Etiket: Dostoyevski

Dostoyevski’nin Yüzü – Stefan Zweig

Yüzü ilk bakışta bir köylününkine benzer. Kerpiç renkli, neredeyse kirli, çökük yanakları kırışmış, yıllarca çekilen acılardan yol yol olmuş, çatlaklarla dolu cildi kurumuş ve içine gömülmüş; yirmi yıl peşini bırakmayan o hastalık bir vampir gibi kanını ve rengini emip tüketmiştir.

okumak için tıklayınız

Suç ve Ceza, Babalar ve Oğullar ve Nasıl Yapmalı? arasındaki mücadele

Suç ve Ceza, 1865 yılında yazılır, Dostoyevski’nin görece en rahat ve uzun sürede yazdığı, anlatı alternatifleri üzerinde çalışabildiği romanlarındandır. 1866 yılında Rus Habercisi adlı dergide bölüm bölüm yayımlanır. Suç ve Ceza düşüncesi doğmadan önce, Sarhoşlar adını verdiği bir roman taslağı üzerinde çalışmaktadır Dostoyevski, ancak Suç ve Ceza’nın şekillenmeye başlamasıyla birlikte diğer metni Marmaledov karakteri olarak

okumak için tıklayınız

Dostoyevski “Suç ve Ceza”yı hangi ekonomik psikolojik koşullarda yazdı?

1866 yılında Dostoyevski, birikmiş kumar borçlarının telaşıyla yayıncısına bir mektup yazıp tasarladığı yeni romandan söz eder. Mektubunda romanının ana hatlarını “Bir suçun psikolojik çözümlemesi” olarak çizmiştir. İhtimaldir ki romandan çok yayıncının vereceği avansla ilgilidir Dostoyevski.

okumak için tıklayınız

Çok sesli romanın yaratıcısı Dostoyevski

Bahtin için Dostoyevski, çok sesli romanın yaratıcısıdır: “Dostoyevski hakkındaki devasa literatürle ilk defa karşılaşan biri, romanlar, öyküler yazan tek bir yazar-sanatçıyla değil, birçok yazar-düşünürün –Raskolnikov, Mışkin, Stavrogin, İvan Karamazov, Büyük Engizisyoncu ve diğerlerinin– çeşitli felsefi açıklamalarıyla karşı karşıya olduğu hissine kapılır…

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”nın başından sonuna kadar Raskolnikov’u pençesinde tutan ikilem

Suç ve Ceza’nın, Dostoyevski’nin görece en rahat ve uzun sürede yazdığı, anlatı alternatifleri üzerinde çalışabildiği romanlarından demiştik. Nitekim Dostoyevski, Suç ve Ceza’yı önce birinci tekil şahıs anlatısı biçiminde -anı olarak- kaleme alır, fakat hoşnut kalmaz sonuçtan. Sonra yargılama sırasında yazılan bir itirafa dönüştürür, yine beğenmez.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”sında yeralan isimlerdeki göndermeler

Konuşan isimler, Dostoyevski poetikasının önemli araçlarından birisidir. Metni çeviri olarak okumak, mevcut sözcük oyunlarının ve anıştırmaların anlaşılamamasına neden olur genellikle. Örneğin “Raskol”, Rusçada bölmek, parçalara ayırmak anlamına gelen “Raskolot” mastarından türetilmiş bir sözcüktür.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”sında Petersburg’un tarihi yeri

Konu Suç ve Ceza olunca Petersburg’un tarihi de önemli. Dostoyevski’nin Batılılaşma sorgulamasının mekansal boyutudur yeni şehir. 19. yüzyıl Rusya’sı geri kalmışlıktan çıkış yolları aramaktadır. 1700’de denizciliğin ülke için önemini kavrayan Büyük Petro, Rusya’nın Batı’da denize çıkabildiği tek nokta olan Beyaz Deniz yerine daha aşağıda, stratejik bir konumdaki Nyeskans’ı ele geçirir. Bu boş, bataklık arazide 1703’ten

okumak için tıklayınız

Dostoyevski ve Tarkovski – Ulus Baker

Dostoyevski’yi Tarkovski’ye bağlayan bağ, üzerinden onca tank, bombardıman, acı, hayal kırıklığı, devrim ve karşı devrim, hatta varoluş üstünde tepinen onca olumlu şey –bilim, sanat, ahkâm ve şeriat– geçtiği halde nasıl yaşadı? Acaba neden Dostoyevski edebiyatın en yüksek noktasında yer alıyor? Ve bir asır sonra Tarkovski başka bir alanda sinemada, en yüksek filmleri yapabiliyor?

okumak için tıklayınız

Dostoyevski der ki: “Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.” Bu söz, gün geçtikçe doğruluk kazanıyor. – Jean-Paul Sartre

YAZARIN SORUMLULUĞU Dostoyevski der ki: «Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.» Bu söz, gün geçtikçe doğruluk kazanıyor. Ulus topluluğu insan topluluğuna biraz daha katıldıkça, her insan ulus topluluğunda biraz daha kaynaştıkça, her birimiz gittikçe daha geniş ölçüde sorumlu oluyoruz. Nazi rejimine karşı koymamış her Almanı bu rejimden sorumlu saydık. İster bizde, ister başka bir

okumak için tıklayınız