180 festival dolaşıp, onlarca ödül alan duygusal kısa animasyon: “The Present” izle
180 film festivali dolaşıp 50’nin üzerinde ödüle layık görülen başarılı, Alman yapımı kısa animasyon “The Present” karşınızda…
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
180 film festivali dolaşıp 50’nin üzerinde ödüle layık görülen başarılı, Alman yapımı kısa animasyon “The Present” karşınızda…
okumak için tıklayınız“Erzurum Yolculuğu, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in gezi türünde yapıtıdır. Çarlık yönetiminin baskısı altında bunalan özgürlükçü Puşkin için yurtdışı yolculuğu büyük bir özlemdi. Yazık ki bu özlemi gerçekleşemedi. Baskıcı yönetim büyük şaire yurtdışına çıkma izni vermedi. Buna karşılık Puşkin, 1829 yılındaki Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkarak Erzurum’a kadar geldi. 1836’da yayımlanan ”Erzurum Yolculuğu” bu
okumak için tıklayınızÇin Üzerinde Kızıl Yıldız, Çin devrimi üzerine yazılmış temel kitapların başında gelir. Kitabın yazarı Edgar Snow, Çin’de 14 yılını geçirmiş Amerikalı bir gazetecidir. Bu yıllar içinde Çince öğrenmiş, Çin tarihi üzerine bilgisini derinleştirmiş, Çin’in toplumsal yapısını ve siyasal ortamını yakından inceleyip gözlemlemiştir. Bu zengin arka plan bilgisine ve canlı gözlemlerine dayanarak Çin devrimini, Komünist Partisi
okumak için tıklayınızBin dokuz yüz yedi’de doğdu, kırk sekiz’de öldürüldü, iki bin yedi doğumunun 100. yılı. Ölümü hâlâ aydınlatılamadı. Katline dair çok şeyler söylendi kişisel zaaflarından tutun polisle işbirliğine kadar.
okumak için tıklayınızPek çok kişi bir uygarlık modeli olarak Roma İmparatorluğu’na hayranlık duyar. Neil Faulkner, bu çalışmasında, aslında Roma İmparatorluğu’nun acımasız bir soygun ve şiddet mekanizmasına dayandığını ileri sürüyor. Savaş; devleti, hâkim sınıfı ve gözde yandaş gruplarını zenginleştirmek için kullanılıyordu ve bu savaşlarda da köleleştirilmişti.
okumak için tıklayınızEdebiyat dergisi Notos’un, sinema ve edebiyat dünyasından 383 isme Türkiye sinemasının en iyi 40 filmini sorduğu araştırmasında, Yılmaz Güney’in ‘Yol’ filmi birinci oldu. Toplam 287 filmden, en yüksek oyu alan ilk 40 filmin belirlendiği soruşturmada, Yılmaz Güney’in yazıp Şerif Gören’in yönettiği ve 1982 Cannes Film Festival’inde Altın Palmiye kazanan ‘Yol’ filmi birinci olurken onu Nuri
okumak için tıklayınızRobinson Crusoe – Daniel Defoe (Sesli inceleme) Robinson Crusoe. Daniel Defoe’nun 1719 yılında ilk basımı yapılan ve bazılarınca ilk İngilizce roman olarak nitelendirilen kitabıdır. Kitap İngiltere’de yaşayan Alman asıllı orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Kreutzner’in babasının tüm itirazlarına rağmen, dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır.
okumak için tıklayınızTürkçe yayınını Yordam Kitap’ın üstlendiği, yılda bir sayı yayınlanan uluslararası dergi Socialist Register, dönemin en güncel konularını değerlendirmek üzere dünyanın önde gelen radikal düşünürlerini bir araya getiriyor. Bağımsız, sorgulayıcı ve derinlemesine analizler Socialist Register’ın hep alametifarikası olagelmiştir. Derginin 50. yılının kutlandığı “21. Yüzyılda Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi” konulu bu sayı da bir istisna değil. Katkıda
okumak için tıklayınızSelami Karabulut, “yol boyu gölgesiz” romanına, Rilke’den, (Duıno Ağıtları)’dan alıntıyla yaptığı girişi okuduğunuzda kitabın tamamında ne anlatılmak istediğini ya da kurgusunu az çok kestirebiliyorsunuz. Hemen arkasından romana girişte, “Zamansız yağan yağmurlar…” sözcüğü, insan hayatındaki zamansızlıkları açığa çıkartıyor bir çırpıda. Hayatımıza erken girenler-erken gidenler; geç gelenler-erken gidenler, yani bir zamansızlık kavramı ve bu zamansızlığın insana yaşattığı
okumak için tıklayınızGay L. Gullickson, canlı bir dille yazılmış ve resimlerle zenginleştirilmiş bu kitapta, Paris Komünü olarak bilinen başkaldırının bir parçası olan kadınların nasıl temsil edildiğini inceliyor. Bu isyanla ve onun Fransız ordusunca kanlı biçimde bastırılması ile ilgili hararetli tartışmalar bugün de modern tarihçiler arasında devam ediyor. Özellikle kadınların Paris Komünü’nde oynadığı rol hakkında birbirinden çok farklı
okumak için tıklayınızOsmanlı İmparatorluğu’nun ilk örgütlü muhalif hareketi olan Jöntürkler kimlerdi? 1908 Devrimi’ne giden yolda nasıl bir rol oynadılar, siyasi hedefl eri nelerdi? Cumhuriyet’in ilanına ve sonrasındaki politik ve sınıfsal mücadelelere nasıl bir etkileri oldu? Yuriy Aşatoviç Petrosyan, bütün bu sorular ekseninde Jöntürk hareketi tarihinin temel dinamiklerine ışık tutuyor.
okumak için tıklayınız“Uçurtması\ mavilerde yiten çocuk\ yüreğini yitirme Bak\ tüm çiçekler\ ve kuşlar\ inan ki seninle Sıkıntılar çarşısına düşersen\ türkülerimizi dinle”-Süleyman Okay-
okumak için tıklayınızNazım usta’nın dediği gibi: “Sevgilim / bu ayak sesleri, katliam ve gözyaşları arasında / ekmeğimi hürriyetimi ve seni kaybettiğim oldu/ ama gelecek güzel günlere olan inancımı kaybetmedim / hiç bir zaman…”
okumak için tıklayınızNobel Edebiyat Ödülü sahibi Jose Saramago, ölmeden önce kaleme aldığı son eseri Kabil’de insanoğlunun yeryüzünde var olduğu o ilk güne geri dönüyor. Ve yazgısı “katil” olarak yazılmış Kabil üzerinden Tanrı ile sonu gelmez bir tartışma süreci içine giriyor. Her şeyin yaratıcısı olan ve gücü her şeye yeten Tanrı’nın, dünya üzerindeki bunca katliama, cinayete, savaşa, öfkeye
okumak için tıklayınızAli Gürbüz, 1924 yılında Malatya’nın Darende İlçesi Mığdı köyünde de doğdu. Baba adı;Mehmet Ana adı;Cemile. Okula gidemedi.Okuma Yazmayı kendi çabası ile öğrendi.Evli. 4 çocuk babası. Şiir yazmaya 1939 yılında Erzincan depreminden etkilenip büyük ozanların şiirlerini okuyarak ve satarak başladı.Aşık Ruhsati’yi kendisine üstat kabul etti. Çalışma yaşamına Çerci olarak başladı. Şiirlerini de Destanlaştırarak Anadolu da dolaşırken
okumak için tıklayınızViktor A. Lektorski bu kitabında insana dair bir etkinlik olarak bilginin niteliği, yine felsefenin özel bir alanı olan epistemoloji tarafından bilginin tarihsel olarak nasıl yorumlandığı ve ortaya çıkan yaklaşımlar ekseninde de bilgi sorunsalı üzerine bir tartışma yürütüyor. Felsefe tarihinin ilk sorunlarından biri olan ve özellikle son yüzyıldaki bilimsel devrimin etkisiyle daha dinamik bir incelemeye konu
okumak için tıklayınız19.yy romanının en başarılı örneklerinden “Madam Bovary” hem ele aldığı konu hem de Flaubert’in üslubu ile çarpıcı bir metindir. Anlatılan Emma Bovary’nin trajik hayat hikâyesi ve karşılıksız aşkları gibi görünse de Flaubert, Emma karakteri ile 19. yy Fransız kadınının kıstırılmış hayatını, evlilik müessesinin insan doğasına aykırılığını, toplumsal değer yargıları ve ahlak ölçülerinin ikiyüzlülüğünü ele alır.
okumak için tıklayınızEğitim baştaki sınıfın elinde bir silâhtır: Mal mülk sahipleri halkı bilgisizlik ve kör inançlar içinde bırakarak, daha kolayca sömürmektedirler. Bununla beraber, XVIII. yüzyıl filozoflarının, özellikle Rousseau’nun etkisi altında kalan Babeuf eğitime aşırı bir önem veriyor.
okumak için tıklayınızKötü bir yazar iyi bir romancı olabilir mi? İlk bakışta olmazmış gibi geliyor insana. Ama bunca yıldır Orhan Pamuk’un yapıtlarını göklere çıkaran ünlü eleştirmenlerimize, özellikle de şu son aylarda aynı yazarın Kara Kitap adlı romanı konusunda yazılanlara biraz olsun değer veriyorsanız, bu soruyu “Evet, bazı bazı”, “Evet, neden olmasın?” ya da “Evet, olabilir; hatta iyi
okumak için tıklayınız