Etiket: Türkiye

Ağrıdağı Efsanesi – Yaşar Kemal

Ağrıdağı Efsanesi Yaşar Kemal’in destansı romanlarındandır. İlk basımı 1970’de Cem Yayınevi tarafından yapılmıştır. Ağrıdağı Efsanesi?nde bir aşk olayından yola çıkarak ve bu simgesel tema içerisinde baskı karşısında halkın dayanışma gücünü anlatır.Roman Ağrı Dağı’nda bulunan dağ köylerinden birinde yaşayan Ahmet ve o dönemde oranın yöneticisi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar arasındaki aşkı ve bu sevdalıların kavuşmak

okumak için tıklayınız

Turgut Uyar Üzerine Tomris Uyar’la Söyleşi – Erhan Altan

Şair Turgut Uyar’ın hayatı (1927-1985), Erhan Altan’ın öykücü Tomris Uyar’la yaptığı söyleşiyle kitaplaştı. Kitapta Turgut Uyar’ı sadece eserleriyle değil, çocukluğu, gençliği, zaafları, becerileri, alışkanlıkları ve sevdikleriyle de karşımızda buluyoruz. En yakınının ağzından bir Uyar portresi olmanın ötesinde şairi Tomris Uyar’ın nasıl gördüğünü de içeren ben koşarım aşağlara, koşarım aile arşivinden alınmış fotoğraflarla, “Şahin Kaygun’un Objektifinden”

okumak için tıklayınız

Kavel – Hasan Hüseyin Korkmazgil

Yıl 1963. İstanbul’un İstinye semtinde bir Kablo fabrikası: Kavel! İşçilerin çalışma koşulları ağır, ücretler düşük ve patron ikramiyeleri kırpmak istemektedir. Buna razı olmayan işçiler patronla görüşmesi için 3 temsilci yollarlar. Ancak patron, bu 3 temsilciyi işten çıkarır. Hemen arkasından da fabrikadaki işçilere sendikadan istifa etmeleri için baskı uygulamaya başlar. Bunun üzerine 170 işçi, 8 Ocak

okumak için tıklayınız

Türkiye’de ilk 1 Mayıs şiiri…

Türkiye’de işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’la ilgili ilk şiir emekçi kadın şair Yaşar Nezihe Bükülmez tarafından 1923 yılında Aydınlık Dergisi’nde yayınlanmıştır. Şiiri şöyledir: 1 Mayıs Ey işçi… Bugün hür yaşamak hakkı seninken Patronlar o hakkı senin almışlar elinden. Sa’yınla edersin de ‘tufeyli’leri zengin Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirleri – Rıfat Ilgaz “Kırılacak dal değiliz karayellerde/ Savrulacak yaprak değil.”

Rıfat Ilgaz’a babası yazdığı mektupta, oğluna şu öğüdü verir; “Oğlum, ben senin mühendis doktor olmanı düşünüyordum. Sen kalktın şair oldun, yazar oldun. Ne istersen ol, karışmam. Ama neyi iyi yapacağın aklına yatıyorsa, onu yap. İstersen zurnacı ol, ama zurnayı en iyi şekilde çal…” Rıfat Ilgaz babasının öğüdünü yaşamı boyunca ilke edindi. “Genciz genç kalabiliriz de/

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in “Bana mutluluğun resmini yapabilir misin?” sorusuna Abidin Dino’nun “Mutluluğun Şiiri”yle yanıtı

Nazım Hikmet’in Saman Sarısı şiirinde Abidin Dino’ya “Bana mutluluğun resmini yapabilir misin?”dizesiyle sorması üzerine Abidin Dino belki mutluluğun resmini yapamadı ama yazdığı şiiriyle mutluluğu anlatmaya çalıştı. Nâzım Hikmet, tüm dünyada ilgiyle takip edilen, yeni bir düzen kurma çabası içindeki Küba’ya adımını atar. Tarih 1961 yılının Mayıs ayıdır. Dünya tarihine geçecek olan Domuzlar Körfezi çıkarmasının üzerinden

okumak için tıklayınız

Karanfiller ve Domates Suyu – Sait Faik Abasıyanık

Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş parçaları. Sonra uzak, göğün, kendi renginden biraz daha koyu kıyılara giden hudutlu bir deniz… İşte böyle bir yerde köyün insanlarını düşünüyorum. Kitaplar, bir zaman bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan

okumak için tıklayınız

Attilâ İlhan’ın Deniz Gezmiş için yazdığı şiir

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız Yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı Gittiler akşam olmadan

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet: Akın var güneşe akın! Güneşi Zaptedeceğiz, güneşin zaptı yakın!

Güneşi İçenlerin Türküsü Bu bir türkü:- toprak çanaklarda güneşi içenlerin türküsü! Bu bir örgü:- alev bir saç örgüsü! kıvranıyor; kanlı; kızıl bir meş’ale gibi yanıyor esmer alınlarında bakır ayakları çıplak kahramanların! Ben de gördüm o kahramanları, ben de sardım o örgüyü, ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim! Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi. Ben

okumak için tıklayınız

Lüzumsuz Adam – Sait Faik Abasıyanık “Kalabalık içinde yalnız bir adam”

1948 yılında yazdığı ilk hikâyelerinden biri olan Lüzumsuz Adam’ı yazdığı dönemde Sait Faik Abasıyanık hem bohem yaşamını sürdürür hem de kendisini daha çok dinlemeye başlar; kendisini “lüzumsuz bir adam” olarak hisseder: “ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzilerinin bile” (Lüzumsuz Adam). Bunda, bünyesinde belirmeye

okumak için tıklayınız

Can Yücel’in sesinden Deniz Gezmiş’e yazdığı “Bizim Deniz” şiiri

Şair Can Yücel, unutulmaz  “Mare Nostrum” adlı şiiri Türkiye’de devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş’in anısına yazmıştır. “Mare Nostrum” latincede “Bizim Deniz” anlamına gelmektedir. “Mare Nostrum” kavramı ilk kez M.Ö. 100? M.Ö. 44 yılları arasında yaşamış, Köle Devleti Roma İmparatorluğu’nun askeri ve politik lideri Jul Sezar (Gaius Julius Caesar) tarafından Akdeniz için kullanılmıştır. Bizim Deniz

okumak için tıklayınız

Susuz Yaz – Necati Cumalı

Susuz Yaz, Necati Cumalı’nın, öykülerden oluşan, adını da içindeki bir öyküden alan kitabıdır. Yazar, avukatlık yaptığı yıllarda, hem memleketi olması hem de yaşamının önemli bir kısmını orada geçirmesi nedeniyle, İzmir’in Seferihisar ve Urla ilçelerine bağlı köylere ait deneyim ve izlenimlerini sunar bu kitapta. Yazılanlar her ne kadar kurgu olsa da, öykülerdeki isimler değiştirilmiş olsa da,

okumak için tıklayınız

Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika – Ayşe Buğra

“Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika kitabı, yoksulluk sorununun evrensel ve yerel görünümlerini bünyesinde barındıran bir çalışma. Kitapta, yoksulluk konusu kapitalizmin gelişim sürecinde ortaya çıkan yaklaşımlardan hareketle değerlendiriliyor ve ülkemizde yoksullukla mücadele, Cumhuriyet döneminde uygulanan sosyal politikalar analiz edilerek ele alınıyor. İlk bölümden başlayarak kitabın arka planında, kapitalizmle birlikte var olan

okumak için tıklayınız

“Kardeş Payı”, Orhan Kemal: “her yeni günde hayatta kalma, karınlarını doyurma mücadelesi veren işçilerin hikâyesi”

‘Kardeş Payı’, Orhan Kemal?in ilk ödüllü kitabı. Yazarın, 1958 yılında ‘Sait Faik Hikâye Ödülü’ kazandığı bu eser, her yeni günde hayatta kalma, karınlarını doyurma mücadelesi veren işçilerin hikâyesini anlatıyor. Yaşamda tutunabilmek için her türlü çareyi deneyen, ağzı bozuk, kimi zaman arkadaşlarını kırmaktan bile çekinmeyen, şarapla avunmaya alışan küçük insanların hikâyesi. “Kardeş Payı”ndaki Siverekli hamal, ilk bakışta

okumak için tıklayınız

Haziranda Ölmek Zor – Hasan Hüseyin Korkmazgil

Hasan Hüseyin Korkmazgil’in 2 Haziran 1970 yılında kaybettiğimiz “Orhan Kemal’in güzel anısına” yazdığı “Haziranda Ölmek Zor” şiiriyle, Orhan Kemal’in insanlık tarihinin gelişimi adına yaptığı ilerici katkılarından dolayı saygıyla anıyoruz. Ayrıca şair, şiirin başında “Orhan Kemal’in güzel anısına” demesine rağmen şiirde, 3 Haziran’da Nazım Hikmet’i kaybetmemizi de dile getirerek büyük bir saygıyla anar. “3 Haziran 1963.

okumak için tıklayınız

Oyun yazarı olarak Maksim Gorki, Ataol Behramoğlu

Yaratıcılığıyla Sovyet Rus edebiyatını başlattığı kabul edilen, sosyalist gerçekçilik akımının kurucusu sayılan Maksim Gorki, yapıtlarını iki çağın (19.Yüzyıl-20.Yüzyıl) kesiştiği noktada verdi. Marangoz bir babanın ve köylü kökenli bir ananın çocuğu olarak dünyaya gelen Maksim Gorki’nin, yapıtlarında, devrim öncesi, devrim yılları ve devrim sonrası Rusya’sının sorunları bütün genişliğiyle yansıdı. Ona dünya çapında ün getiren ilk hikâyeleri

okumak için tıklayınız

İlk kürtçe-latin alfabesini hazırlayan araştırmacı İsahak Marogûlov

Kürtçe için ilk Latin alfabeyi hazırlayan İsahak Marogûlov’un 140. doğum yılı. Hazırladığı Kürtçe Latin alfabesinin kabulünün ise 80. yılı. Kürtçe’nin gelişimi için büyük sarfeden Marogûlov 1933 yılında hayatını kaybetti. Kürtçe-Latin alfabesini hazırlayan İsahak Marogûlov, hayatı boyunca alfabe, dilbilgisiyle birlikte, Kürtçe öğretmenliği yaptı, akedemik yazılar kaleme aldı Aslen Asuri olan İsahak Marogûlov 1868 yılında dünyaya geldi.

okumak için tıklayınız

1 Mayıs 1977 / Türkiye Devrimcilerinin “İki 1 Mayıs” Belgeseli, Nail Güreli

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yedi yıl başkanlığını yapan gazeteci Nail Güreli ‘Türkiye Devrimcilerinin ‘İki 1 Mayıs’ Belgeseli’ altbaşlığıyla yayımladığı ‘1 Mayıs 1977’de, otuz dört kişinin öldürülmesiyle ve yüzlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan 1 Mayıs 1977’deki olayları anlatıyor. Türkiye’nin önceki 1 Mayıs’larını yeniden okumak, yeniden öğrenmek ve dersler çıkararak ülkenin aydınlık geleceği adına Nail Güreli, belge niteliğinde okura

okumak için tıklayınız

1 Mayıs / Birlik Mücadele ve Dayanışma Şiirleri, Güngör Gençay

“Emeğin iktidar olacağı bir dünyaya inanarak şiirlerini yazdılar. Birlik, mücadele ve dayanışmanın coşkusuyla, severek okuyacağınıza inandığımız şiirler, marşlar ve şarkılar birbirini besledi. Ayrıca 1890 yılından bu yana sosyalist ülkelerdeki 1 Mayıs afişleri, sanatı alanlara taşımanın kanıtı ve örneği olurken aynı etki 1976 yılından itibaren Türkiye’deki 1 Mayıs afişlerinde de görülmeye başlandı. Bunların büyük bir bölümü

okumak için tıklayınız

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem

Recaizade Mahmut Ekrem, 1896 yılında yazdığı “Araba Sevdası” adlı tek romanı ile gerçekçi (realist) roman akımının öncülerinden biri oldu. Edebiyat tarihimizin dönüm noktası olarak kabul edilen Araba Sevdası romanı, bin sekiz yüzlerde İstanbul’un sosyete ve sefahat yaşamını konu alan bir romandır. Yazar Recaizade Mahmut Ekrem, Tanzimat Edebiyatının sona erdiği, buna karşılık Servet-i Fünun edebiyatının ağır

okumak için tıklayınız