Nilüfer’in Gülümsemesi – Akram Ghasempour

Garip bir şey olmuştu. Nilüfer gülümsemesini kaybetmişti. Bir sabah uyandı ve gülümsemesini göremedi… Gülümsemesini bulma umuduyla boyama kitabının sayfalarını çevirdi. Çizdiği yüzler ne kadar da somurtkan görünüyordu. Mutsuz çizdiği tüm resimler için kendini çok üzgün hissetti. Şimdi de kendi gülümsemesini kaybetmişti. (Tanıtım Bülteninden)

okumak için tıklayınız

Kiralık Bir Ev – Farideh Khalatbaree

Ev üzgündü. Çünkü içinde yaşayanlar taşınacaktı. Bir gün buraya başka bir aile yerleşecekti. Ev, onu hiçbir zaman terk etmeyecek bir ailenin olmasını o kadar çok isterdi ki… İyi de Ev’in neyin hasretini çektiği kimin umrundaydı? Ama neden olmasın? Belki de Ev, hayallerini gerçeğe dönüştürecek bir şeyler yapabilirdi.

okumak için tıklayınız

Onur Aslan’ın yeni kitabı: Başucumdaki Karanlık – Murat Altunöz

Bir şehrin edebiyatın yaşatan onun içindeki dizeleridir. Öyle usulca sokulur yanımıza. Zamansız ölümler açılır bazen kapılardan, gidişler telaşlı olur, aşklar kala kalır her sokak başında. Her şehirde vardır bir şövalye. Edebiyatı sevdirmek ister, şiirler yazar, dergiler çıkarır ama dergiler hep birkaç sayıdan sonra iflas eder ve kapanır. Çünkü dergiyi satın alandan çok şiir yazan vardır

okumak için tıklayınız

Kürt Kimliğinin İnşası ve Kürt Tarih Yazımı 2 – Özkan Öztaş

(Yazının ilk bölümünü okumak için tıklayınız) Bir önceki yazıdan devamen; Ulus kimliğinin inşası sürecinde en önemli materyaller; dergiler ve gazeteler olmuştur. Bu süreçlerde çıkan gazete ve dergilerdeki yazılar ve araştırmalar o ulusun kimliğini oluşturan köşe taşları veya oluşum sürecinin sıkıntıları hakkında kimi bilgiler sunar bize. Gazete ve dergilerin dışında bir de kimi dernek ya da

okumak için tıklayınız

Kürt Kimliğinin İnşası ve Kürt Tarih Yazımı 1 – Özkan Öztaş

18. Yüzyıl, ulus hareketlerinin yoğunlaştığı ve ulus kimlik inşasının tarih yazımı ile birlikte örüldüğü bir döneme sahne oldu. Yalnızca 18. yüzyıl değil. Ardından onu izleyen dönemlerde de uluslar kendi tarihlerini yazma işine devam ettiler. Buradaki temel kaygı, ?ezeli ve ebedi olan? bir ulus tarihini oluşturmaktı. Fransız Devrimi?ni izleyen süreçlerde her ulus gibi Kürtler de kendi

okumak için tıklayınız

Bitmedi Kavga, Bitmeyecek… – Zafer Köse

Duydunuz mu, Üreticiler Birliği işçi ücretlerinde indirim yapmış! O vadide binlerce işçi çalışıyor. Elma topluyorlar. Her yıl olduğu gibi yine geçici olarak bölgede kurulan çadır alanlarına yerleştirilmişler. Elma işinden sonra, çoğu güneye inecek. Pamuk toplama işine başlayacaklar. Çalışma koşulları zor. Yaşam koşulları zor o vadide. Çiftlik sahiplerinin adamları gün boyunca başlarından hiç ayrılmıyor. Şefler. Kimin

okumak için tıklayınız

Narrativ – Faiz Cebiroğlu

Narrativ, yaşam hikâyeleri, insan yaşamıyla ilgili anlatılar, insan gelişim tarihinde çok önemli bir yer tutarlar. Ben kimim? Nasılım? Ben bu aşamaya, nasıl geldim? Hepsi hayat hikâyelerinde, yanıt bulur. Hayat hikâyeleri, kendimizi, kimliğimizi tanıma fırsatı verir. İnsan kimliği bu anlatım yoluyla gelişiyor; bu yolla, anlam kazanıyor. Kendimizle ilgili anlattıklarımız; başkalarının bizimle ilgili anlattıkları, yaşamsal deneyim, birikim

okumak için tıklayınız

Bir Nâzım düşmanlığının ‘tahlili’ (yahut Mehmet Kaplan’ın hisleri) – Onur Bayrakçeken

Mehmet Kaplan?ın Şiir Tahlilleri I-II?sini, sevgili Ali Baydar ve Burak Berkan hocalarımdan temin edip okudum. Kendisinin değerli bir akademisyen olduğunu tartışmam. Fikren bana çok zıt olsa da, önemli çalışmalar yapmış bir isim. Ancak, tartışmayacağım bir gerçek daha var ki o da Mehmet Kaplan?daki solcu şairleri safsatalarla dışlama tavrı… Hoş, bu tavır dönemin klasik sağcı tutumudur

okumak için tıklayınız

Popüler Kültür İdeolojisinin Ardında Kaybolan İnsan – Erinç Büyükaşık

Bugünün dünyası dayatmacı ?tüketim kültürü?nün ve onun bireydeki imgelerinin tutsaklaştırdığı bir dönemi ifade etmektedir. Toplumun meta değeri taşıyan nesnelerle yeniden inşa edildiği, bedenin ve zihnin ?meta?laştığı bu dönem, ?pop ikonları?, ?tüketim nesneleri? ve ?reklam endüstrisi?yle şekillendirilmektedir. Bu doğrultuda dönem ruhunu en ifade edecek sözün ?tüket ve yaşa? olarak özetlenebileceği de ortadadır. Tüketim ideolojisi tüm neoliberal

okumak için tıklayınız

Gülün Yakıldığı Yer – Mehmet Ercan

Gece yabani kuşların, cırcırböceklerinin ve göldeki kurbağaların sesleriyle yankılanıyordu. Kuşlar ve kurbağalar anlaşmışçasına koro halinde birbirlerine eşlik ediyorlardı. Zaman zaman baykuşlar, koro halinde söylenen bu şarkılara zamansız giriş yapsalar da kurbağaların buna pek aldırdıkları yoktu. Yıldızlar karşılıklı göz kırpmaya devam ediyor, kayan her yıldız, karanlığın içinde kısa bir iz bıraktıktan sonra, bir yerlerde yitip gidiyordu.

okumak için tıklayınız

Yaşlı Kavak – Lev Nikolayeviç Tolstoy

“Köpekbalığı çocuklara yaklaşırken, denizciler çocuklardan hâlâ uzaktaydılar. Çocuklar “Köpekbalığı!” diye bağıranları duymadıkları gibi köpekbalığını da görmediler. Fakat daha sonra içlerinden biri geriye bakınca… Sonra ne oldu dersiniz? Bu heyecanlı öykünün sonunu merak ediyorsanız, kitabınızın sayfalarını çevirmeye başlayın. Ünlü yazar Lev Tolstoy’un yazdığı bu kitapta birçok heyecanlı öykü,

okumak için tıklayınız

Pantolonun Politik Tarihi – Christine Bard

Nedir pantolon? Belimizden ayaklarımıza kadar olan bölümünü örten ve iki bacağımızı kaplayan bir giysi. Ancak giysi, toplumsal düzeni yansıtır ve onu yeniden üretir. Dolayısıyla pantolonun öyküsünün ardında koca bir anlam yatar, ne de olsa ?kişisel olan politiktir?. Carl Flügel, erkeğin pantolon giymesini ?güzellik iddiasını bırakıp, biricik amacının yararlılık olmasına? yorar. Simone de Beauvoir ?Kadın gibi

okumak için tıklayınız

Kızılbaşlar – Aleviler (Anadolu’daki Ezoterik İnanç Topluluğu Hakkında Araştırma) – Krisztina Kehl-Bodrogi

Bu araştırmada Kızılbaş/Alevi inanç topluluğunun dini ve sosyal-dini yapısı ele alınmaktadır. İncelemede bu inanç topluluğunun ortaya çıkış dönemindeki koşullar göz önünde bulundurulmuştur. Türkiye’de Sünni Müslümanlardan sonra en büyük dini topluluğu oluşturan Kızılbaşlar/Aleviler, kendilerini İslamiyet’in zümrelerinden olan On İki İmam Şiileri olarak tanımlıyorlar. Fakat bu inancın kendine özgü özellikleri, Kızılbaşları/Alevileri İslam dininin mezhebi altında sınıflandırmayı zorlaştırıyor.

okumak için tıklayınız

Dünyanım tüm kadınları; birleşin ? Eray Ak

Ayten Kaya Görgün ilk romanıyla okuyucuların karşısında. Görgün bu ilk romanda, kadının toplumdaki yerini sorguluyor. Aile içindeki kadın algısını kaşıyan, kadın-erkek ilişkilerinde kadının neden hep ?ezilen? taraf olduğunu tartışan ve erkeğin bu toplumda kadına ettiği türlü eziyete rağmen neden hâlâ ?saygınlığının? sorgulanmadığı vurgusunu yapan bir roman Arıza Babaların Çatlak Kızları. Bunun yanında kimlik, dil ve

okumak için tıklayınız

Kadınlar ve Sosyalizm – Sharon Smith

Amerikalı sosyalist yazar Sharon Smith, Kadınlar ve Sosyalizm kitabında kadın sorununun sınıf, ideoloji ve dinle ilişkisini sade ve akıcı bir dille ele alıyor. Kürtaj hakkı, kadın ve erkeklere eşit ücret, ev içinde iş bölümü gibi kadın hareketlerinin ilk filizlendiği dönemlerden bu yana kadın hareketinin temel gündemini oluşturan konuları Marksist bir yaklaşımla inceliyor. Yanı sıra, kürtaj,

okumak için tıklayınız

La Fontaine’den Masallar – Nazım Hikmet Ran

17. yüzyılın en tanınmış Fransız şairi La Fontaine?in bazı insan karakterlerini hicvetmek amacıyla, kahramanları hayvanlar aracılığıyla kurgulayıp manzum olarak kaleme aldığı mesel fabl?lar Hindistan?dan İran, Anadolu ve Avrupa?ya yayılmış, bütün dünyaca ünlenmiştir. La Fontaine?den Masallar, edebiyatı masalla başlatan Dünya şairi Nâzım Hikmet?in cezaevindeyken Ahmet Oğuz Saruhan takma adıyla ve kendi ifadesiyle ?Okunduğunda hece vezniyle yazıldığı

okumak için tıklayınız

Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin “Biz” Söylemi ve Retorik Arsızlığı – Zafer Yalçınpınar

Yeni Sinsiyet olarak kavramlaşan tavrın projelendirdiği birliktelik görüngüsü, hayret verici bir biçimde ?tipoloji? tanımıyla çelişmektedir. ?Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları? adlı yazımda bu durumdan kısaca bahsetmiştim. Şu an okumakta olduğunuz yazıda ise söz konusu ?kök çelişki?nin ya da ?kök yanılsama?nın salınımlarından, Yeni Sinsiyet?in sentetik yüzlerinden ve haysiyetsizlikle çoğalan, yaygınlaşan ?biz? söyleminden bahsetmeye çalışacağım. Yeni Sinsiyet?in

okumak için tıklayınız

Özgürlük ve Mülkiyet (Rönesans’tan Aydınlanma’ya Batı Siyasi Düşüncesinin Toplumsal Tarihi) – Ellen Meiksins Wood

İlkçağdan ortaçağa Batı siyasi düşüncesini ele alan Yurttaşlardan Lordlara?nın devamı olan bu kitapta, Batı siyasi düşüncesinin Rönesans?tan Aydınlanma?ya uzanan kesiti inceleniyor. Machiavelli?den Rousseau?ya kadar zamanlarını yansıtan kuramcıları okuyoruz. Modern devletin oluşumu, kapitalizmin yükselişi, Rönesans ve Reformasyon, bilimsel devrim ve Aydınlanma Çağı, bunların hepsi ?erken modern? döneme dayandırılır. Bu tarihin hemen hemen hepsi tartışma konusu olmakla

okumak için tıklayınız

Bir Vicdan Davası – Aziz Nesin

Onbeş yıl süren TYS genel başkanlığım süresini ve yazarlarımıza ilişkin anılarımı ayrıntılı olarak yazmayı çok istiyorum ama yetmişyedi yaşımdan sonra buna artık zamanım olacağını sanmıyorum. Tomris Uyarı aşağıladığım savı ile 3 milyon lira ile birlikte [toplam 51 milyon [667 bin 5001 lira tazminat ödeme cezasına çarptırılmış olmam dolayısıyla bu kitapta derlediğim belgeler onbeş-yirmi yıllık sendika

okumak için tıklayınız