Özgürlük ve Mülkiyet (Rönesans’tan Aydınlanma’ya Batı Siyasi Düşüncesinin Toplumsal Tarihi) – Ellen Meiksins Wood

İlkçağdan ortaçağa Batı siyasi düşüncesini ele alan Yurttaşlardan Lordlara?nın devamı olan bu kitapta, Batı siyasi düşüncesinin Rönesans?tan Aydınlanma?ya uzanan kesiti inceleniyor. Machiavelli?den Rousseau?ya kadar zamanlarını yansıtan kuramcıları okuyoruz. Modern devletin oluşumu, kapitalizmin yükselişi, Rönesans ve Reformasyon, bilimsel devrim ve Aydınlanma Çağı, bunların hepsi ?erken modern? döneme dayandırılır. Bu tarihin hemen hemen hepsi tartışma konusu olmakla

okumak için tıklayınız

Bir Vicdan Davası – Aziz Nesin

Onbeş yıl süren TYS genel başkanlığım süresini ve yazarlarımıza ilişkin anılarımı ayrıntılı olarak yazmayı çok istiyorum ama yetmişyedi yaşımdan sonra buna artık zamanım olacağını sanmıyorum. Tomris Uyarı aşağıladığım savı ile 3 milyon lira ile birlikte [toplam 51 milyon [667 bin 5001 lira tazminat ödeme cezasına çarptırılmış olmam dolayısıyla bu kitapta derlediğim belgeler onbeş-yirmi yıllık sendika

okumak için tıklayınız

Fuarsız ve Kağıtsız Bir Dünyaya Doğru – Zafer Köse

Yaşar Kemal, Torosların ve Çukurova?nın derelerini, çaylarını anlatırken, ?Sularının dibine kitap düşse okunur.? diyor. İnce Memed 4?te bunu sayfalar boyunca birkaç kez tekrarladıktan sonra ?Ve sularının dibine Kuran düşse okunur.? diyerek tamamlıyor. ?Kitap?, kültürümüzdeki önemli sözcüklerden biri. ?Kuran? ve ?Mushaf? sözcükleriyle eşanlamlı olarak da kullanılır. Tam yerine denk getirince, bazı sözcüklerin

okumak için tıklayınız

Gerçekçilik, Yeniden! – Yılmaz Onay

?Gerçekçilik? tartışmalarına yeni bir boyut ve canlılık kazandıracak olan bu kitap, ?Brechtyen estetik?in ülkemizdeki ilk ve en önemli temsilcilerinden Yılmaz Onay?ın kapsamlı bir incelemesi ve manifestosu. ?Gerçekçilik?in, bir sanatsal ?akım? ya da 19. yüzyıla ait sanatsal bir ?biçim? olarak görülmesine itiraz eden Onay, bu dar sınırların dışına taşıdığı kavrama zengin bir içerik kazandırıyor. Yalnızca kendine

okumak için tıklayınız

Kapital’in İzinde – E. Ahmet Tonak, Nail Satılgan, Sungur Savran

Bu kitabın yayınlandığı 2012 yılı, Karl Marx?ın Kapital başlığını taşıyan başyapıtının ilk kez yayınlanışının (1867) 145. yılı. Ama aynı zamanda dünya kapitalizminin 2007?de başlayan büyük ekonomik krizinin 5. yılı. Marx?ın Kapital?de sergilediği kapitalizm eleştirisi ve analizi, kapitalist üretim tarzının çelişkili doğasını kavramış olanlar için, 1990?lı ve 2000?li yıllarda bütün dünya ?küreselleşme? güzellemeleriyle sarhoş olmuşken bile

okumak için tıklayınız

Hamlet Kürtçe Sesleniyor: ?Hebûn an nebûn?

Bundan 400 yıl önce ünlü İngiliz yazarı William Shakespeare?in kaleme aldığı Hamlet oyunu ilk kez bir Kürt tiyatro grubu tarafından Amsterdam?da sahnelendi. Stockholm?de de iki seans oynanan oyun Kürtler tarafından ilgi ve beğeniyle karşılanırken tiyatro ve sanat çevrelerinden olumlu tepkiler aldı. Hollanda ve İsveç basınının yoğun ilgi gösterdiği Hamlet, 9 Kasım günü de Diyarbakır?da bir

okumak için tıklayınız

Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları – Zafer Yalçınpınar

Haklılığın inadıyla -onca yükle- ayağa kalkmak ve ardından yüksek sesle ?Kahrolsun yeni sinsiyet!? diye ölümüne bağırmak, böylesine ?sahici? bir tümcenin gene aynı oranda sahici olan bir öfke duygusuyla ağızdan kaçışı, daha doğrusu ağızda duramayışı, bu çeşit kontrolsüz çıkışlar kolayca tırnak içine alınabilir, başkaları tarafından mimlenip dikkat çekebilir. Ancak, ?Yeni Sinsiyet? dediğim ve çevrimsel olarak hayatın

okumak için tıklayınız

Türk Edebiyatında Vüs?at O. Bener – Ayşe Kaygusuz

Öykü edebiyatımızın olanaklarını zenginleştiren yazarların ilk akla gelenlerinden olan Vüs’at Orhan Bener; babası Raşit Sina?nın askere ?Samsun Sahil Koruma? ya geri çağrılmasıyla, 1922 de Samsun? da doğdu. İlkokulu Erzincan? da, orta okulu Sivas? ta okudu. Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu? nu bitirdikten sonra ordu da yüzbaşılığa kadar çıktı. ?Dost, Yaşamasız? gibi kitaplarını Etimesut?

okumak için tıklayınız

Burnundan kıl aldırmayan okurun Yedinci Gün’e bakışı – Cem Kalender

Orhan Pamuk?tan sonra edebiyat okurunu en fazla heyecanlandıran yerli yazardır İhsan Oktay. İlk kitabı Puslu Kıtalar Atlası?yla okurla kurduğu rabıta hiç zayıflamamış bilakis her yeni kitabında biraz daha güçlendirerek, az yazara nasip olan ?Çok okunan nitelikli yazarlar? sınıfına dahil olmuştur. Büyük yazarlar okurun beklentilerini yükselttiği için belli bir evreden sonra okuyucuyla buluşmaktan korkar, tereddüt eder.

okumak için tıklayınız

Ke(n)di(ler)imiz – M. Şehmus Güzel

İstanbul?da, Nişantaşı?nda, hoşgörü başkentinde kediler öldürülüyor(muş). Yaz günü kedilerin içecekleri, içmeleri olası, sulara, su kaplarına zehir katılıyor ve kediler apaçık katlediliyor(muş). Evet İstanbul?da, Nişantaşı?nda. Hoşgörü başkentinde. Kedilerin suçu söylencelere göre kiminin evinden kuş mu oyuncak mı aşırıyor olmalarıymış. Yahu oldu olacak bari kedi mahkemeleri kurulsun önce kuş mu oyuncak mı her neyse işte onu hangi

okumak için tıklayınız

Kendimce / Aforizmalar 3 / F.Kafka?ya Yanıt – Nejdet Evren

1. Gidilen yolun doğru olduğu ancak gidildikten sonra anlaşılabilir; gidilmeyen yolun doğruluğu ise hiçbir zaman anlaşılamaz. Bu nedenle, geçmiş, bugünün aynasıdır, pratik ise, onu gösteren ışık-demetidir. 2. Hata, insana dairdir; çünkü o, tasarlayandır. Tasarısının eksikliği bir sonraki aşamaya göredir; mükemmel olmadığına göre… 3. İnsan öğrenirken yarattı, yaratırken öğrendi; yarattığının gölgesine sığınmak için onu yüceltti ve

okumak için tıklayınız

“Babamın Kuşu Ötmüyor” – Mehmet Ercan

Bu memlekette herkesin bir hastalığı var vesselam. Kimi araba hastasıdır.  Kimi pul hastası. Kimi av hastasıdır. Ne eder eder, bir yolunu bulur ava gider. Kimi futbol hastasıdır. Son kuruşunu takımı için harcar. O para, ekmek parası olsa bile. Kimi yeme hastasıdır. Memleketi verseniz ?yok? demez. Kimisi moda hastasıdır. Yoksulluğuna aldırmadan, modaya uymaya kalkar. Hani derler

okumak için tıklayınız

Yedinci Gün?e dair bir eleştiri – Akın Art

İhsan Oktay Anar?ın altıncı kitabı olan ?Yedinci Gün? yazarın önceki kitapları gibi İletişim Yayınlan tarafından yayımlandı. Yayınevi tarafından önce Eylül ayında yayımlanacağı duyurulan kitabın yayın tarihi, daha sonra 25 Ağustos?a çekildi. Yoğun reklam fâaliyetlerinin yanı sıra, bu tarz pazarlama taktiklerinin de gölgesinde çıkan Yedinci Gün?ü, bu fâaliyetlerden kopuk bir metin analiziyle incelemek yetersiz olacaktır. Günümüz

okumak için tıklayınız

İnzivaya Övgünün Gericiliği: Yedinci Gün – Nevzat Evrim Önal

Altıncı kitabı Yedinci Gün geçtiğimiz aylarda yayınlanan İhsan Oktay Anar?ın eserleri hakkında çok miktarda eleştiri ve inceleme yazıldı. Bu doğal; zira hayli sıra dışı bir biçeme sahip olan Anar, Türkiye edebiyatının ?çok satan? kitaplar üreten yazarlarından biri. Ne var ki; Anar?ın eserlerinin bol miktarda inceleniyor ve eleştiriliyor olması, bu inceleme ve eleştirinin nitelikli bir biçimde

okumak için tıklayınız

Cengiz Gündoğdu: ?1980?den sonra roman ve öykü iyice öznelleşti? ? Söyleşi: Volkan Alıcı

Edebiyat yapıtının estetik nesne değil pazardaki bir meta sayıldığı, niteliğinden çok, satış rakamları ve yayıncıyla yazara kazandırdığı para kadar konuşulduğu bir dönemde ?yazarlık?, ülkenin ve dünyanın toplumsal, politik ve ekonomik durumundan bağımsız değerlendirilebilecek bir uğraş değil. Her toplumsal-ekonomik düzen, kendi değerlerini, ilişki biçimlerini yaratıyor ve dayatıyor. Örneğin, edebiyatta ödül lobileri, adam kayırmacılık ve klikleşme, bu

okumak için tıklayınız

Hayatta Kalanın Öyküsü / Maus – Art Spiegelman

“Soykırım hakkında şimdiye kadar yapılmış en etkileyici ve başarılı anlatım.” Wall Street Journal “Sessiz bir zafer, sürükleyici ve sade – tam olarak anlatmak imkânsız, çizgi roman dışında herhangi bir ortamda yakalanması imkânsız.” Washington Post “Basit çizgilerle anlatılan büyük destan.” New York Times “Etkisinde uzun süre kalınacak bir sanat eseri.” Boston Globe Gören Edebiyat; Grafik Romanlar

okumak için tıklayınız

Gece Uyumayı Sevmeyen Çiçek – Sennur Sezer

Bir zamanlar Anadolu’daki şehirlerden birinde bir bilgin yaşardı. Gördüğü her bitkiyi inceler, yaprağının biçimine, çiçeğinin rengine göre adlandırırdı. Sonra iyi yetişip gelişmesi için neler gerektiğini incelerdi. Bunun için koca bir bahçe ayırmıştı… Bilgin sabah kalkar kalkmaz yardımcılarıyla öğrencilerini yanına alıp bahçesini dolaşır; bitkilerini bir doktorun hastasını muayene etmesi gibi gözden geçirirdi. Bu arada kimini sular,

okumak için tıklayınız

Hikayem Paramparça – Emrah Serbes

Emrah Serbes, hayatı kendine katık eden, sokaktan çağlayan bir sesle yeraltının dumanını anlatıyor bize. Bitmez bir ergen öfkesiyle kuyuya düşmüş çocuklara sesleniyor. Emrah Serbes’ten parça parça anlar, parça parça anılar, paramparça hikayeler… “Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin.”

okumak için tıklayınız

“İktidar, hayal gücünden nefret eder” – Amin Maalouf

Türkiyeli okurun favori yazarlarından Amin Maalouf’un merakla beklenen yeni romanı “Doğu’dan Uzakta” geçtiğimiz cuma yayımlandı. Usta bu kez savaşın parçaladığı kimlikleri, ayırdığı dostları, sonlandırdığı hayatları anlatıyor romanında. Maalouf’la son romanı ve yazın serüveni üzerine yapılan söyleşiyi paylaşıyoruz sizlerle. Kimsiniz? Amin Maalouf, yazarım, Lübnan’da doğdum ve Fransa’da yaşıyorum. Birçok roman, deneme, libretto yazdım. Doğu?dan Uzakta dokuzuncu

okumak için tıklayınız

Ve Günler Yürümeye Başladı – Eduardo Galeano

Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak?tan 31 Aralık?a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar?da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı

okumak için tıklayınız