Yazar: cemalumit

“Orkestra Şefi” – Onur Bayrakçeken

Yeni Zelandalı yazar ve şair Sarah Quigley’in Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Orkestra Şefi” adlı romanı, Şostakoviç’in en önemli eserlerinden biri olan 7. Senfoni’sini, yani “Leningrad Senfonisi”ni yazış sürecini anlatıyor. Faşist kurşunlara geçit vermeyen sevgili kentinin direniş senfonisini…

okumak için tıklayınız

Türkiye’de erkeklik ve iktidar – Cenk Özbay

Michael Kimmel, Erkekleri Yanlış Çerçevelemek (1) başlıklı kitabında, “Biz, Amerika’da erkeklik hakkında nasıl konuşacağımızı bilmiyoruz,” der. Türkiye’de bizim de halimizin pek farklı olmadığını, yıllardır akademi içinde ve dışında erkeklik(ler) meselesini tartışagelmiş bağlamlardan, örneğin ABD’den, pek de daha iyi durumda olmadığımızı söylemek mümkün.

okumak için tıklayınız

Raşomon ve Diğer Öyküler – Ryunosuke Akutagava

Raşomon ve Diğer Öyküler adlı kitap, Japon edebiyatının önemli isimlerinden Ryunose Akutagava’nın on dört öyküsünü bir araya getiriyor. Yazar, büyük bir ustalıkla yazdığı çeşitli biçim ve içerikteki öyküleriyle kendinden sonra gelen kuşaklara örnek olmuştur. Japon film yönetmeni Akira Kurosava, kitaba adını veren öyküyü “Çalılıklar Arasında” isimli öyküyle birleştirerek Raşomon ismiyle sinemaya uyarladı ve 1951 yılında

okumak için tıklayınız

Hitler’in lanetli kitabı: ‘Kavgam’ – Celâl Üster

Hitler’in “lanetli” kitabı “Kavgam” Almanya’da 75 yıl sonra yeniden yayımlanıyor Hiçbir kitap yasak olmamalı… “Almanya, 1945. Müttefik kuvvetleri ülkeye girerken, telaşa kapılan binlerce Alman ‘Mein Kampf’larını (Kavgam) bahçelerine gömüyor. Hitler’in ırkçı görüşlerini içeren ‘Kavgam’, bu öğreti yüzünden dünyaya savaş açan ve bozguna uğrayan ülkenin topraklarına gömülüyor. Bugün, aradan 56 yıl geçmesine karşın, Almanya’da alınıp satılması

okumak için tıklayınız

Ishiguro – Le Guin savaşları başladı

The Buried Giant ile fantastik kurgu türüne soyunan Ishiguro sert kayaya tosladı. Ursula K. Le Guin, yazarı “tür züppeliği” ile itham etti. Dokuz yıl aradan sonra yayımlanan “fantastik” romanı The Buried Giant ile mart başında okuruyla hasret gideren Kazuo Ishiguro’nun sevinci kısa sürdü. Japon asıllı İngiliz yazar, fantastik edebiyatın piri Ursula K. Le Guin’in eleştiri

okumak için tıklayınız

Ahmed Arif (Ahmed Arif Önal) hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

21.04.1927 Diyarbakır doğumlu.Baba Adı;Arif Hikmet Ana Adı;Sare. Evli.(26.06.1967) bir çocuk babası.Siverek İlkokulu(1939),Urfa Orta Okulu (1942), Afyon Lisesi(1945), Dil Tarih Ve Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümünde okudu(1947) yarım bıraktı.Şair,Yazar, Gazeteci, Siyaset adamı. Şiir yazmaya Orta Okulda başladı.TAŞPINAR Dergisi (GÖZLERİN 1942), MİLLET Dergisi (YOLLARDA 1942),Afyon Lisesi’nde okurken (SEÇME ŞİİRLER DEMETİ ‘Dergi’ 1943) şiirleri yayınlandı .Afyon Lisesi bitiminde Uşak

okumak için tıklayınız

Diyarbakırlı Bazı İslamcı Yazarların Tarih Anlayışı Üzerine – Müslüm Üzülmez

Elim boş, Ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim. Bir de ağzı var dili yok Diyarbekir Kalesi… (Ahmed Arif) Yakın dönemde Diyarbakırlı bazı İslamcı akademisyen ve yazarların Diyarbakır’a dair hazırlamış oldukları kitaplardan bazılarını meraktan, bazılarını bir şeyler öğrenme isteğinden, birini de imzalanıp adıma gönderildiği için inceledim.

okumak için tıklayınız

Halkın arzuhalcisi Yaşar Kemal – Sadık Albayrak

Adını ilk kez dokuz on yaşlarında bir çocukken duymuştum. Doğuya açılan uzak bir İç Anadolu köyünün yaz sıcağında, öğlen saatlerinde radyonun başına toplanıyorduk. Bu günlerde boşa harcayacak beş dakikaları bile olmayan köylüler, tarlada orakla ekin biçmeyi bırakıyor, dağdaki çayırın kurumasına aldırmıyor, günün o saatlerinde radyonun başına koşuyorlardı. Yaşar Kemal’in İnce Memet romanından uyarlanan radyo tiyatrosunu

okumak için tıklayınız

‘pervane’yi okuma dersleri – Ömer Turan

‘pervane’yi okurken; zamanın havasını, köpüren gökyüzünü ve menekşe yazlarının sessiz sevinçlerini duyumsadım tepeden tırnağa. İnsanın kâğıtla arasındaki uzun yalnızlığını, ürperten kalabalıkları ve ölümün daha gizli bir şey olduğunu öğrendim. Merhamet; ağzımızın kenarında bekleyen bir dinamitmiş veyahut bir çocuğa gülümseyen melek, ‘o sonsuz beyazlığa’ doğru bakarken farkına vardım. Yanımızdan gürül gürül akıp giden günler, bir belleğin

okumak için tıklayınız

Milan Kundera’ya Bakış* – Hatice Balcı

1968 Prag Baharı, Çek kökenli yazar Milan Kundera’nın sürgünlüğünü hazırlayan koşulları beraberinde getirmiştir. Yazar, Sovyetlerin – o günkü adıyla – Çekoslavakya’yı işgali ile birlikte sadece işinden uzaklaştırılmakla kalmaz, vasıfsız çalışana dönüşür, ne iş bulursa onu yapar. Ancak hayatını sürdürebilmesi için ona yardımcı olan arkadaşlarının bile tehlike içinde yaşadıklarını anlaması, yazarın ülkeyi terk etme sürecini hızlandırmış,

okumak için tıklayınız

Dünya’nın iç çekirdeğinin gizemi aydınlatıldı

Illinois Üniversitesi’nden bir araştırma grubu, Çin’deki meslektaşları ile birlikte Dünya’nın çekirdeğinin, farklı yönlere sıralanmış kristallerden meydana gelen ayrı bir iç çekirdek içerdiğini buldu. Deprem okuma teknolojilerindeki yeni uygulamalar sayesinde, Illinois Üniversitesi’nden bir araştırma grubu Çin’deki Nanjing Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte, gezegenimizin çekirdeğinin kendine ait ayrı bir iç çekirdeğe sahip olduğunu buldu. Bu bulgu, şaşırtıcı içeriği

okumak için tıklayınız

Nasıl oldu da evrenimiz madde baskın hale geldi?

Yıldızlardan gezegenlere evrende görebildiğimiz her şey madde temellidir. Peki başlangıçtaki madde ve anti-maddenin eşit olduğu evrenden şimdiki madde baskın evren nasıl oluştu? Simetri kırılmasının ardında yatan mekanizma nedir? Bilimciler uzun yıllardır bu problem üzerinde uğraşmaktadır.

okumak için tıklayınız

Erken evren teorilerimizi sarsan devasa bir kara delik keşfedildi

Gökbilimciler eski bir kara delik tespit ettiler. Bu kara delik öylesine büyük ve aydınlık ki, erken evren anlayışımıza meydan okuyor. Bu süper kütleli kara deliğin oluşturduğu yıldızsı gökcismi evrenin doğumundan sadece 900 milyon yıl sonra oluşmasına rağmen Güneş’ten 420 trilyon kat daha fazla ışıklı. Bu da onu eski evrende karşılaşılan en parlak nesne yapıyor. O

okumak için tıklayınız

Yetişkin beyninde yeni doğan nöronlar, çevreye uyarlanmayı mı sağlıyor?

İnsan beyninin yetişkinlik döneminde de yeni sinir hücreleri üretmeye devam ettiğinin keşfedilmesi, sinirbilimi alanında büyük bir dogmayı değiştirdi. Ancak, bu sinir hücrelerinin davranışsal ve kavramsal açıdan rolü hâlâ tam bilinmemekte. Cell Press dergisinde yayımlanan makalede, Princeton Üniversitesi’nden uzmanlar bu kapsamda geniş bir araştırma yaparak, beynin “hipokampüs” adlı öğrenme ve hafızada rol oynayan kısmında oluşan yeni

okumak için tıklayınız

Öğretmenlerin önyargıları, cinsiyet ayrımını derinleştiriyor

Bu bir gerçek: Kadınlar bilgisayar bilimleri, mühendislik ve matematik alanlarında oldukça az temsil ediliyor. Fakat kadınları diğer alanlara yönelten nedenler muğlak. Yüksek öğretim kurumları, dünyanın pek çok ülkesinde kapılarını kadın ve azınlıklar için eşitlikçi fırsatlara açmış durumda. Peki, ortadaki eşitsizliğin temel noktası, kız öğrencileri doğa bilimleri ve matematiğe yönlendirmede orta öğretimin cesaret kırıcı etkisi olabilir

okumak için tıklayınız