Yazar: cemalumit

Hangi Kadın? – Elif Kutlu(*)

Şurası açık: Kadın özel mülkiyetin var olmasıyla birlikte bir meta olarak görülür ve bununla birlikte ?ezilen kadın? imgesi sahneye çıkmaya başlar. Erkeğin egemenliği eline almaya başlamasıyla birlikte, kadın önce evde, sonra evde ve işte sömürülür. Kadının emeği görmezden gelinir. Diğer bir deyişle, kapitalizmle birlikte görünmezleşir ?çünkü bu durum kapitalizmin işine yarayacaktır. Bu konuda daha fazla

okumak için tıklayınız

Aşk – Stendhal

Stendhal; kristalize, garip ve derinlemesine algısal bir yapıt olan Aşk’ta, duyarlı ve çözümlemeci olmayı birlikte başarıp, kişisel görgüsünden yola çıkarak, herkes için geçerli doğrulara ulaşıyor. Düşünceleriyle yirmi dört saat baş başa kalan aşığın durumunu, en küçük filizinin bile üstü pırlantalarla dolmuş dala benzeten yaratıcısının en sevdiği yapıt olan Aşk; yazarın kendisinin de en içsel duygularının

okumak için tıklayınız

Gelecekteki İlkel – John Zerzan

İnsanın kendisini ve etrafındaki her şeyi yok etmekte sergilediği inanılmaz ve dayanılmaz yaratıcılık, medyadan saat başı akan haberlerle çeşitlendikçe, soruyoruz birbirimize; yanlışı nerede, ne zaman, nasıl yaptık? İnsan denilen canlı türü, nasıl oldu da, kendi yaşamını, dünyayı, hatta yavaş yavaş uzayı ve diğer gezegenleri cehenneme çeviren bir varlığa dönüştü? ABD’li anarşist ve sosyal eleştirmen John

okumak için tıklayınız

Martı – Anton Çehov

Bir grup insan tiyatroya yeni bir biçim getirme hayalleri kuran genç yazar Treplev’in tiyatro oyununu izlemek üzere bir çiftlik evinde toplanır. Oyun çiftlik evinin parkına kurulan bir sahnede oynanacaktır. Seyircilerin arasında Treplev’in kendini beğenmiş aktris annesi İrina Nikolayevna Arkadina ve onun sevgilisi ünlü yazar Boris Alekseyeviç Trigorin de vardır. Bu iki insanın varlığı hem Treplev’in

okumak için tıklayınız

Yıkılış / Özgürlüğün Yolları: 3 ? Jean Paul Sartre

Jean-Paul Sartre’ın Özgürlüğün Yolları adı altında yayımladığı ünlü üçlemesinin ilk kitabı Akıl Çağı, ikinci kitabı Yaşanmayan Zaman adlı yapıtlarıdır. Yıkılış ise üçlemenin son kitabı. Yazar üç ayrı kitaptan oluşan bu dizi romanı 1945-49 yılları arasında yazmış. Bildiğiniz gibi, yaratıcısı olduğu Varoluşçuluk Felsefesi, sürekli bir arayışın felsefesidir. Bu felsefeye uygun olarak Jean-Paul Sartre’ın bu üçlemesinde aradığı

okumak için tıklayınız

Yaşanmayan Zaman / Özgürlük Yolları 2 – Jean Paul Sartre

Yaşanmayan Zaman, çağımıza damgasını vurmuş büyük Fransız yazarı ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında çok büyük bir yeri olan Özgürlük Yolları başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı. Üstelik bu üçleme, yazarın yapıtları arasında tek gerçekçi bir örnek. Romanın kahramanı Mathieu, üçlemenin ilki olan Akıl Çağı’nda özgürlük tutkusu ve birey olarak kendi kendinin sorumlusu

okumak için tıklayınız

Yas Yüzükleri, Kin Divanı, Temmuzun On Sekizi – Müslüm Üzülmez

?artık o çürümüş seherde gülü gülle açıklayamayız şeyhim.? Kemal Varol Toprağımız bereketli. Ben, zaman buldukça sanatçılarımızı, yazarlarımızı, şairlerimizi, düşünce üreten bilim insanlarımızı tanıtmaya çalışıyorum, ama arada atladıklarım oluyor. Bunlardan biri de Kemal Varol. Hani insan bazen gözünün önündekini görmez ya, benim de Kemal Varol?u şimdiye kadar tanıyamamam, fark edememem, kendisi ve eserleri hakkında bilgi edinememem

okumak için tıklayınız

Tiyatro -Elbette!- Politiktir?[*] – Temel Demirer

?Her sahne kendi içindedir.?[1] ?Sanat?ın (ve tüm disiplinlerinin) sanat olmaktan çıkarıldığı bir kesitten geçerken; biliyoruz ki, devasa bir yabancılaşmanın kollarındaki insan(lık)a, şimdilerde her zamankinden daha fazla ?sanat?a ihanet etmemiş bir sanat gerekiyor. Gerçekten de Çehov?un, ?Hiçbir şey istemeyen, hiçbir şey ummayan ve hiçbir şeyden korkmayan sanatçı olamaz,? diye betimlediği yaratıcılık azalırken, ona olan ihtiyacın büyüdüğü

okumak için tıklayınız

Melek Tavus’un Halkı: Yezidiler – Sabiha Banu Yalkut

Yezidiler, dini inançlarının kurbanı bir halktır. İnandıkları Melek Tavus, Tanrı’nın cennetten kovduğu melekle, yani Şeytan’la bir tutulduğu için Müslüman ve Hıristiyan komşuları tarafından dışlanmış, lanetlenmişlerdir. Sabiha Banu Yalkut, Yezidiler üzerine çalışmaya 1979 yılında bir arkeoloji öğrencisi olarak gittiği Mardin’in Midyat ilçesinde karar verdi. Yıllarca onların izini sürdü; Almanya’da, diaspora koşullarında yaşayan Yezidilerle düzenli bir biçimde

okumak için tıklayınız

Sey Qaji (Dizeleriyle Tarihe Tanık Dersim Şairi 1860-1936) ? Daimi Cengiz

Dersimli araştırmacı Dr. Daimi Cengiz, Dersim?in halk ozanlarından Sey Qaji üzerine yaptığı çalışmayı kitaplaştırdı. ?Dizeleriyle Tarihe Tanık Dersim Şairi: Sey Qaji? isimli kitap Horasan Yayınları tarafından okuyucuya sunuldu. Dr. Daimi Cengiz?in uzun yıllara dayanan araştırmasının ürünü olan kitap, Dersim?in ünlü halk şairi Sey Qaji ile ilgili bilinmeyenleri gün yüzüne çıkarıyor. Kitap bu alanda ilk çalışma

okumak için tıklayınız

Sertel’lerin Anılarında Nazım Hikmet ve Babıali – Sabiha Sertel, Yıldız Sertel, Zekeriya Sertel

“Annem Sabiha Sertel, babam Zekeriya Sertel ve ben ömrümüzün önemli ve uzun yıllarını Nâzım Hikmet’le beraber geçirdik Nâzım Hikmet hakkında pek çok orijinal, bilinmeyen bilgiler verdiğimizi, onu gençliğinden ölümüne kadar, bütün yönleriyle ele alıp tam bir portresini çizdiğimizi sanıyorum.” Yıldız Sertel Elinizdeki kitap üç bölümden oluşuyor: Birinci bölümde Sabiha Sertel, Nâzım Hikmet ve Sabahattin Ali

okumak için tıklayınız

TKP Programları ve Mustafa Suphi Tezleri

Bu kitapla Türkiye’nin en eski partisi olan TKP’nin programlarını ve Mustafa Suphi tezlerini sunuyoruz. Komünistlerin dünya ve Türkiye vizyonunu, dünyanın ve Türkiye’nin temel sorunlarına yaklaşımlarını ve çözüm önerilerini, kendilerini ve karşıtlarını nasıl değerlendirdiklerini ilk elden, komünistlerin kendi belgelerinden öğrenmek kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesine katkı sağlayacaktır. Komünistlerin 1920, 1926, 1973 ve 1983 programlarını ve 1983 programını

okumak için tıklayınız

Mustafa Suphi ve Yoldaşları ? Tüstav

(*) Yaralarım tuz içinde kanıyor/Uyku gelmiş ela gözler sönüyor/Bir yanımda Suphi Nejat ölüyor/Bir yanım deryada çalkanır şimdi… Böyle söylemiş büyük ozan Ruhi Su, Mustafa Suphiler için. Ve daha nice şeyler söylenmiş, türküler yakılmış onlar hakkında. Bu kitabınsa ayrı bir yeri var, zira kitap, ocak 1921’de Türkiye’ye gelişlerinden hemen sonra Karadeniz’de öldürülen Türkiye Komünist Partisi başkanı

okumak için tıklayınız

Eleştiri Üzerine Bir Bakış – Faiz Cebiroğlu

Türkiye’de en çok yanlış anlaşılan kavramlardan birisi, hiç kuşkusuz, “eleştiri” sözcüğüdür. Öyle ki, bu sözcük, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde, birbirini karalamanın bir aracı olarak kullanılmış; ve böylece de eleştiri, eleştiri olmaktan çıkıp, yerini, ne yazık ki, küfür’e terketmiştir. Üzücüdür. Oysa ki, küfür ayrıdır; eleştiri ayrıdır. Küfür, ilkelliktir. Bilim dışıdır. Eleştiri ise, hep ileriye

okumak için tıklayınız

Eleştiri Yokluğu / Eleştirisizliğin Eleştirisi – Nejdet Evren

Genel olarak eleştiri, bir kişi, konu ya da olayın seçilen başka bir ölçüye göre değerlendirilmesi, ölçümlenmesi, yanlış olarak değerlendirilen noktalarının açığa çıkartılması ve yine aynı ölçüye göre yapısal olarak bir öneri, bir sonuca bağlanması şeklindeki karşı-düşünce açıklamasıdır. Her-hangi bir düşünce yapısının kendi içinde tutarlı olması onun eleştiriye kapalı olduğu anlamına gelmemektedir. Tüm düşünce sistemleri kaynağını

okumak için tıklayınız

Devrimci Eğitim Şurası?ndan Notlar

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞURASI’NDAN NOTLAR: TÖS bu Şûra’ya “Hyde Park” dese daha yerinde olurdu. Üç gündür herkes eğitim sorunları yanında bozuk düzeni ve onun sonuçları olan bütün bozukluklara; isteklerini, düşüncelerini, inançlarını açık açık söyleyebiliyor. Gönül, bu fikir arenasında, kendi görüşlerine uymadığı için karşı görüşleri kaba kuvvetle susturma yoluna gidenlerin de bulunmasını isterdi. Kimse onlara saldırmazdı. Kimse

okumak için tıklayınız

Devrimci Eğitim Şûrası Bildirisi

Devrimci Eğitim Şûrası Oturum Başkanı Cemal BAŞBAY ? Onuncu Komisyon raporunu da onaylamış bulunuyorsunuz. Böylece, yirmisi basılmış, üçü basılmamış 23 bildirinin görüşülmesi ve bunlar üzerindeki tartışmalar bitmiş, Komisyon raporları da oylarınızla kabul edilmiştir. Şimdi Devrimci Eğitim Şûrası adına hazırlanan bildiri arkadaşımız Nejat ERDER tarafından okunacaktır. Bildiriyi okumak üzere Nejat ERDER’i kürsüye çağırıyorum. Nejat ERDER, kürsüye

okumak için tıklayınız

Türkiye Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı Fakir Baykurt?un Kapanış Konuşması

Türkiye Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı Fakir Baykurt’un Kapanış Konuşması Değerli arkadaşlarım, Devrimci Eğitim Şûrası, beş gün süren çalışmalarını bitirmiştir. Şûranın ilk günü Biga’dan telgraf gönderen yurttaşımızın dilekleri yorucu ve dikkatli çalışmalar sonunda saptanmıştır. Şûranın ilk günündeki ilgi son günün bu saatine kadar devam etmiş ve umutlarımız gerçekileşmiştir. Şûra, başından sonuna kadar eğitim sorunlarını mantıklı bir

okumak için tıklayınız