave Flaubert’in Madam Bovary romanı ilk

okumak için tıklayınız

Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck (sesli inceleme)

Fareler Ve İnsanlar, hiç kuşku yok ki, dünya edebiyatının en tanınmış başyapıtlarından biridir. Küçük insanın serüveni hiçbir kitapta böylesine acımasız, ama aynı zamanda böylesine sevecen bir yaklaşımla dile getirilmemiştir. Okuyanı bazen acı acı güldüren, bazen düşündüren, ta derinden öfkelendiren trajikomik bir öykü 1937’de yayınlanan “Fareler ve İnsanlar”, yaşamı kuşatan ümitsizliğe, çaresizliğe ve yalnızlığa işaret ederken,

okumak için tıklayınız

Beyaz Diş – Jack London (sesli inceleme)

Jack London’ın unutulmaz romanlarından olan Beyaz Diş genç bir kurdun hayatını anlatır. Hem bir kurdun hem de bir köpeğin kanını taşıyan Beyaz Diş’i, Amerika’nın kuzeyindeki vahşi ortamda zor bir hayat beklemektedir. İçindeki köpek doğası onu insanlara çekerken kurt doğası da vahşete sürüklemektedir. Verdiği çetin yaşam mücadelesi içinde yolu bir gün insanla kesişir. Kızılderili bir kabileyle

okumak için tıklayınız

Karartma Geceleri – Rıfat Ilgaz (sesli inceleme)

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz’ın 1974 yılında yayınlanan romanıdır. II. Dünya Savaşı sürecinde kitabı toplatılan öğretmen-şair Mustafa Ural’ın hikayesini anlatır. “Karartma Geceleri” adlı roman, yazarın öteki yapıtları gibi ülkemizin bir dönemine tanıklık yapmakla kalmayıp, (belgesel kalıplarını yırtarak) ülkemiz tarihine ışık tutmaktadır. Roman adını II.Dünya Savaşı yıllarında hava kararmasından itibaren evlerde ve işyerlerinde yapılan karartmalardan almaktadır denebilirse

okumak için tıklayınız

Suç ve Ceza – Dostoyevski (sesli inceleme)

Suç ve Ceza, Dostoyevski’nin romanlarından biridir. Yazarın en önemli romanlarından biri olarak gösterilmektedir. Orijinal ismi Prestupleniye i Nakazaniye dir. Roman ilk olarak 1866’da Rus Habercisi adlı edebiyat dergisinde yayınlandıktan sonra cilt haline getirilmiştir. Dostoyevski’nin Sibirya’da cezaevinden döndükten sonra yazdığı roman, yazarın en uzun ikinci romanı olma özelliği taşır. Bununla birlikte yazarın olgunluk döneminin ilk büyük

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Tarihi 1500 – 2010 – Michel Beaud

Dünyaca tanınmış bir iktisat tarihçisi ve kuramcısı olan Michel Beaud, çevrildiği her dilde büyük bir ilgiyle karşılanan bu kitabında kapitalizmin doğuşunu ve gelişimini tüm ayrıntılarıyla çözümlüyor. Ticarete dayalı Batı toplumlarının tüm dünyaya hükmeden bir güç haline geldiği bir doğal çevrede yine ticaretle yaşayan Doğulu eşdeğerlerinin neden kapitalizmin diye bilinen bu yaratıcı ve yıkıcı olgunun bir

okumak için tıklayınız

Kentin Mutenalaştırılması – Hazırlayanlar: Neil Smith, Peter Williams

“Mutenalaştırmaya ilişkin geliştirilen tanımlara baktığımızda, konut alanlarının rehabilitasyonundan daha kapsamlı bir süreçle karşı karşıya olduğumuz açıktır…. Kent peyzajında ortaya çıkan tüm bu değişikliklerin altında, ileri kapitalist toplumların kapsamlı olarak yeniden biçimlendirilmesini üstlenmiş belirli ekonomik, toplumsal ve politik güçler yatar: Burada sanayinin yeniden yapılanması, üretim sektöründen hizmet sektörüne kayış ve bunun sonucunda sınıf yapısındaki genel dönüşüm

okumak için tıklayınız