Karanlığın Yüreği – Joseph Conrad

Karanlığın Yüreği’ni yazmadan sekiz buçuk yıl önce Joseph Conrad Kongo’da bir buharlı geminin kaptanlığını yapmış ve yolculuğu sırasında karşılaştığı zulüm manzaralarına dayanamayıp kısa bir süre sonra bu işi bırakmıştı. 1902 yılında kitap halinde yayımlanan Karanlığın Yüreği, Conrad’ın bu sıralarda yaşayıp gördüklerinden çok iz taşır. Yüz yıldan uzun bir süredir edebiyatçılar ve sosyalbilimciler tarafından yorumlana yorumlana

okumak için tıklayınız

Yeni Yüzyılın Eşiğinde – Eric Hobsbawm

İki dünya savaşı ve ardından yaşanan Soğuk Savaş’ın damgasını vurduğu “Kısa Yirminci Yüzyıl”ın bitiminin habercisi, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile serbest piyasa fundamentalizminin iflası oldu. Bu yüzyılda kapitalist ekonominin sıkça yaşadığı krizlere, 90’lardaki milliyetçi kalkışmalar ve etnik boğazlaşmalar eşlik etti. Eski dengelerin altüst olmasıyla birlikte kuralsızlık ve belirsizliğin egemen olduğu, zenginle yoksul arasındaki uçurumun akıl almaz

okumak için tıklayınız

Tarihten Güncelliğe Sınıf Savaşları ve Devlet – Haluk Yurtsever

Devlet, hem son derece somut, elle tutulur ilişkiler toplamı, hem de soyut bir kavramdır. Meşru şiddet, vergi toplama, yargılama ve cezalandırma işlevleri devletin tekelindedir. Devlet milyonlarca insanın gözünde “hakem”dir; “baba”dır; “kamu düzeni”dir; gözleri bağlı adalet dağıtıcısıdır… Bir kutsallık hâlesidir. Bunlar devleti, ideolojik ve siyasal mücadelenin de kritik konusu ve alanı durumuna getiriyor. Devlet insan soyunun

okumak için tıklayınız

Eğitime Felsefeyle Bakmak – Bülent Akdağ

İlk uygarlıklarda çocuğun sosyalleşmesi ve toplulukla özdeşleşmesine yönelik kurulan eğitim ve ‘basit’ okul anlayışlarıyla başlayan “okul modelleri” süreci Antik Yunan’da daha sistemli olarak kendini hissettirmiş ve özellikle Aydınlanma dönemi sonrasında bugünkü genel karakterini yapısallaştırmış görünmektedir. 18. yüzyıldan sonra ulusallaşma, insan hakları, yurttaşlık bilinci, hukuk devleti gibi kavramsal ve pratiksel dönüşümlerle başlayan, okul sistemlerinin toplumsal anlamda

okumak için tıklayınız

Zorba – Nikos Kazancakis “Korkmamayı, yaşamı sevmeyi ve ayakta durabilmeyi bana o öğretmişti.”

Zorba, Nikos Kazancakis’in 1946 tarihinde yayınladığı olgunluk dönemi ürünüdür. Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesidir. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba aracılığıyla Nikos Kazancakis, yaşamının yenilgiler ve soru işaretleriyle dolu bir bilançosunu çıkarır.

okumak için tıklayınız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz – Aziz Nesin

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Aziz Nesin’in 1977 yılında yazdığı bir romandır. Aziz Nesin bu eseriyle 1978’de Madaralı Roman Ödülü’nü almıştır. Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşamaz’ı önce radyo oyunu olarak yazdı. Kazandığı büyük başarı üstüne sahne oyunu haline getirdi. Israrlar üzerine senaryosunu yazdı; çoğu tiyatrocudan olduğu gibi, bu kez de filmciden telif hakkını alamadı. Bir

okumak için tıklayınız

Yılmaz Güney’in yayınlanmamış cezaevi mektupları

Sinemanın ‘Çirkin Kralı’ Yılmaz Güney’in cezaevinde yazdığı ve daha önce yayınlanmayan bazı mektupları, memleketi Adana’da Sinema Müzesi’nin açılış hazırlıkları sırasında ortaya çıktı. Adana Erkek Lisesi?nde birinci sınıfı birlikte okuduğu arkadaşı emekli coğrafya öğretmeni 75 yaşındaki Yavuz Pağda?ya cezaevindeyken yazdığı mektuplarda Yılmaz Güney, o döneme ait çeşitli güncel konulara değiniyor ve yaşama bakışına ilişkin duygularını kendi

okumak için tıklayınız

Şiir Nasıl Okunur – Terry Eagleton

Günümüzün en etkili edebiyat kuramcılarından Terry Eagleton, yakın şiir okumasına dayalı “Şiir Nasıl Okunur” başlıklı bu kitabında, şiir okuma sanatının nasıl tükenmeye yüz tuttuğunu ve çağımızın öğrencilerine artık dile karşı duyarlı olmanın neden öğretilmediğini irdeliyor. Bu eğilimin pratikte nasıl yaşandığını göstermek için de, Rönenans’tan günümüze kadar çeşitli şiirleri ele alarak, onları yakın analize tabi tutuyor

okumak için tıklayınız

Ortaçağ’ın Kahramanları – Jacques Le Goff

Daha önce yayınevimizden çıkan Çocuklar İçin Ortaçağ kitabıyla Ortaçağ’ın yanlış bilinen yönlerini anlatan tarihçi Jacques Le Goff, bu kez Ortaçağ denince akla gelen belli başlı figürleri açıklıyor: Arthur, Roland, Charlemagne, Robin Hood ve Merlin gibi efsanevi kahramanlar; Valkyrie, Renart ve Tekboynuz gibi hayali varlıklar; katedral, şato, manastır gibi Ortaçağ’a özgü yapılar; hokkabaz ve saz şairi

okumak için tıklayınız

Kırlarda Bir Gün [Bütün Öyküleri 4 (1887)] – Anton Çehov

Mehmet Özgül’ün yaptığı düzeltiler uygulanarak, çevirmenle işbirliği içinde titizlikle yayına hazırlanan Çehov kitaplığı, diğer baskılardan farkını ortaya koyuyor. Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının dördüncü cildi Kırlarda Bir Gün,

okumak için tıklayınız

Rüşvetin Alamancası – Rıfat Ilgaz

“Hem şair, hem mizah yazarı olarak Rıfat Ilgaz’a edebiyatımızda gerektiği yerin verilmediği kanısındayım. Değerbilir eleştirmenlerin Ilgaz’ın sanatı üzerinde bir gün değerince duracaklarını sanıyorum.” “Mizah yazarı olduğuna göre, Ilgaz’ın mizahı üzerinde yargıda bulunmam belki de yadırganacaktır. Ben Rıfat Ilgaz’ın şiirleriyle mizahı arasıda yakınlık buluyorum. Onun mizahı da şiirleri gibi ince, duygulu ve halktan yana… Dahası, mizahında

okumak için tıklayınız

“Arkadaş” ile Arkadaş Kalabilenler ve Düşman Olanlar Üzerine – Zahit Atam

Yılmaz Güney ikinci uzun hapislikten çıktığında bir dizi film projesi ile çıkmıştı. Kulaklarında ise iki söz vardı: birincisi Elia Kazan?a aitti. ?Ben bu adam için endişeleniyorum?. İkinci söz ise sıkıyönetimin işkenceci generali Faik Türün?e aitti, daha önce söylenmişti: ?Sen büyük bir sanatçısın, halka mal olmuşsun. Devrimciler serserinin teki, ne işin var bunlarla. Sen git filmlerini

okumak için tıklayınız

Fabl Taşlamaları – Müslüm Kabadayı

Edebiyatta ?hayvan masalları? ya da ?fabl? olarak kavramlaştırılan anlatıların, çocukların eğitiminde ne denli etkili olduğu bilinir. İlk kez Hititlerin tabletlerinde yazılı anlatımlarına ve resmedilmelerine tanık olduğumuz fabllar; toplumsal, siyasal olay ve kişileri yergi yoluyla topluma ders vermek amacıyla değerlendirilmiştir. Dünya edebiyatında Ezop başta olmak üzere Beydeba ve La Fontaine bu türün ustalarıdır ve ?Karga ile

okumak için tıklayınız

Sosyalizm Mücadelesi, Havuz Problemi ve Metin Çulhaoğlu ? Suat Kamil Aksoy

Metin abinin BirGün Gazetesi’nde 9 Eylül 2011’de yazdığı makale bize de yorum yapmak için ilham verdi. Konu çok bilinen bir tekerleme ile başlıyor.”Yirmisinde sosyalist olmayanın kalbinden, kırkında hala sosyalistlik yapanın aklından şüphe etmek gerekir.” Elbette bu tekerleme aşkın bir tipin, sevecen yada babacan bir tavırla sosyalizmi tenkit edişidir. Doğal olarak dışarıdandır. Biraz çelişkilidir. İnsan genç

okumak için tıklayınız

Körlük – Jose Saramago

“Bence körleşmiyoruz. Hepimiz körüz. Körüz ama bakıyoruz. Bakabilen ama görmeyen kör insanlar” Körlük, Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Saramago; romana, arabasının içinde geçmesine izin verecek ya da geçmek için kendini haklı göreceği yeşil ışığı beklerken kör olan bir adamın duyduğu korku ve çaresizlikle başlar. Kitabında modern insan ve onun ürettiği

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Yılmaz Güney’in Direniş Destanı (2) Zahit Atam

Yazının ilk bölümü için TIKLAYINIZ Diyalektik Olarak Umut: Statükoya Muhalif Ama Onun Eteklerinde Filmin adı tümüyle diyalektiğin yansıması olarak, inanılmaz bir yoksulluk içinde çıkış kaynağı olarak giderek çöken insanın hem define bulmayı ümit etmesi, hem de bu insanların çıkışsızlığından gelecek güzel Türkiye?nin mücadele ile yeni bir düzende buluşmasının toplumsal koşullarını bulması anlamında Umut konmuştur. Arabacı

okumak için tıklayınız

Bir Tersine Yürüyüş ’12 Eylül Öyküleri’ – Hazırlayan: Hürriyet Yaşar

İmge Öyküler Dergisi?nin hazırladığı bir dosyadan yola çıkarak “Bir Tersine Yürüyüş: 12 Eylül Öyküleri”ni yayına hazırlayan Hürriyet Yaşar, bu çalışma için o dönemde ya da hemen sonrasında yayınlanan yüzlerce öykü kitabını taradı; binlerce öykü okudu. Hürriyet Yaşar, bu antolojiyi oluştururken dönemin, öncesi, sonrası ve gelecekte yapacağı tahribat bakımından bir süreç olarak algılanması gerektiğini ortaya koyuyor.

okumak için tıklayınız

Yeraltında Beş Yıl: 12 Eylül Anıları – Yaşar Ayaşlı

Bu kitap, bir avuç devrimcinin 12 Eylül cuntasına karşı mücadelesini anlatıyor. 12 Eylül darbesini sert bir direnişle karşılayan, yurtdışına gitmek veya dağılmak yerine, yeraltında mücadele etmeyi savunan ve uygulayan siyasal bir grubun direnişi, bu direnişin en etkin noktasında yer alan bir devrimci tarafından anlatılıyor. Aynı zamanda 68 Hareketinin aktif isimlerinden olan Yaşar Ayaşlı, 12 Eylül

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Yılmaz Güney’in Direniş Destanı (1) Zahit Atam

1966 yılında Akad?ın yönettiği ve Yılmaz Güney?in oynayıp yapım sürecini üstlendiği Hudutların Kanunu (Akad, 1966) ve Kızılırmak-Karakoyun (Akad, 1967) adlı filmlerle başlayan değişimi ve kendi elleriyle yarattığı Çirkin Kral?ın dönüşümü süreci 1970?te Umut?la büyük bir başarıyla sonuçlanmıştır. Artık ismi belirli bir estetik-siyasi-aydın tavrıyla anılmaya başlamıştır. Güney büyük oranda sezgileriyle bulduğu, ancak içinde bulunduğu siyasal ortamın

okumak için tıklayınız

Avrupa’da Yezidilik (Farklı Kuşaklar Dinleri Hakkında Konuşuyor) – Philip Kreyenbroek

Philip G. Kryenbroek tarafından hazırlanan “Avrupa’da Yezidilik / Farklı kuşaklar dinleri hakkında konuşuyor” adlı kitap Avesta yayınları arasında çıktı. Diasporadaki Yezidiler hakkında kapsamlı bir kitap olan “Avrupa’da Yezidilik”, Zekiye Kartal, Xanna Omerxali ve Xelil Reşow’un yardımlarıyla Philip G. Kryenbroek tarafından yazıldı. Yezidilik, yazılı metinlerden ziyade geleneğe dayalı bir azınlık dinidir. Anayurtlardaki -Türkiye, Irak, Suriye ve

okumak için tıklayınız