Yazar: cemalumit

İnsan Doğası Tartışmaları: Mıchel Foucault ve Noam Chomsky – Esra Ay

BGST yayınlarından çıkan İNSAN DOĞASI: İKTİDARA KARŞI ADALET adlı kitap iki büyük düşünce adamının farklı birkaç konuda yaptığı sohbet havasında geçen tartışmaları içermektedir. Bu konulardan en çekişmeli geçenlerden biri de insan doğası kavramı ile ilgili olanıdır. Kitap ikili arasında geçen tartışmanın kaydı niteliğindedir. Ancak tartışma esnasındaki kısıtlı zaman sorunu nedeniyle düşünürler birçok argümanı derinlemesine izah

okumak için tıklayınız

ŞehrAmed – Şeyhmus Diken

Çok kan dökülmüştü doğunun o eski ve kadim şehrinin yer aldığı tarih kitaplarında adı Kürdistan olarak kaydedilen coğrafyasında… Diyarbakır’ı henüz görmemişti. Epeydir gitmek istiyordu. Ama Kürtlerin yaşadığı o coğrafyanın şiddet ateşi birçok insan gibi gezginin seyahatini de erteletmişti. Bu kez karar vermişti artık, gidecekti doğunun o kadim ve efsunlu şehrine! Yazarla ilgili metni okurken karar

okumak için tıklayınız

Yürek Sürgünü – Mehmet Eroğlu

Dünyanın değişmeyen yanında olmaktan, geleceği güzelleştiren rüyalar görmekten ve vazgeçmemekten mutlu, dakikalardır hasır bir sandalyenin üstünde, sanki kımıldarsa her şeyi yitirecekmiş gibi soluk almadan oturuyordu. Sürgündeydi, buraya yüreğinin peşinden gelmişti.Hiçbir şey değişmemişti. Çok şey değişmişti. Bir yanında 1969, diğer yanında 1991. Eski fotoğraflar, silinmeyen hatıralar, alışkanlıklarının kozasında yaşayan yorgun erkekler ve fedakâr kadınlar, yarım kadehler…

okumak için tıklayınız

Fırtına İkliminde – B. Sadık Albayrak

Bir Canlı Tanığın Gezi’de Gördükleri Bu kitabı, Nasreddin Hoca’nın heybesi olarak görmek mümkün. Bu heybenin nakışlarında ve gözlerinde insanlık kültürünün, halk yaratıcılığının bize bıraktığı emanetlerden izler var. Kitap, bir canlı tanığın Gezi’de gördüklerine edebi bir boyut kazandırıyor aynı zamanda. Fırtına ikliminde, devrim gündemdedir. “Hiçbir ilaç, hiçbir kür, yaratıcı bir inkılâp heyecanı içinde yaşayan bir memleketin

okumak için tıklayınız

Ulusların Sağlığı – Gavin Mooney

Sağlık hizmetlerine bu kadar çok kaynak ayrılmasına rağmen neden hâlâ bu kadar çok hastalık var ve neden sağlıkta eşitsizlik diz boyu? Bu çarpıcı kitapta, tanınmış sağlık ekonomisti Gavin Mooney, sağlık hizmetinin ekonomi politiğini gözler önüne seriyor. Sağlığın sosyal belirleyicilerinin ne kadar az ele alındığını açığa çıkarıyor. Bu kitap, aralarında Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Güney Afrika

okumak için tıklayınız

Tılsım – Roberto Bolano

Tılsım bir güç gösterisi. Bu yarı sanrı yarı gerçek anlatıda, melankoli ile Latin Amerika’nın kanlı yakın tarihi, bir kadının, Meksika şiirinin anasının sesinde hayat buluyor. On iki gün boyunca üniversitenin dördüncü katındaki kadınlar tuvaletinde kapalı kalan bir kadının aklından neler geçer? Doğrusal zamandan kurtulur ve geçmiş, gelecek ve şimdinin birbirine girdiği kâbusta hayatını, kayıp dişini,

okumak için tıklayınız

Filistin Güncesi / Türkiye Devrimcilerinin Enternasyonalist Mücadelesi – Hasan Mantıcı

12 Eylül 1980: Eza evleri, darağaçları ve yargısız infazlar. Dönüşü olmayan sürgün yıllarının başlangıcı. Aranmaya başlanan binlerce insan, bireysel ya da örgütlerinin kararıyla adı konulmamış ricat yollarında. Avrupa ile Filistin kampları: Bu yolun iki ayrı durağı. Neredeyse çeyrek yüzyıl geçti aradan. Sürgün deyince hep Avrupa konuşuldu. Avrupa’daki sürgünler hakkında kitaplar yapıldı. Filmler çekildi. Ama sürgünün

okumak için tıklayınız

Gizli özne olarak soykırım – Karin Karakaşlı

Karin Karakaşlı yazdı: Gizli özne olarak soykırım Karin Karakaşlı, Agos?taki köşesinde Ayşe Kulin?in Ermeni Soykırımı?yla ilgili olarak sarf ettiği skandal sözleri değerlendirdi: Edebiyat öncelikle insan hikâyesidir ve resmi tarihin yalan ile riyaya bulandığı coğrafyalarda, yazarın hayalgücünün ürünü olmanın ötesinde gayrıresmi tarih kaydı işlevini de üstlenir. Edebiyat, doğası gereği muhalif, tanımı gereği kapsayıcıdır. Öyle ya, bir

okumak için tıklayınız

Plazma Evren Modeli – Okan Yolcu

Evrenin oluşumu üzerine düşünceler,teoriler üretildiğinde genellikle başlangıçlı, sonu-sınırları olan evren modelleri oluşturulmuştur. Antik dönemin kendine özgü oluşum teorilerinden kutsal kitapların “yaratılış” söylemlerine ve nihayet büyük patlama modeline kadar hepsinin ortak yanı bir başlangıçlarının olmasıdır. Burada idealist bir çizgi söz konusudur. Her ne kadar standart model-Big Bang- evrenin oluşumunu açıklayan biricik model olarak bize empoze edilmek

okumak için tıklayınız

OCAK 1976 – EYLÜL 1980 Kültür-Sanat Sayfalarında Gündem

Ocak 1976-Eylül 1980: Kültür-Sanat Sayfalarında Gündem, Görsel Sanatçılar Derneği?nin 1976?daki kuruluşundan 1980 darbesinin ardından kapatılmasına dek geçen dönemde kültür-sanat sayfalarında yer almış önemli tartışma ve eleştirilerin bir seçkisi. Türkiye?de 1970?ler, siyasi kutuplaşmaların ve çatışmaların yoğunlaştığı, iktidarların istikrarsızlaştığı, kültürel ortamda ulusal/milli/evrensel kültür, devrimci sanat gibi

okumak için tıklayınız

Yakın tarihin romanı ya da Doktor Faustus – Sennur Sezer

Dr. Faust adını duymayan azdır. Ancak şeytanın bu ?muteber? adının kaynağı pek bilinmez. 1540?1585 arasında Dr. Faustus adında bir adamın ?gizli bilimler?e merak salıp şeytanlar tarafından öldürüldüğüyle ilgili yazılar yayımlanmış. (Bu arada Nâzım Hikmet bir şiirinde onun Prag?daki evinden söz eder.) 1587?de de Dr. Fausten?in öyküsü yayımlanmış: Historia von D. Johann Fausten. Bu öykü/efsane kısa

okumak için tıklayınız

Neoliberal Laboratuvar: ŞİLİ – Tezcan Karakuş Candan

Türkiye ile Benzerlikler, Farklar, Kıyaslar Neoliberal politikaların yaşama geçirildiği ilk ülke Şili oldu. 1973 yılında gerçekleştirilen ?Pinochet Askeri Darbesi? ile uygulanmaya başlayan neoliberal politikalarla* Şili bu süreçte bir anlamda ?laboratuvar? işlevi üstlendi. Türkiye ise 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile birlikte neoliberal politikalarla tanıştı. Türkiye ve Şili, farklı coğrafyalarda farklı zamanlarda benzer süreçleri yaşayan iki

okumak için tıklayınız

Şarlo’nun kara novellası

Charlie Chaplin?in 1948?de kaleme aldığı ve o dönem yaşadığı unutulmuşluk duygusunu kâğıda döktüğü kara novellası Footlights ilk kez yayımlanacak. Chaplin, hikâyesini Sahne Işıkları ile beyazperdeye de taşımıştı. Şarlo tiplemesiyle tüm dünyanın sevgisini kazanan sessiz sinema dehası Charlie Chaplin?in 1948?de kaleme aldığı kara novellası ilk kez yayımlanacak. 34 bin sözcükten oluşan ve Chaplin?in İsviçre?deki evinde taslak

okumak için tıklayınız

Sansürüm o kadar güzeldi ki!

Torba Tasarı’nın internet yayınlarının engellenmesiyle ilgili yeni kurallar getiren bölümü Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Artık TİB, mahkeme kararı olmaksızın internetteki içeriğe ulaşımı dört saat içinde engelleyebilecek. Özel hayatın gizliliğinin ihlali durumlarında internete erişimin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından önlenmesinin de öngörüldüğü 125 maddelik torba yasa teklifi görüşmelerinde internet erişimi ile sansüre yol açacağı öne

okumak için tıklayınız

Erik Orsenna’dan “Kâğıt Yolunda” – Metin Celâl

Erik Orsenna ?Kâğıt Yolunda?da kâğıdın 2200 yıllık tarihinin peşine düşüyor. Gerçek bir gezgin olarak nerede kâğıt varsa, nerede kâğıt üretiliyorsa oraya gidiyor, bizzat gözlemlerini yazıya döküyor. Kâğıt Yolunda Erik Orsenna bir küreselleşme iktisatçısı, yazdığı kitap da küreselleşme olgusunu dünya çapında üretilen ve dağıtılan tek bir ürünün (kâğıdın) oluşturduğu ağlar üzerinden aydınlatmak amacında. Ama

okumak için tıklayınız

“Akışkan Gözetim” – Ali Bulunmaz

Zygmunt Bauman ve David Lyon, “Akışkan Gözetim”de günümüzün bir gerçeğini; gözetleme, sınıflandırma, denetleme ve sistemli olarak izleme dünyasında olup bitenleri tartışıyor. İkili, “Akışkan gözetim ne kadar işe yarar?” sorusunun yanıtını arıyor. Olağan rontçuluk Hayatımızı belirleyen en önemli şey hız. Her şey o kadar büyük bir süratle değişiyor ki buna ayak uydurmak için aynı şekilde hareket

okumak için tıklayınız

Tembellik Hakkı – Paul Lafargue

Fransız siyaset adamı Paul Lafargue’ın Komünist Manifesto’dan sonra, dünya dillerine en çok çevrilen sosyalizm klasiği “Tembellik Hakkı” adlı yapıtı ilk olarak 1883’te basılmış, “Komünist Manifesto” dan sonra 1917 Sovyet Devrimi’ ndeki en etkili eseri sayılmış. Yazar Lafargue’ ın siyaset adamlığı dışındaki en önemli özelliği Karl Marx’ ın güveyi olması. Bu özellik kendisine de kitabına da

okumak için tıklayınız

Kürtçe Kimya Terimleri Sözlüğü yayımlandı

Dicle Üniversitesi öğretim üyesi ve aynı zamanda Eğitim-Sen Amed Şubesi üyesi Doç. Dr. İlhan Uzun, iki yıllık çalışmasının sonucunda Kürtçe Kimya Terimleri Sözlüğü?nü yayımladı. Pêrî Yayınları?ndan çıkan sözlük, kimya alanında çalışma yürütecek kişiler için nitelikli bir kaynak niteliğinde. Sözlükte 1630 kimya teriminin Kürtçe karşılığı bulunuyor. Kelimelerin Türkçe ve İngilizce karşılıkları da yazılmış. Doç. Dr. Uzun,

okumak için tıklayınız

Poetik İmge Nedir (Şiir?de ?İmge? Nedir, Nasıl Kurulur) – Serkan Engin

Felsefi anlamda imgenin tanımı, “Nesnel gerçekliğin insan zihnindeki yansımaları” şeklindedir (Felsefe Sözlüğü/ Orhan Hançerlioğlu). Yani ?gece imgesi? denilebilir felsefi anlamda, ama Şiir?de ?gece? sözcüğü tek başına imge olmaz, çünkü Şiir?de bahsedilen imge, bir başka deyişle ?poetik imge? farklı bir anlam içermektedir. Çünkü ?gece? dediğimiz zaman herkeste benzer çağrışımlar oluşur, ama gece+ x sözcükleri ile yani

okumak için tıklayınız

Tarih onun ayak izlerinde – Ömer Erdem

Zanlı, kurban, cefakâr! Çocukluğu Toroslar?da geçmiş birisi için keçi bunların da ötesindedir. Hayat kurucusu saymalı onu. Geniş bir dönüşme kapasitesine sahiptir. Eti, sütü, derisi, boynuzu, kemiği, kılı, hatta sesi başlı başına birer değerdir. Sesi dedim, bilerek dedim, Sezai Karakoç bir şiirinde, ?keçiler keçiler, İncil sesli keçiler? diye ışıtır bu sesi. Nesli günden güne tükenen ve

okumak için tıklayınız