Yazar: cemalumit

Günümüzde Emperyalizm (Sermaye ve Üretimin Uluslararasılaşma Süreci) – İbrahim Okçuoğlu

İbrahim Okçuoğlu ?Günümüzde Emperyalizm?de, serbest rekabetçi küreselleşmeden emperyalist küreselleşmeye, kapitalizmde gözlenen temel değişimlere odaklanıyor. Okçuoğlu, bu değişimleri saptarken, ?emperyalizm?, ?mülksüzleştirme ekonomisi?, ?sermaye birikimi? gibi kavramlar konusunda teorinin yaşamakta olduğu sorunları da tartışmaya açıyor. Tekellerin oluşma koşulları ve dünya pazarı üzerinde hakimiyet mücadelesi; modern mali sermayenin oluşumu ve 21. yüzyılın başında bankalar ile borsalar; uluslararası üretimin

okumak için tıklayınız

Evrenin Yapısı – Lucretius

Romalı düşünür ve şair Lucretius’un eşsiz yapıtı Evrenin Yapısı Türkçenin iki büyük ustası Turgut Uyar ve Tomris Uyar eliyle dilimize aktarılmıştı. İlk olarak 1974 yılında Hürriyet Yayınları, daha sonra 2000 yılında İyi Şeyler Yayıncılık tarafından yayımlanmış olan bu ölümsüz metin bir Norgunk Yayıncılık kitabı olarak yeniden hayat buldu. Her şey birbiriyle sınırlandırılmış, görüyoruz: Hava tepelerle

okumak için tıklayınız

Sen Yine de Üzülme – Doğan Soydan

?Akıl yaşta değil, başta? derler ya, eskiden gülüp geçerdim bu söze. ?Çocukta akıl mı olur?? derdim. O yüzden, ?Kırkına merdiven dayamış? oğlumun bile aklını beğenmez, durup durup azarlardım onu. Ben de yaşımın büyüklüğünü nimetten sayarmışım meğer; geçen gün daha iyi anladım bunu? Yeni icatlar, yeni buluşlar çıktıkça çocukların her şeyi hemen kavradığını, benimse aklımın ne

okumak için tıklayınız

Bir Çift Ayakkabı – Sunay Akın

Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı’yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına. Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay’ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor. Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine para koyan terk edilmiş koca kimdir?

okumak için tıklayınız

Kısa Ortadoğu Tarihi – Arthur Goldschmidt Jr. , Lawrance Davidson

Ortadoğu’nun bu kısa fakat kapsamlı tarihi ,yazarlarının çerçeveli ve dikkatli çalışmasından doğmuş, uluslararası akademik arenada takdir gören bir inceleme. Yüzyıllardır dünya dengesinin kaderine büyük etkide bulunmuş olan bie coğrafya ve kültürün evrimine tanıklık etmek için elzem bir okuma.Yazarlarının 7.yüzyıldan güncel konulara kadar getirdiği bu Ortadoğu öyküsü, öcelikle öğrenciler gözetilerek hazırlanmış. Yazarların altını çizdiği üzere kritik

okumak için tıklayınız

Yüzyıl – Alain Badiou

20. Yüzyıl: Kısa ya da uzun, totaliter ya da liberal, terörist ya da mücadeleci, ütopik ya da yanılsamalı, soykırımlarla ve avangardlarla dolu benzersiz bir dönem. “Bir yüzyıl kaç yıl eder? Yüz yıl mı? (…) Tek bir an bile sonunu getirebiliyorsa, yüz yıl dediğimiz nedir ki, bin yıl nedir ki? (…) 20. Yüzyılı sona erdiren istisnai

okumak için tıklayınız

Denemeler 1 – Nejdet Evren

Felsefe yaşayan bir düşünce sistemi midir? Yoksa salt düşüncelerin soyutlandığı bir alan mıdır? O, güncel ile ne kadar ilgilidir? Felsefe yaşamın kendisi olabilir mi? Felsefeyi söz-yığınından ibaret saymamak gerekir. Ayrıca, bilim ve felsefe ayrılmaz ikilidirler. Bilimin olmadığı yerde felsefe, felsefenin olmadığı yerde bilim olamaz. “evren” nedir şeklindeki soru bilimsel bir yaklaşımla açıklanabilir. Salt soyut düşünce

okumak için tıklayınız

“Gördes – Altı Bin Düğüm Bir Yevmiye” adlı kitaba dair – Esen Yel

Bir güneş/doğumu zaman diliminde okuyup bitirdiğim bir kitap? Anı? Daha çok otobiyografik anı diyebileceğimiz bir tür? Okuma süresinde, bu ülkede, başka ülkelerde bu özellikte bir kitabın yazılıp yazılmadığını soruyorum bilincime, bilinçaltıma? Yıllar içinde okuduğum kitaplardan bu kitabı çağrıştıranları sıralayıp duruyorum belleğimde? Arada kalkıp kalkıp Vikipedi?yi tıklıyorum? Angela?nın Külleri? Frank McCourt’un çocukluğunu anlatan kitap, dünyanın her

okumak için tıklayınız

Çimento – Fyodor Gladkov

Fyodor Gladkov (1833-1958) Maksim Gorki’nin öncülük ettiği edebi geleneklerin mirasçısı ve ilk ünlü sovyet hikayelerinden biriydi. Yazar, altı roman ve çok sayıda öykü, kısa öykü ve makale yazmıştır. Yoksul bir köylü ailesinden gelen Gladkov, küçük yaşta devrimci harekete katıldı ve baskılara katlanmak zorunda kaldı. Ekim devriminde ve İç Savaşta aktif bir rol aldı. 1922’de, beyaz

okumak için tıklayınız

Kitap Hediye Kitap – M. Şehmus Güzel

Yeni yıl yaklaşıyor. Herkes, veya herkese yakın herkes, köşe bucak, dükkan, pazar, süpermarket, alçak-market, hediye arıyor. Elbette hediye vermek alışkanlıkları ve böyle sevimli bir işi yapacak olanakları olanlar. Ama gelin açık konuşalım, bugün hediye sunmak, sevdiğimiz birini memnun etmek, gönül almak için bütçemizi yerle yeksan etmemiz de şart değil. Kimse de bizden veya sizden böyle

okumak için tıklayınız

Derviş (Maraş’tan Hallacı Mansur’a) – Celal İlhan

Resim: Hallacı Mansur Kimse onları zorla getirip yerleştirmemişti buralara. Çocukları yabancı ülke kapılarını zorlarken, orta yaşlı ve yaşlılar Ankara?yı seçmişlerdi mekân olarak. Nedenleri iç karartıcı olabilirdi ama sonuçta, gelmeyi kendileri istemişti. Dayanışma yeteneklerine güveniyorlardı. İşlerine yabancı eli dokunmadı, güçlerini ve hünerlerini birleştirerek yuvalarını kendileri yaptılar. Bir topluluğu oluşturacak; türküleri, oyunları, söylenceleri, yerine göre ağzına bakacakları,

okumak için tıklayınız

Güneşin Ağladığı Gün / Maraş 78 Katliamını Yaşayanlar Anlatıyor ? Fikret Güneş

Fikret Güneş ?Güneşin Ağladığı Gün?de, 1978 Maraş katliamını, onu birebir yaşayanların anlatımlarına yer veriyor. Katliamdan kurtulanların, ?Güneşin ağladığı gün? dediği o gün, resmi kaynaklara göre 111, resmi olmayan kaynaklara göre ise binin üzerinde insan vahşice öldürülmüştü. Çalışması için Londra?dan Maraş?a, Pazarcık?tan Mersin?e uzanarak çok sayıda insanla görüşen Güneş, insanın kanını donduracak bir katliamda yaşananları, adım

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’e verilen Legion d’Honneur nişanını Jean Paul Sartre neden reddetti?

Fransa, Türkiye’nin dünya çapındaki yazarı Yaşar Kemal’e daha önce verdiği üst düzey Legion d’Honneur nişanının derecesini yükseltti.1983 yılında Legion d’Honneur nişanı komutan derecesine değer görülen Yaşar Kemal, bu kez nişanın bir üst seviyesi olan ve çok az sayıda kişiye verilen Grand Officier (Büyük Subay) derecesiyle onurlandırıldı. Törende konuşma yapan Yaşar Kemal, bugünün kendisi için büyük

okumak için tıklayınız

Şehirler ağladığında, yüreğe düşen çığlık – Berivan Kaya

Çığlık nedir? Yaşamdan düşünceye, bilincine akan yükün dayanılmazlığıdır; giderek yürekte birikmesi, ağırlaşması, taşınmazlığı, bir anda kabullenilmezliği ve volkan gibi fışkırmasıdır. Derinde büyür, sıkışır ve bir gün, öfkeyle milyonlarca tonluk basıyı, kaya kütlelerini delerek püskürür hayatın ortasına. Acıyı üretenler için yıkıcıdır, acının örseledikleri için ise yapıcı. Çığlık başkaldırıdır. Sanatın ve sanatçının özünü bu çığlık oluşturur. Algıları

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal: Belki beni de içeri atarlar

Ünlü yazar Yaşar Kemal, KCK adı altında yürütülen siyasi operasyonlara işaret ederek, “Ben politikacılara güvenmiyorum, yarın belki seni de içeri atarlar, beni atarlar mı bilmiyorum” dedi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, ünlü yazar Yaşar Kemal’e fahri doktora verdi. Üniversite Senatosu, oybirliğiyle aldığı kararda şu ifadelere yer verdi: “60 yıllık sanat yaşamında, ülkemiz kültür ve sanatına

okumak için tıklayınız

İlahi Komedya / Cehennem – Araf – Cennet – Dante Alighieri

Dünya şiirinin başyapıtı “İlahi Komedya”, Dante’nin Cehennem’e, Araf’a ve Cennet’e yaptığı düşsel bir geziyi destanlaştırır. “İlahi Komedya”, 14 233’e ulaşan toplam dize sayısı ile, şiir tarihinin en uzun soluklu şiiridir. Dante’nin 1300 yılının 7 Nisan Perşembe gecesi başlayan gezisi bir hafta sürer, Dante’ye Cehennem ve Araf yolculuğu boyunca Latin şair Vergilius rehberlik eder. Araf’ın tepesinde

okumak için tıklayınız

Bu Şehirde – Alkan Darcan

Günün ilk ışıkları yayılırken kaldırımlara, ilk önce serçeler paylaşır İstanbul?un sokaklarını. İlk onlar paylaşır, İstanbul?un kırıntılarını, İstanbul?un artıklarını, İstanbul?un geride bıraktıklarını.. Pek çok insan farkında bile olmadan geçer gider yanlarından. Ama onlar, ürkek bakışları, titreyen yürekleri ile, karınlarını biraz olsun doyurabilmek için, kentin beton zeminlerinde, yer ararlar kendilerine, nefesleri yettiğince?

okumak için tıklayınız

Habiba – M. Ender Öndeş

Linç eylemine kalkışanlar, beyin ve yüreklerini değil, daha çok burunlarını kullanır. İyi koku alır onların burnu. Bir linç edici, kendini “vazifesine” ne kadar kaptırmış olursa olsun, soğuk bir hesapçıdır aslında. En heyecanlı anlarda bile, bir gözüyle mutlaka genel durumu ve resmi güçlerin pozisyonunu kollar. Bir adım fazla öne çıktıysa… hemen kendini ayarlar! Yani, “cinnet”, “kitle

okumak için tıklayınız

Almanya Türkiye’deki Rumları Nasıl Mahvetti – Mihail Rodas

Mihail Rodas’ın bu çalışması tarihi topraklarından kazınan Elen halkının soykırımında Alman etkisini ve yönlendirmesini tarihsel süreç içinde incelemektedir. Eser olayların dumanının tüttüğü bir dönemde sıcağı sıcağına yazılmıştır. Türkiyeli okurun Ermeni Soykırımı konusunda oldukça önemli bilgilere ulaşabileceği kaynaklar varsa da 1915 soykırım sürecinde diğer kadim haklara uygulanan muamele ile ilgili kaynaklar oldukça sınırlıdır. Rodas’ın yazdığı bu

okumak için tıklayınız

Türk Çocuk Edebiyatında Engellilik 1969 – 2009 – Ayfer Gürdal Ünal

Ayfer Gürdal Ünal, nitelikli çalışması ?Türk Çocuk Edebiyatında Engellilik?te, 1969-2009 yılları arasında çocuklar için yazılmış ve erişilebilen kırk anlatıda, engelli imgesinin nasıl işlendiğini inceliyor; bu zaman zarfında engelliliğe bakıştaki değişimleri saptıyor. Ünal, söz konusu metinlerde engelliliğin, pencere arkasında sokakta oynayan arkadaşlarını izleyen ?zavallı sakat? yaklaşımından, toplum içine girmiş, aktif bir engelli imgesine doğru bir değişim

okumak için tıklayınız