Normal Olmak İsteyen Kim? – Elif Kutlu

Kimi çocuk kitapları ?çocuk kitabı? olmanın çok ötesindedir. Misal Küçük Kara Balık ya da Küçük Prens çocuk kitabı olma mertebesinden ?büyük kitabı? olma mertebesine çoktan ulaşmıştır. 80?li yıllarda Küçük Kara Balık adlı öykü kitabının yasaklanması ?mahcup edici bir şekilde- bunun bir göstergesi olabilir. Belki de birileri bu balığın serüvenini ?tehlikeli/sakıncalı? bulmuştur. Öyle ya ?aile? adı

okumak için tıklayınız

İspanya İç Savaşı Bibliyografyası – Diyar Saraçoğlu

İspanya İç Savaşı, nedenleri ve sonuçları ile birlikte İspanya sınırlarını aşan bir savaş. Kimine göre seçimle kazanılan iktidarın iç ve (özellikle) dış dinamiklerle kaybedilişinin öyküsü. Kimine göre ise faşizmin ayak seslerinin gümbür gümbür geldiğinin kanıtı. Savaş ile ilgili farklı görüşler olmakla birlikte savaşın dünya tarihi açısından önemi tartışılmaz. İspanya İç Savaşı ile ilgili ilk Türkçe

okumak için tıklayınız

Gözün Büyüsü – Selman Büyükaşık

Birileri şiire ?sözün büyüsü? demiş. Ben bundan esinlenerek yazımın başlığını koydum. Çünkü göz, duygularımızın en saydam aynası bir organımız. Göz deyince diğer duyu organlarımızın akla gelmesi kaçınılmaz. Bunlar arasında bir karşılaştırma, tercih yapmaya çalışmayacağım. Biliyoruz ki, ?gül parmaklı şafak? imgesini destanında sıkça yinelerken yaptığı betimlemelerle bizi büyüleyen Homeros kör bir ozandı ya da öyle bilinir.

okumak için tıklayınız

İstanbul’dan Çizgiler – Serhat Çakın

Orhan Kemal? in İstanbul?dan Çizgiler adlı eseri onun en son; fakat en ilginç yapıtlarından birisidir. Çizgilerle ortaya konan bu yapıt; İstanbul? un 20.yüzyılın ikinci yarısındaki fiziksel ve toplumsal görünümünü ve sosyal sınıf farklılıklarını yansıtır. Bu eserde İstanbul? da yaşayan insanların birbirleriyle olan ilişkileri, yoksul insanların iş ve geçim derdi, konut sorunları ve sıkıntıları, ev sahipleriyle

okumak için tıklayınız

Ermeni Edebiyatında Kürtler (Abovyan yazıtlarında)

?En sert ve acımasız mevsim kıştır. Ama Kürtler kışın 20-25 derece soğuğunda bile yalın ayakla çalışıyor ve geziyorlar. Hastalıklarını otlarla iyileştirmeye çalışıyorlar. Yaşlıları bile çok moralli ve genç gibi ayaktadırlar. Onlarda 120-130 yıl yaşayanları az değil. Kürtleri ilk bakışta tanıyabilirsiniz cesur bakışları ve korku salan bir duruşları vardır? Kürtler söz verdiğinde, emanet aldığında yâda, sır

okumak için tıklayınız

Resmi İdeoloji, Devlet, Milliyetçilik (Türküm, Doğruyum, Çalışkanım mı Dediniz?) – Temel Demirer

Dünyanın bu bölgesinde yaşayan halklar çok acı çektiler; hâlâ da çekiyorlar. Kimlikleri, insanlık onurları, emeklerinin ürünleri, yaşam tarzları, kültürleri, dilleri ve sıkça da yaşam hakları inkâr edildi. Gerek gayrimüslim (Rum, Ermeni, Yahudi, Süryani) ve Müslüman yerliler (Araplar, Kürtler), gerekse Müslüman göçmenlerin (Çerkesler, Gürcüler, Arnavutlar, Pomaklar) kültürleri, dilleri ve kültürleri hoyratça reddedildi. Türk olmayan Müslüman etnik

okumak için tıklayınız

Gecekondunun Mekan Sosyolojisi (İzmir Araştırması) – İhsan Çetin

Zaman ve mekân varoluşun iki temel koşuludur. Ancak bu iki kavramdan hangisinin daha baskın olduğu konusundaki tartışmalar sosyal bilimcileri her dönem ilgilendirmiş, rahatsız etmiştir. Sosyal teoride bu tartışma daha çok 18. yüzyıldan 20. yüzyılın ortalarına dek “zaman”ın baskınlığı yönünde olduğu, buna karşın 1960’lı yıllardan itibaren Henri Lefebvre’nin metinleri başta olmak üzere, Michael Foucault, Manuel Castells,

okumak için tıklayınız

Almanya’ya Emek Göçü (Bir Bavul, Umut ve Hayalleriyle Çıktılar Yola) Kolektif

2011 Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün başlangıcının 50. yılıydı. Konuyla ilgili ciddi bilimsel ve politik çalışmalar kamuoyuna pek az yansıdı. Bu anlaşılır bir durum aslında. Egemen yaklaşımlar ve çevreler açısından düşünüldüğünde Almanya’da göçmen işçiler olgusuna, bir entegrasyon sorunu, bir “sosyal sorun” olarak bakılıyor ve teknisist çözümler aranıyor. Göçmenlerin başta işçi sınıfı olmak üzere, çoktandır Almanya toplumunun organik

okumak için tıklayınız

Adana?da Üç Kardeş – M. Şehmus Güzel

Rasih Nuri İleri?nin dünya kadar zengin koleksiyonundan çıkıp gelmiş bir fotograf var önümde : Fotograf Adana?nın bildiğimiz ünlü parkında çekilmiş. Sonradan Adanalıların bu parkın ismini Abidin Dino, Yılmaz Güney, Yaşar Kemal Parkı olarak koyacaklarını henüz bilmiyoruz o günlerde. Çünkü tarih 1943 Martı mı ? Nisanı mı ? Mayısı mı desem ? Haziranı mı ? Öyle

okumak için tıklayınız

Pamuk Prenses ve Küçük Kara Balık – Elif Kutlu

Masallarda kadınlar hep aynıdır. Beyaz atlı prenslerini beklerler. Prens geldiğinde ise kadın kahraman köşesine çekilip “evinin kadını çocuklarının anası” olmaya hazırdır. Masumane sözcükler altında pornografik özelliklerin barındığını, henüz üç/beş/on (fark etmez) yaşındaki çocuklara aslında altında cinsel imgelerle donatılmış simgelerin geçtiğinin farkına bile varılmaz. Bu durumu masallara özgü bir özellikle “göz önünde bulunanın görünmezliği”[1] ile

okumak için tıklayınız

Hayli Yadırgatıcı Bir Roman: Görünmeyen – Selman Büyükaşık

Paul Auster Türkiye?de hayli tanınan, geniş bir okur kitlesi olan, çağdaş Amerikan edebiyatının ünlü (popüler) yazarlarından. Bu yılın başında, düşünce üzerindeki siyasi baskıları gerekçe göstererek Türkiye?ye gelmekten vazgeçince her konuda olduğu gibi Başbakan Erdoğan?ın ona gösterdiği sert tepkiyle gündeme gelen bu ABD?li yazar, okuma grubumuzun da ister istemez gündemine gelmişti. Grubumuz, onun GÖRÜNMEYEN romanını okuma

okumak için tıklayınız

Çizgideki Gladyatör – Metin Kurt (Derleyen: Jale Altunel)

Doğru söze kıymet verip savunanlar; bu yüzden dokuz köyden kovulanlar; yılmadan onuncu köyü arayanlar; Sportmence sizin sesiniz, sözünüzdür. Selam sizlere, selam dostlara?Spor kılıflı bu bataklığı biz yaratmadık, ama biz kurtaracağız. Sivrisineklerden bir gün mutlaka kurtulacağız?Yazanlar, çizenler, eli kalem tutanlar; düşüncesini midesinin sansüründen geçirmeyenler, yüreğinde iyilik, doğruluk, güzellik meşalesi sönmeyenler? Bulamadıysak eğer sizleri, siz bulun bizleri?

okumak için tıklayınız

Gezgin Kitapçımız Selim Sevim – Müslüm Kabadayı

“Antakya’dan kırk beş ileride Yayladağı’ndan on beş beride Beş kalır inildiğinde İşte orası: Kışlak 1943’te Hatay?ın Yayladağı ilçesine bağlı Kışlak köyünde doğan Selim Sevim, köyünü böyle tarif eder. O, ilkokulu köyünde bitirdikten sonra Yayladağı Ortaoku?ndan mezun olur. Daha sonra Antakya Lisesi’ne devam eder.

okumak için tıklayınız

Fazıl Say hakkında açılan ikinci davayı değerlendirdi: ‘Faşizme karşı susmam isteniyor’

Fazıl Say, Twitter’da Ömer Hayyam’a ait dizeleri paylaştığı için “dini değerleri aşağılamak” suçlamasıyla yargılanırken, “saçma sapan mahkeme” dediği için hakkında yeni bir dava daha açılmasını, “Faşizme karşı susmam isteniyor” sözleriyle değerlendirdi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında sosyal paylaşım sitesi Twitter’da Ömer Hayyam’ın dizelerini paylaştığı için 1,5 yıl hapis istemiyle açılan dava devam ederken, açılan

okumak için tıklayınız

Eğitim ve Tek Tip Giysi – Zafer Köse

Çocuklara tek tip kıyafet giydirerek eğitim verilebilir mi? Öğrencinin kişisel özellik geliştirmemesi için önlem almak eğitime dahil olabilir mi? Mantık aramadan beklenen davranışları yapması, beynini sadece kuralların ne olduğunu öğrenmek ve uygulamak için kullanması hedeflenerek yetiştirilince, o insan eğitilmiş mi oluyor? Öyleyse en etkili eğitim askerlikte mi uygulanıyor? Kızlar nasılsa annelerinden ek ders alıyordur, erkeklerin

okumak için tıklayınız

Fırtınadaki Kirpi – Stephen Jay Gould

Fırtınada Bir Kirpi’de, Stephen Jay Gould evrim kuramı, jeoloji, biyolojik belirlenimcilik, sosyobiyoloji vb. konularda yazılmış kitapları değerlendiriyor, bu alanlarla ilgili genel çerçeveyi çizip, kendisinin de dahil olduğu bilimsel tartışmaları, kendi tarafından göründüğü biçimiyle ilgimize sunuyor. “Tilki çok şey bilir, ama kirpi bir tek büyük şeyi bilir.”

okumak için tıklayınız

Bunun Adı Korsanlıktır – Müslüm Üzülmez

?Başarılı insanların başarısı, bunu elde etmek için kullanmış oldukları yöntem ve vasıtalarla ölçülmelidir.? La Rochefoucauld ?Onbin Yıllık Tarihin Tanığı ERGANİ? adlı bir kitap elime geçti. Kitap özel bir ajansa hazırlatılmış, büyük boy ve hiçbir masraftan kaçınılmamış. Pahalı cinsinden birinci sınıf kaliteli kuşe kâğıda ofset basılmış. Kitap kapağının üstünde bir yuvarlak içinde ?Türkiye Cumhuriyeti Ergani Kaymakamlığı?,

okumak için tıklayınız

Ayı (Dokuz Kısa Oyun) – Anton Çehov

Anton Çehov (1860-1904): Oyun ve hikâyeleriyle hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işleyerek dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli Rus yazarlarından biridir. Bu kitapta yer alan dokuz kısa oyununun altısı komedi, üçü dramdır. Başta Ayı olmak üzere komedileri tüm dünyada defalarca sahnelenmiş, büyük beğeniyle karşılanmıştır. Dramlardan Kuğunun Şarkısı ve Şehir Yolunda

okumak için tıklayınız

Köy Enstitülü Bir Sağlıkçı: Mehmet Yanık – Müslüm Kabadayı

Türkiye eğitim tarihinde özgünlüğü ve ortaya çıkan verimi nedeniyle üzerinde duruşmayı en çok hak eden kurum Köy Enstitüleri?dir. Gerçekten de ülkemizin aydınlanmasında, eğitim-sanat-edebiyat ve bilim alanlarındaki gelişiminde önemli bir rol oynamış bu okul modelimiz ve uygulamaları, sonuçları üzerine tezler hazırlanmış, kitaplar, makaleler ve anılar yayımlanmıştır. Bu ilgiyi fazlasıyla hak eden Köy Enstitülerinin gün ışığına çıkmayan

okumak için tıklayınız

Alternatif Yok Mu? Elif Kutlu

Ursula K. Le Guin?in Rüzgârgülü adlı kitabı ?Akasya Tohumlarının Yazarı? başlıklı enteresan bir yazı ile başlar. Le Guin yine yapacağını yapar: ?Hayvan dilbilimi?nden bahseder. Burada en ilgi çekici kısım karıncaların yazdıklarıdır. ?Yumurtaları ye! Yükseklere çıksın Kraliçe!? Karıncanın yazdıkları bir yandan, bir ütopyayı andırır biçimde, yeni bir koloni arzulaması olarak düşünülür. Öte yandan yazılanların bir isyanın

okumak için tıklayınız