Yazar: cemalumit

Harput’taki Hayalet – Metin Aktaş

Harput’taki Hayalet, Osmanlı’nın askeri olmamak için Harput’ta medreseye giden, burada gayrimüslimlerin, Ermenilerin katline tanık olan Roc adlı bir gencin hayat hikâyesi. Ermeni bir kıza âşık olan Roc, bu aşk için kendini tehlikeye atıp Hamidiye milislerinin komutanını öldürünce, Dersim’e kaçarak hayatını başka bir isimle ve bambaşka bir biçimde sürdürmek zorunda kalır. Hayatının geri kalanında onu çetin

okumak için tıklayınız

O, Memnu Elma ? Elif Kutlu

Önce kadın vardı. Kadın her şeydi. Doğurganlığı, bereketi simgeliyordu. Bu nedenle doğaya, toprağa ?ana? diye seslendiler. Yaşamın devam ettirilmesinde kadın önemliydi. Çünkü o mucizeyi gerçekleştiriyordu: Yaratıyordu/ doğuruyordu. Sonra ise her şey değişti. Sınıflı toplumlarla birlikte kadının yeri ve değeri yerle bir edildi. Kadın erkeğe ait bir meta, bir köle oldu. ?Ana? yerini ?ata?ya bıraktı.

okumak için tıklayınız

Berrin Taş Şiiri 6 – Mustafa Özmen

Soğuk bir kış günü İstanbul’da? Yollar kar, buz, trafik. Televizyonlar, radyolar, gazeteler söz birliği etmiş. ?Sokağa çıkmayın? diyorlar. Kar darbe mi yaptı acaba. ?Sokağa çıkmayın?, diyorlar yine. Hayır darbe filan yapılmadı. Uyarı verdi yine yollar, kaldırımlar, taşıtlar. Elbirliği yapmış, verdikleri açığı yamamaya çalışıyorlar. Neyin açığı bu? İnsana değer vermeyen bir sistemin açığı bu. Onu yamamaya

okumak için tıklayınız

Deli Dumrul – Samed Behrengi

“Gelecek kuşkusuz sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle de sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Büyüklerinizin ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce

okumak için tıklayınız

Geride Kalanlar – Binnaz Öner

Doğu illerinde başlayan zorunlu Ermeni göçü, kulaktan kulağa yayılmaktaydı. Kayalık köylüleri haberi Kulağı Delik Musa’dan duyar. Osmanlı’nın savaşı bırakıp, Ermenilerle uğraşması onlara delilik gibi gelir. Hem bu topraklar onların vatanıdır. Bu arada göç yollarında yaşanan olaylar, Muhtar Kör Yusuf’u çok korkutur. Ergen kızların başlarına gelecek tehlikeleri düşünmek bile istemez.

okumak için tıklayınız

Komünist Manifesto (Manga) – East Press

Karl Marx’ın temel yapıtı Kapital’in çizgi romanı Kapital Manga’yı 2009 yılında okurlarla buluşturan Yordam Kitap, şimdi de bilimsel sosyalizmin en yaygın belgesi Komünist Manifesto’nun çizgi romanı Komünist Manifesto Manga’yı yayınlıyor. Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto’nun ilk basımı 1848 Şubatında Londra’da 23 sayfa hâlinde yayınlandı.

okumak için tıklayınız

Oğlumu Öldürdünüz Arz Ederim – İsmail Saymaz

12 Eylül 1980 hiç uzak değil. Hele o günden kalan düzenin içindeyken Türkiye, her yerde darbenin açtığı yaralar kanamaya devam ediyorken. Ama bugün ?Zamanaşımı? diyorlar. Oysa işkenceden geçirilenlerin, kaybedilenlerin, idam edilenlerin acıları zaman durmuşçasına taze. Anneler henüz oğullarının mezarını bulamadı. Kadınlar kocalarının, çocuklar anne ve babalarının üniformalı katillerinin cezalandırıldığını görmedi.

okumak için tıklayınız

Üç Maymun – Nuri Bilge Ceylan

“Üç Maymun’dan bir kara film olarak bahsetmemizin sebebi, öncelikle insan ruhunun karanlıklarını beyazperdeye taşıması. ‘Soyut düşünceleri, sanrıları, yüreğimizin en derin yerlerinde yaşadığımız kavramsal çatışmaları dramatize etmek isteği’ diye tarif edilen şeyin, böyle bir hikâyenin kahramanları üzerine giydirilmeye çalışılması kuşkusuz birçok tehlike içeriyor. Ancak Nuri Bilge Ceylan, estetik olarak işlemekten ziyade filmin varoluşsal tonalitesi içinde ağır

okumak için tıklayınız

Dil ve Politika (Dilin Kökeni, Etnik Boyutu ve Kimlikle İlişkisi) – Kemal İnal

Maalouf’un dediği gibi insan dinsiz yaşayabilir ama dilsiz asla. İletişimin hızla arttığı günümüz dünyasında dile her zamankinden daha çok iş düşmekte. Küreselleşmeyle sınırlar aşılırken farklı kültürler anlaşabilecek ortak bir zemini yine dil üzerinden bulabiliyor. Dünya çokkültürlü ve çokdilli ama hemen herkes artık bir lingua franca haline gelen İngilizceyi kullanıyor. Yeni iletişim teknolojileri öncelikle görselliğe dayalı

okumak için tıklayınız

Kitabın Tarihi – Albert Labarre

Antik doğu’da kil tabletlere yazılarak kaydı düşülen söz, yirmi birinci yüzyılda dokunmatik ekranlarda okunabilen dijital metinlere dönüşene dek uzun bir yol kat etti. Düşüncenin ifade edilmesi, bilginin korunması ve yayılması için bir devrim sayılan matbaanın bulunuşu gibi temel önemdeki tarihsel geçiş noktalarında boyut ve hacim değiştirdi. Yunan-Roma dünyasından bugüne kitabın tarihine dair bir soruşturma, iktisattan

okumak için tıklayınız

Kara Keşiş / Bütün Öyküler 7 (1893-1895) – Anton Çehov

Everest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının yedinci cildi Kara Keşiş, 1893-1895 yılları arasında yazılmış 13 öyküyü kapsıyor. Yazar Kara Keşiş’te, kadın erkek hikâyeleri üzerinden giderek yaşam bunalımlarıyla boğuşan karakterlere eğiliyor.

okumak için tıklayınız

Fatih ve Fetih (Mitler – Gerçekler) – Erdoğan Aydın

“Tarihçilik çetin bir meslek; yöntemi de güçlüklerle dolu; sadece hüner istemiyor, ahlaka da ihtiyacı var. Bizler gibi, efsane düşkünü, buğulu ve sisli olandan hoşlanan, böbürlenme meraklısı, gelecek için de çağdaş ve uygar tasarılardan ürken toplumlarda, işler daha da çatallaşıyor… 90’lı yıllarda yayımladığı -dört ciltlik- İslamiyet Gerçeği ile Nasıl Müslüman Olduk? adlı kitapları, yalnız yararlanılan değil,

okumak için tıklayınız

Dillerin ölümü(*) – Faiz Cebiroğlu

Şu an dünyada yaklaşık olarak 7 bin kadar dilin varlığından bahsedilmektedir. Rakamlar kesin değil. Kesin olmamasının nedeni, hâlâ ?dil? ile ?dialekt? arasındaki ayrımın tam netliğe kavuşmamış olmasındandır. Bazı dilbilimcilerine göre, ayrı dialektler ayrı bir dil oluşturmakta, bazılarına göre değil. Tartışmalar sürüyor.

okumak için tıklayınız

Bir Top Anahtar – Doğan Soydan

O sabah Korkunç bir sarsıntıyla uyandık. Hanım benden önce sıçrayıp kalktı yataktan. Hem, ?deprem oluyooo!? diye bağırıyor, hem merdivene doğru koşuyordu. Telaşla ben de yataktan fırladım, koşup kolundan yakaladım. ?Korkma! Bak geçti işte! Korkma!? dedim, ama o, beni de sürükleyerek kaçmaya uğraşıyordu daha. ?Yahu dışarı gömgök buz! Sabahın köründe bu incecik gecelikle nereye gideceksin! Dur

okumak için tıklayınız

Türküler Bizi Özgürleştirebilir mi? – Serdar Türkmen

Not: Bu yazıda özgürleşme, bir felsefi problem olmaktan çok, kapitalizmin yıkılıp sosyalizmin inşa edilmesi dolayısıyla yaşanacak olan toplumsal bir özgürleşme anlamında kullanılmaktadır. İnsan doğayla olan savaşımında maddi üretimlerinin dışında da bir şeyler oluşturmak durumunda kalmıştır ki bunların bütününe kültür diyoruz. Fakat kültür, üretimin dışında ya da ondan bağımsız bir yerde durmaz, aksine ona sıkı sıkıya

okumak için tıklayınız

Aç Harmanı – Mehmet Başaran

Aç Harmanı… Yürek burkan bir deyim. Zorda kalanın, ekinleri yeni olgunlaşmaya başladığında dövdüğü erken harman… Geçmişte kaldığını sandığımız gerçekler, değişik biçimlerle günümüzde de sürüyor. Kent sokaklarında iş bekleyenler, sabahın erinde çöp bidonlarını karıştıranlar, halk ekmek kuyruklarında bekleşenler bir başka aç harmanı dövmüyorlar mı sıkıntıyla…

okumak için tıklayınız