Yazar: cemalumit

Biletleri 1.5 dakikada bitiyor

Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncularından Erdal Beşikçioğlu, nam-ı diğer Behzat Ç, Gogol’un ünlü eseri Bir Delinin Hatıra Defteri’ni 2008 yılından beri oynuyor. Oyun öylesine beğenildi ki, ilk günden itibaren kapalı gişe oynayan oyuna bilet bulmak için her yol denenir oldu. Görevliler biletlerin üzerine kişilerin isim bilgisi ile T.C. kimlik numarasını da kaydediyor.

okumak için tıklayınız

Yazarların damak zevkleri

Eserlerini zevkle okuduğumuz yazarların acaba damak zevkleri nasıl? Yazarken vazgeçemedikleri yiyecek ve içecekler hangileri? The Awl sitesi bu hafta enfes bir liste ile yazarların sofralarını mercek altına almış. Sofralar bazen zorunluluktan yenilen yiyeceklerle bazen de keyfi ihtiyaçlarla dolu. Biz de upuzun yemek listesinden sizin için beşer tane yiyecek ve içeceği derledik.

okumak için tıklayınız

Abdülhamid ve Sherlock Holmes

II. Abdülhamid iyi bir polisiye okuruydu. Yıldız Sarayı?ndaki 10 bin kitaplık kütüphanesinin 2 bini polisiye romandı ve kelimenin tam anlamıyla bir Sherlock Holmes hayranıydı. Kadere bakın ki, dönemin ünlü Osmanlı yazarlarından Yervant Odyan her ikisini bir polisiyenin kahramanı kılar: ?Abdülhamid ve Sherlock.? Orijinali Osmanlıca yazılan ve 832 sayfa olan romanda, Abdülhamid?in ünlü istibdat yönetiminin gizli

okumak için tıklayınız

Korkağın Türküsü – Necati Tosuner

Korkağın Türküsü, Necati Tosuner’in 2008’de Attilâ İlhan Roman Ödülü’nü kazanan Kasırganın Gözü ve 2012’de yayımlanan Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı! adlı romanlarıyla birlikte bir üçleme oluşturuyor. Olayların zihindeki izdüşümlerinin insan ruhundaki yansımalarına ayna tutan bu yoğun üçlemede yazarın yöneldiği yeni üslup ve ifade özellikle öne çıkıyor. Korkağın Türküsü bir kaçıştan daha çok, kişinin özlediği kendisine

okumak için tıklayınız

Kenarın Kitabı (‘Ara’ Da Kalmak, Çeperde Yaşamak) – Funda Şenol Cantek

Her şehirde varlar: Kenarda yaşayanlar… Türlü türlü: Kenara itilenler var, mecburiyetten kenara çekilenler var, bile isteye kenara kayanlar var.Kenarın Kitabı, şehirlerin kentsel sahnesinin kenarlarına bakıyor. Kentsel dönüşümün gözden ıraklaştırılan sahne arkalarına bakıyor.Seyyar satıcılar… Kenar mahallelerin ve “Allah’ın unuttuğu yerlere” kurulan TOKİ konutlarının kadınları… Çinçin gibi namlı mahallelerin suçlulukla damgalanmış çocukları… “Markalaşma” peşindeki kentsel turizmin “ayak

okumak için tıklayınız

Sen sussan, kan konuşur – Ahmet Ümit

Faili meçhul bir cinayeti ancak resmin tümünü göz önünde bulundurarak çözebilirsiniz, kaçırdığınız en küçük detay, bir masumun yıllarca hapis yatmasına neden olabilir. Merter?de işlenen o meşum cinayet de az kalsın böyle sonuçlanacaktı… Cinayet mahalli, üç katlı bir tekstil atölyesinin ikinci katıydı. Genç kızın cansız bedeni, büyük ütü tezgâhının yanına düşmüştü. Makyajsız yüzüne savrulan siyah saçları,

okumak için tıklayınız

Şiiri yeşerten Niyazi Akıncıoğlu?na selam – Müslüm Kabadayı

Şiir, kuşaksızdır; telgraf direklerini yeşertecek kadar öz(lü)gürdür. ?Sınırboyları?nın çocuğu olarak, ?Balkanlaştırma?ya karşı şiirler yazarak çok genç yaşta edebiyat dünyasına giren Niyazi Akıncıoğlu, kendisinin beslendiği ve aynı zamanda büyümesine katkıda bulunduğu toplumcu şiirimizin Trakya damarına kan vermiştir. Bu anlamda ?1940 kuşağı? gibi sınırlayıcı ve renksizleştirici bir çerçevenin dışındadır. O, ilk kitabı ?Haykırışlar?daki (1938?de yayımlanır.) memleketçi-milliyetçi izleklerden

okumak için tıklayınız

Çarpıksa da bardakları kadehleri harikadır – Murat Meriç

M. Hakan Koçak, sendikal faaliyetlerde de bulunmuş bir sosyolog. ?Camın İşçileri?, ilk kitabı. Koçak, 584 sayfalık bu kallavi kitapta ?Paşabahçe işçilerinin sınıf olma öyküsü?nü anlatıyor. Ahmet Kaya?nın 1993 tarihli albümü ?Tedirgin?de yer alan şarkısı ?Grev (Dilekçe)?, bir Attilâ İlhan şiirinden bestelenmiştir. Aynı dönemde Grup Yorum?un yaptığı grev şarkılarıyla birlikte alanlarda söylenen bu şarkı, oldukça etkilidir:

okumak için tıklayınız

Orhan Veli’ye şiirler yazdıran kadın

Türk şiirinin unutulmaz sesi, yaşamıyla ve erken ölümüyle bir efsaneye dönüşen Orhan Veli aşklarını ?Aşkın Resmi Geçidi? şiirinde anlatmıştı. Yapı Kredi Yayınları?ndan çıkan ?Yalnız Seni Arıyorum? kitabıyla evli bir kadın olan Nahit Hanım?a yazdığı aşk mektupları ise 64 yıl sonra ortaya çıktı. Ancak, o sıralar Orhan Veli?ye şiirler yazdıran bir başka kadın daha varmış: Bella

okumak için tıklayınız

Güvenliğin Eleştirisi – Mark Neocleous

” … özgürlüğü tehdit etmeleri bakımından güvenlik tedbirlerine yönelik standart haline gelmiş eleştiri yaklaşımını benimsemek ya da ?güvenlik uğruna özgürlüğü ne kadar feda edebiliriz? diye sormak yerine liberal ?özgürlük? projesinin aslında bir güvenlik projesi olduğunu gözler önüne sermek gerektiğini söylüyorum.(?) Dolayısıyla, Marx?ın bir sezgisine ve Foucault?un çalışmasındaki ana temaya dayanarak liberalizmin özgürlük adına güvenliğin dayatılmasına

okumak için tıklayınız

İsmail Beşikci’nin kaleminden bir dönem

Demokratik değerler, İnsan Hakları ve bu bağlamda Kürt sorununa ilişkin görüşlerinden ötürü hayatının 17 yılını cezaevinde geçirmek zorunda bırakılan toplumbilimci ve yazar Dr. İsmail Beşikçi?nin hapiste geçirdiği süre zarfında aralarında gazeteci, siyasetçi, yazar, avukat ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda insana yazdığı mektuplar, İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları tarafından kitaplaştırıldı.

okumak için tıklayınız

Şafak Uykusundaki Kent Harput – Necdet Sakaoğlu

Kent kitaplarının öne çıktığı bir evre yaşıyoruz. Kurumsal tanıtım amaçlı, tarihsel kimlik içerikli broşürlerden, lüks albümlere, monografilere kadar tanıtım eserleri pek çok. Bakış açılarındaki çeşitlilik, hitap edilen kitleler, okuyucu düzeyleri, yayın boyutları, metin-görsel oranları, içerik tasarımları… kent kitaplarında önde. Buna karşılık eleştiriler de yine bu alanlarda yoğun. Necdet Sakaoğlu ile Görkem Gül Duman’ın Gülsan Eğitim

okumak için tıklayınız

Devleti Tahayyül Etmek – Mark Neocleous

?Bu kitap devlet düşüncesini devralmadan ya da devlet düşüncesi tarafından ele geçirilmeden devleti değerlendirmeye çalışıyor. Bu yüzden burada belirttiğim ve kitabın en sonunda kısaca geri dönülen farklı bir politik tahayyüle dayanıyor. Bu politik tahayyül, içinde yaşadığımız ?olağanüstü halin? istisna değil kural olduğunu bize öğreten ezilenlerin geleneğinden doğar. Walter Benjamin?in de kabul ettiği gibi olağanüstü hale

okumak için tıklayınız

Müsahipzade Celal, İstanbul Efendisi -1966- ve Bendeki Anısı – Ayhan Hüseyin ülgenay

MÜSAHİPZADE CELAL “MAHMUT CELALETTİN MÜSAHİPOĞLU” ( 1284 ) 19.08.1868 Cihangir/ İstanbul doğumlu. Dedesi, üçüncü Selimin Müsahiplerinden bestekar Şakir ağa. Babası, Gazhane baş katibi Müsahipzade Ali Bey. Annesi, Kantarcılar da; kantar, değirmen, terazi ustası ve imalathane sahibi Amasyalı Mehmet Ağanın kızı Fitnat Necibe hanım. Evli ( 1914 ) Eşi, Firdevs Nikter hanım ( Ölümü; 19.06.1959 )

okumak için tıklayınız

Troilus ve Cressida – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Troilus ve Cressida’da Troya Savaşı’nın yedinci yılından bir kesit sunar. Shakespeare’de sıkça karşılaştığımız savaş ve aşk temalarının birlikte işlendiği bu oyun, hem tragedyaya hem de komedyaya özgü nitelikler taşıdığından bir traji-komedya olarak

okumak için tıklayınız

Medea – Euripides

Euripides (MÖ y.484-406) Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında günümüze ulaşan en çok sayıda esere sahip sanatçı olarak özel bir yere sahiptir. Bu durum, şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar

okumak için tıklayınız

Bizans Orduları (900 – 1461) – Ian Heath

Tarihin en büyük savaşlarının ayrıntılı dökümleri, hasım kuvvetlerin stratejileri, taktikleri, askerî harekâtın düğüm noktaları. Dünyadaki çeşitli orduların üniforma, teçhizat, tarih ve teşkilatı, geçmişleri ve bugünleri. Zirveden çöküşe Bizans ordularının teşkilatı, idaresi ve insan gücü. Antik Roma uygarlığının doğrudan mirasçısı Bizanslılar, siyaseti de askeri stratejiyi de son derece incelikli biçimde ele alıyorlardı. Rüşvet vermek, bir düşmanı

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Yılları – Emmanuil Emmanuilidis

Cihan Harbi sırasında Osmanlı Meclisi’nde Aydın mebusu olan Emmanuilidis Efendi’nin anılarını okurken, Horotius’un, “Burada anlatılan senin hikâyen” saptaması düştü yine aklıma. Evet, burada anlatılan bizim hikâyemiz. Ve hikâyenin bize anlatılmayan parçası da var burada. Burada anlatılan sadece olayların gelişimi değil, aynı zamanda Meclis-i Mebusan’dan insan manzaraları? 1919 yılında henüz bütün yaşananların anısı canlı iken, sıcağı

okumak için tıklayınız

Hitler’in Filozofları – Yvonne Sherratt

Hitler’in dünyayı yönetmek gibi bir hayali vardı ve bunu yalnızca silah zoruyla değil, aynı zamanda zihinsel baskı kurarak başarmak istiyordu. Kendini bir “filozof-lider” olarak gören Hitler, şaşırtıcı biçimde, döneminin birçok aydınının desteğini de almıştı. Yvonne Sherratt, Hitler’in Filozofları’nda, Hitler’in filozoflarla olan ilişkilerini irdeleyerek, Almanya’nın fikir âleminin kalbindeki zulmü, hırsı, şiddeti ve ihaneti su yüzüne çıkarıyor.

okumak için tıklayınız