Yazar: cemalumit

Biz ve Onlar / Hayvanlarla Bağımızı Anlamak – Leslie Irvine

İnsanlar neden hayatlarını hayvanlarla paylaşma ihtiyacı duyarlar? Diğer insanlarla kuramadıkları bağı ikame etmek, insanlarda bulamadıkları duygusal tatmini onlarda bulmak için mi? Sınıfsal statülerini ve zenginliklerini sergilemek için mi? Bakımlarına muhtaç olan bir canlıya “efendilik” taslayarak iktidar ve tahakküm heveslerini tatmin etmek için mi? Yoksa onlarla birlikte yaşamak, altında başka bir saikin aranmasına hacet olmayan, kendine

okumak için tıklayınız

Dünden Kalanlar (Türkiye’de Hemşirelik ve GATA TSK Sağlık Meslek Lisesi Örneği) – Leyla Şimşek-Rathke

“Biz insan hayatıyla birebir iç içeyiz. Ama işte karşımızdaki insanlar nedense hiçbir zaman hemşireleri pek iyi gözle görmüyorlar. Hep, her zaman böyle olmuştur. Çalıştığımız yerlerde de öyle. Nedendir bilmiyorum bir laboranta bakış açısıyla bir hemşireye bakış açısı o kadar farklı ki. Aslında biz onlardan daha yoğun çalışıyoruz, daha fazla çalışıyoruz. Buna rağmen ama, bakış açısı

okumak için tıklayınız

Tehlikeli Oyuncaklara Dikkat! – Faiz Cebiroğlu

Çocuğun gelişiminde oyunun anlam ve önemi üzerine çok durdum. Oyunlarda kullanılan materyallerin ve oyuncakların, duyu, hayal, devinimsel ve bir çok alanda çocukların gelişiminde oynadıkları önem üzerine görüşlerimi yazdım. Yazıyorum. Ama unutulmaması gereken önemli bir başka nokta daha var, bu da; bazı oyuncakların çocukların sağlığı için ciddi tehlikler taşıdıkları gerçeğidir. Ama ne yazık ki, biz aileler,

okumak için tıklayınız

Müzikte Yabancılaşma & Noir – Emre Karacaoğlu

Genç kuşak müzik yazarlarından Emre Karacaoğlu?nun ilk kitabı Müzikte Yabancılaşma & Noir İmleçKitap?tan çıktı. Varlık, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Cinemascope, Akşamlık, Gösteri, Gerekli Şeyler, HolySin, BirGün Kitap ve Roman Kahramanları gibi yayın organlarında kitap, film eleştirileri ve fikir yazılarıyla, 2005 yılından yayınına ara verdiği 2010 yılına kadar Yüxexes dergisindeki müzik, sinema ve edebiyat yazılarıyla dikkati

okumak için tıklayınız

Dava – Kafka Değilim – Weydonun Trajedisi

Mesainin başlamasına dakikalar kaldı. Bugün sadece tek bir dava görülecek. Buna rağmen koridorlarda gürültüsüz bir telaş var. Davanın başlamasına doğru bu işin görevlilerinin böyle bir telaş içerisinde olmaları sıradan, ama, bunun haricilerinin davaya duydukları ve nedendir bilinmez gizlemeye çalıştıkları alaka garipsenmeye değer. Kimse, onların mesainin bir an önce başlamasını arzulamalarını çalışma aşklarına yorumlayamaz. Pusuda bekliyor

okumak için tıklayınız

Kurt Kapanı / Türkiye’de Faşizm – Rıdvan Turan

Faşizm bir rejimdir; iktisadi bir arka planı, iktisadi ve siyasal gerekçeleri vardır. En az bunlar kadar önemli olan bir başka şey de faşizmin sosyolojik niteliğidir. Kısaca bu kitapta ele alınan ve tartışılan sosyolojik arka plan ve birey tipolojisi, hem faşizm olgusunu daha iyi kavramamızı sağlayacak, hem de şimdiye dek yapılagelen dogmatik tespit ve açılımlardan da

okumak için tıklayınız

Faşizmin Analizi – Maria Antonietta Macciocchi

Dünyada, çizme sesi hep işitilmekte. İtalya’da yeni faşizmin gelişmesi, Şili’deki hükümet darbesi, İspanya’daki korkulu düşü andıran zorba yönetimin sona ermesi ve kimbilir hangi kavgalara patlayacak olan geçmişin kötü kalıntılarının temizlenmesi bizlere hep uyanık bulunma gerekliliğini göstermekte. Maria-Antonietta Macciocchi, 1975’te, Vincennes Üniversitesi’nde, faşizme ve yeni-faşizme ayrılmış bir toplu-çalışma yapmıştır. Çeşitli dallarda uzman olan daha başka üniversite

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Kapitalizm – Angelo Tasca, August Thalheimer, Otto Bauer

Bir toplumun başına gelebilecek en büyük siyasal felaket olan faşizmi önleyebilmek ve tutarlı, etkili bir anti-faşist mücadele yürütebilmek için, her şeyden önce faşizmin sosyal içeriğini ve temelini, onu hazırlayan ve uygulayan güçleri çok iyi tanımak gerekir. Günümüzde özel bir anlam kazanan bu sorunu ele alan derlemede , yazarlar, faşizmin sosyal kökenlerini çeşitli açılardan irdeliyor. Faşizmin

okumak için tıklayınız

Çocuk Edebiyatının Amacı, İşlevi Ve Özellikleri – Mehmet Kaya*

?Çocuk edebiyatı ürünlerinin temel amacı, (?) çocuklara duyarlılık kazandırmak, onların güzele yönelik duygularını geliştirmek, (?) düşünce evrenini genişletmek, onlara yaşam ve insan gerçeğine ilişkin sanatçı duyarlılığıyla kurgulanmış ipuçları sunmak, anadilinin kullanım olanaklarını sezdirmek ve onları yazılı kültürle sürekli etkileşim kurabilen bireyler kılabilmektir.?(Sever, 2003:133,190) Çocuk edebiyatının amacından hareketle onun başta gelen işlevinin çocuklara kitap okuma sevgisi

okumak için tıklayınız

Meraklılar – Richard Bach

Martı ve Hipnozcu’nun yazarından Türkçe’de daha önce yayınlanmamış bir başyapıt… Oz Krallığı’nı çocukken gezdim, on dört kitabın hepsini okudum. Karakterlere ve maceraların geçtiği efsunlu ülkelere âşık oldum. “Gerçek mi anne? Oz gerçek mi?” Bütün anneler gibi yanıtlardı, bazen o tek cümle bir ömür sürerdi: “Yazarın zihninde gerçekti, şimdi de senin zihninde gerçek.” O zamanlar zihnimdekileri

okumak için tıklayınız

Boğultu (Bütün Öyküleri 2) – Orhan Duru

Orhan Duru’da, bütün öyküler gerçek, bütün gerçekler tehlikeli, her şey saçma ve ironik. 1950 Kuşağı öykücüleri içinde ele avuca sığmayan bir usta, Orhan Duru: Kuraldışı, alaycı, sarsıcı, şaşırtıcı, iç gıcıklayıcı, kıvrak, tuhaf, hayalbaz, oyunbaz, kıpır kıpır. Evliya Çelebi’den, Mercimek Ahmet’ten, Hacivat ve Karagöz’den yararlanarak, üslubunu çağrışımsal bir eksende kurmuş, dil oyunlarıyla canlandırmış, dahası, giderek anlamsızlaşan

okumak için tıklayınız

Sarmal (Toplu Öyküler 1) – Orhan Duru

Gezi ve köşe yazıları, deneme, çeviri ve tiyatro uyarlamalarından da tanıdığımız öykücü Orhan Duru’nun ilk öyküsü “Kadın ve İçki” 1953’te “Küçük Dergi”de yayımlanmıştı. Ardından onlarca öyküsü daha yayımlanan Duru -öykülerine bakılarak- kimi kez gözlemci, kimi kez güldürücü, kimi kez de bilim-kurgucu bir yazar olarak değerlendirildi. Oysa kendisi, “Sarmal” adını verdiği bu “toplu öyküleri”yle -gerçekçi de

okumak için tıklayınız

Üç Dilde Gavur Mahallesi – Mıgırdiç Margosyan

Ermenice taşra edebiyatı geleneğinin son temsilcilerinden Mıgırdiç Margosyan’ın ilk öykü kitabı Gâvur Mahallesi üç dilli olarak yeniden yayımlandı. Margosyan’ın doğup büyüdüğü Diyarbakır’ın ünlü Gâvur Mahallesi’ni anlatan öyküleri, Türkçe, Ermenice ve Kürtçe olarak aynı cilt içerisinde okuyucuyla buluştu. Mıgırdiç Margosyan’ın büyük bir ilgiyle okunan Gâvur Mahallesi’ne kaynaklık eden Ermenice Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) öykü derlemesinin

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Batı – Roy Armes

Roy Armes, nitelikli kitabı ?Üçüncü Dünya Sineması ve Batı?da, Üçüncü Dünya?da film yapımına odaklanıyor. Konuyu irdelerken, Üçüncü Dünya kuramcılarının ve eleştirmenlerinin çalışmalarına verdiği zengin referanslarla da öne çıkan kitap, bu sinemanın ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamı ele alarak açılıyor. Çalışmanın devamında da, Üçüncü Dünya?da film yönetimi ve yapımının teori ve pratiği; ayrıca

okumak için tıklayınız

Hüseyin Cevahir

Hüseyin Cevahir 1945’de Tunceli’nin Mazgirt ilçesinde doğdu. 1965-1969 yılları arasında yükselen gençlik mücadelesinin önderlerindendi. SBF-Der başkanlığı yaptı, TİP’te çalıştı. Kuruluşundan itibaren THKP-C içinde yer aldı. Önce Geçici Komite’deydi, sonra kalıcı Komite’de yer aldı. 1 Haziran 1971 günü Mahir Çayan’ın yaralı olarak ele geçtiği Maltepe’de öldürüldü. Cevahir gençlik mücadelesinde yer alışından başlayarak devrimci hareketin örnek bir

okumak için tıklayınız

Süryaniler – Yakup Tahincioğlu

Adeta tarih içinde bir yolculuk niteliğindeki bu kitap, yazar tarafından çok güvenilir kaynak ve belgelere dayanılarak son derece titiz bir çalışmayla yazılmıştır. Ana hatlarıyla kitabın içinde: 5500 yıldır bu topraklarda yaşayan Süryaniler’in kökeni nereye dayanıyor, ataları kimler? Türkiye’de ne kadar Süryani var? Bu topraklara nereden gelmişler? İnançları, kültürleri, gelenek-görenekleri nasıl? Süryanicenin kaynağı neresi? Osmanlı’dan önce,

okumak için tıklayınız

Devrimci Fotoğrafçı: Tina Modotti – Margaret Hooks ‘Fotoğraf, aşk ve devrim’

İtalya?da doğan devrimci fotoğrafçı Tina Modotti, yüzyılın en büyük fotoğrafçılarından biri olarak kabul ediliyor. Modotti?nin çektiği fotoğraflar, Meksika hayatına dair önemli birer yapıt olmalarıyla öne çıkıyor. ?Flor de Manita?, ?Woman With Olla?, ?Campesinos?, ?Bandolier, Corn, Guitar?, ?Reading el Machete?, ?Hands of the Puppeteer?, ?May Day March? ve ?Mother and Child?, Modotti?nin kariyerinin en önemli fotoğraflarından

okumak için tıklayınız

“Antakya’nın Unutulmaz Öğretmenlerinden” Nihal ve Kamil Gülçat – Müslüm Kabadayı

Öğretmenler vardır, sadece görevlerini yapıp giderler; geride pek iz bırakmazlar. Öğretmenler vardır, her gününü oya gibi işlerler ve öğrencileri başta olmak üzere bulundukları yörenin halkının gönlüne taht kurup giderler. Onlar, zamanın soldurucu gücüne karşı belleklerde yaşamaya devam ederler. Birçoğu aramızdan ayrılmış bulunan, yaşayanların da 70-85 yaş diliminde olan öğrencilerinin belleklerinde derin izler bırakan Nihal ve

okumak için tıklayınız

Başkente Dev/e Tanklarla Gireceklerdi – Sevda Kılıç

Ama olmadı!… Giremediler. Çünkü recopun ordusuyla barikat kurulmuştu önlerine. Direnişçi Pervin Ana?nın söylediğine göre kişi başına beş polis düşüyormuş. Oysa çevredeki manzarayı izlediğimde, utanıp da engel gücü azaltmalarına rağmen kişi başına düşen polis sayısı sanırım yirmi civarında olmalıydı. Peki ne istiyorlardı da barikatın önünde ilkel koşullarda bir haftadır hala direnmeye devam ediyorlardı. Çok insaniydi istedikleri.

okumak için tıklayınız

Habitus – Faiz Cebiroğlu

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu ( 1930 ? 2002) insanların eylemlerini, davranış ve hareketlerini açıklamak için ?habitus? kavramını kullanır. Latince kökenli habitus, değerlerimiz, alışkanlıklarımız, gelenek, tutum, davranış ve duruşlarımız oluyor. Habitus, Kürt halkının mücadelesini anlamak ve kavramak için önemli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Bu alanda, ilerde, çalışma yapacak Kürt, Türk yazar ve araştırmacılara, hızlı bir şekilde,

okumak için tıklayınız