Türkiye’de Kapitalizmin ve Fetişizmin İnşa Süreci (Bir Kavram Kapitalizm Neyi Anlatır?) – Ş. Gürçağ Tuna

İlan Edilmemiş Savaş: Bir Kavram “Kapitalizm” ve “Türkiye?de Kapitalizm” “Ayrıca, ekonomi biçimlerinin tahlilinde ne mikroskoptan yararlanılabilir, ne de kimyasal ayıraçlardan. Her ikisinin de yerini, soyutlama gücü almalıdır. Ancak, burjuva toplumda emek ürününün meta-biçimi -ya da metaın değer-biçimi- ekonomik hücre-biçimidir. Bu biçimlerin tahlili, sığ bir gözlemciye, küçük ayrıntılar gibi gelebilir. Aslında da, küçük ayrıntılar üzerinde durulmaktadır,

okumak için tıklayınız

Nasıl Yaşarız Neden Ölürüz (Hücrelerin Bilinmeyen Yaşamı ve Evrimi)- Lewis Wolpert

Nasıl hareket ederiz, düşünürüz ve hatırlarız? Neden hastalanırız, yaşlanırız ve ölürüz? Seçkin biyolog Lewis Wolpert, hücrelerin yaşam hakkındaki temel sorulara nasıl yanıtlar sağladığını açıklıyor. Hücre, evrendeki yaşamın temelidir. Bedenimiz milyarlarca hücreden oluşur ve inanılmaz bir karmaşıklığa sahip olan bu hücreler topluluğu hareketten hafızaya ve hayal gücüne kadar her şeyi yönetir. Yaşlanmamızın nedeni, hücrelerimizin hasar görmesidir;

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’e Açık Mektup / ‘Gık’ – Musa Artar

Aziz Usta, Yeri geldikçe -ki sık sık geliyor- yaklaşık yirmi yıldır senin şu ünlü sözünü tartışıp duruyoruz: “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” İlk duyulduğunda, herkes dehşete kapılmıştı. Toplumun yüzde yüzü kendini yüzde 40’ın içinde görse bile bu ne cüretti? Olacak şey değildi? Haddin bildirilmeliydi? Mahkemelerle, tehditlerle, linç girişimleriyle seni hizaya getirmeye çalıştılar. Son olarak Sivas’ta yakarak

okumak için tıklayınız

Cinler, şeytanlar ve melekler – Mehmet Söğüt

Doksan yıllık bir eziyetin ve direnişin hikayesini yazmak zor olsa gerek. İçinde çıkıp geldiğimiz coğrafya acılara, direnişlere ve ihanete gark etmiştir. İbni Haldun, ??Coğrafya kaderdir,?? der. İşte insanlarımızın kaderi o coğrafyanın içinde bulunduğu durumla ilintilidir. Ve içinde geçilen zaman da önemlidir. Eğer baskı altındaysa o topraklar, payımıza bazı şeyler düşecektir elbette.

okumak için tıklayınız

Adnan Yücel Şiiri Üzerine Bir Deneme – Ender Özbay

Paul Eluard?a göre ?ozan esinlenenden çok esinleyendir.? Ve ?şiirin temel niteliği ….. yakarıp yardımcı aramak değil, esinlemektir?. ?….. bir süs eşyası değil, yararlı bir nesne? olan şiir, ciddi işlevlere sahiptir, dolayısıyla bir sorumlulukla toplumundaki ?her yurttaştan daha yararlı olmalı ozan?(1) kişi de. Bir yandan, Fırat Caner?in ?unutmamak gerekiyor ki Nazım Hikmet?in ?Kız Çocuğu? adlı şiirindeki

okumak için tıklayınız

Olmaya Bırakılmışlık – Martin Heidegger

Okumaları, dayanakları, eleştirileri ve hesap-dışı tartışmalarına bakıldığında Heidegger’in düşünce hareketi, Sokrates öncesi filozoflardan Platon ve Aristoteles’e, Descartes, Kant, Leibniz, Hegel, Schelling, Nietzsche, Brentano, Lotze, Natorp, Lask, Rickert, Dilthey ve Husserl’e uzanan bir felsefe tarihinde zikzaklar çizer. Garp felsefesinin Yunan başlangıçlarının latinleştirilmesine yönelik köklü genel eleştirisine rağmen Heidegger, Orta Çağda Augustinus,

okumak için tıklayınız

Occupy / İşgal Et – Noam Chomsky

Agora’da daha önce “Anarşizm Üzerine” adlı kitabı yayınlanan Noam Chomsky’nin “Occupy/İşgal Et” kitabı, Amerika’da 2010 ve 2011 yılarında patlak veren İşgal Et hareketinin temel özelliklerini ve bu hareketin dünyanın başka ülkelerindeki isyanlarla ortak bağlarını anlatmaktadır. Bu kitapta ayrıca, Chomsky’nin Gezi Direnişine verdiği destek mesajı da yer almıştır. (Tanıtım Bülteninden)

okumak için tıklayınız

Birey Bir Otomat Mıdır? Elif Kutlu

?Sivil itaatsizlik, ?demokratik? olarak adlandırılabilecek toplumlarda, adaletsizliklere ya da hukuk düzeninin bozulmuş olma tehlikesine karşı yasal imkânların çare olmadığı durumlarda başvurulan ve yasanın adil bir biçimde işlemesini amaçlayan direniş biçimidir?? İktidar, en adil yasayı yürürlüğe koymak için mi yoksa kendi çıkarlarını gözetmek için mi çabalar? Demokratik olarak seçilenlerin koyduğu kurallar

okumak için tıklayınız

Bir Kin Romanı: JAR – Müslüm Üzülmez

?Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemini ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.? ?Thomas Mann Roman okumayı severim. Çocukluğumdan beri okurum. İlk okuduğum roman Yaşar Kemal?in İnce Memed romanıdır. Okuduğumda beni müthiş etkilemişti. Roman okumayı sevmemin nedeni belki de İnce Memed ve Yaşar Kemal?den ötürüdür.

okumak için tıklayınız

Kent, Yazın ve İnsan – Emine Aydoğdu

Kent, yolculuk demektir. Geride bıraktığın ya da varmaya çalıştığın kentle yüzleşirsin yolculuklarda. Yolculuk ise serüvendir. Bir kez kendini yola vurup, serüven yaşamayı göze alırsan, dünle, bugünle ve yarınla yüzleşip kimliğini bulma mücadelesi verirsin. Kimliğini bulunca, kentlerin kokularını hissedersin. Her kentin insan gibi kendine has kokusu vardır. Kokularıyla tanınır kentler. Varış, isten havalimanı olsun, isten tren

okumak için tıklayınız

Bir Sonraki Erteleme Üzerine – Didem Mazlum

“Ölü toprağı serpilmiş şu bedenler şimdi sosyal algının eşiğinde tüm var oluşu geride bırakıp kimyayı bozma denemesi yapıyorlar. İnsan amellerin zaruriyeti içinde cansız bir yaprak gibi sürükleniyor. Yeşile çalanlar, -ki onlar hala canlı kalabilmekte, işte onlar; başkaldıran, sürünün kurda en yakın tarafı. Bu koşuşturmacanın baskın geldiği manevi kırılmalar; kalbin en iç bölümünde bir odacıkta hapsolmuş,

okumak için tıklayınız

Japonya?nın Usta Kalemiyle Bugünü Kucaklamak – Şenay Eroğlu Aksoy

Cuniçiro Tanizaki, Uzakdoğu rüzgârını yaşadığı kültüre yaslanarak, şaşırtıcı öykü kişileriyle okura taşıyor. Seçimlerini saplantıya dönüştüren başat kahramanları, gerilim yüklü bir atmosfer ışığında etkileyici kılıyor. Yazarın Poe?dan etkilenmiş olduğunu bilmekse kaleminin beslendiği damarları kavramamıza, yürüdüğü yenilikçi yolu seçerken kimlere eğilip, hangi metinlerin satır aralarında durakladığını anlamamıza yardımcı oluyor.

okumak için tıklayınız

Ebeveynlerimizi Affedelim – Feride Cihan Göktan

Okuduğumuz bir roman bittiğinde, hani o en son sayfayı okuyup kitabın arka kapağı üzerine düşüncelere dalıyorsanız o kitap biraz da size aittir. Bir parçası size geçmiştir; şimdi biraz daha farklısınızdır; sanki dünyayı daha iyi anlamış, biraz daha büyümüş hatta yaşlanmış gibi hissedersiniz kendinizi. Elinizdeki kitabın çok gündemde olmasıyla veya yazarının çok bilindik olmasıyla ilgili bir

okumak için tıklayınız

Sokaktakilerin ellerindeki iskambil kağıtları – Aysel Sağır

Jilet Sinan, sosyolojinin de içinde olduğu bir çok alt metin sunuyor. Bu kadar değil elbette, güçlü çağrışımları var. Gönül Kıvılcım, eserinde, Panait Istrati?nin Arkadaş?nı, Kemallettin Tuğcu?nun tüm karakterlerini 21.yüzyılın kent merkezlerine taşımış dememiz abartı olmaz. Buna Tarık Dursun K?yı, kısmen Sait Faik?i de ekleyebiliriz. Yelpazeyi daha da genişletip, kent merkezlerinde kimsesiz kalmış, gençlerin ve çocukların

okumak için tıklayınız

Devletten Alevilere: Ama Sizin Adınız Ne? Benim Dengemi Bozmayınız – Selbin Yılmaz

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi hocalarından Pınar Ecevitoğlu ve Ayhan Yalçınkaya?nın birlikte kaleme aldığı ?Aleviler Artık Burada Oturmuyor?, Dipnot Yayınevi aracılığıyla, Haziran ayının başında raflardaki yerini aldı. Bu isme aşina olanlar olabileceğinden, şu küçük teknik bilgiyi hatırlatmakta fayda var. Bu başlıkla, 2011 yılında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı aracılığıyla, yine aynı isimler tarafından ?Alevi

okumak için tıklayınız

Kuzin Bette – Honore de Balzac (Honoré de Balzac)

Balzac’ın ölümünden önce yazdığı son büyük romanı olarak kabul edilen Kuzin Bette, intikam, tutku, zaaf ve erdem üzerine klasik bir yapıt. Mutlu bir aile yaşantısı kuran akrabalarına duyduğu kıskançlığın pençesindeki Kuzin Bette, çapkın eniştesinin göz koyduğu güzel ve şuh Valerie’yle baş başa verip entrikalar düzenler ve geniş ailesinin çöküşünü planlar. Paranın tek amaç haline geldiği

okumak için tıklayınız

Kaderi dirence dönüştürmek – Mehmet Söğüt

Bir roman okudum. Kuyumcu inceliğiyle işlenmiş bir roman. İncelikli, derin ve insanı alıp ta gerilere götüren. Ağlatan. Aşık ettiren bir roman. Sayfalar ilerledikçe bir insanın her zaman nasıl kendi doğal çevresini aradığını ve doğal çevresinin içinde nasıl rahat ettiklerini görüyoruz. Ermeni Katliamı?ndan sonra yaşanan trajedeleri okudukça roman sizi alıp götürüyor. Romanın yarattığı atmosferin içinde yaşadıklarınız

okumak için tıklayınız

Türk Dil Kurumu “darbe” tanımını değiştirdi. PEN Türkiye, istifaya çağırdı

PEN Türkiye Yönetim Kurulu TDK’nın “darbe” tanımını değiştirmesiyle ilgili bir açıklama yayınlayarak, “Bu tanım değişikliği tam bir rezalettir. Bütün dünyada alay konusu olacaktır” dedi ve TDK yönetimini istifaya çağırdı. PEN Türkiye Yönetim Kurulu’ndan TDK’daki “darbe” tanımı skandalıyla ilgili bir açıklama geldi. Açıklama şu şekilde:

okumak için tıklayınız

Kendi Sesinden Gülsuyu-Gülensu – Erdoğan Yıldız, Oda Projesi

Mahallelinin Anlatısına Tanıklık Etmek 2009 yılının Haziran ayında İstanbul’un Anadolu yakasındaki Gülsuyu-Gülensu mahallesi sakinleri bir araştırma projesi olan Kültürel Aracılar ile tanıştı. Bir sene süren çalışmada kent merkezi dışındaki mahallelerdeki kültür üretimine bakan bu proje içinden zamanla farklı araştırma konuları ortaya çıktı; bunlardan biri de kendini sakinlerinin emeği ile var etmiş mahallenin belleği oldu. Gülsuyu-Gülensu’yun

okumak için tıklayınız