Yazar: cemalumit

Kalkınma Yeniden Alternatif İktisat Politikaları Elkitabı – Ha-Joon Chang, IIene Grabel

1980’den bu yana Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin IMF – Dünya Bankası – ABD reçetelerine teslimiyet içinde izledikleri politikaları değerlendirip eleştiren birçok iktisatçı, bu kitaptakine benzer saptamaları tekrar ve tekrar ortaya koydu. Chang-Grabel ikilisi, bu işi, iktisatçı olmayanların da rahatça izleyebilecekleri etkili bir biçimde ve sağlam bir bilgi birikimine dayanarak yapmışlar. Ve sonunda okurlara şu haklı mesajı

okumak için tıklayınız

Sekans – Sinema Yazıları Seçkisi 4

Sekans Sinema Yazıları Seçkisi 4’ün dosya konusu 3. Dünya Sinemasının önemli isimlerinden “Glauber Rocha”. Belgesel bölümünde Keith Beattie’nin rocumentary üzerine yazdığı yazının ikinci kısmına; deneme bölümünde bir Germain Dulac yazısına; kuram-yorum başlığı altında ise Yeni Queer Sinemada lezbiyen filmleri ele alan bir yazıya yer verilmiş. Çözümleme bölümünde ise Siyah Kuğu, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Kaybedenler Kulübü,

okumak için tıklayınız

Nerde Kalmıştık – Rıfat Ilgaz

“Kastamonu’da çıkan Çalçene, İstanbul’da çıkan Marko Paşa’lardan, Akbaba’lardan, Dolmuş’lardan beri yazdığım yüzlerce, binlerce yazıdan seçtiğim gazete, dergi yazıları bunlar. Üç büyük kentimizde yayımlanan güncel yazılardan seçmeler… Güncel oluşları, eskiliklerinin, bayatlıklarının açıklanması sayılmasın. Yazı gerçekten güncelse o gün olduğu gibi, bugün de günceldir. Geleceğe kalması düşünülmeyen bir yazı niçin yazılmış, dizilmiş, basılmış olsun. Kalıcılık tüm sanat

okumak için tıklayınız

Görmek – Jose Saramago

José Saramago’nun Körlük’ten sonra kaleme aldığı Görmek (Ensaio sobre a lucidez) adlı romanı, demokrasinin kırılganlığı ve hükümetlerce saptırılması üstüne şaşırtıcı bir taşlama. Günümüz edebiyatının üslup ustasından derin bir çağ eleştirisi. Jose Saramago’nun, Körlük romanından dört yıl sonrasında geçen ve yine fantastik tatlar taşıyan bu romanı, sisteme inancını yitiren, siyasi partilerin hiçbirini beğenmeyen kararsız seçmenlerin yaşadığı

okumak için tıklayınız

Cumartesiye Çok Var mı? – Mustafa Balel

Heey, kuşlar, ağaçlar! Ağaçların tepelerinde bakır tepsi gibi süzülen güneş! Hey yolcular, bileyici amca, eskici dayı!.. Çok var mı daha… Cumartesiye çok var mı? (Tanıtım Bülteninden) Kitaptan Bir Bölüm Bir “Adım Deste. On yaşındayım. Saçlarım uzun. Okula giderken örgü yapıyorum. Ben yapmıyorum. Ablam yapıyor. Ablalarımın en çok, büyüğünü seviyorum. Onun adı Gülname. Saçlarımı ören de

okumak için tıklayınız

Roma Dönemi?nde Ankyra – Musa Kadıoğlu, Kutalmış Görkay, Stephen Mitchell

?2002?2007 yılları arasında Roma Dönemi Ankyra?sı üzerine gerçekleştirilen bu çalışma, arkeolojik, epigrafik ve tarihsel verilerin sonuçlarını içermektedir. Günümüzde görülebilen kalıntıların tümünün Roma Dönemi ve sonrasına tarihlendiriliyor olması söz konusu bu dönem çalışmamızın ağırlık noktasını oluşturmuştur. Roma Dönemi Ankyra?sının kentsel gelişimi ile bu gelişimi gösterecek ayrıntılı kent planının eksik oluşu, Augustus ve Roma Tapınağı dışındaki antik

okumak için tıklayınız

Barbarları Beklerken – Konstantinos Kavafis

Kavafis konularının çok büyük bir bölümünü tarihten almıştır. Onun asıl ilgi alanı olan Helenistik dönem ve Bizans bir kahramanlar çağı değil, karmakarışık olaylar, nedensiz gibi görünen savaşlar, uydu krallıklar ve kimi sürgün edilmiş kukla krallar, politik dalgalar, kıskanç, tutkulu sanatçılar çağıdır. Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlemiş gibidir. Ne ki Kavafis bu kargaşayı şiirlerine

okumak için tıklayınız

Sevgilerde (Kendi Seçtiği Şiirleri) – Behçet Necatigil

Behçet Necatigil, yazdığı bütün şiirler arasından kendi seçtiklerini Sevgilerde adı altında toplamıştı. Bu kitap, onun şiir serüveninin aynasıdır. “Şiir (deyince) bence çapraşık bir çalışma anlaşılır. Şairin içinde bir gurbet vardır, sürekli… Şiir gözetiminde biz hep o gurbete geliriz. Şiir bir tür ağarmadır, bir tür beyazlaşma, yani gece karanlıksa, bari geceliğimiz beyaz olsun deriz, isteriz. Şiire

okumak için tıklayınız

Önemsemek Üzerine Notlar 2 ? 3 Nejdet Evren

../2 Hiçbir zaman ?en? denilen olguya inanmadım. Çünkü ?en? denilen şey bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Kısacası, ?en? yoktur. Böyle olunca, önem halkasının ilk sırsında ?en?-önemsenenlerin çoğul olması kadar doğal bir durum olamaz. Öyle ise, birden fazla ve eş-değer görülen önem olguları arasında tercih yapmak, aslında, gerekmemektedir. Ancak bu durum bir zorunluluk olarak kendisini

okumak için tıklayınız

Toplu Oyunlar – Jean Paul Sartre

Sartre Toplu Oyunlar’da, insanlığın en evrensel sorunlarını ele alırken, temel duygulardan yola çıkarak insanın varoluşunu anlamaya çalışıyor… Kadın erkek ilişkileri, aşk, intikam, öldürme güdüsü, ırkçılık ve savaş… Sartre oyunlarında Antik Yunan’a kadar gidip, insanı anlamaya çalışmış, siz de istediğiniz kadar geriye gidebilirsiniz, insana dair pek çok şeyin nasıl değişmeden kaldığını göreceksiniz… Böylece Sartre’la bir kere

okumak için tıklayınız

Hapishanenin Doğuşu – Michel Foucault ” Modern iktidar büyük gözaltıdır.”

İktidarın kendini gösteriş ve debdebe içinde dışa vurduğu, gücünü bu gösterişten aldığı eski siyasal sistemden mümkün olduğunca ve giderek artan bir şekilde görünmez hale geldiği modern siyaset sistemine geçiş, bir yandan iktidarı kişileştiren hükümdarın yerine, adsız kişiler tarafından kullanılan bir yönetim aygıtının yerleşmesiyle, diğer yandan da kamuya açık cezalandırmadan, gizli cezalandırmaya doğru olan bir hareketle

okumak için tıklayınız

Karşı Anlar – Andre Malraux

Karşı Anılar 20. yüzyılı şekillendiren büyük tarihsel olayların birçoğuna ya aktif olarak katılmış ya da yakından tanık olmuş bir büyük yazarın, André Malraux’nun bu arka plan eşliğinde yaptığı bir çağ muhasebesi olarak okunmalıdır öncelikle. Son derece renkli, derinlikli bir politik pratik ve entelektüel hayatın kazandırdığı bilgi, deneyim zenginliği ve olgunlukla, çarpıcı anılarla harmanlanmış bir sorunun,

okumak için tıklayınız

50 Soruda Arkeoloji – Mehmet Özdoğan

Arkeoloji nedir, ne değildir? Geçmişten günümüze neler kalır? Arkeoloji nasıl bir bilim alanı haline gelmiştir? Arkeolojide çığır açan araştırmacılar kimlerdir ve arkeolojiye damgasını vuran önemli araştırmalar nelerdir? Arkeolojinin politik kullanımı ne demektir? Arkeolojinin temel yöntemleri nelerdir? Zaman laboratuvarı nedir? Arkeometri, jeoarkeoloji ve çevresel arkeoloji nedir? Endüstriyel arkeoloji, kent arkeolojisi, kurtarma kazısı, etnoarkeoloji, deneysel arkeoloji, sualtı

okumak için tıklayınız

İnsanın Özü – George Thomson

İnsanın Özü’nde Thomson, sanatın ve bilimin kaynaklarını inceliyor. Sanatla bilimin, toplumsal gücün örgütlenmesinin birbirine bağımlı iki biçimi olduğunu ve ikisinin de çalışma sürecinden doğduğunu ortaya koyuyor. Bilimle sanatın toplumdaki tarihsel işlevlerini ve bilim adamıyla sanatçının dünyayı değiştirme ortak çabasında nasıl birleştiklerini çok yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor. Halil Berktay, Tarih Öncesi Ege’nin Önsözünden Zamanımızın

okumak için tıklayınız

Cumhuriyet?in Hamalları: İşçiler ? Yüksel Akkaya

Emek tarihi, ne yazık ki yeterli ilgi görmemiş ?alanlardan? biri. Oysa dünü bilip, bugünü anlayıp, yarına ışık tutmak açısından emek tarihinin sınıf mücadelesindeki yeri çok önemlidir. Üniversitelerde çok sayıda ?tarih? ve ?çalışma ekonomisi? ve ?endüstri ilişkileri? bölümleri bulunmasına rağmen konuya yönelik akademik ilginin de çok yetersiz olduğu görülüyor. Bilim dünyası için oldukça bakir olan bu

okumak için tıklayınız

Ambalajlanıp Pazarlanan Ticari Bir Ürün “İskender” ve Elif Şafak’a İntihal Yapma İddiası

Elif Şafak?ın ?İskender? adlı kitabı ?Elif Şafak’ın yeni romanı ‘İskender’ matbaadayken 165 bin sipariş alınca erken piyasaya çıktı.? reklam sloganıyla ticari bir ürüne dönüştüğünü bütün açıklığıyla görüyoruz. Neredeyse her yerde aynı cümleler: ? Doğan Kitap tarafından 1 Ağustos?ta çıkacağı duyurulan ve ilk baskısı 200 bin yapılan Elif Şafak’ın yeni kitabı ‘İskender’, matbaadayken internet kitapçıları ve

okumak için tıklayınız

Üç Hikaye – Gustave Flaubert

Üç Hikâye, şüphe, aşk ve yalnızlık etrafında şekillenmiş öykülerden oluşmuştur. Bir taraftan kutsal metinlere göndermeler yapan eser, diğer taraftan okuru gündelik hayatın acı gerçekleriyle karşılaştırmaktadır. “Basit Bir Yürek” yalnızlığı karşısında Katolik inançlarına sarılan hizmetçi kız Félicité’nin hikâyesini anlatır. “Konuksever Aziz Julien Efsanesi”nde ise kaderi doğumunda belirlenen Julien; sonu anne ve babasının ölümüne kadar varacak bir

okumak için tıklayınız

Nutuk Makinesi – Aziz Nesin

Memleketimizin en çok gereksindiği makine, bence ne traktör, ne buzdolabı, ne otomobil, ne de çamaşır makinesi… Bize asıl gerekli olan işte böyle bir makine- adam. Yalnız şarkı söylemeyecek de, şarkı yerine nutuk söyleyecek. Ama yalnız iktidara değil, her partiye böyle bir nutuk makinesi gerekli. Çünkü partilerimizin nutukları eskidi, dinleye dinleye hepsinden bıktık. On yıldan beri

okumak için tıklayınız

“Maraş Kıyımı” Temmuz ayının kitabı seçildi.

Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, Aziz Tunç’un Belge Yayınevi tarafından basılan “Maraş Kıyımı” adlı eserini 2011 Temmuz ayının kitabı olarak seçti. PEN Türkiye Merkezi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, 2 Temmuz 1993 Sivas katliamının “bütün vahşeti ve günümüze kadar gelen rezillikleriyle” hem trajik hem de utanç verici olduğu ifade edildi. Açıklamada, tarihimizin bir başka

okumak için tıklayınız

Uyandırılmış Toprak ? Mihail Şolohov

Çağdaş Rus edebiyatının belki de en büyük adı olan Mihail Şolohov’un yapıtlarının kökeninde, Rus sanat dünyasını simgeleyen ve Tolstoy ve Dostoyevski gibi yazarların yapıtlarıyla ölmezleşen 19. yüzyıl Rus edebiyatının gerçekçi geleneği yatar. Gene de iki dönemin baş yapıtları arasında belirgin farklar vardır. Şolohov’un ‘Don’ öykülerinden buram buram yükselen insan sıcağı, mizah, iyimserlik ve güvenç de

okumak için tıklayınız