Yazar: cemalumit

Hüseyin Aygün ile ?Fişlemenin Kısa Tarihi? ile üzerine söyleşi

Aysel Sağır, fişlenme konusunda toplumu aydınlatmak gibi önemli bir rol üstlenen Hüseyin Aygün?le Türkiye?deki fişle(n)meyi konuştu. ?Bizim fişleme dediğimize, MİT istihbarat diyor? – Kitabınızda gerilere giderek (on yedinci yüzyıl) fişlemenin epistemolojik haritasını çıkarmışsınız. Fişleme özellikle Türkiye?de nasıl uygulanıyor, yasal çerçevesi nedir?

okumak için tıklayınız

İki ?garip? Ermeni

İş Bankası Yayınları ?Kader matbaasında 1942 senesi birinciteşrin (Ekim) ayında tam 250 tane olarak? basılan ve 50 kuruştan satılan ?Balkıs? adlı şiir kitabının yeniden basımına hazırlanıyor. Yüzüncü doğum gününü kutladığımız Orhan Veli?nin, Melih Cevdet ve Oktay Rifat?la birlikte yazdığı ve Türkiye şiirinde yeni bir çağı başlatan kitabı ?Garip?ten bir yıl sonra yayımlanan bu kitabın şairleri,

okumak için tıklayınız

Çocukları Felsefeyle Tanıştırmak Ne İşe Yarar?

Felsefenin bin bir türlü tanımı verilebilir: Siyasi, ideolojik, psikolojik, dinsel, hatta felsefi/metafizik? Ama ben çok basit bir pedagojik tanım önermek istiyorum: Felsefe bir beceridir ? düşünme becerisi. Beceri kelimesini tam da pedagojideki anlamıyla kullanıyorum: Yabancı dil öğretiminde ?duyduğunu anlama? veya ?kendini ifade edebilme? becerileri gibi bir beceri. İsterseniz bu tanıma bir de sıfat ekleyebilir ve

okumak için tıklayınız

Kent Reformu ve Yeni Gecekondu Hareketi (Ve “Kendi Evini Kendin Yap” Kılavuzu) – Merve T. Tanok, Metin Yeğin

Dünyada Neoliberal Kent İnşası, Direniş ve Ekokent Alternatifi Neoliberal kent inşası ya da buradaki adıyla “kentsel dönüşüm”, kapitalizmin temel dinamiği haline geldi. Brezilya, Arjantin, Guatemala, Güney Afrika, Hindistan ya da Vietnam’da milyonlarca kişi, dünya tarihinin en büyük sürgününü yaşıyor, daha da dışarıya süpürülüyorlar. Temerküz ve iktidarın simgesel göstergesi kent,

okumak için tıklayınız

Edebi belleği korumak

Paris’te Camus’nün Sartre ile oturduğu kafeler hâlâ korunurken, biz Türkiye’de edebiyatın tartışıldığı bütün benzer mekanları birer birer kaybediyoruz. Birçok sanatçının atölyesinin ve evinin bulunduğu İstanbul Beyoğlu?ndaki Narmanlı Han’ın satıldığı ve “yenileneceği” haberleri, edebiyat çevrelerinin bugünlerde en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi. Bugün Narmanlı Han’da hâlâ Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o çok sevdiği mor salkımlar bahar

okumak için tıklayınız

Bir Gelişim Romanı: Narziss ve Goldmund – A.Kadir Şahin

İnsanın zevk aldığı bir eser hakkında yazması, yazmak için zevk almaya çalışan birinin tutumundan daha akıllıca gelmiştir bana her zaman. Bu yüzden bir kitabı yazmak için okumaya başlamam, tersine okuduğum bir kitaptan aldığım zevk beni yazmaya iter. Hoş, estetik kategoride tartışılmayan, kişiden kişiye değişebilen bir duyumsamadır. Bu duyumsama çevresinde dönen bir yazarın kendini bireysellikten koparıp

okumak için tıklayınız

İstanbul’un Zam Şampiyonu Müze Giriş Ücreti!

İstanbul’da 2014 yılı Mayıs ayında fiyatı en fazla artan “ürün” yüzde 20 oranı ile müze giriş ücreti oldu. Fiyatı en çok artan ikinci ürün yüzde 13.64 ile mektup gönderim ücreti olurken, yüzde 13.34 ile fındık üçüncü sırayı aldı. İstanbul Ticaret Odası, Mayıs ayında fiyatı en çok artan ve azalan ürünleri açıkladı. 2014 yılı Mayıs ayında

okumak için tıklayınız

İkbali de Düşüşü de Görmüş, Güngörmüş Bir Roman Kahramanı: Altay – Serkan Fırtına

?Futbol Sadece futbol değildir? ve emin olun Altay sadece bir futbol takımı değildir. İddialı bir giriş cümlesinden sonra sizleri, İzmir?in siyah beyaz spor kulübü Altay?ın, engin bir deniz olan yaşam öyküsüne davet ediyorum. İletişim Yayınları?nın Futbol Kitapları dizisi içerisinde yayımlanan Orhan Berent?in titiz bir araştırmasının ürünü olduğu belli olan ?Alsancak?ın Sakini Altay? sadece bir futbol

okumak için tıklayınız

?Yasaklarda Üşüyorum?, Êdî Bese – Müslüm Üzülmez

?ben bağrıma bazalt taşı basmışım/ kırıcılar kalbimi eder talan? Cehennemde Üşüyorum?un ardından Cumali Eşsizoğlu?nun ?üşüyorum? dizisinde ikinci şiir kitabı Yasaklarda Üşüyorum adıyla okurlarıyla buluştu. Üşümek; ısı yokluğu, azlığı veya ısı kaybından etkilenmek, soğuğun etkisini duymak olarak tanımlanır. Fizik yasalarına göre farklı sıcaklıklara sahip cisimler birbirleriyle temas ettiklerinde

okumak için tıklayınız

Şekispir’den Shakespeare’e: Üstadın Anadolu Macerası

Önceleri Şekispir, Şekspir ya da Şekspiyer diye anılmaya başladıysa da 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra artık ülkemizde de Shakespeare diye biliniyordu. Onun bu topraklardaki macerası yaklaşık 140 yıl önce, Osmanlı’nın son döneminde başladı. Shakespeare’in tiyatro yapıtlarının Osmanlı’daki ilk çevirmeni Kütahyalı Hasan Bedrettin Paşa ile arkadaşı Manastırlı Mehmet Rıfat olmuş. 1870’lerde bu ikili (İngilizce bilmedikleri için)

okumak için tıklayınız

Günlük Hayatımızda Sürekli Karşılaştığımız 16 Batıl İnanç ve Çıkış Noktaları

Günlük hayatımızda farkında olmadan ya da anlamını bilmeden yaptığımız bazı batıl inançlar ve bu inançların ilginç çıkış noktaları sizlerle… 1. Merdivenin altından yürümenin şanssızlık getirmesi Antik Mısır’da başladığına inanılan bu geleneğin sebebi duvara veya bir yüzeye yaslandığında üçgen şeklinde

okumak için tıklayınız

Beynimdeki Şeytan Filmi ve Anılar 1966 – Ayhan Hüseyin ülgenay

Ankara’daki provalar bitince İstanbul Efendisi oyununun kadrosu Adana’ya geldi.Ayın tam ortası,maaşlar 17 gün sonra geldi Allahtan hazırlıklı gelmişim bunu düşünemeyenler çok zor durumda kaldı Oyunun bütün kadrosu küçük Saat?e yakın AĞBA oteline yerleştirildi.Birinci sınıf bir otel en üst katında bir gece kulübü var.Sahne alan gurup dünya karması gibi, her ülkeden sanatçı var genellikle caz çalıyorlar

okumak için tıklayınız

Sıtkı Yırcalı hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

Sıtkı Yırcalı ( İbrahim Sıtkı YIRCALIZADE ) 1908 Balıkesir doğumlu.Baba Adı ; Ahmet Şükrü, Ana Adı ; Emine Kadriye. İlk Okulu Balıkesir ve Konya?da okudu.Orta okulu Balıkesir de başladı İstanbul da bitirdi Kabataş Erkek Lisesi (1928), İstanbul Hukuk Fakültesi, Paris Hukuk Fakültesi Siyasal Bilgiler Okulu(Doktora) mezunu.Evli, iki çocuk babası. Fransızca biliyor.Öğretmen, Maliye Müfettişi, Gazeteci, Basın

okumak için tıklayınız

?Yislam Veledkin*, Antakya!?

Şehirler, yaşamımızda asla bir arka fon değildir. Yersiz yurtsuz olduğumuzu hissettiğimiz, karın doyurma telaşına kapılıp yabancılaşma olgusunu tamamen içselleştirdiğimiz anlarda bile, şehir uzun zamanların bazen en mavi bazen de en gri sığınağı olarak yer eder kalbimizde. ?Şehir nedir ki, esas olan insandır!? demişse de Shakespeare, nereye gidersek gidelim ardımızdan gelen, hep özlenen ve bu özlemden

okumak için tıklayınız

“Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın”

Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı… Bir ölüm düşünün. Uzun?Uzun gecelerden daha uzun, karanlık bir ölüm? Sinsi olduğu kadar aleni? Toprağın fersah fersah altında, sessiz, kımıltısız ve bir o kadar da çığlık çığlığa? Madencinin sesi kısıktır oysa. Çığlığı kuru? 1500 lira maaşla çalışır; daima başkalarına çalışır. Kirasını öder, çocuğuna bez alır, kanaat eder. Sanayi devriminden bu

okumak için tıklayınız

Her kadın anne mi doğar? – Elif Şahin Hamidi

İlk romanı ?Eşik?le 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü alan Irmak Zileli, ?Gözlerini Kaçırma? adlı yeni romanıyla yola devam ediyor. ?Eşik? yayımlandığında Irmak Zileli, çiçeği burnunda sayılabilecek bir anneydi. O minik bebek bugün dört yaşında bir kız çocuğu… Zileli, annelik yolculuğunun başından bu yana biriktirdiklerinin izinde, kutsal annelik mitinin çelişkilerini deşerek, güzel bir kurguyla bu kitabı

okumak için tıklayınız

?On Beş Yaşında Bir Kız ve Onun Kararsız Hayatı?

Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişiklerle beklenmedik farklı duyguların içine girerler. Düne kadar bebekleriyle oynayan bir kız çocuğu iken, bir genç kız olmanın zorluklarıyla yüzleşirler. Bunun yanında kendilerini ispat etmek de isterler. Bunu gerçekleştirirken de çeşitli hatalar yapabilirler. Çünkü karar verme konusunda çok da başarılı değillerdir. ?Şu Benim

okumak için tıklayınız

Ahmed Arif

2 Haziran 2014, şair Ahmed Arif’in ölümünün 23. yılı. “Ahmed Arif dağları söylemiştir şiirlerinde. Uyrukluk tanımayan, yaşsız dağları, ‘âsi’ dağları. Uzun ve tek ağıt gibidir onun şiiri. ‘Daha deniz görmemiş’ çocuklara adanmıştır. Kurdun kuşun arasında, yaban çiçekleri arasında söylenmiştir, bir hançer kabzasına işlenmiştir. Ama o ağıtta bir yerde, birdenbire bir zafer şarkısına dönüşecekmiş gibi bir

okumak için tıklayınız

Hep ?genç kalacak? bir yazar Tezer Özlü

İlk kez 1997?de yayımlanan Tezer Özlü?ye Armağan, genişletilmiş ikinci baskısında, yazar hakkında, o yaşarken ve sonrasında kaleme alınmış yazıları bir araya getirirken kronolojik bir sıra izliyor. Kısa süren yaşamına (1942-1986), yayımladığı dört küçük kitabına rağmen, özgün dili, kurgu yapısı ve imge dünyasıyla bizi büyülemeye devam eden bir yazar Tezer Özlü. Bu yılın başında Yeryüzüne Dayanabilmek

okumak için tıklayınız