Yargılı İnfazlar (Türkiye Tarihinde İdamlar) – Türey Köse

Ölüm birilerine “yasayla” geldi. Meclis “birilerinin” ölümü için yasa çıkardı. 12 Mart döneminde ve 12 Eylül sonrasında ölüm cezası kararları nasıl görüşüldü? Kimler nasıl oy kullandı? Peki ya infaza tanık olanlar? İnsan, bir infazı nasıl izler? Gözler utançla kapatır mı kendini? Yoksa!.. Ve bir gün “AB hatırına” idam cezası kalktı, geride utancı kaldı… Birilerinin sızlayan

okumak için tıklayınız

Hava Kurşun Gibi Ağır / Nazım Hikmet’in Romanı – Hıfzı Topuz

Nâzım Hikmet’i aşkları, acıları ve tutkularıyla anlatan bir roman… Nâzım Hikmet’i ve dostlarını yakından tanımış olan Hıfzı Topuz, bu romanda şairin bir yandan uğradığı haksızlıkları, çektiği acıları, yurt özlemini, halkına olan sevgisini, bir yandan da tutkularını, aşklarını, mutluluklarını anlatıyor. Hava Kurşun Gibi Ağır’ı okurken, 1940’lı yılların karanlığına yeniden tanık olacak, yıllar boyu cezaevlerinde yatan büyük

okumak için tıklayınız

Kullanılmış zamanların ardından – Weydonun Trajedisi

Karanlık, havasız odasında, en az kendisi kadar yaşlı iskemlesinde oturuyordu ihtiyar. Sol kolunu sol dizine yatırmış, onun üzerine de vücudunun belden yukarısının ağırlığını yüklemişti. Uzun süredir hasta yattığı yatağından ilk kez ayrılmış fakat fazla uzağa da gidememişti. Oturduğu yerde vücudunu tanımaya çalışır gibi davranıyordu. Kollarını ve bacaklarını çeşitli testlerden geçirmişti. Boynunda sallanan deriyi ölçmüştü. Saçlarını

okumak için tıklayınız

Hitit Uygarlığı İzinde Anadolu

“Hitit Uygarlığı İzinde Anadolu” adlı kitap, Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarında dönemin Asur, Babil ve Mısır uygarlıklarıyla boy ölçüşen, büyük bir uygarlık kurmuş Hititlerin izinde başkent Hattuşa’yı ve diğer yerleşimleri, anıtları, yazıtları, heykel atölyeleri ve tapınaklarını keşfe çıkaran bir belgesel niteliğinde… Kitapta, 81 yerleşim, anıt, yazıt, heykel atölyeleri ve tapınağın yanı sıra Asur Ticaret Kolonileri,

okumak için tıklayınız

Ölü İhbar – Weydonun Trajedisi

Dün gece olan biten her şeyi anlatacağım. Söyleyeceklerimi, yaşayan kulaklarınızla duyacağınızdan eminim. Uzun sürmüş bir mesaiden sonra yemek için girdiğim lokantadan ayrılmış, evime doğru yollanıyordum. Sokaklarda, caddelerde, kalabalık oldukça seyrelmişti. Gökyüzü yıldızlı mıydı yoksa bulutlu mu? Hatırlamıyorum. Yılın bu mevsiminde ikisi de görülen manzaralardır. Bir gece bakarsınız ki ayın etrafında kocaman bir hale, onu kucaklamış,

okumak için tıklayınız

Şiirin İlk Atlası – Metin Altıok “İnsanın kendine yabancılaşmasının en etkin panzehiri, üretken olmanın yanı sıra ‘okumak’tır.”

Metin Altıok, ölümün kimbilir kaç kez şiirlerini yazdı? 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde çıkartılan yangında yaşamını yitiren 36 kişiden biri olmadan birkaç gün önce yazdığı son yazısı “Kendini Ödemek”te yaşamın verimliliğinden yararlanan her insanın üretime katılmasının ve kendini ödemeye zorunlu olduğunun yine altını çizdi. “Şunu hemen belirteyim ki birey açısından, insanın kendine yabancılaşmasının en etkin

okumak için tıklayınız

Fırtına / Bahoz – Kazım Öz

“‘Bahoz / Fırtına’, Türkiye sinemasında devrimci karakterleri anlatan ilk filmdir.” Zahit Atam “Benim bu filmde 1991-1992 dönemini anlatmak isteyişimin sebebi şudur: Bu yıllar Kürtler açısından bir dönüm noktasıydı. Sadece ulusal açıdan Kürt bilincinin şekillendiği bir dönem değildi; aynı zamanda, dünyaya bakış açısında da bir bilinçlenmenin başladığı, bu bilinçlenmenin Kürtlere yayıldığı ve kitleselleştiği bir dönemdi. Hikâyemi

okumak için tıklayınız

Biz ve Onlar / Hayvanlarla Bağımızı Anlamak – Leslie Irvine

İnsanlar neden hayatlarını hayvanlarla paylaşma ihtiyacı duyarlar? Diğer insanlarla kuramadıkları bağı ikame etmek, insanlarda bulamadıkları duygusal tatmini onlarda bulmak için mi? Sınıfsal statülerini ve zenginliklerini sergilemek için mi? Bakımlarına muhtaç olan bir canlıya “efendilik” taslayarak iktidar ve tahakküm heveslerini tatmin etmek için mi? Yoksa onlarla birlikte yaşamak, altında başka bir saikin aranmasına hacet olmayan, kendine

okumak için tıklayınız

Dünden Kalanlar (Türkiye’de Hemşirelik ve GATA TSK Sağlık Meslek Lisesi Örneği) – Leyla Şimşek-Rathke

“Biz insan hayatıyla birebir iç içeyiz. Ama işte karşımızdaki insanlar nedense hiçbir zaman hemşireleri pek iyi gözle görmüyorlar. Hep, her zaman böyle olmuştur. Çalıştığımız yerlerde de öyle. Nedendir bilmiyorum bir laboranta bakış açısıyla bir hemşireye bakış açısı o kadar farklı ki. Aslında biz onlardan daha yoğun çalışıyoruz, daha fazla çalışıyoruz. Buna rağmen ama, bakış açısı

okumak için tıklayınız

Tehlikeli Oyuncaklara Dikkat! – Faiz Cebiroğlu

Çocuğun gelişiminde oyunun anlam ve önemi üzerine çok durdum. Oyunlarda kullanılan materyallerin ve oyuncakların, duyu, hayal, devinimsel ve bir çok alanda çocukların gelişiminde oynadıkları önem üzerine görüşlerimi yazdım. Yazıyorum. Ama unutulmaması gereken önemli bir başka nokta daha var, bu da; bazı oyuncakların çocukların sağlığı için ciddi tehlikler taşıdıkları gerçeğidir. Ama ne yazık ki, biz aileler,

okumak için tıklayınız

Müzikte Yabancılaşma & Noir – Emre Karacaoğlu

Genç kuşak müzik yazarlarından Emre Karacaoğlu?nun ilk kitabı Müzikte Yabancılaşma & Noir İmleçKitap?tan çıktı. Varlık, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Cinemascope, Akşamlık, Gösteri, Gerekli Şeyler, HolySin, BirGün Kitap ve Roman Kahramanları gibi yayın organlarında kitap, film eleştirileri ve fikir yazılarıyla, 2005 yılından yayınına ara verdiği 2010 yılına kadar Yüxexes dergisindeki müzik, sinema ve edebiyat yazılarıyla dikkati

okumak için tıklayınız

Dava – Kafka Değilim – Weydonun Trajedisi

Mesainin başlamasına dakikalar kaldı. Bugün sadece tek bir dava görülecek. Buna rağmen koridorlarda gürültüsüz bir telaş var. Davanın başlamasına doğru bu işin görevlilerinin böyle bir telaş içerisinde olmaları sıradan, ama, bunun haricilerinin davaya duydukları ve nedendir bilinmez gizlemeye çalıştıkları alaka garipsenmeye değer. Kimse, onların mesainin bir an önce başlamasını arzulamalarını çalışma aşklarına yorumlayamaz. Pusuda bekliyor

okumak için tıklayınız

Kurt Kapanı / Türkiye’de Faşizm – Rıdvan Turan

Faşizm bir rejimdir; iktisadi bir arka planı, iktisadi ve siyasal gerekçeleri vardır. En az bunlar kadar önemli olan bir başka şey de faşizmin sosyolojik niteliğidir. Kısaca bu kitapta ele alınan ve tartışılan sosyolojik arka plan ve birey tipolojisi, hem faşizm olgusunu daha iyi kavramamızı sağlayacak, hem de şimdiye dek yapılagelen dogmatik tespit ve açılımlardan da

okumak için tıklayınız

Faşizmin Analizi – Maria Antonietta Macciocchi

Dünyada, çizme sesi hep işitilmekte. İtalya’da yeni faşizmin gelişmesi, Şili’deki hükümet darbesi, İspanya’daki korkulu düşü andıran zorba yönetimin sona ermesi ve kimbilir hangi kavgalara patlayacak olan geçmişin kötü kalıntılarının temizlenmesi bizlere hep uyanık bulunma gerekliliğini göstermekte. Maria-Antonietta Macciocchi, 1975’te, Vincennes Üniversitesi’nde, faşizme ve yeni-faşizme ayrılmış bir toplu-çalışma yapmıştır. Çeşitli dallarda uzman olan daha başka üniversite

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Kapitalizm – Angelo Tasca, August Thalheimer, Otto Bauer

Bir toplumun başına gelebilecek en büyük siyasal felaket olan faşizmi önleyebilmek ve tutarlı, etkili bir anti-faşist mücadele yürütebilmek için, her şeyden önce faşizmin sosyal içeriğini ve temelini, onu hazırlayan ve uygulayan güçleri çok iyi tanımak gerekir. Günümüzde özel bir anlam kazanan bu sorunu ele alan derlemede , yazarlar, faşizmin sosyal kökenlerini çeşitli açılardan irdeliyor. Faşizmin

okumak için tıklayınız

Çocuk Edebiyatının Amacı, İşlevi Ve Özellikleri – Mehmet Kaya*

?Çocuk edebiyatı ürünlerinin temel amacı, (?) çocuklara duyarlılık kazandırmak, onların güzele yönelik duygularını geliştirmek, (?) düşünce evrenini genişletmek, onlara yaşam ve insan gerçeğine ilişkin sanatçı duyarlılığıyla kurgulanmış ipuçları sunmak, anadilinin kullanım olanaklarını sezdirmek ve onları yazılı kültürle sürekli etkileşim kurabilen bireyler kılabilmektir.?(Sever, 2003:133,190) Çocuk edebiyatının amacından hareketle onun başta gelen işlevinin çocuklara kitap okuma sevgisi

okumak için tıklayınız

Meraklılar – Richard Bach

Martı ve Hipnozcu’nun yazarından Türkçe’de daha önce yayınlanmamış bir başyapıt… Oz Krallığı’nı çocukken gezdim, on dört kitabın hepsini okudum. Karakterlere ve maceraların geçtiği efsunlu ülkelere âşık oldum. “Gerçek mi anne? Oz gerçek mi?” Bütün anneler gibi yanıtlardı, bazen o tek cümle bir ömür sürerdi: “Yazarın zihninde gerçekti, şimdi de senin zihninde gerçek.” O zamanlar zihnimdekileri

okumak için tıklayınız

Boğultu (Bütün Öyküleri 2) – Orhan Duru

Orhan Duru’da, bütün öyküler gerçek, bütün gerçekler tehlikeli, her şey saçma ve ironik. 1950 Kuşağı öykücüleri içinde ele avuca sığmayan bir usta, Orhan Duru: Kuraldışı, alaycı, sarsıcı, şaşırtıcı, iç gıcıklayıcı, kıvrak, tuhaf, hayalbaz, oyunbaz, kıpır kıpır. Evliya Çelebi’den, Mercimek Ahmet’ten, Hacivat ve Karagöz’den yararlanarak, üslubunu çağrışımsal bir eksende kurmuş, dil oyunlarıyla canlandırmış, dahası, giderek anlamsızlaşan

okumak için tıklayınız

Sarmal (Toplu Öyküler 1) – Orhan Duru

Gezi ve köşe yazıları, deneme, çeviri ve tiyatro uyarlamalarından da tanıdığımız öykücü Orhan Duru’nun ilk öyküsü “Kadın ve İçki” 1953’te “Küçük Dergi”de yayımlanmıştı. Ardından onlarca öyküsü daha yayımlanan Duru -öykülerine bakılarak- kimi kez gözlemci, kimi kez güldürücü, kimi kez de bilim-kurgucu bir yazar olarak değerlendirildi. Oysa kendisi, “Sarmal” adını verdiği bu “toplu öyküleri”yle -gerçekçi de

okumak için tıklayınız

Üç Dilde Gavur Mahallesi – Mıgırdiç Margosyan

Ermenice taşra edebiyatı geleneğinin son temsilcilerinden Mıgırdiç Margosyan’ın ilk öykü kitabı Gâvur Mahallesi üç dilli olarak yeniden yayımlandı. Margosyan’ın doğup büyüdüğü Diyarbakır’ın ünlü Gâvur Mahallesi’ni anlatan öyküleri, Türkçe, Ermenice ve Kürtçe olarak aynı cilt içerisinde okuyucuyla buluştu. Mıgırdiç Margosyan’ın büyük bir ilgiyle okunan Gâvur Mahallesi’ne kaynaklık eden Ermenice Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) öykü derlemesinin

okumak için tıklayınız