Masi Sorati Alfabesi – Zana Farqini

Tarih boyunca Kürtlerin çeşitli alfabeleri kullandığı söyleniyor. Çivi yazısı, Arami, Pehlevi, Yunan, Süryani, Binu Şad/Masi Sorati alfabesi ve Yezidi Kürtlerin Sır alfabesi gibi. Sır alfabesi konusunda bir sorun yok. Adı geçen alfabelerden biri olan Masi Sorati alfabesi ise Kürtler tarafından kullanıldığı tartışma götürmez bir gerçek. Çünkü İbnu Vahşiye miladi 855/56 yılında yazmış olduğu ?Şewqu?l- Mustehanı

okumak için tıklayınız

?Güneş Saygılı?nın Gerçek Yaşamı? Üzerine – Selman Büyükaşık

Biraz Ayrıksı Notlar 1,5 ay sonra tekrar, kimi yerlerin altını çizerek, sayfa boşluklarına notlar düşerek okuduğum kitabı bitirip kapatınca ön kapaktaki resme baktım. Önde tuhaf, tüylü, karışık cisimsiler. Geride solda yine tüylü, terliksi hayvanı çağrıştıran bir cisim. Çok büyütülmüş bir virüs mü? Belki. Sağında, ortada, bir kadının silueti. Romanın uzun adını bir daha okuyorum: GÜNEŞ

okumak için tıklayınız

Genç romancı – Ahmet Soner

Amerikalı Jonathan Safran Foer, 1977 doğumlu genç bir yazar. 25 yaşında ilk romanını yayımlamış: ?Her Şey Aydınlandı?. Bu kitap sinemaya da uyarlanmış. 2005 yılında ikinci romanı ?Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın? piyasaya çıkmış. ?Baş döndürücü, Olağanüstü? gibi övgüler almış. ?Foer, okura bir hazine sunuyor? denilmiş, ?Mutluluk sarhoşluğuyla okuyacaksınız? diye nitelenmiş. Kitabın arka kapağındaki özet şöyle:

okumak için tıklayınız

Kayıp İşçi Kadınlar (Kayıtdışı Çalışmaya Dair Bir Alan Araştırması) – Aylin Akpınar, Belkıs Kümbetoğlu, İnci User

“…ben orda çalışırken sigortam yoktu. Maaşımız da bizim emeğimizin karşılığı değildi. Hep bundan üzülüyorduk. Tozlu bir ortamdı. Çok toz oluyordu. Havasız bir ortamdı. Hamile olduğum için hiçbir katkı almadım, artı ordan çıkartıldım. Biliyorsunuz iş yerleri sık sık eleman değiştirir. Çok uzun süreli çalıştırmazlar. Kapıda bir sürü insan vardır. Yeni yeni insanlar alırlar. Çok uzun kıdem

okumak için tıklayınız

Sosyalizmin öncülerinden Robert Owen – Ediz Uzun

İnsanın insanı ezmediği, baskı altında yaşamak zorunda kalmadığı, kendiyle, emeğiyle, toplumla ve doğayla barışık olduğu bir dünya, yüzyıllardır insanlığın özlemi durumunda. Bu özlemin tarihinde, on yedinci yüzyıl sonu on sekizinci yüzyıl başlarında yaşayan ve sarsıcı etkiler yaratan ilk sosyalistler, diğer bir deyişle ‘ütopyacı sosyalistler’, en önemli basamağı oluşturuyor. Fourier, Saint-Simon ve Owen, Aydınlanma düşüncesinin etkisi

okumak için tıklayınız

Karganın Yolu (Felsefe – Estetik – Gezi) – Korkut Köseoğlu

‘Bu yapıtta okuyacağınız ‘Edebiyat ve İnsan’ adlı yazısının bir yerinde şöyle der, Korkut Köseoğlu. ‘Burjuvazi, bireyi koruma yalanıyla insanı iyice insansızlaştırdı’. Doğru bir saptamadır bu. Ama ben bu saptamayı değil de, bu doğruyu görebilmeyi önemsiyorum. Korkut Köseoğlu doğruyu görebilen gerçekçi bir yazardır. Böyle dönemlerde gerçekçiliğe, ekmek kadar, su kadar, gereksinmemiz var.

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatı Yazıları (19. ve 20. Yüzyıllar ) – Ataol Behramoğlu

Bu kitap Ataol Behramoğlu’nun yaklaşık kırk yıllık bir sürede Rus edebiyatı üzerine yazılarını, ülke içinde ve dışında konferans ve sempozyum sunumlarını bir araya getiriyor. Kitabın XIX. Yüzyıl başlıklı ilk bölümünde Aleksandr Puşkin, Nikolay Gogol, Mihail Lermontov, İvan Turgenyev, Saltıkov Şçedrin, Fyodor Dostoyevski, Lev Tolstoy ve Anton Çehov üzerine inceleme ve değerlendirmeler yer alıyor. XX. Yüzyıl

okumak için tıklayınız

Güneşin İntihar Çiçekleri ve Hüseyin Kartal – Adil Okay

?Güneş doğacak usta/ o gittiği yollardan/ çıkıp gelecek yine/ yine üstünde siyah paltosu/ yine usta/ yine oturup karşıma/ insanların anlamadığı o dilden konuşacak benimle!?, diyor Hüseyin kartal bir şirinde. Evet, zaman geçiyor. Mevsimler. İnsankızı – oğlu geçip gidiyor bu dünyadan. Sonra, ?Güneş yeniden sevdaya doğuyor?, doğa yeniden uyanıyor? Yeniden doğmayan sadece insan. İnsanın doğar doğmaz

okumak için tıklayınız

V. Woolf ve Kimi Yapıtları Üzerine – Selman Büyükaşık

Hep düşünmüş ve bundan acı duymuşum: Büyük yazarlar, sanatçılar mutsuzluklarından, toplumla çatışmalarından doğan acılarından damıttıklarıyla bizleri mutlu eden yapıtlar üretmişler. Üstelik bunların hemen hepsinin değerleri çok sonra anlaşılabilmiş, yaşadıkları dönemde hak ettikleri saygınlığın, sevginin ergisini tadamamışlardır. (Daha korkuncu var: Kafka, arkadaşı Max Brod?a kitaplarını yakmasını vasiyet etmiş; Fernando Pessoa 1935?te öldüğünde sandığında yayımlanmamış

okumak için tıklayınız

?Ateş Çiçekleri?(*) – Hasan Akarsu

Yazar Alime Yalçın Mitap, Salihli doğumlu olup Siyasal Bilgiler Fakültesi?ni bitirir. Resim çalışmaları da bulunan yazar, 12 Eylül döneminde yaşadığı, gözlemlediği acıları ?Ateş Çiçekleri? adlı yapıtında yansıtır. ?Güneşe Yükselen? fidan gibi geleceğe umutla bakmak, yaşamın güçlüklerini yenmek için savaşım vermek her aydının önemli görevidir. Yazar, ?Tabutluk?ta Bir İbrahim? adlı yazısında, 12 Eylül 1981?de Mamak Askeri

okumak için tıklayınız

Anderson?dan Gerçekler – Zafer Köse

SEHER YELİ Küba’dan döndüm bu sabah Küba meydanında altı milyon kişi akı karası sarısı melezi ışıklı bir çekirdek dikiyor çekirdeklerin çekirdeğini güle oynaya sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin işin kolayına kaçmadan ama gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil ne de ak örtüde elmaların

okumak için tıklayınız

Gizemli Mona Lisa – Tevfik Taş

Resimlerin de şehirler gibi sokakları, evleri, düşünceleri, parkları, müzeleri, sırları var mıdır? Tevfik Taş ve Sahar Bardaie, “evet var” diyor. Bu dizide Azteklerin Sanat Tanrısı Hoşipilli, keşfetmeyi seven çocukları yanına alıp ünlü ressamların başyapıtlarına yolculuğa çıkıyor. Gezmeyi kim sevmez ki! Işte, Leonardo da Vinci’nin Gizemli Mona Lisa’sıyla buluştular bile. Sonra, Tablodaki Prenses’e gidecekler. Sırada Konuşan

okumak için tıklayınız

Platon’da Müzik – Nesrin Akan

Platon, müziğin eğitici ve etik değeri sayesinde insan ve toplum eğitimindeki önemini günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce ortaya koymuştur. Onun müzik anlayışının temel kavramı olan armoni (harmonia) yani uyum, aynı zamanda insan ruhu ve evrenin uyumunu kapsar ve bir ölçüde Pythagorasçı anlayışın Platon’daki yansımasıdır. Platon’un müzik anlayışı, bazı yönleri ile zaman içinde birçok felsefeci ve

okumak için tıklayınız

Stoacıların Paradoksları – Marcus Tullius Cicero

Stoacıların Paradoksları adıyla Latinceden Türkçeye aktarılan bu yapıtta Marcus Tullius Cicero, tarih boyunca insanların farklı anlamlar yüklediği, fakat hiçbir zaman üzerinde uzlaşmaya varamadığı, onur (honestia), erdem (virtus), mutluluk (beatitudo), eşitlik (aequitas), özgürlük (libertas), bilgelik (sapientia) ve zenginlik (divitiae) gibi kavramları ele alır. Cicero, stoacıların felsefe okullarında tartıştıkları bu kavramları halkın anlayabileceği sade bir dille tartışmaya

okumak için tıklayınız

Bilimsel Devrimin Başyapıtları

De Revolutionibus / Nikola Kopernik Dialogo Sopra i due Massimi Sistemi del Mondo / Galileo Galilei Discorsi e Dimostrazioni Matematiche Intorno à due Nuoue Scienze / Galileo Galilei Astronomia Nova / Johannes Kepler Traiute de la Lumiere / Christiaan Huyghens Principia Mathematica Philosophiae Naturalis / Isaac Newton The Sceptical Chymist / Robert Boyle Traite Elementaire

okumak için tıklayınız

Marksizm ve Kriminoloji Teorisi (Kavramsal Araçlar ve Eleştirel Bir Değerlendirme) Mark Cowling

Çalışmalarını uzun zamandır kriminoloji alanına hasreden Cowling, aynı zamanda Marksizm üzerine yapılan yıllık bir yayının da editörlüğünü üstlenmiştir. Bu kitap yalnızca bir Marksist kriminoloji kitabı değildir. Bir başka deyişle, kriminoloji ve ceza hukuku alanındaki çalışmalarını Marksist kurama dayanmaksızın yürütme talebindeki muhtemel okur, kitapta umduğundan fazlasını bulacaktır.

okumak için tıklayınız

Capon Çayevi – Mahmut Şenol

Çekes Adil Paşa’nın Tahsildarlık Günleri romanı ile başlayan Mahmudiye Üçlemesi’nin ikinci kitabı olan Capon Çayevi’nde naif bir insan üzerine bir o kadar naif bir hikaye anlatıyor Mahmut Şenol. Çanakkale Vilayeti’nin Biga kasabasındaki, ahalisi serâpa Çerkes olan Mahmudiye Köyü’nden Nurettin Karasu’sunun, ahalinin deyişiyle Nuridin’in hikayesi bu. Mahmut Şenol komiği ve trajiği bir araya getirmedeki ustalığını bir

okumak için tıklayınız

İhtilafın Dili(*) – Faiz Cebiroğlu

İhtilâfın dili, bir gecikmiş yazıdır. Bu önemli konu üzerinde, daha önceleri yazmak istiyordum, ama araya, başka konular girdi. Gecikti. Şimdi yazıyorum. Sorarak başlıyorum: İhtilâf nedir? İhtilâfın dili, nedir? ?Konflikt?, aynı anlama gelmek üzere ?ihtilâf?, ya da ?uyuşmazlık? üzerine, birçok tanım bulmak mümkün. Ama ben burada, daha çok günlük yaşamda ve çocuk eğitim dalından hareketle şöyle

okumak için tıklayınız

Solun hapishane tarihi* – Adil Okay

?Yakın tarihimizde şu ya da bu siyasi ekolün hayatında hapishane belirli dönemlerde yer alırken, solun hayatında her dönem yer almıştır.? Şaban Öztürk Şaban Öztürk?ün Yar yayınları tarafından çıkan, ?Türkiye Solunun Hapishane Tarihi?(2) , adlı 2 ciltlik kitabını dağınık biçimde okudum. Dağınık diyorum zira bu kitap(lar) ansiklopedi kapsamında değerlendirilebilecek zenginlikte.

okumak için tıklayınız